bugün
- true denilen yazar9
- gammazlar çetesi18
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek12
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı5
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması5
- zaman baba birader bey birader4
- iç sıkıntısından intihar etmek11
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- bir sözlük kızını aşırı seksi bulmak3
- diyanetin abd'deki villaları5
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- uzun yolculuk sonrası esenler'e inmek2
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- sadettin saran'ın sarı siteye ilan vermesi2
- pembe ojeli hatun2
- klima çarpması3
- 20 cm iyi midir3
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- tek başına tatile çıkmak4
- aylık asgari ücret iyi midir sorunsalı2
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- aylık 341 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- en iyi türkçe klip2
- dünya kupası maçı olunca trt'nin şifrelenmesi2
- izmir merkezli feto operasyonu3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- dişçinin kucağına oturmak2
- cilgincapkin220
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- yazarların şu an istediği şey4
- türkiye13
- sarı yeleli aslan trump8
- polat alemdar3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- yazarları gülümseten şeyler6
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması2
- nargile tütünü3
- hababam sınıfı semra hoca7
- kontrat fosfor karburator4
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması8
- kuş besleyen akciğeri hastalığı2
- 60 saat boyunca uyumayan insan4
- zallın fake hesabı var mı9
- iş sıkıntısı olmasa okuyacağınız bölüm4
- yaz günü bira içmek5
o değil de gilmour gitarı masaya yatırıp kanun gibi çalarken gözlerim doldu desem yeridir sevgili sözlük. nispet olsun diye mi yaratılıyor bu adamlar ?
korku filmi diye izlediğim daha doğrusu izlemeye çalıştığımbir filmdir.gece 3 te taktım DVD ye başlarken wes craven ismini görünce daha bir korktum ama filmin 20. dakikasından sonra kapattım ve uyudum.yani bu kadar kötü film.
elektronikte yarım periyota 'pulse' adı verilir. bir periyotta biri pozitif diğeri negatif olmak üzere iki adet 'pulse' vardır.
varolabilecek en nadide sanat eseridir her saniyesi ile.
ing. sinyal
yüz yılın konseridir bana göre. konserdeki comfortably numb solosuda harikadır ayrıca.
ayrıca izlememiş olanlar tnt'ye bakabilirler şu an.
ayrıca izlememiş olanlar tnt'ye bakabilirler şu an.
-----spoiler-----
dabbenin amerikan versiyonu olan film uygun bir tanım olur herhalde pulse için. ama dabbeden daha başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. filmi izlerken mesela hafiften bir gerilim ve karanlık hava yakalıyorsunuz ama yine de korkmuyorsunuz. hatta filmi geceyarısı izlememe rağmen korkmadım.
film kısaca diğer dünyadaki kötü ruhların bu dünyaya gelip hayat kazanmak istemesi ve bunu birkaç hacker dallamasının sayesinde yapabilmeleri anlatıyor. bu hayaletler herhangi bir teknolojik donanımı (telsiz,bilgisayar,telefon vb.) kullanarak hareket edebiliyorlar. yani teknolojinin olmadığı yerlere gidemiyorlar. ve teknolojiyi kullanarak insanların ruhlarını ele geçiriyorlar. ruhları ele geçirilen insanların yaşam isteği kalmıyor. ya intihar ediyorlar ya da bu ruhları ele geçirilen insanların bedenleri önce siyah renkteki tatoo benzeri şeylere dönüşüyor bu siyah iz giderek bütün vücudu kaplayıp o insanı küle çeviriyor. sonra onlarda hayalete dönüşüp başka insanlara musallat oluyorlar. özellikle de ya sevmediklerine ya da aradıkları şeylere.
neyse film yine genç bir grup üzerinden gidiyor. tabiiki başroldeki hatun mattie (kristen bell) ve yakışıklı genç dexter (ıan somerhalder - ki kendisi aynı zamanda lost'da boone karakterini canlandırıyor) en sona kalan isimler. ayrıca filmde the last house on the left filmindeki psikopat rolünden tanıdığımız riki lindhome de (filmde çamaşırhane sahnesinde yeralmakta) oynamaktadır.
filmde birçok saçma nokta var çoğu amerikan korku filminde olduğu gibi! mesela filmin sonunda kız kaçsın diye dexter kapıyı tutar. fakat bildiğim kadarıyla bu hayaletleri durduran tek şey kırmızı. yani kapı duvar pek işlemiyor. ama buna rağmen hayaletler kapıdan geçemez. burdan yola çıkarak hayaletin yumruk yemesi, önlerindeki kapı tutularak geçmelerinin engellenmesi ya da bu hayaletlerin araba camını kırarak arabanın içine girmeye çalışması saçma oluyor. aynı zamanda bazen iğrençliği kullanmalrı da hiç hoş olmamış. iğrençlikle sadece mide bulandırabileceklerini, insanları korkutamayacaklarını ne zaman anlayacak bu hollywood bilmiyorum. filmdeki tek güzel şey arasıra karşımıza çıkan görsel efektler ve ses efektleri. bunlar haricinde hep klişe şeyler...
sözün özü izleseniz de olur izlemeseniz de.
"do you want to meet a ghost?"
-----spoiler-----
dabbenin amerikan versiyonu olan film uygun bir tanım olur herhalde pulse için. ama dabbeden daha başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. filmi izlerken mesela hafiften bir gerilim ve karanlık hava yakalıyorsunuz ama yine de korkmuyorsunuz. hatta filmi geceyarısı izlememe rağmen korkmadım.
film kısaca diğer dünyadaki kötü ruhların bu dünyaya gelip hayat kazanmak istemesi ve bunu birkaç hacker dallamasının sayesinde yapabilmeleri anlatıyor. bu hayaletler herhangi bir teknolojik donanımı (telsiz,bilgisayar,telefon vb.) kullanarak hareket edebiliyorlar. yani teknolojinin olmadığı yerlere gidemiyorlar. ve teknolojiyi kullanarak insanların ruhlarını ele geçiriyorlar. ruhları ele geçirilen insanların yaşam isteği kalmıyor. ya intihar ediyorlar ya da bu ruhları ele geçirilen insanların bedenleri önce siyah renkteki tatoo benzeri şeylere dönüşüyor bu siyah iz giderek bütün vücudu kaplayıp o insanı küle çeviriyor. sonra onlarda hayalete dönüşüp başka insanlara musallat oluyorlar. özellikle de ya sevmediklerine ya da aradıkları şeylere.
neyse film yine genç bir grup üzerinden gidiyor. tabiiki başroldeki hatun mattie (kristen bell) ve yakışıklı genç dexter (ıan somerhalder - ki kendisi aynı zamanda lost'da boone karakterini canlandırıyor) en sona kalan isimler. ayrıca filmde the last house on the left filmindeki psikopat rolünden tanıdığımız riki lindhome de (filmde çamaşırhane sahnesinde yeralmakta) oynamaktadır.
filmde birçok saçma nokta var çoğu amerikan korku filminde olduğu gibi! mesela filmin sonunda kız kaçsın diye dexter kapıyı tutar. fakat bildiğim kadarıyla bu hayaletleri durduran tek şey kırmızı. yani kapı duvar pek işlemiyor. ama buna rağmen hayaletler kapıdan geçemez. burdan yola çıkarak hayaletin yumruk yemesi, önlerindeki kapı tutularak geçmelerinin engellenmesi ya da bu hayaletlerin araba camını kırarak arabanın içine girmeye çalışması saçma oluyor. aynı zamanda bazen iğrençliği kullanmalrı da hiç hoş olmamış. iğrençlikle sadece mide bulandırabileceklerini, insanları korkutamayacaklarını ne zaman anlayacak bu hollywood bilmiyorum. filmdeki tek güzel şey arasıra karşımıza çıkan görsel efektler ve ses efektleri. bunlar haricinde hep klişe şeyler...
sözün özü izleseniz de olur izlemeseniz de.
"do you want to meet a ghost?"
-----spoiler-----
en iyi pink floyd konseri, adamlar uğraşmış uçak sokmuşlar konser salonuna, efendim sondaki top mevzuu falan çok güzel şeyler. tüm şarkılarda dehşet güzel performans sergilemişler, özellikle sondaki comfortably numb'un solosu adamın ağzına sıçan cinsten birşey olmuş. run like hell'da credits kısmı gibi olmuş.
türçesi Nabız dır.
high hopes da orjinali de kadar güzel çalınmıştır.
gossling'in inanılmaz şarkısı.
avustralya yapımı doktor dizisi. ana karakterimiz frankie diye dayaklık bi hatun ve iki tane de dayaklık arkadaşı var. bunlar asistan doktor tarzı bir şeyler. şimdi bu hatun böbrek nakli geçirmiş ve doktor olmaya karar vermiş başkalarına da yardımcı olmak için. tam bir doğrucu davut yani. en yakın arkadaşı olan hatun ilk günden yanında stajyerlik yaptığı doktorla sevişiyor. diğer kankası da hintli bi eleman ki soyadı patel. sanırım ismi ya raj olmalı ya da soyadı patel bu bütün hintli karakterlerin. neyse bu eleman da espri yapmasın lütfen. sonra bi de ego manyağı doktorlar filan var olmazsa olmaz. rekabet vs filan. ben her şekilde suat'lı, levent'li, zenan'lı doktorlar'ı buna tercih ederim. ha bu arada liam mcintyre da oynuyor dizide.
rainbow six siege oyunundaki ofansif yöndeki operatörlerden biridir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar