bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi6
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- gammaz mesaisi4
- askerde özlenen şeyler5
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler4
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- burun karıştırmak5
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- bir önceki entryi devam ettir4
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey2
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- pazar günü aktiviteleri3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- soğuk havaların resmi içeceği2
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- helin elveren3
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- terhis oluyorum sözlük25
- yazarların işlediği günahlar15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- hayat bilgisi ürperi2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- scream 82
- felsefe öğretmenin ironisi3
- kahvaltı yapmak2
- onur babacan3
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- 7 kasım 2026 aliağa muşspor maçı2
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- cimbom baba2
Aşağılığın biriyim ben, üstüne bir de cesaretsizliği koy! Eder mi sana korkak bir adem/Havva! Ne istediğini bilenim en cancanlı kelimelerle ve dahi süslemeli yaşam nutukları ile de, en değersiziyim bir böcekten bile, ruhumu satan; hayatın garanticiliğine. Korkağım işte, bunu diyorum en açık haliyle.
Ama bana aferini ver şimdi, en azından kendine dürüstlerdenim.
Bok kokulu yaşam çukurlarının içinde olan hissi/hisli biriyim işte.
Atom bombası atılır, savaşta nice suçsuz-günahsızlar ölür, mülteciler oluşuverir kendi topraklarında aidiyetliklerinin ellerinden hayvan gibi alınması ile, sevişmeler birkaç dakikalık kas kasılmalarına sıkıştırılır, ki doyurulamayan aslında zihinde bir şeylerin eksikliğidir; para hükümdardır, altında yatan zaten belli; güç istenci! Sözler boşlukta sallanır, urgan ipinin kalınlığı çok gelirde ucuna, kim takar müdahaleleri dercesine devam eder akış. Kare dondurulduğunda ortaya çıkan manzara dehşet saçacağından, replikler ezberlenir, işte ezber bu yüzden bozulmaz encümeninde.
Sessizlikler seni de mi boğuyor yoksa? Aç pencereni, bir çığlıkta sen basıver hayata! Deli sanmalarından da sakın korkma. Her deli yaftası konulanda bayatladı zira.
Delilik nedir? Nerede takılı kalmaktır yaşamın ucundan, kıyısına?
Bir de sen de bilirsin, zaman içinde gırla almış başını giden "sen farklısın" söylemleri; avuç avuç. ilmeği alıp geçirmek var ümüklerine. Biri bana, "sen hümanistsin" mi dedi fısıltıyla! Haklısın, ben de 'farklıydım' onların söylemlerinizce. Ohh, ne ala!.. Ezber vardı değil mi repliklerde? Off, afedersin, unutmuşum da.
Bir hayata dokunmak, parmaklarının ucuyla; ve yine ayak parmaklarının ucunda yürümek uzanan bu yolda... sözün bittiği, daha çok ruhların konuştuğu bir alem olsun acuzeliğiyle. Yani erdem denilen içi boşaltılmış safsata olmasın diyorum çığlıklarımla. Anlasana!..
Her şey insan doğasına uygunluğuyla; parçalamak, küfürleri savurmak, tüketmek, kaybetmek; yok olmak-küllerinden yeniden doğurmak-doğmak. Son zamanlarda ne düşünüyorum biliyor musun; rezillik daha da bir yüceltiyor insanı, tanrı katında. Sen ne dersin buna? içte olanın dışa yansımalı halleri işte bu da. inan çok samimiyim; hayvan taraflarımızı bunca gizlemenin bedelini ödüyoruz belki de yüz yıllarca. Kemikten ete bürünmüş vücutlarda, iki geri bir ileri sayıp duyuyoruz ihtiraslarla. Maske, insan siluetinde. Off, tehlike çok büyük!
Bir güvensiz haller var bu aralar bende. Bildiğim tüm kelimelerin anlamına bakıyorum sözlüklerden tekrar tekrar. Kaçırdığım bir nokta var mı diye. Ya da belki de kaçışların adıdır bu; görmeye korkulanı ben bulurum da, belki de cesaretimi toplayıp dillendiririm, yetinmeyip bir de yaşayabilirim diye.
Demiştim değil mi, ezberler zor bozulur, alışkanlıkların derin yarası yıllara sinmiştir, kurtulmak ne kadar zaman alır ve aslında nasıl da korkulur çokça.
içki içmek?
Hı hıı, çok ihtiyacım var bu aralar. Hayatı anlamayı bırakmalı yarına, zaten her şey bir ertelemece oldu son zamanlarda yaşamımda.
Ölen/kalan her ne varsa, içinde sıkışsın bu aralar. Anlamları zorlamak sonraya, en sonraya...
Sen bunu oku özgünce, bu yeter şimdilik bana, bana kalacak olanından ayrıca.
Ama bana aferini ver şimdi, en azından kendine dürüstlerdenim.
Bok kokulu yaşam çukurlarının içinde olan hissi/hisli biriyim işte.
Atom bombası atılır, savaşta nice suçsuz-günahsızlar ölür, mülteciler oluşuverir kendi topraklarında aidiyetliklerinin ellerinden hayvan gibi alınması ile, sevişmeler birkaç dakikalık kas kasılmalarına sıkıştırılır, ki doyurulamayan aslında zihinde bir şeylerin eksikliğidir; para hükümdardır, altında yatan zaten belli; güç istenci! Sözler boşlukta sallanır, urgan ipinin kalınlığı çok gelirde ucuna, kim takar müdahaleleri dercesine devam eder akış. Kare dondurulduğunda ortaya çıkan manzara dehşet saçacağından, replikler ezberlenir, işte ezber bu yüzden bozulmaz encümeninde.
Sessizlikler seni de mi boğuyor yoksa? Aç pencereni, bir çığlıkta sen basıver hayata! Deli sanmalarından da sakın korkma. Her deli yaftası konulanda bayatladı zira.
Delilik nedir? Nerede takılı kalmaktır yaşamın ucundan, kıyısına?
Bir de sen de bilirsin, zaman içinde gırla almış başını giden "sen farklısın" söylemleri; avuç avuç. ilmeği alıp geçirmek var ümüklerine. Biri bana, "sen hümanistsin" mi dedi fısıltıyla! Haklısın, ben de 'farklıydım' onların söylemlerinizce. Ohh, ne ala!.. Ezber vardı değil mi repliklerde? Off, afedersin, unutmuşum da.
Bir hayata dokunmak, parmaklarının ucuyla; ve yine ayak parmaklarının ucunda yürümek uzanan bu yolda... sözün bittiği, daha çok ruhların konuştuğu bir alem olsun acuzeliğiyle. Yani erdem denilen içi boşaltılmış safsata olmasın diyorum çığlıklarımla. Anlasana!..
Her şey insan doğasına uygunluğuyla; parçalamak, küfürleri savurmak, tüketmek, kaybetmek; yok olmak-küllerinden yeniden doğurmak-doğmak. Son zamanlarda ne düşünüyorum biliyor musun; rezillik daha da bir yüceltiyor insanı, tanrı katında. Sen ne dersin buna? içte olanın dışa yansımalı halleri işte bu da. inan çok samimiyim; hayvan taraflarımızı bunca gizlemenin bedelini ödüyoruz belki de yüz yıllarca. Kemikten ete bürünmüş vücutlarda, iki geri bir ileri sayıp duyuyoruz ihtiraslarla. Maske, insan siluetinde. Off, tehlike çok büyük!
Bir güvensiz haller var bu aralar bende. Bildiğim tüm kelimelerin anlamına bakıyorum sözlüklerden tekrar tekrar. Kaçırdığım bir nokta var mı diye. Ya da belki de kaçışların adıdır bu; görmeye korkulanı ben bulurum da, belki de cesaretimi toplayıp dillendiririm, yetinmeyip bir de yaşayabilirim diye.
Demiştim değil mi, ezberler zor bozulur, alışkanlıkların derin yarası yıllara sinmiştir, kurtulmak ne kadar zaman alır ve aslında nasıl da korkulur çokça.
içki içmek?
Hı hıı, çok ihtiyacım var bu aralar. Hayatı anlamayı bırakmalı yarına, zaten her şey bir ertelemece oldu son zamanlarda yaşamımda.
Ölen/kalan her ne varsa, içinde sıkışsın bu aralar. Anlamları zorlamak sonraya, en sonraya...
Sen bunu oku özgünce, bu yeter şimdilik bana, bana kalacak olanından ayrıca.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com