bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- kiraz cicegi kolonyasi39
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek4
- iskender10
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- küt saçlı hatun5
- mutsuzken çirkin olmak7
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya3
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız6
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- kendine yalan söyleme eğilimi5
- allah savaşa davet etmez vaatlerinden vazgeçmez3
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- arkadaşlar ya3
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- saygının ve ahlakın yeni nesli olmaz3
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- sardalya4
- ismail kartal31
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- platon un mağara alegorisi15
- özgürlük nedir sorunsalı7
- true silik olsun10
- ilk buluşmada falafel yemek4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- loafer pabuç giyen tipin ortamlarda erkeğim demesi2
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- hepimiz allah'ın çocuklarıyız3
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- sabahtan beri aç olmak5
- tek kasa açan kalabalık market4
- martin eden3
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek4
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- ona bir şey söyle6
- moda olan yılan ejderha dövmeleri2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- güne bir şiir dizesi bırak2
- allah'ın insanı kendi suretinde yaratması ne demek2
- tavuk döner4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
çağdaş radikal düşünce okullarından biridir.
post-marksizm doğu avrupa ve sovyetler birliğinde komünizmin çöküşü sonrasında ortaya çıkan duruma işaret edilebilir.
post marksistler; iktidar gücünün kötüye kullanılmasını önlemek için katılımcı demokrasinin gerekliliğini vurgularlar.
ayrıca post marksizmde hegemonya analizi yapılmaktadır. hegemonya kavramı üzerinden dünyada 'çokluk', yani üretim araçlarına sahip olmayan kitlelerin konumu üzerine analiz yapılır.
(bkz: a negri)
(bkz: m hardt)
post-marksizm doğu avrupa ve sovyetler birliğinde komünizmin çöküşü sonrasında ortaya çıkan duruma işaret edilebilir.
post marksistler; iktidar gücünün kötüye kullanılmasını önlemek için katılımcı demokrasinin gerekliliğini vurgularlar.
ayrıca post marksizmde hegemonya analizi yapılmaktadır. hegemonya kavramı üzerinden dünyada 'çokluk', yani üretim araçlarına sahip olmayan kitlelerin konumu üzerine analiz yapılır.
(bkz: a negri)
(bkz: m hardt)
Ali Ağaoğlu'nun hükümetle yakın ilişkileri ve bu hükümet sırasında zengin olması siyaset ile ilgisi olmadığını gülünç hale getiriyor.
Şu anki işçi sınıfının birden devrim yapacağı iddiası marksizmi anlamadığını gösteriyor, marks işçi sınıfının sınıf bilincine ulaştıktan sonra devrim yapacağını öngörür ve Türkiye'deki işçi sınıfı sınıf bilincine ulaşamamıştır ve bilince ulaştırması gereken marksist parti yoktur. Eğer bu parti olsa ve görevini başarıyla yerine getirse proleter devrim sürecine girecektir ki bunun olması için de sömürünün en üst düzeyde olması gerekmektedir ki işçi sınıfı bir harekete mecburen girişsin.
Özellikle şu an yaşadığımız Türkiye'de görevini başarıyla yerine getiren Önder bir parti olsa sömürünün bu üst düzeyde olması ile proleter devrime yürüyecektir.
Reformist bir düşüncedir.
Şu anki işçi sınıfının birden devrim yapacağı iddiası marksizmi anlamadığını gösteriyor, marks işçi sınıfının sınıf bilincine ulaştıktan sonra devrim yapacağını öngörür ve Türkiye'deki işçi sınıfı sınıf bilincine ulaşamamıştır ve bilince ulaştırması gereken marksist parti yoktur. Eğer bu parti olsa ve görevini başarıyla yerine getirse proleter devrim sürecine girecektir ki bunun olması için de sömürünün en üst düzeyde olması gerekmektedir ki işçi sınıfı bir harekete mecburen girişsin.
Özellikle şu an yaşadığımız Türkiye'de görevini başarıyla yerine getiren Önder bir parti olsa sömürünün bu üst düzeyde olması ile proleter devrime yürüyecektir.
Reformist bir düşüncedir.
marksizm'i reddederek oluşan akımdır.
bu görüşte ekonomi anlamında iyi bir itibara sahip insanların hiçbir şekilde siyaset hayatıyla doğru oranda ve genel gerçeklikte bir ilişkisi olduğunu söyleyemediği için üretim ilişkileriyle siyaseti bağdaştırabilen marx'ın karşısındadırlar.
ayrıca düşünüldüğü gibi işçi sınıfı bir anda patlayıp devrim yapabilecek güce ve düşünceye sahip bir sınıf değildir. ayrıca orta sınıfın olması işçi sınıfının ayaklanmasını engelleyeceği gibi bir taraftan da sistemin değiştirilmesinin yalnızca burjuva sınıfının radikal bir demokrasiyle bunu yapabileceğini söyler.
günümüzden örnek verirsek çok iyi anlaşılacak durumdur. şahsen ben post markist bir kişi olarak size bunu şu şekilde açıklayabilir ve sevdirebilirim.
üretim araçlarını elinde bulunduran kişi:ali ağaoğlu.
ali ağaoğlunun siyasi kimliği: yok.
ali ağaoğlunun siyasete atılma isteği: düşünülmedi bile.
öyleyse ekonomi eşit değildir siyasi itibara. burası bir.
ikinci kısım.
memurlar. kendi kendilerine yetiyorlar. bunlar günümüzün orta sınıfları. işçi sınıfı devrime girişecek olsa ki işçi bayramlarında bile çalışan işçilerden bahsediyoruz bunlar aman bana dokunmayan yılan bin yaşasın deyip susacak olan sınıftır. bu sebeple alt sınıfın böyle bir devrim yapabilme ihtimali bile gülünçtür.
son olarak ise sistemin değişme şekli ancak demokratik bir düzenle seçtiğimiz liderimizin sosyalist biri olmasıyla imkanlı hale gelebilir. bu şekilde radikal bir kararla sevgili burjuvazi yönetim sistemini değiştirmiş olur.
kısacası işçiler de ekonomi de marx da yalan olur.
kıps.
bu görüşte ekonomi anlamında iyi bir itibara sahip insanların hiçbir şekilde siyaset hayatıyla doğru oranda ve genel gerçeklikte bir ilişkisi olduğunu söyleyemediği için üretim ilişkileriyle siyaseti bağdaştırabilen marx'ın karşısındadırlar.
ayrıca düşünüldüğü gibi işçi sınıfı bir anda patlayıp devrim yapabilecek güce ve düşünceye sahip bir sınıf değildir. ayrıca orta sınıfın olması işçi sınıfının ayaklanmasını engelleyeceği gibi bir taraftan da sistemin değiştirilmesinin yalnızca burjuva sınıfının radikal bir demokrasiyle bunu yapabileceğini söyler.
günümüzden örnek verirsek çok iyi anlaşılacak durumdur. şahsen ben post markist bir kişi olarak size bunu şu şekilde açıklayabilir ve sevdirebilirim.
üretim araçlarını elinde bulunduran kişi:ali ağaoğlu.
ali ağaoğlunun siyasi kimliği: yok.
ali ağaoğlunun siyasete atılma isteği: düşünülmedi bile.
öyleyse ekonomi eşit değildir siyasi itibara. burası bir.
ikinci kısım.
memurlar. kendi kendilerine yetiyorlar. bunlar günümüzün orta sınıfları. işçi sınıfı devrime girişecek olsa ki işçi bayramlarında bile çalışan işçilerden bahsediyoruz bunlar aman bana dokunmayan yılan bin yaşasın deyip susacak olan sınıftır. bu sebeple alt sınıfın böyle bir devrim yapabilme ihtimali bile gülünçtür.
son olarak ise sistemin değişme şekli ancak demokratik bir düzenle seçtiğimiz liderimizin sosyalist biri olmasıyla imkanlı hale gelebilir. bu şekilde radikal bir kararla sevgili burjuvazi yönetim sistemini değiştirmiş olur.
kısacası işçiler de ekonomi de marx da yalan olur.
kıps.
Post-Marksizm'in iki ilişkili fakat farklı kullanımı vardır. ilk olarak, Post-Marksizm Doğu Avrupa ve Sovyetler Birliği'nde komünizmin çöküşü sonrasında ortaya çıkan duruma işaret edebilir.
1960'ların sonlarında komünizmin Sovyet paradigmasının zayıflaması,Maocu teorinin yükselişi ve Vietnam ile 1968 öğrenci isyanlarını yayınlayan ticari televizyonların ortaya çıkmasıyla başlamıştır. Devrimin büyük öykülerinin , kitle kültürünün ve komünizmin etkisini yitirmesi birçok teorisyenin çalışmalarını temellendirmek için bu kavramları kullanmasını zorlaştırdı. Bu da Post-Marksizmin ikinci anlamına neden olan düşünce akımını tetikledi. Böylece, Post-Marksizm, teorilerini Karl Marx'ın çalışmaları veya Marksistler üzerine kurmuş, fakat birçok açıdan bu teorilerin sınırlarını aşmış filozoflar ve sosyal teorisyenlerin çalışmalarını nitelendirmeye başladı.
1960'ların sonlarında komünizmin Sovyet paradigmasının zayıflaması,Maocu teorinin yükselişi ve Vietnam ile 1968 öğrenci isyanlarını yayınlayan ticari televizyonların ortaya çıkmasıyla başlamıştır. Devrimin büyük öykülerinin , kitle kültürünün ve komünizmin etkisini yitirmesi birçok teorisyenin çalışmalarını temellendirmek için bu kavramları kullanmasını zorlaştırdı. Bu da Post-Marksizmin ikinci anlamına neden olan düşünce akımını tetikledi. Böylece, Post-Marksizm, teorilerini Karl Marx'ın çalışmaları veya Marksistler üzerine kurmuş, fakat birçok açıdan bu teorilerin sınırlarını aşmış filozoflar ve sosyal teorisyenlerin çalışmalarını nitelendirmeye başladı.
post marksizimde politika sadece sınıfa indirgenemez. çünkü kimlikler önemlidir. bizim politikayı sınıfa indirgeyemeyecegimiz farklılıklarımız vardır. farklılıkların kendisini ortaya koyabileceği daha geniş bir politika ortamanın olması gerektiğini söyler.en önemli temsilcileri chantal mouffe ve ernesto laclau'dur. bu düşürler gramcsi'den hegemonya kavramını devralırlar.. post marksistlere göre politika bütün bir toplumsal yaşamda yürütülen bir faaliyettir. politika her türlü farklılığa farklı kimliğe açıktır.
hegemonya dediğimiz şey bütün farklılıkların politik mücadelesiyle ortaya çıkan göreli, geçici bir uzlaşıdır.
geçicidir çünkü liberal demokrasinin evrensel adalet kurallarının aslında evrensel olmadığını bu kuralların her zaman birilerinin lehine birilerinin aleyhine olduğunu düşünürler. bu nedenle hiç bir zaman gerçek bir uzlaşı sağlanamayacaktır. hegemonya kurulup yeniden bozulacaktır. bu nedenle de demokrasi hiç bir zaman tam olarak gerçekleşemeyecektir. çözüm agonistik demokrasidir. yani farklılıkların kendilerini politik alanda rahatça ifade edebildigi, 'biz'in 'öteki'yle mücadele içerisinde olduğu bir demokrasi. burda öteki bizim hem kabul ettiğimiz, saygı duyduğumuz bir şey hem de mücadele ettiğimiz bir şey. yani toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar bizle öteki arasında sürekli müacdeleyle belirlenecek, politikanın alanı genişleyecek, farkılıklar kendini ifade edebilecek, katılım artacak..
hegemonya dediğimiz şey bütün farklılıkların politik mücadelesiyle ortaya çıkan göreli, geçici bir uzlaşıdır.
geçicidir çünkü liberal demokrasinin evrensel adalet kurallarının aslında evrensel olmadığını bu kuralların her zaman birilerinin lehine birilerinin aleyhine olduğunu düşünürler. bu nedenle hiç bir zaman gerçek bir uzlaşı sağlanamayacaktır. hegemonya kurulup yeniden bozulacaktır. bu nedenle de demokrasi hiç bir zaman tam olarak gerçekleşemeyecektir. çözüm agonistik demokrasidir. yani farklılıkların kendilerini politik alanda rahatça ifade edebildigi, 'biz'in 'öteki'yle mücadele içerisinde olduğu bir demokrasi. burda öteki bizim hem kabul ettiğimiz, saygı duyduğumuz bir şey hem de mücadele ettiğimiz bir şey. yani toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar bizle öteki arasında sürekli müacdeleyle belirlenecek, politikanın alanı genişleyecek, farkılıklar kendini ifade edebilecek, katılım artacak..
klasik marksist dusunden farkli olarak siyaset ile ekonomik olan arasindaki baglantinin kalktigini, siyasetin artik ozerk olarak gorunmeye basladigini savunan gorustur. bu yaklasimda siyaset sinifa indirgenemez, buna bagli olarakta siyaseti sinifsal farkliliklar uzerinden anlamak imkansizdir.
90 lı yıllardan itibaren her değerin,herşeyin post 'unu türeten insanların marksizmden ufak ufak ve çaktırmadan liberalizme kaymalarını sağlayan ara mekan.ne dedikleri belli olmayan,iki tarafada yaranamamakla birlikte yakın zaman içinde ben liberal,serbest piyasayı kabullenip sadece insan hakları,çevre gibi konularda birkaç laf edip aranıza katılacağım diye sinyal verenlerdir.bir zaman sonra medyada iyi maaşlı bir yer kapmaları muhtemeldir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar