bugün
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu19
- fatma betül sayan kaya30
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam6
- yeni sözlük açma fikri9
- yapay zekanın çok yapay olması8
- damla sakızlı muhallebi9
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek5
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- alexander nübel14
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- son 3 ayın en başarılı gammazları7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- her şeyi bilen halk4
- boşanmak2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- seri katilin özellikleri2
- camilerdeki ayak kokusu4
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- kahve içerken piyasa yapmak3
- negatif insanları hayatına almamak2
- ciddiye alınmamak2
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- ayrılıkçı kürtler2
- damat adayının yaprak dökümü oğuz gibi olması2
- masklavi felsefesi5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- fatma betülüm yapmaz9
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır3
- kasım cömert tokayev2
- iyi menemenin sırrı22
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri8
- türk polisinin şefkatli kolları3
- sinirlenen dilenci kadın6
- ilgi istiyorum lan ilgi ilgi verin bana çabuk3
- kim cha eon11
- haram para5
- bojack horseman2
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- hayati yazıcı4
- gammaz olacağıma2
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- götü yere yakın olandan korkacaksın4
- sabahları nefret edilen şeyler7
- fahriye2
- irancılar3
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
önemli bir kişi olmak istedik hep. ister dünyanın en çok konuşulan takımının forvet oyuncusu ister ailenin tek mühendisi... ilkokulda sınıf birincisi olmak kolaydı belki, sonra önem kazanmak zorlaştı gittikçe.
arama motorlarına ismimizi yazdık. çıkan sonuçlar binlerce kişinin gözündeki önemimizin ölçütüydü belki de... ama aynı adı soyadı taşıdığımız ne de çok insan varmış.
yaşlarımız büyüdükçe hayallerimiz de küçüldü. başbakan olmak, o şarkılarına bayıldığımız ünlü popçuyla evlenmek dalga geçilecek saçma sapan çocukluk hayalleriydi. onları bir zamanlar çocuk saflığımızla ne de çok arzulamıştık halbuki.
gittikçe basitleşti hayallerimiz. devlet kapısında orta halli bir memuriyet bulmak oldu en büyük hayalimiz. büyüdükçe önemimiz de azaldı. çocukken ülkenin tek başbakanıydık. büyüyünce binlerce memurdan biri olduk. nokta olduk. sevindik. iğne ucu kadar yer kapladık.
muhteşem bir tabloya baktık. alttaki imzayı gördük. 'boş işler' dedik. yaşamı boyunca bir tablosunu dahi satamamış, ısınmak için parasızlıktan çizdiği resimleri yakmış şimdi tablolarına paha biçilemeyen ressamların tablolarına baktık. ne iyi etmiştik zamanında devlete kapak atmakla. iyiki de gençlik hayallerine kapılıp o şiirlerin basılması için yayınevi kapılarını aşındırmamıştık.
çocuklarımızı tembihledik sonra. sınavlara iyi çalışsınlar diye morallerini yüksek tuttuk. son iki ay evlerimize misafir bile kabul etmedik. evin en güzel odasını da onlara ayırdık. memur maaşımızla dersanelere servet ödedik.
sonuçlar açıklandı. ne ilk beşte ne ilk yüzde ne ilk binde ne beş bin de görebildik çocuğumuzun ismini. oysa ki birincinin ailesi ne kadar da gururluydu. önemsiz bir üniversitede önemsiz bir bölüm tatmin etmese de bizi elimizden gelen bir şey yoktu.
belki ömrümüzün sonlarına doğru önemli kişi olma hayallerimiz gerçekleşirdi. ne bileyim, karizmatik bir matematik profesörü olurduk belki.
tahmin ettiğimiz gibi yaşlandık. ancak karizmatik bir matematik profesörü değil maaşını almak için üç ayda bir evden çıkan bir emekliydik. açıkçası pek de karizmatik değildik.
bir gün gazeteye bakarken bir manşete gözümüz çarptı:'pes doğrusu'... sahte kimliklerle binlerce kişiyi dolandıran bir dolandırıcı gördük. ilk önce küfür ettik. sonra 'vay be ne zeka' diye geçirdik içimizden. birden böyle kötü anılmak uğruna da olsa önemli kişi olmak bir an için güzel geldi. bir an kendimize gelip saçmaladığımızı düşündük. sayfayı çevirdik.
derken o önemli gün gelip çattı. herkesin bir gün için de olsa önemli olduğu gün... imamla beraber 34 kişi katılmıştı cenazemize. sizinle aynı gün ölen siyasetçinin cenazesinde binlerce insan gözyaşı döküyordu. gösterişli çelenkler de cabası... bir kaç gün kalmadı ki eski yaşamlarına devam etti geride kalanlar.
ancak bir dakika biri arama motoruna ismimizi yazıyordu. kahretsin be... bizimle aynı ismi taşıyan ne de çok insan vardı.
arama motorlarına ismimizi yazdık. çıkan sonuçlar binlerce kişinin gözündeki önemimizin ölçütüydü belki de... ama aynı adı soyadı taşıdığımız ne de çok insan varmış.
yaşlarımız büyüdükçe hayallerimiz de küçüldü. başbakan olmak, o şarkılarına bayıldığımız ünlü popçuyla evlenmek dalga geçilecek saçma sapan çocukluk hayalleriydi. onları bir zamanlar çocuk saflığımızla ne de çok arzulamıştık halbuki.
gittikçe basitleşti hayallerimiz. devlet kapısında orta halli bir memuriyet bulmak oldu en büyük hayalimiz. büyüdükçe önemimiz de azaldı. çocukken ülkenin tek başbakanıydık. büyüyünce binlerce memurdan biri olduk. nokta olduk. sevindik. iğne ucu kadar yer kapladık.
muhteşem bir tabloya baktık. alttaki imzayı gördük. 'boş işler' dedik. yaşamı boyunca bir tablosunu dahi satamamış, ısınmak için parasızlıktan çizdiği resimleri yakmış şimdi tablolarına paha biçilemeyen ressamların tablolarına baktık. ne iyi etmiştik zamanında devlete kapak atmakla. iyiki de gençlik hayallerine kapılıp o şiirlerin basılması için yayınevi kapılarını aşındırmamıştık.
çocuklarımızı tembihledik sonra. sınavlara iyi çalışsınlar diye morallerini yüksek tuttuk. son iki ay evlerimize misafir bile kabul etmedik. evin en güzel odasını da onlara ayırdık. memur maaşımızla dersanelere servet ödedik.
sonuçlar açıklandı. ne ilk beşte ne ilk yüzde ne ilk binde ne beş bin de görebildik çocuğumuzun ismini. oysa ki birincinin ailesi ne kadar da gururluydu. önemsiz bir üniversitede önemsiz bir bölüm tatmin etmese de bizi elimizden gelen bir şey yoktu.
belki ömrümüzün sonlarına doğru önemli kişi olma hayallerimiz gerçekleşirdi. ne bileyim, karizmatik bir matematik profesörü olurduk belki.
tahmin ettiğimiz gibi yaşlandık. ancak karizmatik bir matematik profesörü değil maaşını almak için üç ayda bir evden çıkan bir emekliydik. açıkçası pek de karizmatik değildik.
bir gün gazeteye bakarken bir manşete gözümüz çarptı:'pes doğrusu'... sahte kimliklerle binlerce kişiyi dolandıran bir dolandırıcı gördük. ilk önce küfür ettik. sonra 'vay be ne zeka' diye geçirdik içimizden. birden böyle kötü anılmak uğruna da olsa önemli kişi olmak bir an için güzel geldi. bir an kendimize gelip saçmaladığımızı düşündük. sayfayı çevirdik.
derken o önemli gün gelip çattı. herkesin bir gün için de olsa önemli olduğu gün... imamla beraber 34 kişi katılmıştı cenazemize. sizinle aynı gün ölen siyasetçinin cenazesinde binlerce insan gözyaşı döküyordu. gösterişli çelenkler de cabası... bir kaç gün kalmadı ki eski yaşamlarına devam etti geride kalanlar.
ancak bir dakika biri arama motoruna ismimizi yazıyordu. kahretsin be... bizimle aynı ismi taşıyan ne de çok insan vardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar