bugün
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı5
- yapay zekadan akıl almak5
- eline krem süren erkek4
- irak başbakanı zeydi den silah yasası talimatı2
- renault 94
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması4
- arabada sigara içilir mi3
- o senden daha çok korkuyor2
- sebahattin şirin15
- whatsapp ta profil fotoğrafı koymayan insan2
- sözlük kızı ile kavga etmek3
- uzmanı olunmayan konuda susmamak2
- cin3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz15
- aç karnına kahve içmek2
- ortanca çocuk günü2
- anderson talisca4
- ciddi ilişki yaşayamamak3
- zorunlu eğitim12
- havanın bir milyon derece olması3
- yani kısaca deriz ki2
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz6
- 6 aylık ev kiralamak2
- imam malik2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- reenkarnasyon gerçek olsaydı intihar oranları2
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması3
- bir şeyler söyle3
- pınar altuğ'un prime döneminin bitmesi2
- şeyh galip2
- toprağı bol olsun2
- çerçeve yasa22
- çalışmak özgürlük müdür5
- apo piçtir piç kalacak12
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- cıvık çift5
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- blackberry6
- kalp krizi8
- velvet5
- sözlükte kadın yazar olması5
- ekşi sözlük referans18
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- profilini gizli tutma nedeni9
--spoiler--
insan hiç görmediği birini özleyebilir mi?
düşünün, kaç kişi geçti hayatınızdan?
düşünün, siz kaçını sevdiniz?
bazen ayak altına alınan duyguları yaşarken, bazen hislerinizle bulutların üstünde yaşarsınız ayağınızın altına aldığınız şeyleri. hani hayatınızdan geçen kişi sayısı, sevdiğiniz kişi sayısına eşit değildir. belki de bu yüzden hep kısaydı dertlerinizden uzak kaldığınız anlar. evet dertleriniz! bir yunan tanrısı olan atlas gibi dünyayı sırtınızda taşıdığınızı bile düşündürebilecek şeyler. beyninizdeki huzursuzluk tohumları. ne tuhaftır değil mi biriyle birlikteyken bu huzursuzluklardan soyutlamanız kendinizi, hiç yokmuşcasına. onlar hala beyninizde, belki kıvrımlarınız kemirmeye devam ediyor fakat siz yok sayıyorsunuz istemsiz bir şekilde. hayatınıza giren kişi beyninizde bir kahraman niteliğinde. nasıl olsa sizi her gün eriten şeylerden koruyor.
bir sürü huzursuzluğunuz var. bunlar yaşadığınız şeyler veya kendi yarattığınız şeyler. bunların, sizi başka kişilerin 'karamsar' diye nitelendirebilecek derecede çok olduğunu düşünün, bu kadar bir sıkılmışlık var üstünüzde veya yalnızlık. yaşıyorsunuz ama yaşadığınız her günün dünden beter. bugünün ise sadece yarından güzel olduğunun farkındasınız. her rüzgar estiğinde, deniz dalgalandığında ölümün sizi çağırdığını düşünüyorsunuz ama sadece yarın neler olacağını merak ettiğiniz için bu çağrılara cevap vermiyorsunuz. şaka gibi değil mi? insanın "kamera nerede?" diye sorası geliyor bazen farkındayım. kimbilir belki de tanrı bizimle dalga geçiyordur. işte tam bu anda çıkar kahramanız. pelerini veya vücut hatlarını belli eden taytı yoktur. sadece normal bir insandır. kendi bile farkında değildir sizin için bir kahraman olduğunu. varlığının bile huzur verdiği insanlar işte. ne tuhaftır böyle bir insanın hayatınıza girmesi ve sizi başka bir dünyaya sürüklemesi. hayatımıza giren insanların hepsi bu tuhaflıklara sebep olmuyor. sanırım sebep olanların da değerini bilemiyoruz. hayır hayır! bunu onlara gösteremiyoruz.
çok becereksiziz be abi. bu küçük bir çocuğun bir eşya kırma masumluğunda bir şey değil ki her ne kadar amacımız birini kırmak olmasa da. elimiz yüzümüz utanca boyanıyor bazen. kimbilir belki de bu yüzden suçluların bir maskesi veya yüzünü kapatan makyajı vardır.
bizden adam olmaz azizim, en iyisi ölmek. aşık da ne güzel söylemiş baksana: "benim sadık yarim kara topraktır." bizim ihanet edemediğimiz tek yar topraktır. onun kadar sarıp sarmalayan, koruyan olamaz nasıl olsa. hem terk etme veya terk edilme ihtimali de yoktur. sonsuz bir mutluluğun seni beklediğini düşünsene. mükemmel bir şey olsa gerek düşünecek bir sürü şeyin olmasına rağmen senin düşünememen. toprağa kavuşmak için yaşıyoruz zaten.
insan hiç tanımadığı birini sevebilir mi?
hayat da zaten çok tuhaf değil mi? vapurlar falan...
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot.com/2012/04/olamaz-m.html
insan hiç görmediği birini özleyebilir mi?
düşünün, kaç kişi geçti hayatınızdan?
düşünün, siz kaçını sevdiniz?
bazen ayak altına alınan duyguları yaşarken, bazen hislerinizle bulutların üstünde yaşarsınız ayağınızın altına aldığınız şeyleri. hani hayatınızdan geçen kişi sayısı, sevdiğiniz kişi sayısına eşit değildir. belki de bu yüzden hep kısaydı dertlerinizden uzak kaldığınız anlar. evet dertleriniz! bir yunan tanrısı olan atlas gibi dünyayı sırtınızda taşıdığınızı bile düşündürebilecek şeyler. beyninizdeki huzursuzluk tohumları. ne tuhaftır değil mi biriyle birlikteyken bu huzursuzluklardan soyutlamanız kendinizi, hiç yokmuşcasına. onlar hala beyninizde, belki kıvrımlarınız kemirmeye devam ediyor fakat siz yok sayıyorsunuz istemsiz bir şekilde. hayatınıza giren kişi beyninizde bir kahraman niteliğinde. nasıl olsa sizi her gün eriten şeylerden koruyor.
bir sürü huzursuzluğunuz var. bunlar yaşadığınız şeyler veya kendi yarattığınız şeyler. bunların, sizi başka kişilerin 'karamsar' diye nitelendirebilecek derecede çok olduğunu düşünün, bu kadar bir sıkılmışlık var üstünüzde veya yalnızlık. yaşıyorsunuz ama yaşadığınız her günün dünden beter. bugünün ise sadece yarından güzel olduğunun farkındasınız. her rüzgar estiğinde, deniz dalgalandığında ölümün sizi çağırdığını düşünüyorsunuz ama sadece yarın neler olacağını merak ettiğiniz için bu çağrılara cevap vermiyorsunuz. şaka gibi değil mi? insanın "kamera nerede?" diye sorası geliyor bazen farkındayım. kimbilir belki de tanrı bizimle dalga geçiyordur. işte tam bu anda çıkar kahramanız. pelerini veya vücut hatlarını belli eden taytı yoktur. sadece normal bir insandır. kendi bile farkında değildir sizin için bir kahraman olduğunu. varlığının bile huzur verdiği insanlar işte. ne tuhaftır böyle bir insanın hayatınıza girmesi ve sizi başka bir dünyaya sürüklemesi. hayatımıza giren insanların hepsi bu tuhaflıklara sebep olmuyor. sanırım sebep olanların da değerini bilemiyoruz. hayır hayır! bunu onlara gösteremiyoruz.
çok becereksiziz be abi. bu küçük bir çocuğun bir eşya kırma masumluğunda bir şey değil ki her ne kadar amacımız birini kırmak olmasa da. elimiz yüzümüz utanca boyanıyor bazen. kimbilir belki de bu yüzden suçluların bir maskesi veya yüzünü kapatan makyajı vardır.
bizden adam olmaz azizim, en iyisi ölmek. aşık da ne güzel söylemiş baksana: "benim sadık yarim kara topraktır." bizim ihanet edemediğimiz tek yar topraktır. onun kadar sarıp sarmalayan, koruyan olamaz nasıl olsa. hem terk etme veya terk edilme ihtimali de yoktur. sonsuz bir mutluluğun seni beklediğini düşünsene. mükemmel bir şey olsa gerek düşünecek bir sürü şeyin olmasına rağmen senin düşünememen. toprağa kavuşmak için yaşıyoruz zaten.
insan hiç tanımadığı birini sevebilir mi?
hayat da zaten çok tuhaf değil mi? vapurlar falan...
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot.com/2012/04/olamaz-m.html
olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar