bugün
- tai lung31
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler13
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği13
- durduramazsınız ak parti geliyor9
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- sevgilim var6
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar4
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- avrupa daki tecavüzcülerin ırklarına göre dağılımı3
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- kan lekesi çıkartan deterjan reklamları4
- kabak çekirdeği3
- anın görüntüsü22
- un certain regard ile gece yolculuğu2
- salata ile başlanan gün7
- tayland a giden erkeğin asıl amacı6
- türkiye19
- allah cennetten birçok meleği düşürdü4
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- türkiye de sosyal piyasa olmalı2
- sarapci koala57
- bir babanın valiliğe yazdığı ötenazi dilekçesi5
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- vurdurma vur yüreğim vur3
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı3
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- sezen aksu şarkılarında geçen acımasız sözler5
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı10
- ölümden korkmamak6
- iremga6
- özgür özel10
- s'i l v'e r m'i s t29
- mazotun litresi 90 lira13
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- otuzlarında ilk milyon dolarını kazanamamış olmak6
- algı çetesi7
- ateistlerin ahlaksızlığı marifet sanması2
- masklavinin siyaseti bırakırsa düzeleceği kanısı8
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir9
- almanya7
- yagmurcu ile yağmur altında dans etmek5
- voleybol2
- e'e f e5
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçtim4
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- teoman ın en güzel 3 şarkısı4
yeni çıkmış edebiyat dergisidir. atölye çalışmaları da vardır.
aykut ertuğrul önderliğinde çıkarılan iki aylık öykü dergisi. ilk sayısı 2014 yılının kasım ayında çıkmış.
yayın kurulunda; arda arel, burcu bayer, ertuğrul emin akgün, irem ertuğrul ve remzi şimşek bulunmakta.
çıkış yazısı:
--alıntı--
postumuzu serdik...
bir edebiyat dergisi niye çıkar? bu sorunun üzerinde uzun zamandır düşünmüyorum ne yalan söyleyeyim. niyetim de yok. hiçbir cevap "kader" kadar anlamlı değil. insan bir kerelik bile olsa hasbelkader dergi çıkardı mı, edebiyat içre kolektif bir iş yaptı mı, bu zehir kana bir kere karıştı mı bir daha iflah olmuyor işte. post öykü dergisinin mutfağının neredeyse tamamı bu zehri tatmış kişiler (yumuşak ge, üç jeton, hurda sanat, kırtıpil) bu yüzden ekipçe dergicilik hastalığından mustarip olduğumuz söylenebilir. zaaflarıyla erdemleriyle. eskiden beri, söyleyegeldiğim bir şey var: "dergi çıkarın, çıkaralım: şu raflarda (elimle hayali bir kitapçının içindeki hayali bir rafı işaret ederek) bir dergi daha olmasının kime ne zararı var?"hakikaten ne zararı var? bu yüzden dergileri seviniz.
peki, insan niye edebiyat dergisi çıkarmaz? ne umarsa saçma olur? bu soru daha anlamlı. para kazanmak için, kariyer için, şöhret için, makam mansıp için? hehe. o halde söylemenin zararı yok: benim gözümde bir dergi çıkaran herkes, saflık, iyimserlik ve la mancha usülü hayalperestlikten yeterince nasibini almış şövalye ruhlu insanlardır. az ya da çok.
post öykü dergisi, putları kıracağını, edebiyatın merkezinde olacağını, rakiplerini yere sereceğini, küçükleri ezip büyüklerin ellerinden öpeceğini, ülkemizi mutlu yarınlara taşıyacağını, ikinci yeni'yi aşacağını (öykücüler de aşar) filan iddia etmiyor. iddia etse kendimize de çekerdik bir "hehe". tek bir iddiadan söz edebilirim; iyi öyküye, iyi yazıya, iyi dergiye, iyi kitaba, iyi fikre yüz çevirme gücümüz yok. kötülüğün, küçük hesapların, edebiyat ortamı ile ilgili kuruntuların fazladan bir çaba istediğini düşünüyorum. ve fakat bu enerjiyi kendimde bulamıyorum, bulamıyoruz.
hayatımız neyse yazdıklarımız ya da yaptıklarımız da o. biz edebiyata ve dergiciliğe duygularımızı karıştırıyoruz, yani pek profesyonel olduğumuz söylenemez. post öykü, bizim sevdiklerimizi, bizim öğrendiklerimizi, bizim bildiklerimizi, sezdiklerimizi, görüşlerimizi, inançlarımızı ve kafa karışıklıklarımızı taşıyor. bu "biz", dışarıya kapalı, masonik bir "biz" değil. birlikte sevelim, heyecanlanalım, kızalım, öğrenelim ve elbette yazalım. seviyorsanız gelin konuşun. biz postumuzu serdik bekliyoruz.
--alıntı--
edit: imla
yayın kurulunda; arda arel, burcu bayer, ertuğrul emin akgün, irem ertuğrul ve remzi şimşek bulunmakta.
çıkış yazısı:
--alıntı--
postumuzu serdik...
bir edebiyat dergisi niye çıkar? bu sorunun üzerinde uzun zamandır düşünmüyorum ne yalan söyleyeyim. niyetim de yok. hiçbir cevap "kader" kadar anlamlı değil. insan bir kerelik bile olsa hasbelkader dergi çıkardı mı, edebiyat içre kolektif bir iş yaptı mı, bu zehir kana bir kere karıştı mı bir daha iflah olmuyor işte. post öykü dergisinin mutfağının neredeyse tamamı bu zehri tatmış kişiler (yumuşak ge, üç jeton, hurda sanat, kırtıpil) bu yüzden ekipçe dergicilik hastalığından mustarip olduğumuz söylenebilir. zaaflarıyla erdemleriyle. eskiden beri, söyleyegeldiğim bir şey var: "dergi çıkarın, çıkaralım: şu raflarda (elimle hayali bir kitapçının içindeki hayali bir rafı işaret ederek) bir dergi daha olmasının kime ne zararı var?"hakikaten ne zararı var? bu yüzden dergileri seviniz.
peki, insan niye edebiyat dergisi çıkarmaz? ne umarsa saçma olur? bu soru daha anlamlı. para kazanmak için, kariyer için, şöhret için, makam mansıp için? hehe. o halde söylemenin zararı yok: benim gözümde bir dergi çıkaran herkes, saflık, iyimserlik ve la mancha usülü hayalperestlikten yeterince nasibini almış şövalye ruhlu insanlardır. az ya da çok.
post öykü dergisi, putları kıracağını, edebiyatın merkezinde olacağını, rakiplerini yere sereceğini, küçükleri ezip büyüklerin ellerinden öpeceğini, ülkemizi mutlu yarınlara taşıyacağını, ikinci yeni'yi aşacağını (öykücüler de aşar) filan iddia etmiyor. iddia etse kendimize de çekerdik bir "hehe". tek bir iddiadan söz edebilirim; iyi öyküye, iyi yazıya, iyi dergiye, iyi kitaba, iyi fikre yüz çevirme gücümüz yok. kötülüğün, küçük hesapların, edebiyat ortamı ile ilgili kuruntuların fazladan bir çaba istediğini düşünüyorum. ve fakat bu enerjiyi kendimde bulamıyorum, bulamıyoruz.
hayatımız neyse yazdıklarımız ya da yaptıklarımız da o. biz edebiyata ve dergiciliğe duygularımızı karıştırıyoruz, yani pek profesyonel olduğumuz söylenemez. post öykü, bizim sevdiklerimizi, bizim öğrendiklerimizi, bizim bildiklerimizi, sezdiklerimizi, görüşlerimizi, inançlarımızı ve kafa karışıklıklarımızı taşıyor. bu "biz", dışarıya kapalı, masonik bir "biz" değil. birlikte sevelim, heyecanlanalım, kızalım, öğrenelim ve elbette yazalım. seviyorsanız gelin konuşun. biz postumuzu serdik bekliyoruz.
--alıntı--
edit: imla
Kapak tasarımıyla, görselleriyle, malzeme kalitesiyle göz doldurmuş ve çok eski bir geçmişinin olmamasına rağmen piyasada kendini iyi bir yere konumlandırabilmiştir. Bunun yanında sol cenahın pek benimsemediği bir dergidir. Doğrusunu isterseniz haklı ve geçerli bir gerekçeleri yoktur. (En azından ben duymadım) sadece “iyi değil” diyip geçen ve hiçbir argüman belirtmeden “bilmiyorum abi ben sevmedim” diyen çok arkadaş gördüm. Yani burdan çıkardığım tek açıklama bu tavrın müsebbibi yalnızca derginin sağ cenah tarafından çıkarılıyor oluşudur.
Diğer bir taraftan içeriğine dair konuşacak olursak:
belli başlı yazarların oldukça güzel ve yerinde eleştiri yazılarını, kritiklerini ve öykülerini görebiliyoruz Fakat bunun yanında dergide yer alan amatör öyküler oldukça vasat bu konu da biraz daha seçici olabilirlermiş diye düşünüyorum. Sonuç olarak yine de iyi bir dergi bence.
Diğer bir taraftan içeriğine dair konuşacak olursak:
belli başlı yazarların oldukça güzel ve yerinde eleştiri yazılarını, kritiklerini ve öykülerini görebiliyoruz Fakat bunun yanında dergide yer alan amatör öyküler oldukça vasat bu konu da biraz daha seçici olabilirlermiş diye düşünüyorum. Sonuç olarak yine de iyi bir dergi bence.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar