bugün
- ucan tekme atan hipopotam29
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen13
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası25
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- kızınız sözlükte yazabilir mi8
- iltica41
- pastırma sıcakları4
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- björk'ün dinlenmek için fazla björk olması3
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- eminem vs ceza3
- placebo overdozu3
- stanley termosu olmayan yazar2
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- alternatif müzikte stereolab sınavına takılmak2
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- stanley kubrick fanlarının asla sıkılmaması2
- sözlüğe seks için giren yazarlar4
- rock müziğin spor salonuna yenilmesi2
- heyt bea10
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek6
- charles dance2
- kadınlarda beyaz saç modası9
- sözlük laf sokucuları5
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar4
- rammstein vs manifest2
- slipknot vs stone sour2
- heath ledger i özlemek2
- manifest vs dream theater2
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar4
- nervio'nun erkek olması26
- iyiliğinizi düşünen yazarlar2
- mesai bitti görüşürüz5
- başıbüyük3
- dogma 95 kurallarına uyarak sözlük kavgası çekmek2
- türkiye vs azerbaycan8
- bir otel odasında yüksek dozda eroinden ölmek2
- şerbetli tatlılar vs sütlü tatlılar3
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması4
- sözlükte ceo olmuş gibi davrananlar3
- antiçorap4
- audi a5 sedan2
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
--spoiler--
insan hiç görmediği birini özleyebilir mi?
düşünün, kaç kişi geçti hayatınızdan?
düşünün, siz kaçını sevdiniz?
bazen ayak altına alınan duyguları yaşarken, bazen hislerinizle bulutların üstünde yaşarsınız ayağınızın altına aldığınız şeyleri. hani hayatınızdan geçen kişi sayısı, sevdiğiniz kişi sayısına eşit değildir. belki de bu yüzden hep kısaydı dertlerinizden uzak kaldığınız anlar. evet dertleriniz! bir yunan tanrısı olan atlas gibi dünyayı sırtınızda taşıdığınızı bile düşündürebilecek şeyler. beyninizdeki huzursuzluk tohumları. ne tuhaftır değil mi biriyle birlikteyken bu huzursuzluklardan soyutlamanız kendinizi, hiç yokmuşcasına. onlar hala beyninizde, belki kıvrımlarınız kemirmeye devam ediyor fakat siz yok sayıyorsunuz istemsiz bir şekilde. hayatınıza giren kişi beyninizde bir kahraman niteliğinde. nasıl olsa sizi her gün eriten şeylerden koruyor.
bir sürü huzursuzluğunuz var. bunlar yaşadığınız şeyler veya kendi yarattığınız şeyler. bunların, sizi başka kişilerin 'karamsar' diye nitelendirebilecek derecede çok olduğunu düşünün, bu kadar bir sıkılmışlık var üstünüzde veya yalnızlık. yaşıyorsunuz ama yaşadığınız her günün dünden beter. bugünün ise sadece yarından güzel olduğunun farkındasınız. her rüzgar estiğinde, deniz dalgalandığında ölümün sizi çağırdığını düşünüyorsunuz ama sadece yarın neler olacağını merak ettiğiniz için bu çağrılara cevap vermiyorsunuz. şaka gibi değil mi? insanın "kamera nerede?" diye sorası geliyor bazen farkındayım. kimbilir belki de tanrı bizimle dalga geçiyordur. işte tam bu anda çıkar kahramanız. pelerini veya vücut hatlarını belli eden taytı yoktur. sadece normal bir insandır. kendi bile farkında değildir sizin için bir kahraman olduğunu. varlığının bile huzur verdiği insanlar işte. ne tuhaftır böyle bir insanın hayatınıza girmesi ve sizi başka bir dünyaya sürüklemesi. hayatımıza giren insanların hepsi bu tuhaflıklara sebep olmuyor. sanırım sebep olanların da değerini bilemiyoruz. hayır hayır! bunu onlara gösteremiyoruz.
çok becereksiziz be abi. bu küçük bir çocuğun bir eşya kırma masumluğunda bir şey değil ki her ne kadar amacımız birini kırmak olmasa da. elimiz yüzümüz utanca boyanıyor bazen. kimbilir belki de bu yüzden suçluların bir maskesi veya yüzünü kapatan makyajı vardır.
bizden adam olmaz azizim, en iyisi ölmek. aşık da ne güzel söylemiş baksana: "benim sadık yarim kara topraktır." bizim ihanet edemediğimiz tek yar topraktır. onun kadar sarıp sarmalayan, koruyan olamaz nasıl olsa. hem terk etme veya terk edilme ihtimali de yoktur. sonsuz bir mutluluğun seni beklediğini düşünsene. mükemmel bir şey olsa gerek düşünecek bir sürü şeyin olmasına rağmen senin düşünememen. toprağa kavuşmak için yaşıyoruz zaten.
insan hiç tanımadığı birini sevebilir mi?
hayat da zaten çok tuhaf değil mi? vapurlar falan...
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot.com/2012/04/olamaz-m.html
insan hiç görmediği birini özleyebilir mi?
düşünün, kaç kişi geçti hayatınızdan?
düşünün, siz kaçını sevdiniz?
bazen ayak altına alınan duyguları yaşarken, bazen hislerinizle bulutların üstünde yaşarsınız ayağınızın altına aldığınız şeyleri. hani hayatınızdan geçen kişi sayısı, sevdiğiniz kişi sayısına eşit değildir. belki de bu yüzden hep kısaydı dertlerinizden uzak kaldığınız anlar. evet dertleriniz! bir yunan tanrısı olan atlas gibi dünyayı sırtınızda taşıdığınızı bile düşündürebilecek şeyler. beyninizdeki huzursuzluk tohumları. ne tuhaftır değil mi biriyle birlikteyken bu huzursuzluklardan soyutlamanız kendinizi, hiç yokmuşcasına. onlar hala beyninizde, belki kıvrımlarınız kemirmeye devam ediyor fakat siz yok sayıyorsunuz istemsiz bir şekilde. hayatınıza giren kişi beyninizde bir kahraman niteliğinde. nasıl olsa sizi her gün eriten şeylerden koruyor.
bir sürü huzursuzluğunuz var. bunlar yaşadığınız şeyler veya kendi yarattığınız şeyler. bunların, sizi başka kişilerin 'karamsar' diye nitelendirebilecek derecede çok olduğunu düşünün, bu kadar bir sıkılmışlık var üstünüzde veya yalnızlık. yaşıyorsunuz ama yaşadığınız her günün dünden beter. bugünün ise sadece yarından güzel olduğunun farkındasınız. her rüzgar estiğinde, deniz dalgalandığında ölümün sizi çağırdığını düşünüyorsunuz ama sadece yarın neler olacağını merak ettiğiniz için bu çağrılara cevap vermiyorsunuz. şaka gibi değil mi? insanın "kamera nerede?" diye sorası geliyor bazen farkındayım. kimbilir belki de tanrı bizimle dalga geçiyordur. işte tam bu anda çıkar kahramanız. pelerini veya vücut hatlarını belli eden taytı yoktur. sadece normal bir insandır. kendi bile farkında değildir sizin için bir kahraman olduğunu. varlığının bile huzur verdiği insanlar işte. ne tuhaftır böyle bir insanın hayatınıza girmesi ve sizi başka bir dünyaya sürüklemesi. hayatımıza giren insanların hepsi bu tuhaflıklara sebep olmuyor. sanırım sebep olanların da değerini bilemiyoruz. hayır hayır! bunu onlara gösteremiyoruz.
çok becereksiziz be abi. bu küçük bir çocuğun bir eşya kırma masumluğunda bir şey değil ki her ne kadar amacımız birini kırmak olmasa da. elimiz yüzümüz utanca boyanıyor bazen. kimbilir belki de bu yüzden suçluların bir maskesi veya yüzünü kapatan makyajı vardır.
bizden adam olmaz azizim, en iyisi ölmek. aşık da ne güzel söylemiş baksana: "benim sadık yarim kara topraktır." bizim ihanet edemediğimiz tek yar topraktır. onun kadar sarıp sarmalayan, koruyan olamaz nasıl olsa. hem terk etme veya terk edilme ihtimali de yoktur. sonsuz bir mutluluğun seni beklediğini düşünsene. mükemmel bir şey olsa gerek düşünecek bir sürü şeyin olmasına rağmen senin düşünememen. toprağa kavuşmak için yaşıyoruz zaten.
insan hiç tanımadığı birini sevebilir mi?
hayat da zaten çok tuhaf değil mi? vapurlar falan...
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot.com/2012/04/olamaz-m.html
olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar