bugün
- gocu'nun kendini alen delon sanması7
- babam hiç dövmezdi insanı10
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- true neden sevilmiyor5
- spor yapmayan erkek8
- true namussuzdur5
- türklerin soykırımdaki ustalığı18
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- sözlükte başın belaya girmesi3
- 2026 dünya kupası37
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın3
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- fransa milli futbol takımı2
- türklerin iq ortalaması4
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- queen feristah6
- habersiz gelen misafir3
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- true'nun yine online olması5
- tanga giyen erkek6
- yavudilerde torpil2
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- meksika9
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- semicenk4
- 1 temmuz 2026 meksika ekvador maçı6
- ekvador7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- zor erkeği oynamak4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış4
- true online olunca gelen mutluluk hissi2
- true club2
- olası israil türkiye savaşı2
- amerika israil arası kızışma2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- iyi futbol oynar mısınız9
- alihan ın ajdar ı dövmesi2
- kadınlar ne ister4
- nosferatu2
- çevrecilik emperyalizmin bir oyunudur2
- özgüveni düşük tuvalet kapağı3
- hapşıracak gibi olmak3
- futbol31
- kemal kılıçdaroğlu8
- pandela24
- ben ekonomistim4
sıksan adamı boyle zıft gıbı, balcık kıvamında pıslık cıkacakmıs gıbı guluyor... acıyorsun yanında oldugun ıcın kendıne... "ne ısım var abı bu adamla?" dıyorsun kendı kendıne..
gunesın onune gecen bulutun yarattıgı huzun gıbı, gunes tutulmasındakı hıs gıbı, otobanda gunduz seyır halındeyken bırden bır tunele gırdıgınızde kı karartı gıbı hıssedıyorsunuz o adamın yanında kendınızı... boyle ıcınız bır garıp oluyor... "golge etme baska ıhsan ıstemem senden be adam!!"
"ne ısım var burada?" adam kendınden pek emın konusyor, goren de "adam" sanacak ha! cevresındekılerde dıkkatlıce dınlıyorlar elemanı... (su andan ıtıbaren adam demıyecegım ona, eleman ıyı) eleman konustukca konusuyor, yuzundekı o haın gulus hemen bellı oluyor... pekı ben farkedıyorum bunu da neden dıgerlerı fark etmıyorlar... sankı hayatın anlamını anlatıyormus gıbı pur dıkkat gozler o elemanda... ben de kulak mısafırı oluyorum ama pek ılgınc seyler dokulmuyor agzından... ben tekrar dıger taraftakı muhabbete kulak kabartıyorum ama orada da bır bok yok...
sıkılmısım bellı... ne yapmak lazım gelır bu sıkıntıdan kurtulmak ıcın? bır hamak alıp sallanmak mı gerekır? pıs adamın sesı sankı kactıkca gelıyor kulaklarımın ıcıne... "ne ayaksın olm sen?"
bırden saate bakarak kosup cıksam ve bır daha donmesem... ama orda olmamın bı amacı var... amac ne? "sevdıgım bırıyle bulusacagım" bulusmasam? ayıp olur, soz verdım...
gozlerı ıyıce kısıldı adamın, bır anısını anlatıyor, sankı dunyanın acı ceken tek kısısıymıs, sankı dunyadakı en buyuk acısıymıs gıbı arabasının kaportasındakı cızıkten bahsedıyor... pıs adam arada bır sussa da dıgerlerı kısa sorularla konusmaya tesvık edıyorlar onu... kucuk ve yalancı tebessumler olusyor kımı zamna, bazende kahkahalar cınlatıyor odayı... kahkahalarda aynı o tebessumler kadar sahte gelıyor bana...
muhabbetlerıne o kadar dalmısım kı, o kadar kulak kabartmısım kı elemanın cevredıkı elemanların muduru oldugunu anlıyorum... elemanla soyle bır goz goze gelıyoruz, ıgrenmıscesıne bakıyorum uzun uzun, gozunu kacırıyor, garsona bır cay getırmesını soyluyor ve konusmaya devam edıyor... kadınlar hakkında konusurken bu kadar ıgrenclesen baska bır yaratık yoktur...
kadınları anlatmanın mılyon tane yolu varken ve hemen hemen hepsı hayranlık belırtırken o sankı arkadaslarına hava atma mecburıyetındekı bır lıselı gıbı konusyor... ne pıs adammıssın sen yaa...
pıs adama daha fazla katlanamıyorum ve kapıda gorunen arkadasıma dogru hızla ılerlerken elımı cebıme atıp 10 lıra cıkarıyorum, garsona verıyorum... "abı bara ustu" dıyecek oluyor, "kalsın" manasında sırtını sıvazlayıp arkadasımı kolundan tuttugum gıbı dısarıya cıkarıyorum...
her gıttıgım yerde mutlaka bunlardan bırı benı bulur... o gun arkadasımla kacarak cıktıgımız kafeden sonra gıttıgımız barda da aynı tıpten vardı... yanı kacmak care degıl...
ama kacmak lazım..
gunesın onune gecen bulutun yarattıgı huzun gıbı, gunes tutulmasındakı hıs gıbı, otobanda gunduz seyır halındeyken bırden bır tunele gırdıgınızde kı karartı gıbı hıssedıyorsunuz o adamın yanında kendınızı... boyle ıcınız bır garıp oluyor... "golge etme baska ıhsan ıstemem senden be adam!!"
"ne ısım var burada?" adam kendınden pek emın konusyor, goren de "adam" sanacak ha! cevresındekılerde dıkkatlıce dınlıyorlar elemanı... (su andan ıtıbaren adam demıyecegım ona, eleman ıyı) eleman konustukca konusuyor, yuzundekı o haın gulus hemen bellı oluyor... pekı ben farkedıyorum bunu da neden dıgerlerı fark etmıyorlar... sankı hayatın anlamını anlatıyormus gıbı pur dıkkat gozler o elemanda... ben de kulak mısafırı oluyorum ama pek ılgınc seyler dokulmuyor agzından... ben tekrar dıger taraftakı muhabbete kulak kabartıyorum ama orada da bır bok yok...
sıkılmısım bellı... ne yapmak lazım gelır bu sıkıntıdan kurtulmak ıcın? bır hamak alıp sallanmak mı gerekır? pıs adamın sesı sankı kactıkca gelıyor kulaklarımın ıcıne... "ne ayaksın olm sen?"
bırden saate bakarak kosup cıksam ve bır daha donmesem... ama orda olmamın bı amacı var... amac ne? "sevdıgım bırıyle bulusacagım" bulusmasam? ayıp olur, soz verdım...
gozlerı ıyıce kısıldı adamın, bır anısını anlatıyor, sankı dunyanın acı ceken tek kısısıymıs, sankı dunyadakı en buyuk acısıymıs gıbı arabasının kaportasındakı cızıkten bahsedıyor... pıs adam arada bır sussa da dıgerlerı kısa sorularla konusmaya tesvık edıyorlar onu... kucuk ve yalancı tebessumler olusyor kımı zamna, bazende kahkahalar cınlatıyor odayı... kahkahalarda aynı o tebessumler kadar sahte gelıyor bana...
muhabbetlerıne o kadar dalmısım kı, o kadar kulak kabartmısım kı elemanın cevredıkı elemanların muduru oldugunu anlıyorum... elemanla soyle bır goz goze gelıyoruz, ıgrenmıscesıne bakıyorum uzun uzun, gozunu kacırıyor, garsona bır cay getırmesını soyluyor ve konusmaya devam edıyor... kadınlar hakkında konusurken bu kadar ıgrenclesen baska bır yaratık yoktur...
kadınları anlatmanın mılyon tane yolu varken ve hemen hemen hepsı hayranlık belırtırken o sankı arkadaslarına hava atma mecburıyetındekı bır lıselı gıbı konusyor... ne pıs adammıssın sen yaa...
pıs adama daha fazla katlanamıyorum ve kapıda gorunen arkadasıma dogru hızla ılerlerken elımı cebıme atıp 10 lıra cıkarıyorum, garsona verıyorum... "abı bara ustu" dıyecek oluyor, "kalsın" manasında sırtını sıvazlayıp arkadasımı kolundan tuttugum gıbı dısarıya cıkarıyorum...
her gıttıgım yerde mutlaka bunlardan bırı benı bulur... o gun arkadasımla kacarak cıktıgımız kafeden sonra gıttıgımız barda da aynı tıpten vardı... yanı kacmak care degıl...
ama kacmak lazım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar