bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması34
- mustafa kemal atatürk10
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- yazarların özlü sözleri10
- ona bir cümle bırak5
- sözlüğün troll kaynaması4
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı11
- kız gruplarının yükselmesi3
- türklerin pis olması3
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi7
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- 29 haziran 2026 almanya paraguay maçı7
- 104 artı 5 oynanırken feci bastıran uyku3
- deniz göktaş12
- gödlek2
- günlerin artık kısalıyor olması5
- ölüm6
- sözlükten maaş almak3
- diyarbakır kürt dili konferansı5
- pandela12
- anın görüntüsü26
- yapay zeka ile kod yazmak2
- 2026 dünya kupası38
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- insan sevdiği adama şans verir5
- sözlüğe güzel bir kız bırak5
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek5
- seksting5
- diamond bey birader koştursun kampanyası4
- iphone pil ömrünü uzatmanın etkili yolları4
- velvet45
- aşk8
- hastanedeyim ful kadınlar hasta8
- futbol32
- okuyacak askere gidecek iş bulacak evleneceksin2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- sözlüğün aptal kaynaması15
- anadolu dilleri2
- sözlükten giden yazarlar4
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar3
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- araba kovalamayan köpek6
- iyi geceler sevgilim2
- ziya gökalp5
- cumhuriyetin intikamı8
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
Profesör(prof.), akademide belirli bir aşamadan sonra elde edilen unvan olup üniversitelerde ya da yüksekokullarda ders veren en yüksek rütbeli öğretim görevlisidir. Aslında 12 Eylül 1980'den önce akademide en yüksek aşama ordinaryüstü, pırofesör ise onun bir altındaydı. Pırofesörlerin asistanları olur.
La casa de papel dizisinin beyni olan karakter.
yürürken ağzından gözünden götünden ego fışkıran doğa üstü yaratıklardır.
HAYATI AKADEMiK TERiMLERDEN iBARET SAYAN, HER ŞEYi KENDiSiNiN BiLDiĞiNi DÜŞÜNEN, AMA GERÇEK HAYATTAN ZERRE KADAR HABERLERi OLMAYAN GRUP..
Alanında uzmanlaşmış kişilerin sahip olduğu ünvan. Öncesinde yardımcı doçent, sonrasında da doçent olmak gerekir.
Biliyorum ki herkesin olmak istediği kişidir.
daha profesör olmadan bik bik öten asistanlar ya da yar doçları görünce insanın olmayın prof öğretmen kalın diyesi geliyor.
Bir tanesi az önce arkada konuşan gençlere "sütlü kahve de ister misiniz" dedi. Televizyon olsa kanalı değiştirirdim.
Bir zeka olcutu degildir.
kokoreç a.o.ç' de yenir fikrinden vazgeçmemi sağlamış kokoreççidir.
en iyi 4. kokoreççi ünvanına sahip mekandır. sakarya şubesi esnaf lokantası tadında bestekar şubesi ise gayet nezihtir. acıktığında gidilmeli istanbul usulü kokoreç dediğimiz "profko" yenmelidir. üstüne de midye söyleyin pişman olmazsınız.
akademik personelin uç ünvanı.
ayrıca geçen gün londra-istanbul güzergahında -muhtemelen almanya hava sahasında- şöyle bir olay yaşanmıştır.
b: ben
ya: yaşlı amca
yanyana oturuyoruz derken bir sohbet gelişti ve şuralara kadar geldi.
ya: sen dil öğrenmeye mi geldin yoksa... (ne ayaksın bakışları)
b: arkadaş ziyareti
ya: arkadaşın dil öğrenmeye mi geldi?
b: hayır, öğrenci.
ya: (iç çeker) benimkiler de okumadı. çok uğraştım ama okumadılar işte.
b: kısmet
ya: yok yok benimkilerinki tembellikten.
b: doğru (şark kurnazlığı, biran önce elindeki dergiyi karıştırmak için sabırsızlanıyor)
ya: (bir iç daha çeker) türkiye'de olsalardı hiç değilse profesör falan olurlardı.
ayrıca geçen gün londra-istanbul güzergahında -muhtemelen almanya hava sahasında- şöyle bir olay yaşanmıştır.
b: ben
ya: yaşlı amca
yanyana oturuyoruz derken bir sohbet gelişti ve şuralara kadar geldi.
ya: sen dil öğrenmeye mi geldin yoksa... (ne ayaksın bakışları)
b: arkadaş ziyareti
ya: arkadaşın dil öğrenmeye mi geldi?
b: hayır, öğrenci.
ya: (iç çeker) benimkiler de okumadı. çok uğraştım ama okumadılar işte.
b: kısmet
ya: yok yok benimkilerinki tembellikten.
b: doğru (şark kurnazlığı, biran önce elindeki dergiyi karıştırmak için sabırsızlanıyor)
ya: (bir iç daha çeker) türkiye'de olsalardı hiç değilse profesör falan olurlardı.
bakmayın sizlere en fazla 5 dakika ayırdığına, günlük yaşam hakkında-güncel olaylar hakkında iki muhabbet edemez. tabii bu söylediğim sadece türk profesörler içindir.
yurdumuzda bu payeye erişmek isteyen akademik çalışmacı adayları, söz konusu bu terfi için, makale; dergi ve bilimsel alanlarda, makale; tez, tanıtıcı yazı yazarlar. bir yılda 10 tane vereni bile vardır. bu payeye eriştikten sonra ise, ortalıktan kaybolurlar. bilimsel alanda hiçbir emek sarfetmezler.
ancak bu durum dünyada çok daha farklı. orada profesör olmak için değil; bilim adına çalışmalar düzenleniyor, deneme sonrasında ortaya çıkan iyi veya kötü sonuçlar gözlemleniyor. bizdeki gibi; profesörlük sonrası hayatını kaybetmişcesine ortadan kaybolan profesörler yok. elbette; bu durum gerçekten bu alanda emek sarfedenler, tenzih edilerek dile getirilmiştir.
ancak bu durum dünyada çok daha farklı. orada profesör olmak için değil; bilim adına çalışmalar düzenleniyor, deneme sonrasında ortaya çıkan iyi veya kötü sonuçlar gözlemleniyor. bizdeki gibi; profesörlük sonrası hayatını kaybetmişcesine ortadan kaybolan profesörler yok. elbette; bu durum gerçekten bu alanda emek sarfedenler, tenzih edilerek dile getirilmiştir.
türkiye'de çok değerli profesörler olmakla birlikte bir boka yaramayan birçok profesör vardır. özellikle resmi ideolojiye yaslanıp türlü hırsızlıklarla profesör olmuş ve atatürkçülük sayesinde bu ünvanı almış olanlara yazıklar olsun. öyle profesörler gördüm ki güne gelen kokoşlar gibi. nerdeyse utanmasa çantasından ip ve şiş çıkartıp örgü örecek. ders de anlatmaz. sonra bunlardan sorumlusunuz der gider. işin kötü yanı sınavda sadece onun konularından %50 soru çıkar. emekliliklerini bekler dururlar. zamanları gelsede 12 eyül'ün, 28 şubat'ın yarattığı haksız yere ortaya çıkan profesörler emekli olsa. türkiye'nin ve bilimin önünü tıkamaktan başka işe yaramıyorlar.
moda tabirle fildişi kulelerinden çıkmazsalarsa eğer uzun süre, not için itiraz edemeyen öğrenciler ve yalaka asistanlar yüzünden kendini her konuda otorite sanabilen zatlardır.
kısacası her konuda önemsememeli profesörü ve doçenti. genel kültürleri iyi olmalı diye bir emir, yaptırım yok ki. hatta sair konuları geçin, anayasa hukukçusu ticaret hukukunu normal düzeyde bilir, aşırı merakı yoksa. vergi hukukçusu, bütçe hukukunu (devlet bütçesi) hiç bilmeyebilir. özetle abartmamalı bir profesörü. ancak, konuştuğu konuda profesörse ve de aşırı taraflılığı yoksa saygıda kusur etmemeli. her kelimesi içerdiği önem itibariyle tek tek dikkatle analiz edilmelidir.
kısacası her konuda önemsememeli profesörü ve doçenti. genel kültürleri iyi olmalı diye bir emir, yaptırım yok ki. hatta sair konuları geçin, anayasa hukukçusu ticaret hukukunu normal düzeyde bilir, aşırı merakı yoksa. vergi hukukçusu, bütçe hukukunu (devlet bütçesi) hiç bilmeyebilir. özetle abartmamalı bir profesörü. ancak, konuştuğu konuda profesörse ve de aşırı taraflılığı yoksa saygıda kusur etmemeli. her kelimesi içerdiği önem itibariyle tek tek dikkatle analiz edilmelidir.
iyisi vardır kötüsü vardır
yaşlısı vardır orta yaşlısı vardır*
çirkini vardır o yaşa rağmen hala karizmatik olanı vardır
kaprislisi vardır anne-baba gibi sizi her dakika düşüneni vardır
vardır da vardır.
hepsi için :
(bkz: ege üniversitesi diş hekimliği fakültesi)
yaşlısı vardır orta yaşlısı vardır*
çirkini vardır o yaşa rağmen hala karizmatik olanı vardır
kaprislisi vardır anne-baba gibi sizi her dakika düşüneni vardır
vardır da vardır.
hepsi için :
(bkz: ege üniversitesi diş hekimliği fakültesi)
saygı duyulması gereken, üstadın fevkine ulaşmış insanlardır. içlerinden en merak ettiklerim ise beden eğitimi ve spor yüksekokulundaki profesörlerdir. üçgen vücutlu profesör oluyorlar zaar.
hayatını üniversitede çalışarak kazanmış, en üst kademeye gelebilmiş ancak ne yazık ki sıyırmış kişilerdir. en azından çoğu, hepsi üstüne alınmasın. sayfalarca yaz yaz yaz, gecelerce sabahla çalış ter dök, bir kelimeyi unut ya da yanlış yaz, komple silsin üstünü. yok, öğrencileriniz bunları haketmiyor sayın profesörler.
hayatın en az 30 yılını üniversite koridorlarında geçirmek demektir.
bana ilk çağrıştırdığı kelime "ego" olan şey, ünvan. öyle ki, bu insanların yanında, uzmanı olduğu bir konuda konuşmak amaçlı bulunulduysa hele vay o kişinin haline. dahası, malum türlü tripleri(bilhassa öğrencilerle), "o öyle değil böyle!" lafları vesairesi. yıllarca verilen o emek(tezler, asistanlıklar...) bu kötü davranışların içine sokuyor bu insanları, zannederim ki. şimdi düşününce; normal, alelade bir insan için de geçerlidir ya; bir konuda hemen bir-iki bir şey öğrense, bilse, onu satar, onu konuşur, savunur. senelerini -belki de hayatını- bu işe vermiş adam nasıl davransın gel sen düşün artık. sen bilmem kaç sene saç baş ağart, jürilerin önünde götünden şıpır şıpır terlerin akışını hisset, asistanken hocalarının ağız kokusunu, bilimum tafrasını çek, sonra da normal biri ol. yok olmaz işte. anlıyorum. adamların davranışlarının yanlış olduğunu her türlü biliyorum ama, kendim daha olsam o tavırların içinde olacağımı da biliyorum. garip.
kelime karşılığı "öğretmen" olan sözcük.
sadece ülkemizde, generallere selam duran akademik ünvan sahibi kişilerdir...
tecrübeyle sabit olduğu üzere hepsi burnunu herşeye sokan tipler değildir. bazıları sadece kendi alanı ile meşgul olmakta ve sadece bu konu doğrultusunda yorum yapmaktadırlar. aksini iddia edenlerin dersine ya hiç prof. girmemiştir ya da şanssızlıklarından olsa gerek hep bahsettikleri karakterde prof. tanımışlardır.
Güncel Önemli Başlıklar