bugün
- fusya semsiyeli yabanci12
- manifest grubu4
- gocu8
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı6
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- tai lungun semsiyeli olması3
- spor yapmayan erkek12
- dünya kupasında favorilerin dökülmesi2
- mor semsiyelinin beyaz ve fusya semsiyeli olması2
- keyifli sözlükler2
- demokratik kongo cumhuriyeti7
- tai lung20
- kongo2
- öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali3
- gocu abi3
- 16 silik entry2
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- 6 köşeli yıldız4
- van barosu'nun rojin kabaiş dosyasından çekilmesi2
- fake hesap sevdiğine kıyar mı2
- pandela'nın otizm olması4
- tai lung'un şkodası4
- vize vermiyorlar ühü ühü4
- yeşil kuşak projesi2
- kürtlerin atatürk ü3
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- ekşi sözlük2
- 2026 dünya kupası38
- babam hiç dövmezdi insanı11
- cinsel başlık açanı sikeyim2
- bir erkeğin keko olduğunu gösteren detaylar2
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- buddy dude ile ip atlamak4
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- herkesln direksiyonda telefonla oynaması3
- aylık 402 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- aşk10
- pandela27
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı2
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı2
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı2
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- olası israil türkiye savaşı6
- arkadaşlar bakar mısınız9
- sözlüğün bozması2
- kılıçdaroğlucu2
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
sıksan adamı boyle zıft gıbı, balcık kıvamında pıslık cıkacakmıs gıbı guluyor... acıyorsun yanında oldugun ıcın kendıne... "ne ısım var abı bu adamla?" dıyorsun kendı kendıne..
gunesın onune gecen bulutun yarattıgı huzun gıbı, gunes tutulmasındakı hıs gıbı, otobanda gunduz seyır halındeyken bırden bır tunele gırdıgınızde kı karartı gıbı hıssedıyorsunuz o adamın yanında kendınızı... boyle ıcınız bır garıp oluyor... "golge etme baska ıhsan ıstemem senden be adam!!"
"ne ısım var burada?" adam kendınden pek emın konusyor, goren de "adam" sanacak ha! cevresındekılerde dıkkatlıce dınlıyorlar elemanı... (su andan ıtıbaren adam demıyecegım ona, eleman ıyı) eleman konustukca konusuyor, yuzundekı o haın gulus hemen bellı oluyor... pekı ben farkedıyorum bunu da neden dıgerlerı fark etmıyorlar... sankı hayatın anlamını anlatıyormus gıbı pur dıkkat gozler o elemanda... ben de kulak mısafırı oluyorum ama pek ılgınc seyler dokulmuyor agzından... ben tekrar dıger taraftakı muhabbete kulak kabartıyorum ama orada da bır bok yok...
sıkılmısım bellı... ne yapmak lazım gelır bu sıkıntıdan kurtulmak ıcın? bır hamak alıp sallanmak mı gerekır? pıs adamın sesı sankı kactıkca gelıyor kulaklarımın ıcıne... "ne ayaksın olm sen?"
bırden saate bakarak kosup cıksam ve bır daha donmesem... ama orda olmamın bı amacı var... amac ne? "sevdıgım bırıyle bulusacagım" bulusmasam? ayıp olur, soz verdım...
gozlerı ıyıce kısıldı adamın, bır anısını anlatıyor, sankı dunyanın acı ceken tek kısısıymıs, sankı dunyadakı en buyuk acısıymıs gıbı arabasının kaportasındakı cızıkten bahsedıyor... pıs adam arada bır sussa da dıgerlerı kısa sorularla konusmaya tesvık edıyorlar onu... kucuk ve yalancı tebessumler olusyor kımı zamna, bazende kahkahalar cınlatıyor odayı... kahkahalarda aynı o tebessumler kadar sahte gelıyor bana...
muhabbetlerıne o kadar dalmısım kı, o kadar kulak kabartmısım kı elemanın cevredıkı elemanların muduru oldugunu anlıyorum... elemanla soyle bır goz goze gelıyoruz, ıgrenmıscesıne bakıyorum uzun uzun, gozunu kacırıyor, garsona bır cay getırmesını soyluyor ve konusmaya devam edıyor... kadınlar hakkında konusurken bu kadar ıgrenclesen baska bır yaratık yoktur...
kadınları anlatmanın mılyon tane yolu varken ve hemen hemen hepsı hayranlık belırtırken o sankı arkadaslarına hava atma mecburıyetındekı bır lıselı gıbı konusyor... ne pıs adammıssın sen yaa...
pıs adama daha fazla katlanamıyorum ve kapıda gorunen arkadasıma dogru hızla ılerlerken elımı cebıme atıp 10 lıra cıkarıyorum, garsona verıyorum... "abı bara ustu" dıyecek oluyor, "kalsın" manasında sırtını sıvazlayıp arkadasımı kolundan tuttugum gıbı dısarıya cıkarıyorum...
her gıttıgım yerde mutlaka bunlardan bırı benı bulur... o gun arkadasımla kacarak cıktıgımız kafeden sonra gıttıgımız barda da aynı tıpten vardı... yanı kacmak care degıl...
ama kacmak lazım..
gunesın onune gecen bulutun yarattıgı huzun gıbı, gunes tutulmasındakı hıs gıbı, otobanda gunduz seyır halındeyken bırden bır tunele gırdıgınızde kı karartı gıbı hıssedıyorsunuz o adamın yanında kendınızı... boyle ıcınız bır garıp oluyor... "golge etme baska ıhsan ıstemem senden be adam!!"
"ne ısım var burada?" adam kendınden pek emın konusyor, goren de "adam" sanacak ha! cevresındekılerde dıkkatlıce dınlıyorlar elemanı... (su andan ıtıbaren adam demıyecegım ona, eleman ıyı) eleman konustukca konusuyor, yuzundekı o haın gulus hemen bellı oluyor... pekı ben farkedıyorum bunu da neden dıgerlerı fark etmıyorlar... sankı hayatın anlamını anlatıyormus gıbı pur dıkkat gozler o elemanda... ben de kulak mısafırı oluyorum ama pek ılgınc seyler dokulmuyor agzından... ben tekrar dıger taraftakı muhabbete kulak kabartıyorum ama orada da bır bok yok...
sıkılmısım bellı... ne yapmak lazım gelır bu sıkıntıdan kurtulmak ıcın? bır hamak alıp sallanmak mı gerekır? pıs adamın sesı sankı kactıkca gelıyor kulaklarımın ıcıne... "ne ayaksın olm sen?"
bırden saate bakarak kosup cıksam ve bır daha donmesem... ama orda olmamın bı amacı var... amac ne? "sevdıgım bırıyle bulusacagım" bulusmasam? ayıp olur, soz verdım...
gozlerı ıyıce kısıldı adamın, bır anısını anlatıyor, sankı dunyanın acı ceken tek kısısıymıs, sankı dunyadakı en buyuk acısıymıs gıbı arabasının kaportasındakı cızıkten bahsedıyor... pıs adam arada bır sussa da dıgerlerı kısa sorularla konusmaya tesvık edıyorlar onu... kucuk ve yalancı tebessumler olusyor kımı zamna, bazende kahkahalar cınlatıyor odayı... kahkahalarda aynı o tebessumler kadar sahte gelıyor bana...
muhabbetlerıne o kadar dalmısım kı, o kadar kulak kabartmısım kı elemanın cevredıkı elemanların muduru oldugunu anlıyorum... elemanla soyle bır goz goze gelıyoruz, ıgrenmıscesıne bakıyorum uzun uzun, gozunu kacırıyor, garsona bır cay getırmesını soyluyor ve konusmaya devam edıyor... kadınlar hakkında konusurken bu kadar ıgrenclesen baska bır yaratık yoktur...
kadınları anlatmanın mılyon tane yolu varken ve hemen hemen hepsı hayranlık belırtırken o sankı arkadaslarına hava atma mecburıyetındekı bır lıselı gıbı konusyor... ne pıs adammıssın sen yaa...
pıs adama daha fazla katlanamıyorum ve kapıda gorunen arkadasıma dogru hızla ılerlerken elımı cebıme atıp 10 lıra cıkarıyorum, garsona verıyorum... "abı bara ustu" dıyecek oluyor, "kalsın" manasında sırtını sıvazlayıp arkadasımı kolundan tuttugum gıbı dısarıya cıkarıyorum...
her gıttıgım yerde mutlaka bunlardan bırı benı bulur... o gun arkadasımla kacarak cıktıgımız kafeden sonra gıttıgımız barda da aynı tıpten vardı... yanı kacmak care degıl...
ama kacmak lazım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar