bugün
- doları 100 lira yapıp iki sıfır atmak5
- darıca da bulunan 3 cesedin kimlikleri10
- dolar isterse 100 olsun15
- sabahları nefret edilen şeyler5
- ölmedeyiz uludağ sözlük10
- ayvalık tostu7
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması3
- 2026 ekonomik krizi19
- sözlük yazarlarının 2027 kararları11
- 1 tl nasıl 1 milyon oldu2
- nilgün marmara3
- zamları altına endeksleyen esnaf2
- adblue2
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler8
- kaşarlı tost4
- saç kestirme perileri3
- evde soğuk kahve yapımı10
- attila ilhan3
- arkadaşlar iyileştim2
- ömer çelik ten israil e1 planı açıklaması2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar11
- vincenzo italiano2
- tai lung6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı3
- israile atom bombası atmak8
- velvet55
- reis3
- sevgili2
- yemeksepetinde sipariş saati olmaması3
- kadın4
- uzaylılar3
- yaşlı vatandaşlar günü2
- aleksey batrakov29
- sözlüğün en harbi kızı9
- yazarların favori giyim markası14
- ad kavmi2
- harut ve marut2
- migros'a sorulacak tek soru24
- osuruktan şiirler61
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- insan olmaya ceyrek kala15
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- sözlüğün en harbi erkeği7
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- hayattaki en değerli şeyler8
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- yargıya güvenen varsa yazsın9
taşıdıkları profesör unvanını hak eden ile hak etmeyenleri ayırmaya yarayan versus'tur.
şöyle ki;
*profesör: akademisyendir, bilim insanıdır(her şeyden önce dünya insanıdır). Zamanını ve hayatını, alanındaki gelişmeleri takip etmeye, bu yönde çalışmalar yapmaya, kuramlar ortaya koymaya ayırır. alanı hangi dilleri bilmeyi gerektiriyorsa, o dilleri araştırma yapabilecek ve akademik makaleler yayınlayabilecek düzeyde bilir. Yaptıkları çalışmalardan, kafalarını kaldıramadıkları için üniversitelerde ders vermeye pek zaman ayıramazlar. Eğer, şartlar oluşurda böyle bir şeye, ayda-yılda bir de olsa zaman ayırabilecek olursa, günler öncesinden ilan edilir. Okulda, o alanda öğrenim gören herkes, (diğer hocalar ve akademisyenlerde dahil) "vayy, falanca profesör ders verecekmiş, kaçırmayalım bunu" diyerekten ayda-yılda bir gerçekleşen bu fırsatı kaçırmamak için toplaşır, profesör ilan edilen bu dersi okuldaki herkese büyük bir salonda veya amfi de verir. Öğrenciler'in yanı sıra diğer akademisyenler de bu fırsattan istifade etmeye çalışır.
*prifisör: genellikle ülkemizde ve ülkemize muadil birçok gelişmemiş yada gelişmekte olan olan ülkelerde görülür. Eğitimlerini, abd'nin adı duyulmamış en ücra köşelerinde, yine adı duyulmamış okullarda alırlar. büyük çoğunluğu vakıf üniversitelerinde 'dir ve yabancı dil olarak ingilizce den başka dil bilmezler. Zamanını odalarında oturup Caffè Americano, Caffè Latte, Espresso Macchiato, filtre kahve yada yeşil çay eşliğinde cnbc-e izleyerek, ellerinde ki ipad lerde yazın tatillerini nerede geçireceklerini karar vermekle geçirirler. Hayatları hep çeşitli üniversitelerin sınırları içerisinde geçtiğinden, alanlarında hiç sahaya inmemişlerdir, dolayısıyla insanlara aktarabilecekleri bir deneyimleri, tecrübeleri, gözlemleri olmadığı halde sanki tüm bu tecrübeye sahipmiş havasında insanlara bilgi aktarmaya çalışır. Üniversitelerde haftada en az 3 kere ders verirler, verdikleri ders başına ve okudukları sınav kağıdı başına maaş alırlar. Yeni bölümler, yeni dersler açarak gelirlerini arttırırlar. Hatta bazıları, sınavlarda öğrencilerinin tamamını dersten bütünlemeye bırakarak, bütünlemede fazladan okuduğu sınav kağıtlarından kazandıkları paralar ile ek gelir elde ederler. siyasi görüşü, iktidar kimdeyse ondan yanadır. bana dokunmayan yılan bin yaşasıncıdır.
şöyle ki;
*profesör: akademisyendir, bilim insanıdır(her şeyden önce dünya insanıdır). Zamanını ve hayatını, alanındaki gelişmeleri takip etmeye, bu yönde çalışmalar yapmaya, kuramlar ortaya koymaya ayırır. alanı hangi dilleri bilmeyi gerektiriyorsa, o dilleri araştırma yapabilecek ve akademik makaleler yayınlayabilecek düzeyde bilir. Yaptıkları çalışmalardan, kafalarını kaldıramadıkları için üniversitelerde ders vermeye pek zaman ayıramazlar. Eğer, şartlar oluşurda böyle bir şeye, ayda-yılda bir de olsa zaman ayırabilecek olursa, günler öncesinden ilan edilir. Okulda, o alanda öğrenim gören herkes, (diğer hocalar ve akademisyenlerde dahil) "vayy, falanca profesör ders verecekmiş, kaçırmayalım bunu" diyerekten ayda-yılda bir gerçekleşen bu fırsatı kaçırmamak için toplaşır, profesör ilan edilen bu dersi okuldaki herkese büyük bir salonda veya amfi de verir. Öğrenciler'in yanı sıra diğer akademisyenler de bu fırsattan istifade etmeye çalışır.
*prifisör: genellikle ülkemizde ve ülkemize muadil birçok gelişmemiş yada gelişmekte olan olan ülkelerde görülür. Eğitimlerini, abd'nin adı duyulmamış en ücra köşelerinde, yine adı duyulmamış okullarda alırlar. büyük çoğunluğu vakıf üniversitelerinde 'dir ve yabancı dil olarak ingilizce den başka dil bilmezler. Zamanını odalarında oturup Caffè Americano, Caffè Latte, Espresso Macchiato, filtre kahve yada yeşil çay eşliğinde cnbc-e izleyerek, ellerinde ki ipad lerde yazın tatillerini nerede geçireceklerini karar vermekle geçirirler. Hayatları hep çeşitli üniversitelerin sınırları içerisinde geçtiğinden, alanlarında hiç sahaya inmemişlerdir, dolayısıyla insanlara aktarabilecekleri bir deneyimleri, tecrübeleri, gözlemleri olmadığı halde sanki tüm bu tecrübeye sahipmiş havasında insanlara bilgi aktarmaya çalışır. Üniversitelerde haftada en az 3 kere ders verirler, verdikleri ders başına ve okudukları sınav kağıdı başına maaş alırlar. Yeni bölümler, yeni dersler açarak gelirlerini arttırırlar. Hatta bazıları, sınavlarda öğrencilerinin tamamını dersten bütünlemeye bırakarak, bütünlemede fazladan okuduğu sınav kağıtlarından kazandıkları paralar ile ek gelir elde ederler. siyasi görüşü, iktidar kimdeyse ondan yanadır. bana dokunmayan yılan bin yaşasıncıdır.
bir porof değildirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar