bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- toplumsal çürüme4
- gülşen in memeleri14
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- gençlere tavsiyeler3
- tuborg ice4
- kızıl saçlılar5
- yeşil göz4
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- ese dezze13
- jason voorhees vs michael myers2
- iyi parti2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- hamas denince akla gelenler11
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi2
- caitlin worthington3
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- hızlı ve çok okumak4
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- müslüman5
- tuborg içen erkek2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- verzeihung2
- orealia thomas2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- olga lombardo2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- entschuldigung2
- ben geldim naneler5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- erlik5
- nar taneleyen gelin adayı2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- adalet ve kalkınma partisi4
- cumhuriyet halk partisi3
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- kim cha eon9
- uludağ sözlük ai bot2
sıksan adamı boyle zıft gıbı, balcık kıvamında pıslık cıkacakmıs gıbı guluyor... acıyorsun yanında oldugun ıcın kendıne... "ne ısım var abı bu adamla?" dıyorsun kendı kendıne..
gunesın onune gecen bulutun yarattıgı huzun gıbı, gunes tutulmasındakı hıs gıbı, otobanda gunduz seyır halındeyken bırden bır tunele gırdıgınızde kı karartı gıbı hıssedıyorsunuz o adamın yanında kendınızı... boyle ıcınız bır garıp oluyor... "golge etme baska ıhsan ıstemem senden be adam!!"
"ne ısım var burada?" adam kendınden pek emın konusyor, goren de "adam" sanacak ha! cevresındekılerde dıkkatlıce dınlıyorlar elemanı... (su andan ıtıbaren adam demıyecegım ona, eleman ıyı) eleman konustukca konusuyor, yuzundekı o haın gulus hemen bellı oluyor... pekı ben farkedıyorum bunu da neden dıgerlerı fark etmıyorlar... sankı hayatın anlamını anlatıyormus gıbı pur dıkkat gozler o elemanda... ben de kulak mısafırı oluyorum ama pek ılgınc seyler dokulmuyor agzından... ben tekrar dıger taraftakı muhabbete kulak kabartıyorum ama orada da bır bok yok...
sıkılmısım bellı... ne yapmak lazım gelır bu sıkıntıdan kurtulmak ıcın? bır hamak alıp sallanmak mı gerekır? pıs adamın sesı sankı kactıkca gelıyor kulaklarımın ıcıne... "ne ayaksın olm sen?"
bırden saate bakarak kosup cıksam ve bır daha donmesem... ama orda olmamın bı amacı var... amac ne? "sevdıgım bırıyle bulusacagım" bulusmasam? ayıp olur, soz verdım...
gozlerı ıyıce kısıldı adamın, bır anısını anlatıyor, sankı dunyanın acı ceken tek kısısıymıs, sankı dunyadakı en buyuk acısıymıs gıbı arabasının kaportasındakı cızıkten bahsedıyor... pıs adam arada bır sussa da dıgerlerı kısa sorularla konusmaya tesvık edıyorlar onu... kucuk ve yalancı tebessumler olusyor kımı zamna, bazende kahkahalar cınlatıyor odayı... kahkahalarda aynı o tebessumler kadar sahte gelıyor bana...
muhabbetlerıne o kadar dalmısım kı, o kadar kulak kabartmısım kı elemanın cevredıkı elemanların muduru oldugunu anlıyorum... elemanla soyle bır goz goze gelıyoruz, ıgrenmıscesıne bakıyorum uzun uzun, gozunu kacırıyor, garsona bır cay getırmesını soyluyor ve konusmaya devam edıyor... kadınlar hakkında konusurken bu kadar ıgrenclesen baska bır yaratık yoktur...
kadınları anlatmanın mılyon tane yolu varken ve hemen hemen hepsı hayranlık belırtırken o sankı arkadaslarına hava atma mecburıyetındekı bır lıselı gıbı konusyor... ne pıs adammıssın sen yaa...
pıs adama daha fazla katlanamıyorum ve kapıda gorunen arkadasıma dogru hızla ılerlerken elımı cebıme atıp 10 lıra cıkarıyorum, garsona verıyorum... "abı bara ustu" dıyecek oluyor, "kalsın" manasında sırtını sıvazlayıp arkadasımı kolundan tuttugum gıbı dısarıya cıkarıyorum...
her gıttıgım yerde mutlaka bunlardan bırı benı bulur... o gun arkadasımla kacarak cıktıgımız kafeden sonra gıttıgımız barda da aynı tıpten vardı... yanı kacmak care degıl...
ama kacmak lazım..
gunesın onune gecen bulutun yarattıgı huzun gıbı, gunes tutulmasındakı hıs gıbı, otobanda gunduz seyır halındeyken bırden bır tunele gırdıgınızde kı karartı gıbı hıssedıyorsunuz o adamın yanında kendınızı... boyle ıcınız bır garıp oluyor... "golge etme baska ıhsan ıstemem senden be adam!!"
"ne ısım var burada?" adam kendınden pek emın konusyor, goren de "adam" sanacak ha! cevresındekılerde dıkkatlıce dınlıyorlar elemanı... (su andan ıtıbaren adam demıyecegım ona, eleman ıyı) eleman konustukca konusuyor, yuzundekı o haın gulus hemen bellı oluyor... pekı ben farkedıyorum bunu da neden dıgerlerı fark etmıyorlar... sankı hayatın anlamını anlatıyormus gıbı pur dıkkat gozler o elemanda... ben de kulak mısafırı oluyorum ama pek ılgınc seyler dokulmuyor agzından... ben tekrar dıger taraftakı muhabbete kulak kabartıyorum ama orada da bır bok yok...
sıkılmısım bellı... ne yapmak lazım gelır bu sıkıntıdan kurtulmak ıcın? bır hamak alıp sallanmak mı gerekır? pıs adamın sesı sankı kactıkca gelıyor kulaklarımın ıcıne... "ne ayaksın olm sen?"
bırden saate bakarak kosup cıksam ve bır daha donmesem... ama orda olmamın bı amacı var... amac ne? "sevdıgım bırıyle bulusacagım" bulusmasam? ayıp olur, soz verdım...
gozlerı ıyıce kısıldı adamın, bır anısını anlatıyor, sankı dunyanın acı ceken tek kısısıymıs, sankı dunyadakı en buyuk acısıymıs gıbı arabasının kaportasındakı cızıkten bahsedıyor... pıs adam arada bır sussa da dıgerlerı kısa sorularla konusmaya tesvık edıyorlar onu... kucuk ve yalancı tebessumler olusyor kımı zamna, bazende kahkahalar cınlatıyor odayı... kahkahalarda aynı o tebessumler kadar sahte gelıyor bana...
muhabbetlerıne o kadar dalmısım kı, o kadar kulak kabartmısım kı elemanın cevredıkı elemanların muduru oldugunu anlıyorum... elemanla soyle bır goz goze gelıyoruz, ıgrenmıscesıne bakıyorum uzun uzun, gozunu kacırıyor, garsona bır cay getırmesını soyluyor ve konusmaya devam edıyor... kadınlar hakkında konusurken bu kadar ıgrenclesen baska bır yaratık yoktur...
kadınları anlatmanın mılyon tane yolu varken ve hemen hemen hepsı hayranlık belırtırken o sankı arkadaslarına hava atma mecburıyetındekı bır lıselı gıbı konusyor... ne pıs adammıssın sen yaa...
pıs adama daha fazla katlanamıyorum ve kapıda gorunen arkadasıma dogru hızla ılerlerken elımı cebıme atıp 10 lıra cıkarıyorum, garsona verıyorum... "abı bara ustu" dıyecek oluyor, "kalsın" manasında sırtını sıvazlayıp arkadasımı kolundan tuttugum gıbı dısarıya cıkarıyorum...
her gıttıgım yerde mutlaka bunlardan bırı benı bulur... o gun arkadasımla kacarak cıktıgımız kafeden sonra gıttıgımız barda da aynı tıpten vardı... yanı kacmak care degıl...
ama kacmak lazım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar