bugün
- herkes yatmış görünüyor3
- manifest dinleyen erkek11
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- eğitimde sınav sistemi2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- sudekiray3
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- komik olmayan komedyen2
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- berrak tüzünataç3
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- mesele ne senin benden ayrılman3
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- yaz yemekleri5
- taşak sütyeni2
- gulmekicinyaratilmis11
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- insan zamandan ibarettir3
- tofaş2
- spiderman mi döver batman mi5
- trabzonspor7
- mauro icardi3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- gocu4
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- stres yönetimi6
- birleşik krallık3
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- elalem ne der4
- almanya5
- ispanya7
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- petrol4
- gocu bay bey birader3
- dost2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
Aşağılığın biriyim ben, üstüne bir de cesaretsizliği koy! Eder mi sana korkak bir adem/Havva! Ne istediğini bilenim en cancanlı kelimelerle ve dahi süslemeli yaşam nutukları ile de, en değersiziyim bir böcekten bile, ruhumu satan; hayatın garanticiliğine. Korkağım işte, bunu diyorum en açık haliyle.
Ama bana aferini ver şimdi, en azından kendine dürüstlerdenim.
Bok kokulu yaşam çukurlarının içinde olan hissi/hisli biriyim işte.
Atom bombası atılır, savaşta nice suçsuz-günahsızlar ölür, mülteciler oluşuverir kendi topraklarında aidiyetliklerinin ellerinden hayvan gibi alınması ile, sevişmeler birkaç dakikalık kas kasılmalarına sıkıştırılır, ki doyurulamayan aslında zihinde bir şeylerin eksikliğidir; para hükümdardır, altında yatan zaten belli; güç istenci! Sözler boşlukta sallanır, urgan ipinin kalınlığı çok gelirde ucuna, kim takar müdahaleleri dercesine devam eder akış. Kare dondurulduğunda ortaya çıkan manzara dehşet saçacağından, replikler ezberlenir, işte ezber bu yüzden bozulmaz encümeninde.
Sessizlikler seni de mi boğuyor yoksa? Aç pencereni, bir çığlıkta sen basıver hayata! Deli sanmalarından da sakın korkma. Her deli yaftası konulanda bayatladı zira.
Delilik nedir? Nerede takılı kalmaktır yaşamın ucundan, kıyısına?
Bir de sen de bilirsin, zaman içinde gırla almış başını giden "sen farklısın" söylemleri; avuç avuç. ilmeği alıp geçirmek var ümüklerine. Biri bana, "sen hümanistsin" mi dedi fısıltıyla! Haklısın, ben de 'farklıydım' onların söylemlerinizce. Ohh, ne ala!.. Ezber vardı değil mi repliklerde? Off, afedersin, unutmuşum da.
Bir hayata dokunmak, parmaklarının ucuyla; ve yine ayak parmaklarının ucunda yürümek uzanan bu yolda... sözün bittiği, daha çok ruhların konuştuğu bir alem olsun acuzeliğiyle. Yani erdem denilen içi boşaltılmış safsata olmasın diyorum çığlıklarımla. Anlasana!..
Her şey insan doğasına uygunluğuyla; parçalamak, küfürleri savurmak, tüketmek, kaybetmek; yok olmak-küllerinden yeniden doğurmak-doğmak. Son zamanlarda ne düşünüyorum biliyor musun; rezillik daha da bir yüceltiyor insanı, tanrı katında. Sen ne dersin buna? içte olanın dışa yansımalı halleri işte bu da. inan çok samimiyim; hayvan taraflarımızı bunca gizlemenin bedelini ödüyoruz belki de yüz yıllarca. Kemikten ete bürünmüş vücutlarda, iki geri bir ileri sayıp duyuyoruz ihtiraslarla. Maske, insan siluetinde. Off, tehlike çok büyük!
Bir güvensiz haller var bu aralar bende. Bildiğim tüm kelimelerin anlamına bakıyorum sözlüklerden tekrar tekrar. Kaçırdığım bir nokta var mı diye. Ya da belki de kaçışların adıdır bu; görmeye korkulanı ben bulurum da, belki de cesaretimi toplayıp dillendiririm, yetinmeyip bir de yaşayabilirim diye.
Demiştim değil mi, ezberler zor bozulur, alışkanlıkların derin yarası yıllara sinmiştir, kurtulmak ne kadar zaman alır ve aslında nasıl da korkulur çokça.
içki içmek?
Hı hıı, çok ihtiyacım var bu aralar. Hayatı anlamayı bırakmalı yarına, zaten her şey bir ertelemece oldu son zamanlarda yaşamımda.
Ölen/kalan her ne varsa, içinde sıkışsın bu aralar. Anlamları zorlamak sonraya, en sonraya...
Sen bunu oku özgünce, bu yeter şimdilik bana, bana kalacak olanından ayrıca.
Ama bana aferini ver şimdi, en azından kendine dürüstlerdenim.
Bok kokulu yaşam çukurlarının içinde olan hissi/hisli biriyim işte.
Atom bombası atılır, savaşta nice suçsuz-günahsızlar ölür, mülteciler oluşuverir kendi topraklarında aidiyetliklerinin ellerinden hayvan gibi alınması ile, sevişmeler birkaç dakikalık kas kasılmalarına sıkıştırılır, ki doyurulamayan aslında zihinde bir şeylerin eksikliğidir; para hükümdardır, altında yatan zaten belli; güç istenci! Sözler boşlukta sallanır, urgan ipinin kalınlığı çok gelirde ucuna, kim takar müdahaleleri dercesine devam eder akış. Kare dondurulduğunda ortaya çıkan manzara dehşet saçacağından, replikler ezberlenir, işte ezber bu yüzden bozulmaz encümeninde.
Sessizlikler seni de mi boğuyor yoksa? Aç pencereni, bir çığlıkta sen basıver hayata! Deli sanmalarından da sakın korkma. Her deli yaftası konulanda bayatladı zira.
Delilik nedir? Nerede takılı kalmaktır yaşamın ucundan, kıyısına?
Bir de sen de bilirsin, zaman içinde gırla almış başını giden "sen farklısın" söylemleri; avuç avuç. ilmeği alıp geçirmek var ümüklerine. Biri bana, "sen hümanistsin" mi dedi fısıltıyla! Haklısın, ben de 'farklıydım' onların söylemlerinizce. Ohh, ne ala!.. Ezber vardı değil mi repliklerde? Off, afedersin, unutmuşum da.
Bir hayata dokunmak, parmaklarının ucuyla; ve yine ayak parmaklarının ucunda yürümek uzanan bu yolda... sözün bittiği, daha çok ruhların konuştuğu bir alem olsun acuzeliğiyle. Yani erdem denilen içi boşaltılmış safsata olmasın diyorum çığlıklarımla. Anlasana!..
Her şey insan doğasına uygunluğuyla; parçalamak, küfürleri savurmak, tüketmek, kaybetmek; yok olmak-küllerinden yeniden doğurmak-doğmak. Son zamanlarda ne düşünüyorum biliyor musun; rezillik daha da bir yüceltiyor insanı, tanrı katında. Sen ne dersin buna? içte olanın dışa yansımalı halleri işte bu da. inan çok samimiyim; hayvan taraflarımızı bunca gizlemenin bedelini ödüyoruz belki de yüz yıllarca. Kemikten ete bürünmüş vücutlarda, iki geri bir ileri sayıp duyuyoruz ihtiraslarla. Maske, insan siluetinde. Off, tehlike çok büyük!
Bir güvensiz haller var bu aralar bende. Bildiğim tüm kelimelerin anlamına bakıyorum sözlüklerden tekrar tekrar. Kaçırdığım bir nokta var mı diye. Ya da belki de kaçışların adıdır bu; görmeye korkulanı ben bulurum da, belki de cesaretimi toplayıp dillendiririm, yetinmeyip bir de yaşayabilirim diye.
Demiştim değil mi, ezberler zor bozulur, alışkanlıkların derin yarası yıllara sinmiştir, kurtulmak ne kadar zaman alır ve aslında nasıl da korkulur çokça.
içki içmek?
Hı hıı, çok ihtiyacım var bu aralar. Hayatı anlamayı bırakmalı yarına, zaten her şey bir ertelemece oldu son zamanlarda yaşamımda.
Ölen/kalan her ne varsa, içinde sıkışsın bu aralar. Anlamları zorlamak sonraya, en sonraya...
Sen bunu oku özgünce, bu yeter şimdilik bana, bana kalacak olanından ayrıca.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar