bugün
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- arap götü7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı15
- kale3112 tarzı entry girmek8
- doların 50 tl olması7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- yazarların akşama dair planları8
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- queen ravennanın aşırı güzel olması3
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- kablosuz mouse12
- true niye hala çaylak5
- iskilipli atıf hoca20
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- favlayan yazarın asıl amacı12
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- emre belözoğlu3
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- yogartiksen6
- somali de türk bayrağı yakılması5
- sözlükteki kuzucuklarım6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
- sözlük kürdü55
- songül karlı5
- anın görüntüsü32
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- esra'yı aç esra'yı9
- cadılar bayramını kutlayan erkek6
- sevgiliyle film izleyebildiğin gün2
- arap kızı ve arap oğlanı duvar süsü3
- süleyman çık dışarı2
- millette manyak para var21
- togg4
- ahmet nazif zorlu8
- kim cha eon7
- ismail kartal18
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- zenci kadın poposu4
- arabi'yi verem etmek2
- camfrog sönmez küfürleri3
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- ahmet2
- aşk3
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- devlet bahçeli4
taşıdıkları profesör unvanını hak eden ile hak etmeyenleri ayırmaya yarayan versus'tur.
şöyle ki;
*profesör: akademisyendir, bilim insanıdır(her şeyden önce dünya insanıdır). Zamanını ve hayatını, alanındaki gelişmeleri takip etmeye, bu yönde çalışmalar yapmaya, kuramlar ortaya koymaya ayırır. alanı hangi dilleri bilmeyi gerektiriyorsa, o dilleri araştırma yapabilecek ve akademik makaleler yayınlayabilecek düzeyde bilir. Yaptıkları çalışmalardan, kafalarını kaldıramadıkları için üniversitelerde ders vermeye pek zaman ayıramazlar. Eğer, şartlar oluşurda böyle bir şeye, ayda-yılda bir de olsa zaman ayırabilecek olursa, günler öncesinden ilan edilir. Okulda, o alanda öğrenim gören herkes, (diğer hocalar ve akademisyenlerde dahil) "vayy, falanca profesör ders verecekmiş, kaçırmayalım bunu" diyerekten ayda-yılda bir gerçekleşen bu fırsatı kaçırmamak için toplaşır, profesör ilan edilen bu dersi okuldaki herkese büyük bir salonda veya amfi de verir. Öğrenciler'in yanı sıra diğer akademisyenler de bu fırsattan istifade etmeye çalışır.
*prifisör: genellikle ülkemizde ve ülkemize muadil birçok gelişmemiş yada gelişmekte olan olan ülkelerde görülür. Eğitimlerini, abd'nin adı duyulmamış en ücra köşelerinde, yine adı duyulmamış okullarda alırlar. büyük çoğunluğu vakıf üniversitelerinde 'dir ve yabancı dil olarak ingilizce den başka dil bilmezler. Zamanını odalarında oturup Caffè Americano, Caffè Latte, Espresso Macchiato, filtre kahve yada yeşil çay eşliğinde cnbc-e izleyerek, ellerinde ki ipad lerde yazın tatillerini nerede geçireceklerini karar vermekle geçirirler. Hayatları hep çeşitli üniversitelerin sınırları içerisinde geçtiğinden, alanlarında hiç sahaya inmemişlerdir, dolayısıyla insanlara aktarabilecekleri bir deneyimleri, tecrübeleri, gözlemleri olmadığı halde sanki tüm bu tecrübeye sahipmiş havasında insanlara bilgi aktarmaya çalışır. Üniversitelerde haftada en az 3 kere ders verirler, verdikleri ders başına ve okudukları sınav kağıdı başına maaş alırlar. Yeni bölümler, yeni dersler açarak gelirlerini arttırırlar. Hatta bazıları, sınavlarda öğrencilerinin tamamını dersten bütünlemeye bırakarak, bütünlemede fazladan okuduğu sınav kağıtlarından kazandıkları paralar ile ek gelir elde ederler. siyasi görüşü, iktidar kimdeyse ondan yanadır. bana dokunmayan yılan bin yaşasıncıdır.
şöyle ki;
*profesör: akademisyendir, bilim insanıdır(her şeyden önce dünya insanıdır). Zamanını ve hayatını, alanındaki gelişmeleri takip etmeye, bu yönde çalışmalar yapmaya, kuramlar ortaya koymaya ayırır. alanı hangi dilleri bilmeyi gerektiriyorsa, o dilleri araştırma yapabilecek ve akademik makaleler yayınlayabilecek düzeyde bilir. Yaptıkları çalışmalardan, kafalarını kaldıramadıkları için üniversitelerde ders vermeye pek zaman ayıramazlar. Eğer, şartlar oluşurda böyle bir şeye, ayda-yılda bir de olsa zaman ayırabilecek olursa, günler öncesinden ilan edilir. Okulda, o alanda öğrenim gören herkes, (diğer hocalar ve akademisyenlerde dahil) "vayy, falanca profesör ders verecekmiş, kaçırmayalım bunu" diyerekten ayda-yılda bir gerçekleşen bu fırsatı kaçırmamak için toplaşır, profesör ilan edilen bu dersi okuldaki herkese büyük bir salonda veya amfi de verir. Öğrenciler'in yanı sıra diğer akademisyenler de bu fırsattan istifade etmeye çalışır.
*prifisör: genellikle ülkemizde ve ülkemize muadil birçok gelişmemiş yada gelişmekte olan olan ülkelerde görülür. Eğitimlerini, abd'nin adı duyulmamış en ücra köşelerinde, yine adı duyulmamış okullarda alırlar. büyük çoğunluğu vakıf üniversitelerinde 'dir ve yabancı dil olarak ingilizce den başka dil bilmezler. Zamanını odalarında oturup Caffè Americano, Caffè Latte, Espresso Macchiato, filtre kahve yada yeşil çay eşliğinde cnbc-e izleyerek, ellerinde ki ipad lerde yazın tatillerini nerede geçireceklerini karar vermekle geçirirler. Hayatları hep çeşitli üniversitelerin sınırları içerisinde geçtiğinden, alanlarında hiç sahaya inmemişlerdir, dolayısıyla insanlara aktarabilecekleri bir deneyimleri, tecrübeleri, gözlemleri olmadığı halde sanki tüm bu tecrübeye sahipmiş havasında insanlara bilgi aktarmaya çalışır. Üniversitelerde haftada en az 3 kere ders verirler, verdikleri ders başına ve okudukları sınav kağıdı başına maaş alırlar. Yeni bölümler, yeni dersler açarak gelirlerini arttırırlar. Hatta bazıları, sınavlarda öğrencilerinin tamamını dersten bütünlemeye bırakarak, bütünlemede fazladan okuduğu sınav kağıtlarından kazandıkları paralar ile ek gelir elde ederler. siyasi görüşü, iktidar kimdeyse ondan yanadır. bana dokunmayan yılan bin yaşasıncıdır.
bir porof değildirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar