bugün
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması4
- devletin bekası3
- acı gerçekler16
- güne başlarken3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı7
- rte denince akla gelen seyler3
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sabah alarm çaldığı anda hissedilenler2
- kale3112'deki kale hangi kale10
- arda güler7
- buz gibi bira8
- demir çelik5
- cedidacer3
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- sözlükte flört etmemek9
- en iyi pizza içeriği10
- en lezzetli balık24
- sabahları nefret edilen şeyler8
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- bursa6
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sıcak şarap4
- karşı cinsteki en itici özellik16
- ecevit denince akla gelen şeyler2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- 0 0 714
- köy9
- arkadaşlar lütfen4
- gece vardiyası3
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- anın görüntüsü22
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- gammazlar göreve8
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- paradox interactive3
- sözlükte aile kurmak8
- şi ve trump'ın ticaret anlaşması2
- hünkar beğendi vs alinazik9
- babybombshell2
- ağlamak7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- motorla kaza yapan kadın7
- zendaya4
- true nickli yazar24
aykut ertuğrul önderliğinde çıkarılan iki aylık öykü dergisi. ilk sayısı 2014 yılının kasım ayında çıkmış.
yayın kurulunda; arda arel, burcu bayer, ertuğrul emin akgün, irem ertuğrul ve remzi şimşek bulunmakta.
çıkış yazısı:
--alıntı--
postumuzu serdik...
bir edebiyat dergisi niye çıkar? bu sorunun üzerinde uzun zamandır düşünmüyorum ne yalan söyleyeyim. niyetim de yok. hiçbir cevap "kader" kadar anlamlı değil. insan bir kerelik bile olsa hasbelkader dergi çıkardı mı, edebiyat içre kolektif bir iş yaptı mı, bu zehir kana bir kere karıştı mı bir daha iflah olmuyor işte. post öykü dergisinin mutfağının neredeyse tamamı bu zehri tatmış kişiler (yumuşak ge, üç jeton, hurda sanat, kırtıpil) bu yüzden ekipçe dergicilik hastalığından mustarip olduğumuz söylenebilir. zaaflarıyla erdemleriyle. eskiden beri, söyleyegeldiğim bir şey var: "dergi çıkarın, çıkaralım: şu raflarda (elimle hayali bir kitapçının içindeki hayali bir rafı işaret ederek) bir dergi daha olmasının kime ne zararı var?"hakikaten ne zararı var? bu yüzden dergileri seviniz.
peki, insan niye edebiyat dergisi çıkarmaz? ne umarsa saçma olur? bu soru daha anlamlı. para kazanmak için, kariyer için, şöhret için, makam mansıp için? hehe. o halde söylemenin zararı yok: benim gözümde bir dergi çıkaran herkes, saflık, iyimserlik ve la mancha usülü hayalperestlikten yeterince nasibini almış şövalye ruhlu insanlardır. az ya da çok.
post öykü dergisi, putları kıracağını, edebiyatın merkezinde olacağını, rakiplerini yere sereceğini, küçükleri ezip büyüklerin ellerinden öpeceğini, ülkemizi mutlu yarınlara taşıyacağını, ikinci yeni'yi aşacağını (öykücüler de aşar) filan iddia etmiyor. iddia etse kendimize de çekerdik bir "hehe". tek bir iddiadan söz edebilirim; iyi öyküye, iyi yazıya, iyi dergiye, iyi kitaba, iyi fikre yüz çevirme gücümüz yok. kötülüğün, küçük hesapların, edebiyat ortamı ile ilgili kuruntuların fazladan bir çaba istediğini düşünüyorum. ve fakat bu enerjiyi kendimde bulamıyorum, bulamıyoruz.
hayatımız neyse yazdıklarımız ya da yaptıklarımız da o. biz edebiyata ve dergiciliğe duygularımızı karıştırıyoruz, yani pek profesyonel olduğumuz söylenemez. post öykü, bizim sevdiklerimizi, bizim öğrendiklerimizi, bizim bildiklerimizi, sezdiklerimizi, görüşlerimizi, inançlarımızı ve kafa karışıklıklarımızı taşıyor. bu "biz", dışarıya kapalı, masonik bir "biz" değil. birlikte sevelim, heyecanlanalım, kızalım, öğrenelim ve elbette yazalım. seviyorsanız gelin konuşun. biz postumuzu serdik bekliyoruz.
--alıntı--
edit: imla
yayın kurulunda; arda arel, burcu bayer, ertuğrul emin akgün, irem ertuğrul ve remzi şimşek bulunmakta.
çıkış yazısı:
--alıntı--
postumuzu serdik...
bir edebiyat dergisi niye çıkar? bu sorunun üzerinde uzun zamandır düşünmüyorum ne yalan söyleyeyim. niyetim de yok. hiçbir cevap "kader" kadar anlamlı değil. insan bir kerelik bile olsa hasbelkader dergi çıkardı mı, edebiyat içre kolektif bir iş yaptı mı, bu zehir kana bir kere karıştı mı bir daha iflah olmuyor işte. post öykü dergisinin mutfağının neredeyse tamamı bu zehri tatmış kişiler (yumuşak ge, üç jeton, hurda sanat, kırtıpil) bu yüzden ekipçe dergicilik hastalığından mustarip olduğumuz söylenebilir. zaaflarıyla erdemleriyle. eskiden beri, söyleyegeldiğim bir şey var: "dergi çıkarın, çıkaralım: şu raflarda (elimle hayali bir kitapçının içindeki hayali bir rafı işaret ederek) bir dergi daha olmasının kime ne zararı var?"hakikaten ne zararı var? bu yüzden dergileri seviniz.
peki, insan niye edebiyat dergisi çıkarmaz? ne umarsa saçma olur? bu soru daha anlamlı. para kazanmak için, kariyer için, şöhret için, makam mansıp için? hehe. o halde söylemenin zararı yok: benim gözümde bir dergi çıkaran herkes, saflık, iyimserlik ve la mancha usülü hayalperestlikten yeterince nasibini almış şövalye ruhlu insanlardır. az ya da çok.
post öykü dergisi, putları kıracağını, edebiyatın merkezinde olacağını, rakiplerini yere sereceğini, küçükleri ezip büyüklerin ellerinden öpeceğini, ülkemizi mutlu yarınlara taşıyacağını, ikinci yeni'yi aşacağını (öykücüler de aşar) filan iddia etmiyor. iddia etse kendimize de çekerdik bir "hehe". tek bir iddiadan söz edebilirim; iyi öyküye, iyi yazıya, iyi dergiye, iyi kitaba, iyi fikre yüz çevirme gücümüz yok. kötülüğün, küçük hesapların, edebiyat ortamı ile ilgili kuruntuların fazladan bir çaba istediğini düşünüyorum. ve fakat bu enerjiyi kendimde bulamıyorum, bulamıyoruz.
hayatımız neyse yazdıklarımız ya da yaptıklarımız da o. biz edebiyata ve dergiciliğe duygularımızı karıştırıyoruz, yani pek profesyonel olduğumuz söylenemez. post öykü, bizim sevdiklerimizi, bizim öğrendiklerimizi, bizim bildiklerimizi, sezdiklerimizi, görüşlerimizi, inançlarımızı ve kafa karışıklıklarımızı taşıyor. bu "biz", dışarıya kapalı, masonik bir "biz" değil. birlikte sevelim, heyecanlanalım, kızalım, öğrenelim ve elbette yazalım. seviyorsanız gelin konuşun. biz postumuzu serdik bekliyoruz.
--alıntı--
edit: imla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar