bugün
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı49
- deniz undav türkiye'yi seçseydi3
- kayahan'ın en güzel şarkısı8
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri4
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- biraderler kulübü2
- türkiye a milli futbol takımı13
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi9
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- bizim çocuklar başardı4
- şu memelere bak6
- montella salağı3
- topuklu ayakkabı2
- asal sayıların hiçbir işe yaramaması3
- nuh tufanı olayı gerçek midir7
- gumus2
- erkeklerin akılsızlıkları2
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi8
- vincenzo montella14
- hurdacı geldi4
- 26 haziran 2026 abd türkiye maç tahminleri2
- rahibe2
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak3
- risale-i nur8
- sosyal medya4
- sek erkek arabası3
- son görülen rüya3
- aylık 358 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kıskıvrak3
- göbeksiz kadın kalmaması7
- hamburger3
- dakika 1 gol 15
- ölme enerjisi2
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- montella'nın mağlubiyet açıklaması3
- iki insan arasındaki en uzun mesafe2
- bitmeyen ekonomik kriz2
- kezolarda vasıfsız histeri2
- kavga3
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- göbek eritme taktikleri7
- yks 20262
- barajların üstünü naylon muşambayla örtmek2
- aylık 357 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- acun ılıcalı'nın kol saatinin 139 milyon tl olması2
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı8
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı23
- 19 haziran 2026 recep tayyip erdoğan açıklaması3
- en son aldığınız iltifat8
aykut ertuğrul önderliğinde çıkarılan iki aylık öykü dergisi. ilk sayısı 2014 yılının kasım ayında çıkmış.
yayın kurulunda; arda arel, burcu bayer, ertuğrul emin akgün, irem ertuğrul ve remzi şimşek bulunmakta.
çıkış yazısı:
--alıntı--
postumuzu serdik...
bir edebiyat dergisi niye çıkar? bu sorunun üzerinde uzun zamandır düşünmüyorum ne yalan söyleyeyim. niyetim de yok. hiçbir cevap "kader" kadar anlamlı değil. insan bir kerelik bile olsa hasbelkader dergi çıkardı mı, edebiyat içre kolektif bir iş yaptı mı, bu zehir kana bir kere karıştı mı bir daha iflah olmuyor işte. post öykü dergisinin mutfağının neredeyse tamamı bu zehri tatmış kişiler (yumuşak ge, üç jeton, hurda sanat, kırtıpil) bu yüzden ekipçe dergicilik hastalığından mustarip olduğumuz söylenebilir. zaaflarıyla erdemleriyle. eskiden beri, söyleyegeldiğim bir şey var: "dergi çıkarın, çıkaralım: şu raflarda (elimle hayali bir kitapçının içindeki hayali bir rafı işaret ederek) bir dergi daha olmasının kime ne zararı var?"hakikaten ne zararı var? bu yüzden dergileri seviniz.
peki, insan niye edebiyat dergisi çıkarmaz? ne umarsa saçma olur? bu soru daha anlamlı. para kazanmak için, kariyer için, şöhret için, makam mansıp için? hehe. o halde söylemenin zararı yok: benim gözümde bir dergi çıkaran herkes, saflık, iyimserlik ve la mancha usülü hayalperestlikten yeterince nasibini almış şövalye ruhlu insanlardır. az ya da çok.
post öykü dergisi, putları kıracağını, edebiyatın merkezinde olacağını, rakiplerini yere sereceğini, küçükleri ezip büyüklerin ellerinden öpeceğini, ülkemizi mutlu yarınlara taşıyacağını, ikinci yeni'yi aşacağını (öykücüler de aşar) filan iddia etmiyor. iddia etse kendimize de çekerdik bir "hehe". tek bir iddiadan söz edebilirim; iyi öyküye, iyi yazıya, iyi dergiye, iyi kitaba, iyi fikre yüz çevirme gücümüz yok. kötülüğün, küçük hesapların, edebiyat ortamı ile ilgili kuruntuların fazladan bir çaba istediğini düşünüyorum. ve fakat bu enerjiyi kendimde bulamıyorum, bulamıyoruz.
hayatımız neyse yazdıklarımız ya da yaptıklarımız da o. biz edebiyata ve dergiciliğe duygularımızı karıştırıyoruz, yani pek profesyonel olduğumuz söylenemez. post öykü, bizim sevdiklerimizi, bizim öğrendiklerimizi, bizim bildiklerimizi, sezdiklerimizi, görüşlerimizi, inançlarımızı ve kafa karışıklıklarımızı taşıyor. bu "biz", dışarıya kapalı, masonik bir "biz" değil. birlikte sevelim, heyecanlanalım, kızalım, öğrenelim ve elbette yazalım. seviyorsanız gelin konuşun. biz postumuzu serdik bekliyoruz.
--alıntı--
edit: imla
yayın kurulunda; arda arel, burcu bayer, ertuğrul emin akgün, irem ertuğrul ve remzi şimşek bulunmakta.
çıkış yazısı:
--alıntı--
postumuzu serdik...
bir edebiyat dergisi niye çıkar? bu sorunun üzerinde uzun zamandır düşünmüyorum ne yalan söyleyeyim. niyetim de yok. hiçbir cevap "kader" kadar anlamlı değil. insan bir kerelik bile olsa hasbelkader dergi çıkardı mı, edebiyat içre kolektif bir iş yaptı mı, bu zehir kana bir kere karıştı mı bir daha iflah olmuyor işte. post öykü dergisinin mutfağının neredeyse tamamı bu zehri tatmış kişiler (yumuşak ge, üç jeton, hurda sanat, kırtıpil) bu yüzden ekipçe dergicilik hastalığından mustarip olduğumuz söylenebilir. zaaflarıyla erdemleriyle. eskiden beri, söyleyegeldiğim bir şey var: "dergi çıkarın, çıkaralım: şu raflarda (elimle hayali bir kitapçının içindeki hayali bir rafı işaret ederek) bir dergi daha olmasının kime ne zararı var?"hakikaten ne zararı var? bu yüzden dergileri seviniz.
peki, insan niye edebiyat dergisi çıkarmaz? ne umarsa saçma olur? bu soru daha anlamlı. para kazanmak için, kariyer için, şöhret için, makam mansıp için? hehe. o halde söylemenin zararı yok: benim gözümde bir dergi çıkaran herkes, saflık, iyimserlik ve la mancha usülü hayalperestlikten yeterince nasibini almış şövalye ruhlu insanlardır. az ya da çok.
post öykü dergisi, putları kıracağını, edebiyatın merkezinde olacağını, rakiplerini yere sereceğini, küçükleri ezip büyüklerin ellerinden öpeceğini, ülkemizi mutlu yarınlara taşıyacağını, ikinci yeni'yi aşacağını (öykücüler de aşar) filan iddia etmiyor. iddia etse kendimize de çekerdik bir "hehe". tek bir iddiadan söz edebilirim; iyi öyküye, iyi yazıya, iyi dergiye, iyi kitaba, iyi fikre yüz çevirme gücümüz yok. kötülüğün, küçük hesapların, edebiyat ortamı ile ilgili kuruntuların fazladan bir çaba istediğini düşünüyorum. ve fakat bu enerjiyi kendimde bulamıyorum, bulamıyoruz.
hayatımız neyse yazdıklarımız ya da yaptıklarımız da o. biz edebiyata ve dergiciliğe duygularımızı karıştırıyoruz, yani pek profesyonel olduğumuz söylenemez. post öykü, bizim sevdiklerimizi, bizim öğrendiklerimizi, bizim bildiklerimizi, sezdiklerimizi, görüşlerimizi, inançlarımızı ve kafa karışıklıklarımızı taşıyor. bu "biz", dışarıya kapalı, masonik bir "biz" değil. birlikte sevelim, heyecanlanalım, kızalım, öğrenelim ve elbette yazalım. seviyorsanız gelin konuşun. biz postumuzu serdik bekliyoruz.
--alıntı--
edit: imla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar