bugün
- manifest dinleyen erkek11
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- berrak tüzünataç3
- sudekiray3
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor2
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- taşak sütyeni2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- tofaş2
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- trabzonspor7
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- gocu4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- insan zamandan ibarettir3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- birleşik krallık3
- mauro icardi3
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- ona bir şey söyle7
- falkland yasası3
- murphy yasası2
- spiderman mi döver batman mi5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- almanya5
- gulmekicinyaratilmis11
- dost2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- ispanya7
- stres yönetimi6
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- mesele ne senin benden ayrılman2
- gocu bay bey birader3
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- hırvatistan16
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
Nisan en zalim aydır, gövertir
Leylakları ölü toprakta, yoğurur
Anılarla istekleri, uyarır
Uyuşuk kökleri bahar yağmuruyla.
Kış, sıcacık tuttu bizi, örter
Toprağı unutkan karla, sürdürür
Kısır bir hayatı kuru köklerle.i
Yaz şaşırttı bizi, Starnbersee'ye gelince
Deli bir sağnakla; sığındık sıra kolonlara,
Derken yeniden güneş, uzandık Hofgarten'a,
Birer kahve içip konuştuk bir saat kadar.
Bin gar keine Russin, stamm' aus Litauen, echt deutsch.
Ve çocukluğumuzda, arşidüklerde kalırken,
Yeğenimgillerde, kızakla gezdirirdi beni,
Ve ben korkardım. Ama o, Marie, derdi,
Sıkı tutun Marie! Ve yamaçtan kayardık.
Dağlardaysan, orada özgür bulursun kendini.
Çoğu geceler okurum, kışın da güneye giderim.
Hangi kökler kavrar, hangi dallar bezer
Buradaki taş yığınını? Ey insanoğlu
Bunu bilemez, sezemezsin, çünkü bildiğin yalnız
Bir kırık putlar yığınıdır ki güneşte kavrulur
Ve ona ne ölü ağaç gölge, ne cırcırböceği erinç,
Ne de kuru taş su sesi verir. Yalnız
Burası gölge, altı bu kızıl kayanın,
(Sığın gölgesine bu kızıl kayanın),
Ve ben öyle bir şey göstereceğim ki sana,
Ne seni durmadan izleyen sabahki gölgendir,
Ne kalkıp seni karşılayan akşamki gölgendir,
Sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda.
Frisch weth der Wind
Der Heimat zu
Mein Irisch Kind,
Wo weilest du?
"Bana sümbülleri ilk verişin bir yıl önceydi,
Sonra sümbül kız koydular adımı."
- Ama döndüğümüzde, gün sonu, sümbül bahçesinden,
Kolların dolu, saçların ıslak, bir türlü
Konuşamadım, gözlerim de seçmedi, sanki
Ne diriydim, ne ölü, ne de bir şey biliyorum,
Sırf bakıyordum ışığın gözüne, sessizlik.
Oed' und leer das Meer.
Madam Sosostris, şu ünlü falcı,
iyice üşütmüştü kendini ama
En akıllı kadın diye bilinir Avrupa'da
Elinde bir deste hayın kağıtla. işte, dedi,
Senin kağıdın, boğulmuş Finikeli gemici,
(Şu inciler onun gözleriydi bir zamanlar, Bak!)
işte Belladonna, Kayalıkların Ecesi,
Durumların ecesi.
işte üç değnekli adam, işte Çarkıfelek,
Ve işte tek gözlü tüccar, bu kağıda gelince,
Bu boş kağıt, tüccarın sırtındaki şeydir,
Onu da görmem yasaktır. Peki nerede
Asılmış Adam! Suda ölümden sakın.
Kalabalıklar görüyorum halka olmuş yürüyor.
Falınız tamam. Sayın Mrs. Equitone'u görürseniz,
Deyin ki yıldız falını kendim getiririm:
Öyle zamandayız ki su uyur düşman uyumaz.
T. S. Eliot
Leylakları ölü toprakta, yoğurur
Anılarla istekleri, uyarır
Uyuşuk kökleri bahar yağmuruyla.
Kış, sıcacık tuttu bizi, örter
Toprağı unutkan karla, sürdürür
Kısır bir hayatı kuru köklerle.i
Yaz şaşırttı bizi, Starnbersee'ye gelince
Deli bir sağnakla; sığındık sıra kolonlara,
Derken yeniden güneş, uzandık Hofgarten'a,
Birer kahve içip konuştuk bir saat kadar.
Bin gar keine Russin, stamm' aus Litauen, echt deutsch.
Ve çocukluğumuzda, arşidüklerde kalırken,
Yeğenimgillerde, kızakla gezdirirdi beni,
Ve ben korkardım. Ama o, Marie, derdi,
Sıkı tutun Marie! Ve yamaçtan kayardık.
Dağlardaysan, orada özgür bulursun kendini.
Çoğu geceler okurum, kışın da güneye giderim.
Hangi kökler kavrar, hangi dallar bezer
Buradaki taş yığınını? Ey insanoğlu
Bunu bilemez, sezemezsin, çünkü bildiğin yalnız
Bir kırık putlar yığınıdır ki güneşte kavrulur
Ve ona ne ölü ağaç gölge, ne cırcırböceği erinç,
Ne de kuru taş su sesi verir. Yalnız
Burası gölge, altı bu kızıl kayanın,
(Sığın gölgesine bu kızıl kayanın),
Ve ben öyle bir şey göstereceğim ki sana,
Ne seni durmadan izleyen sabahki gölgendir,
Ne kalkıp seni karşılayan akşamki gölgendir,
Sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda.
Frisch weth der Wind
Der Heimat zu
Mein Irisch Kind,
Wo weilest du?
"Bana sümbülleri ilk verişin bir yıl önceydi,
Sonra sümbül kız koydular adımı."
- Ama döndüğümüzde, gün sonu, sümbül bahçesinden,
Kolların dolu, saçların ıslak, bir türlü
Konuşamadım, gözlerim de seçmedi, sanki
Ne diriydim, ne ölü, ne de bir şey biliyorum,
Sırf bakıyordum ışığın gözüne, sessizlik.
Oed' und leer das Meer.
Madam Sosostris, şu ünlü falcı,
iyice üşütmüştü kendini ama
En akıllı kadın diye bilinir Avrupa'da
Elinde bir deste hayın kağıtla. işte, dedi,
Senin kağıdın, boğulmuş Finikeli gemici,
(Şu inciler onun gözleriydi bir zamanlar, Bak!)
işte Belladonna, Kayalıkların Ecesi,
Durumların ecesi.
işte üç değnekli adam, işte Çarkıfelek,
Ve işte tek gözlü tüccar, bu kağıda gelince,
Bu boş kağıt, tüccarın sırtındaki şeydir,
Onu da görmem yasaktır. Peki nerede
Asılmış Adam! Suda ölümden sakın.
Kalabalıklar görüyorum halka olmuş yürüyor.
Falınız tamam. Sayın Mrs. Equitone'u görürseniz,
Deyin ki yıldız falını kendim getiririm:
Öyle zamandayız ki su uyur düşman uyumaz.
T. S. Eliot
(bkz: defin)
six feet under adında ki dizinin son bölümünde, evin çılgın annesinin bir eski arkadaşı öldü. ölen kadın aynı zaman da evin oğullarından birine ilk cinsel deneyimini yaşatan kadın. ve anne bu ilişkiden dolayı arkadaşı ile konuşmuyor ta ki ölene kadar.
sonra ortak arkadaşları ile birlik te bir yemek yiyorlar, o nu ve geçip gitmiş hayatı şimdi de anlamaya çalışarak.
sonra çılgın anne çılgın sanatçı kızından aldığı ot ve nargile ile arkadaşlarını da alıp, cesedin olduğa oda ya gidiyorlar.
etrafında o nun ölü bedeninin ot içip şarkılar söylüyorlar..
ölülerimizi diyorum,
biz gönderebilsek..
biz yani..
sonra ortak arkadaşları ile birlik te bir yemek yiyorlar, o nu ve geçip gitmiş hayatı şimdi de anlamaya çalışarak.
sonra çılgın anne çılgın sanatçı kızından aldığı ot ve nargile ile arkadaşlarını da alıp, cesedin olduğa oda ya gidiyorlar.
etrafında o nun ölü bedeninin ot içip şarkılar söylüyorlar..
ölülerimizi diyorum,
biz gönderebilsek..
biz yani..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar