bugün
- osuruktan şiirler22
- sarı torba5
- nasıl birisiniz5
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- bir yazarı savunmak7
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- çalışmadan para kazanmak6
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- bebek katili öcalan2
- serfoş yuzır3
- amedspor7
- nasıl zengin olunur4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- velvet27
- mutlu ama uzak olsun5
- özlediniz mi beni7
- seri gizli artı oy veren melek7
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- porno entelektüelliği2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- alttaki yazara motto ver2
- karı kıza para yedirir misiniz5
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sözlükte kavga oldu hissi5
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- sözlük çok bozuldu monşer2
- fosur fosur osurmak2
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- yatarken surata telefonu düşürmek2
- acı gerçekler3
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- ütopyalar güzeldir2
- mor semsiyeli yabanci8
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- evliliğin anlamı13
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- buddy dude4
- kedi4
- pizza yemek2
- anın görüntüsü34
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- nil karaibrahimgil2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım2
- uludağ itiraf2
Sam Taylor-Wood'un yöneteceği ve ingiliz müzik grubu Beatles'in üyelerinden, John Lennon'un hayatının ergenlik dönemine odaklanacak olan film. Lennon'un doğum yeri Liverpool'da çekilecek olan filmin senaryosunu Matt Greenhalgh yazmış.
izledim.. uzun uzun yoruma gerek yok.. kristin scott thomas var john lennon var müthiş müzikler var..biz ki aşkı memnuyu 100 saat izlemiş bi halkız , bu filme 2 saat hayli hayli harcanır..
pual rolünü oynayan bebenin kibarlığı ve zarifliği ile cuk oturduğu film...
izlemek için çok fazla the beatles veya sadece lennon sempatisi beslemenize gerek yok. her türlü kendini izlettirebilen hoş bir film. benim gibi lennon'ın hikayesini bilmeyenler için aynı zamanda aydınlatıcı.
The Beatles grubundan John Lennon'un hayatını konu alan başrolünde Aaron Johnson'ın oynadığı, müzikle ilgilenen herkesin izlemesi gereken film.
john lennon'ın hayatının küçük bir kesitine yoğunlaşan ve içinde beatles kelimesi hiç geçmeyen bir film. zira Quarrymen'in kurulduğu dönemi izliyoruz ve ortada ringo yok. bu ön bilgiyle seyre başlamak lazım ki hevesler kursaklarda kalmasın.
kendi adıma, izlerken rahatsız olduğum iki konu var: birincisi lennon ile annesinin iletişiminde ana-oğul ilişkisinden çok, yoğun bir aşk yaşayan bir çift yansıtılmış. öyle ki kanepede uzanan lennon'un yanına kedi gibi sığınan annesi lennon'u ürpertirken, lennon'un zihninde yakın zamanda seviştiği kız arkadaşını düşündüğünü görüyoruz. bu sahneye kadar abarttığımı düşünmüştüm, ama açık bir şekilde 'onlar ana oğul değil, yıllar sonra bir araya gelmiş ve aşk yaşayan bir çiftti.' mesajı verilmiş. halbuki gerçekte buna dair bir bilgi yok. annesinin arkadaş gibi olduğu, mimi'nin aksine john'un arkadaşlarıyla iyi geçindiği bilinir, ancak oğluyla aşk yaşamış olduğunu ya da bunu arzuladığını sanmıyorum.
ikinci husus da ölüm sahnesinin ardından dışarda lennon'un paul'u yumrukladığı sahne. biyografilerinde böyle bir detay yok. öyle ki paul'un kendisi de filmin ardından sorulduğunda, lennon'un kendine vurduğunu hiç hatırlamadığını söylemiştir. lennon ile mesela george arasında zaman zaman kısa süreli sürtüşmeler, hatta kimisi sahnede, yaşanmış olsa da, lennon ile paul arasındaki mesafenin yumruklu bir kavgaya izin vereceğini sanmıyorum. hatta lennon'un ağzından şöyle bir detay var: 'biraz ara verdikten sonra tekrar buluştuğumuzda birbirimize dokunmaya utanırdık. bu utancı gizlemek için özenle el sıkışırdık. ya da delice danslar yapardık. ancak ondan sonra birbirimize sarılırdık.'
en beğendiğim kısım ise, sadece lennon için değil, müzik tarihi için de dönüm noktası olan karar verme sahnesi olmuştur. babası yeni zelanda'ya gitmeden önce birkaç gününü 5 yaşındaki john ile geçirmiştir. annesi onu almaya geldiğinde küçücük bir çocuktan kocaman bir karar vermesini isterler. babası evde, yeni zelanda'ya onunla gelmeyi mi, yoksa annesiyle liverpool'da kalmayı mı tercih ettiğini sorar. john, babasını seçer. annesi itiraz etmez, sadece yıkılmış bir şekilde evden çıkar. daha köşeyi dönmeden john bacaklarına sarılır, gitme der, orada annesini seçer, yıllar sonra da müzik tarihine imzasını kimsenin alt edemeyeceği kadar büyük bir şekilde atar...
bir ay kadar sonra gelen edit: yanılmışım. lennon şaşırtmadı, anasına hallenmiş valla, kendi diyor: 'John described a childhood experience, lying in bed with his mother and accidentally touching her breast, "and I was wondering if I should do anything else.... I always think I should have done it. Presumably she would have allowed it"'
kaynak: https://www.quora.com/Did...-attraction-to-his-mother
kendi adıma, izlerken rahatsız olduğum iki konu var: birincisi lennon ile annesinin iletişiminde ana-oğul ilişkisinden çok, yoğun bir aşk yaşayan bir çift yansıtılmış. öyle ki kanepede uzanan lennon'un yanına kedi gibi sığınan annesi lennon'u ürpertirken, lennon'un zihninde yakın zamanda seviştiği kız arkadaşını düşündüğünü görüyoruz. bu sahneye kadar abarttığımı düşünmüştüm, ama açık bir şekilde 'onlar ana oğul değil, yıllar sonra bir araya gelmiş ve aşk yaşayan bir çiftti.' mesajı verilmiş. halbuki gerçekte buna dair bir bilgi yok. annesinin arkadaş gibi olduğu, mimi'nin aksine john'un arkadaşlarıyla iyi geçindiği bilinir, ancak oğluyla aşk yaşamış olduğunu ya da bunu arzuladığını sanmıyorum.
ikinci husus da ölüm sahnesinin ardından dışarda lennon'un paul'u yumrukladığı sahne. biyografilerinde böyle bir detay yok. öyle ki paul'un kendisi de filmin ardından sorulduğunda, lennon'un kendine vurduğunu hiç hatırlamadığını söylemiştir. lennon ile mesela george arasında zaman zaman kısa süreli sürtüşmeler, hatta kimisi sahnede, yaşanmış olsa da, lennon ile paul arasındaki mesafenin yumruklu bir kavgaya izin vereceğini sanmıyorum. hatta lennon'un ağzından şöyle bir detay var: 'biraz ara verdikten sonra tekrar buluştuğumuzda birbirimize dokunmaya utanırdık. bu utancı gizlemek için özenle el sıkışırdık. ya da delice danslar yapardık. ancak ondan sonra birbirimize sarılırdık.'
en beğendiğim kısım ise, sadece lennon için değil, müzik tarihi için de dönüm noktası olan karar verme sahnesi olmuştur. babası yeni zelanda'ya gitmeden önce birkaç gününü 5 yaşındaki john ile geçirmiştir. annesi onu almaya geldiğinde küçücük bir çocuktan kocaman bir karar vermesini isterler. babası evde, yeni zelanda'ya onunla gelmeyi mi, yoksa annesiyle liverpool'da kalmayı mı tercih ettiğini sorar. john, babasını seçer. annesi itiraz etmez, sadece yıkılmış bir şekilde evden çıkar. daha köşeyi dönmeden john bacaklarına sarılır, gitme der, orada annesini seçer, yıllar sonra da müzik tarihine imzasını kimsenin alt edemeyeceği kadar büyük bir şekilde atar...
bir ay kadar sonra gelen edit: yanılmışım. lennon şaşırtmadı, anasına hallenmiş valla, kendi diyor: 'John described a childhood experience, lying in bed with his mother and accidentally touching her breast, "and I was wondering if I should do anything else.... I always think I should have done it. Presumably she would have allowed it"'
kaynak: https://www.quora.com/Did...-attraction-to-his-mother
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar