1. 1.
    darwin'in kuzeni olan "Francis Galton" tarafından ortaya atılan, iyi ve kötü genlerin birbirinden ayrılması, iyi genlerin çoğaltılıp kötü genlerin yok edilmesi ya da ıslah edilmesi anlamına gelen genetik teori.
    3 -1 ... asiti kaçmış kola
  2. 2.
    eugenics olarak ta bilinir.taraftarlarına göre özünde iyi niyetli olarak daha sağlıklı
    bir toplum hedeflendiği söylense de, ( öyle ya toplum genetik kaynaklı fiziksel ve zi-
    hinsel engellilerden,toplumsal uyum problemi yaşayanlardan azat edilecektir) gerçekte
    biyolojik çeşitliliği kısıtlayan,monolitik,bu arada üstün bir ırk yaratma peşinde olan,
    dolayısı ile yolu ırkçılıkla kesişen, insanın dili pek varmıyor ama,bilim dalı.
    naziler bununla haliyle pek bir ilgilenmişler ne var ki ömürleri vefa etmemiştir.bilinen
    en meşhur ve uzun soluklu uygulama 1935-1975 yılları arasında isveç'te görülmüş,isveç
    devleti bu dönem zarfında sistemli olarak ve cebren kısırlaştırmaya tabi tuttuğu 62bin
    kişiye 1999'da adam başı 20 bin euro civarında tazminat ödeyerek bu günahın kefaretinden
    kurtulmuş,her zamankinden rahat bir vicdan ile aleme nizamat vermeye devam etmektedir.
    -1 ... argiris
  3. 3.
    Kızların çıkarttığı bir akımdır. Yapay bir dindir. Herşeye kadir oje şişesi vardır.
    (bkz: kutsal oje)
    1 -1 ... mckeypixy
  4. 4.
    şu şekilde açıklanabilecek kavramdır:

    insan evrimini açıklayan 2 temel görüş vardır. bunlar rasyonel evrim ve biyoloijk evrimdir. biyolojik evrim temel olarak şunu söyler;

    evet kuşkusuz insanoğlu düşünebilen, üretebilen, sorgulayabilen rasyonel bir varlıktır. ve yine kuşkusuz bu son derece değerli birşeydir. ancak bu durum evrimi ilgilendirmez. çünkü evrim düşünce üzerinden değil biyolojik temeller üzerinden hareket eden bir süreçtir. somutlaştırmak gerekirse, kısa vadede 4 parmaklı bireyler, 5 parmaklı bireylere kıyasla doğaya adaptasyonda daha başarılı olacaksa, ve yararlı mutasyonlar sonucu bazı bireyler 4 parmakla dünyaya gelirse, doğal seleksiyon hiç kuşkusuz bu bireyler lehine işler. bu burada zeka bir avantaj olmaktan çıkar. yani daha zeki olan değil 4 parmaklı olan birey hayatta kalacak ve genetik materyelini sonraki nesillere aktaracaktır. peki bu nokta da devletin işlevi ne olmalıdır? bir kere her şeyden önce, devletin birincil amacı bireyleri özgür kılmaktır. bu özgürlük, tam ve koşulsuz bir özgürlüktür. çünkü ancak böyle bir ortamda doğal seleksiyon sağlıklı bir şekilde işleyebilecektir. peki devlet bu ortamı sağlamak için ne tür tedbirler almalıdır? işte bu nokta da öjenizm devreye girer. öjenizme göre devlet,kalıtsal anomaliyle doğan ve ya doğacak olan bireylerin yaşama hakkını savunmaz. bu bir özgürlük ve ya hak ihlali değil, evrime hizmettir. aynı şekilde devlet sağlık harcamalarını büyük oranda kısıtlar ya da tamamen ortadan kaldırır. tabi başı ağrıyan kişinin ağrı kesici almasını engellemez, ama bulaşıcı bir hastalık olan aids e yakalanmış birinin topluma kazandırılmasına da uğraşmaz. çünkü kişi o hastalığa kapılmışsa ve bir başkası kapılmamışsa, o kişinin mutlaka bir zaafı vardır ve hastalık bu zaafdan faydalanmıştır. sosyoekonomik anlamda da iş gücünün piyasa da serbest dolaşımı için tüm koruyucu yasalar ortadan kaldırılır, tam bir serbestlik söz konusudur. bu liste böyle uzatılabilir. sonuç olarak öjenizm işte budur.

    meraklısına not: işbu entryde herhangi bir kişisel yorum bulunmamaktadır. tamamen tanım amaçlı yazılmış bir entrydir kendileri.
    -1 ... bcnolf
  5. 5.
    he bir de yaşamak için en uygunun hayatta kalması düşüncesini sosyolojiye kazandıran spencer a atfen spencerci bireycilik de denir bu akıma. doğrudur yanlıştır tartılışılır ama denir yani.
    ... bcnolf
  6. 6.
    ebeveynimi ben secmedim bari çocuklarımı seçebileyim mantığından yola çıkan teori.
    ... eurasian
  7. 7.
    genetik varyasyonu kısıtlaması konusu hakkında felsefi anlamda düşünülmesi gereken en azından bir nokta olan görüşler bütünü. o nokta da şu soruyla özetlenebilir "peki ya insanlar üremek için mevcut olandan daha deficient genlere sahip olan insanları seçerlerse uzun vadede insanların karşılaşabileceği sorunlar nelerdir?", örneğin, güncel bir örnek vermek gerekirse, şu an insanlarda daha aptal olanı eş olarak seçme eğilimi gün gibi aşikardır kanımca. genetik varyasyonu sınırlandırma "suçlaması" tabii ki de doğrudur, velakin her varyete iyi midir? kötü müdür? varyasyonların çokluğu yada azlığı sonucunda seksüel seçilimin uzun vadedeki sonucu iyi mi olacaktır kötü mü? iyi nedir, kötü nedir? ilk başta bunların sorulması lazım bence. eğer zeka üzerinden rasyonel bir değerlendirme yapmam gerekirse, aralarında aptalların ve akıllıların birlikte bulunduğu, kollektif olarak ortalama zekası eh işte olan bir insan çeşitliliğinden çok, pek fazla çeşitli olmayan lakin her bireyinin zekası yüksek olan bir insan türü bence daha iyi olandır. biraz daha türkçe özetlemem gerekirse, iyi olan çeşitli olmaktan ziyade yüksekte olmaktır. kısacası, genetik varyasyonu kısıtlamasının ne gibi bir götürüsü olduğunu, doğal olarak bunu yapmanın neden bir suç olarak görüldüğünü anlamamaktayımdır işbu görüşün.

    not: okuduğum bir takım yorumlarda ırkçı bir görüş olduğu gibi bir takım ithaflara rastlamaktayım bu görüş hakkında. belirtmeden geçmemeliyim ki, ırkçı olması gerekli değildir. ha, insan bireyleri üzerinde yapay bir seçilim oluşturduğu için çoğunlukla güç kullanmak durumundadır bu görüşü uygulayan/uygulayacak olan kurumlar. o yüzden faşizandır diyebiliriz( ki hala bunun bu görüşün "kötü" olduğu anlamına geleceğini zannetmemekteyim, en azından bana göre bu bir "kötülük" değildir. ne de olsa göreceli kavramlardan bahsetmekteyiz şu an. )

    edit: ayrıyeten acilen türkiye'de zeka temelinde uygulanması gereken bir politikadır, hem de hiç vakit kaybetmeden!
    1 -2 ... soul forged sin
  8. 8.
    Allah allah. Bu kadar az entrynin olmasi sasirtmistir.

    Ustun ve zayif irklarin belirlenip zayiflarin yok edilmesi ustun irka daha fazla olanak verilip cogalmasini saglamaya dayanmaktadir. Yani en basit tabiri su bazi tiplere sen oksijen israfisin öl amk. Deniyor.

    Tipki adolf hitlerin yaptigi gibi.
    ... arbuz