bugün
- bize ne sizin mutfağınızdan7
- amedspor17
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov27
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı14
- akşama ne yemek yapsam8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- 25 yaşında hala çocuk yapmayı başaramamış kadın3
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- melikahmet turanspor3
- sözlükteki galatasaraylılar2
- rafael leao3
- uludağ sözlük mobil site arayüzü3
- hamas denince akla gelenler14
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- iran'a atom bombası atılması2
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak6
- terapi niteliğindeki şeyler16
- yavıdice öğreniyoruz4
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- günün sözü8
- galatasaray amed operasyonu6
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- göztepe3
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- nervio31
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek5
- leş kaktüsü6
- özlü sözler2
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sözlüğün yeni tasarımı23
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- cennet çamuru5
- anın görüntüsü26
- sözlüğün en ılık yazarı7
- bik bik'in gerçek yüzü5
- keyif kaçıran şeyler6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- evde kalmış 30 yaşında kız23
- samsak döveci9
Aşağılığın biriyim ben, üstüne bir de cesaretsizliği koy! Eder mi sana korkak bir adem/Havva! Ne istediğini bilenim en cancanlı kelimelerle ve dahi süslemeli yaşam nutukları ile de, en değersiziyim bir böcekten bile, ruhumu satan; hayatın garanticiliğine. Korkağım işte, bunu diyorum en açık haliyle.
Ama bana aferini ver şimdi, en azından kendine dürüstlerdenim.
Bok kokulu yaşam çukurlarının içinde olan hissi/hisli biriyim işte.
Atom bombası atılır, savaşta nice suçsuz-günahsızlar ölür, mülteciler oluşuverir kendi topraklarında aidiyetliklerinin ellerinden hayvan gibi alınması ile, sevişmeler birkaç dakikalık kas kasılmalarına sıkıştırılır, ki doyurulamayan aslında zihinde bir şeylerin eksikliğidir; para hükümdardır, altında yatan zaten belli; güç istenci! Sözler boşlukta sallanır, urgan ipinin kalınlığı çok gelirde ucuna, kim takar müdahaleleri dercesine devam eder akış. Kare dondurulduğunda ortaya çıkan manzara dehşet saçacağından, replikler ezberlenir, işte ezber bu yüzden bozulmaz encümeninde.
Sessizlikler seni de mi boğuyor yoksa? Aç pencereni, bir çığlıkta sen basıver hayata! Deli sanmalarından da sakın korkma. Her deli yaftası konulanda bayatladı zira.
Delilik nedir? Nerede takılı kalmaktır yaşamın ucundan, kıyısına?
Bir de sen de bilirsin, zaman içinde gırla almış başını giden "sen farklısın" söylemleri; avuç avuç. ilmeği alıp geçirmek var ümüklerine. Biri bana, "sen hümanistsin" mi dedi fısıltıyla! Haklısın, ben de 'farklıydım' onların söylemlerinizce. Ohh, ne ala!.. Ezber vardı değil mi repliklerde? Off, afedersin, unutmuşum da.
Bir hayata dokunmak, parmaklarının ucuyla; ve yine ayak parmaklarının ucunda yürümek uzanan bu yolda... sözün bittiği, daha çok ruhların konuştuğu bir alem olsun acuzeliğiyle. Yani erdem denilen içi boşaltılmış safsata olmasın diyorum çığlıklarımla. Anlasana!..
Her şey insan doğasına uygunluğuyla; parçalamak, küfürleri savurmak, tüketmek, kaybetmek; yok olmak-küllerinden yeniden doğurmak-doğmak. Son zamanlarda ne düşünüyorum biliyor musun; rezillik daha da bir yüceltiyor insanı, tanrı katında. Sen ne dersin buna? içte olanın dışa yansımalı halleri işte bu da. inan çok samimiyim; hayvan taraflarımızı bunca gizlemenin bedelini ödüyoruz belki de yüz yıllarca. Kemikten ete bürünmüş vücutlarda, iki geri bir ileri sayıp duyuyoruz ihtiraslarla. Maske, insan siluetinde. Off, tehlike çok büyük!
Bir güvensiz haller var bu aralar bende. Bildiğim tüm kelimelerin anlamına bakıyorum sözlüklerden tekrar tekrar. Kaçırdığım bir nokta var mı diye. Ya da belki de kaçışların adıdır bu; görmeye korkulanı ben bulurum da, belki de cesaretimi toplayıp dillendiririm, yetinmeyip bir de yaşayabilirim diye.
Demiştim değil mi, ezberler zor bozulur, alışkanlıkların derin yarası yıllara sinmiştir, kurtulmak ne kadar zaman alır ve aslında nasıl da korkulur çokça.
içki içmek?
Hı hıı, çok ihtiyacım var bu aralar. Hayatı anlamayı bırakmalı yarına, zaten her şey bir ertelemece oldu son zamanlarda yaşamımda.
Ölen/kalan her ne varsa, içinde sıkışsın bu aralar. Anlamları zorlamak sonraya, en sonraya...
Sen bunu oku özgünce, bu yeter şimdilik bana, bana kalacak olanından ayrıca.
Ama bana aferini ver şimdi, en azından kendine dürüstlerdenim.
Bok kokulu yaşam çukurlarının içinde olan hissi/hisli biriyim işte.
Atom bombası atılır, savaşta nice suçsuz-günahsızlar ölür, mülteciler oluşuverir kendi topraklarında aidiyetliklerinin ellerinden hayvan gibi alınması ile, sevişmeler birkaç dakikalık kas kasılmalarına sıkıştırılır, ki doyurulamayan aslında zihinde bir şeylerin eksikliğidir; para hükümdardır, altında yatan zaten belli; güç istenci! Sözler boşlukta sallanır, urgan ipinin kalınlığı çok gelirde ucuna, kim takar müdahaleleri dercesine devam eder akış. Kare dondurulduğunda ortaya çıkan manzara dehşet saçacağından, replikler ezberlenir, işte ezber bu yüzden bozulmaz encümeninde.
Sessizlikler seni de mi boğuyor yoksa? Aç pencereni, bir çığlıkta sen basıver hayata! Deli sanmalarından da sakın korkma. Her deli yaftası konulanda bayatladı zira.
Delilik nedir? Nerede takılı kalmaktır yaşamın ucundan, kıyısına?
Bir de sen de bilirsin, zaman içinde gırla almış başını giden "sen farklısın" söylemleri; avuç avuç. ilmeği alıp geçirmek var ümüklerine. Biri bana, "sen hümanistsin" mi dedi fısıltıyla! Haklısın, ben de 'farklıydım' onların söylemlerinizce. Ohh, ne ala!.. Ezber vardı değil mi repliklerde? Off, afedersin, unutmuşum da.
Bir hayata dokunmak, parmaklarının ucuyla; ve yine ayak parmaklarının ucunda yürümek uzanan bu yolda... sözün bittiği, daha çok ruhların konuştuğu bir alem olsun acuzeliğiyle. Yani erdem denilen içi boşaltılmış safsata olmasın diyorum çığlıklarımla. Anlasana!..
Her şey insan doğasına uygunluğuyla; parçalamak, küfürleri savurmak, tüketmek, kaybetmek; yok olmak-küllerinden yeniden doğurmak-doğmak. Son zamanlarda ne düşünüyorum biliyor musun; rezillik daha da bir yüceltiyor insanı, tanrı katında. Sen ne dersin buna? içte olanın dışa yansımalı halleri işte bu da. inan çok samimiyim; hayvan taraflarımızı bunca gizlemenin bedelini ödüyoruz belki de yüz yıllarca. Kemikten ete bürünmüş vücutlarda, iki geri bir ileri sayıp duyuyoruz ihtiraslarla. Maske, insan siluetinde. Off, tehlike çok büyük!
Bir güvensiz haller var bu aralar bende. Bildiğim tüm kelimelerin anlamına bakıyorum sözlüklerden tekrar tekrar. Kaçırdığım bir nokta var mı diye. Ya da belki de kaçışların adıdır bu; görmeye korkulanı ben bulurum da, belki de cesaretimi toplayıp dillendiririm, yetinmeyip bir de yaşayabilirim diye.
Demiştim değil mi, ezberler zor bozulur, alışkanlıkların derin yarası yıllara sinmiştir, kurtulmak ne kadar zaman alır ve aslında nasıl da korkulur çokça.
içki içmek?
Hı hıı, çok ihtiyacım var bu aralar. Hayatı anlamayı bırakmalı yarına, zaten her şey bir ertelemece oldu son zamanlarda yaşamımda.
Ölen/kalan her ne varsa, içinde sıkışsın bu aralar. Anlamları zorlamak sonraya, en sonraya...
Sen bunu oku özgünce, bu yeter şimdilik bana, bana kalacak olanından ayrıca.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com