bugün
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz20
- nasıl yakışıklı olunur5
- erkekler için mutlu evliliğin sırları6
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı5
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- türk seküler devrimi11
- sarapci koala78
- mehmet okuyan3
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi13
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- arkadaşlar ben artık ayıyım4
- adil ve eşit bir ekonomik düzen nasıl kurulur3
- gocu31
- nasıl zengin olunur3
- kürtler7
- erkekler evleneceği kadını nasıl seçer2
- sokakta hiç tanımadığı adamın kulağını çekmek3
- sözlükte artı eksi dengesinin normal olmaması5
- s'i l v'e r m'i s t9
- fiat ın en iyi arabası8
- şiveli konuşandan nefret etmek3
- yaşlı insanlar neden huysuz olur9
- insanların zombileştiği bi gelecekte yaşamak3
- helal olsa faize para koyar mısınız3
- canımın yengen çekmesi3
- dokuzuncu nesil yazar karizması8
- arkadaşlar sözlük kapanıyor3
- tomris uyar'a ikinci yeninin yengesi diyen tip4
- paraya onem vermemek6
- azerbaycan a yerleşmek6
- insanın karnı doyunca hikayesi bitmez2
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak8
- togg t6x2
- kızsız olmak2
- bir sözlük yazarıyla evlenir misiniz7
- çocuk saati2
- maltepe içen kadın5
- gömü bulmak8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı7
- am lazerinin içine kamera koyan güzellik merkezi7
- bu koyden olsam ne olacak20
- bilinçaltı yansımalarını reel dünyada görmek3
- melih gökçek'e soruşturma açılması8
- tavuk haşlama2
- şive şakası5
- ekşi sözlük7
- sözlüğü sevmeyip yine de sözlükte yazmak4
- türkmenistan kürtleri2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası11
sylvia plath şiiridir:
I am a miner. The light burns blue.
Waxy stalactites
Drip and thicken, tears
The earthen womb
Exudes from its dead boredom.
Black bat airs
Wrap me, raggy shawls,
Cold homicides.
They weld to me like plums.
Old cave of calcium
Icicles, old echoer.
Even the newts are white,
Those holy Joes.
And the fish, the fish -
Christ! they are panes of ice,
A vice of knives,
A piranha
Religion, drinking
Its first communion out of my live toes.
The candle
Gulps and recovers its small altitude,
Its yellows hearten.
O love, how did you get here?
O embryo
Remembering, even in sleep,
Your crossed position.
The blood blooms clean
In you, ruby.
The pain
You wake to is not yours.
Love, love,
I have hung our cave with roses,
With soft rugs -
The last of Victoriana.
Let the stars
Plummet to their dark address,
Let the mercuric
Atoms that cripple drip
Into the terrible well,
You are the one
Solid the spaces lean on, envious.
You are the baby in the barn.
_________________________________________________
Nick ve Şamdan
Bir madenciyim ben. Mavi yanar ışık.
Balmumu sarkıtlar
Damlar ve koyulaşır, yırtar
Topraksı dölyatağı,
Sızar kendi ölü bıkkınlığından.
Siyah yarasa havalanıp
Sarmalar beni, paçavra şallar,
Soğuk cinayetler.
Erikler gibi yapışır bana.
Kalsiyum sarkıtlarının o eski
Mağarası, eski yankılar.
Semenderler bile beyaz,
Şu mübarek adamlar.
Ve o balıklar, o balıklar –
isa! Buz levhalarıdır onlar,
Bıçakların bir ahlâksızlığı
Bir çapulcu
Din, içerek ilk komünyonunu
Canlı ayak parmaklarımdan,
Yutkunur ve kazanır yeniden irtifasını
Şamdan,
Canlanır sarıları.
Ey canım, nasıl geldin buraya?
Ey embriyo
Anımsayarak, uykuda bile,
Çapraz duruşunu senin.
Çiçeklenir duru kan
Sende, yakut rengi.
Senin değil uyandığın
Bu acı.
Aşkım, aşkım
Mağaramıza güller astım,
Yumuşak örtülerle –
Viktorya zamanının sonundan.
Bırak yıldızlar
Düşsün karanlık adreslerinin dikine,
Bırak cıva
Atomlar kötürümsü damlasın
O korkunç kuyuya,
Boşlukların kıskanarak yaslandığı
Gerçeksin sen.
O ahırdaki bebeksin sen.
I am a miner. The light burns blue.
Waxy stalactites
Drip and thicken, tears
The earthen womb
Exudes from its dead boredom.
Black bat airs
Wrap me, raggy shawls,
Cold homicides.
They weld to me like plums.
Old cave of calcium
Icicles, old echoer.
Even the newts are white,
Those holy Joes.
And the fish, the fish -
Christ! they are panes of ice,
A vice of knives,
A piranha
Religion, drinking
Its first communion out of my live toes.
The candle
Gulps and recovers its small altitude,
Its yellows hearten.
O love, how did you get here?
O embryo
Remembering, even in sleep,
Your crossed position.
The blood blooms clean
In you, ruby.
The pain
You wake to is not yours.
Love, love,
I have hung our cave with roses,
With soft rugs -
The last of Victoriana.
Let the stars
Plummet to their dark address,
Let the mercuric
Atoms that cripple drip
Into the terrible well,
You are the one
Solid the spaces lean on, envious.
You are the baby in the barn.
_________________________________________________
Nick ve Şamdan
Bir madenciyim ben. Mavi yanar ışık.
Balmumu sarkıtlar
Damlar ve koyulaşır, yırtar
Topraksı dölyatağı,
Sızar kendi ölü bıkkınlığından.
Siyah yarasa havalanıp
Sarmalar beni, paçavra şallar,
Soğuk cinayetler.
Erikler gibi yapışır bana.
Kalsiyum sarkıtlarının o eski
Mağarası, eski yankılar.
Semenderler bile beyaz,
Şu mübarek adamlar.
Ve o balıklar, o balıklar –
isa! Buz levhalarıdır onlar,
Bıçakların bir ahlâksızlığı
Bir çapulcu
Din, içerek ilk komünyonunu
Canlı ayak parmaklarımdan,
Yutkunur ve kazanır yeniden irtifasını
Şamdan,
Canlanır sarıları.
Ey canım, nasıl geldin buraya?
Ey embriyo
Anımsayarak, uykuda bile,
Çapraz duruşunu senin.
Çiçeklenir duru kan
Sende, yakut rengi.
Senin değil uyandığın
Bu acı.
Aşkım, aşkım
Mağaramıza güller astım,
Yumuşak örtülerle –
Viktorya zamanının sonundan.
Bırak yıldızlar
Düşsün karanlık adreslerinin dikine,
Bırak cıva
Atomlar kötürümsü damlasın
O korkunç kuyuya,
Boşlukların kıskanarak yaslandığı
Gerçeksin sen.
O ahırdaki bebeksin sen.
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar