bugün
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması10
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler19
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- kadınların piç erkek tercihi12
- telefonun aşırı ısınması5
- kimse türk yargısına parmak sallayamaz4
- sersem herif11
- yön duygusuna sahip olmamak7
- en çok hoşa giden doğa olayı5
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi8
- acdc tişörtü giyen elektrikçi2
- sergen yalçın'ın erling haaland'ı beğenmemesi5
- zihni göktay13
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları7
- donanımlı erkek2
- 2026 dünya kupası şampiyonu5
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam9
- cumhuriyetçi parti2
- konuş2
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi5
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- sözlük yazarlarının nahları3
- düşün ki bu gece öldün5
- doctor octopus2
- kardeş kardeş oynayın3
- trump suikasti3
- yeni yazarlara öneriler9
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı8
- ekrem imamoğlu'nun diploma davasının ertelenmesi3
- necip fazıl vs dostoyevski2
- insan olmaya ceyrek kala3
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- saraca finch house12
- 2026 dünya kupası25
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- ragnar rockefeller38
- karı kıza para yedirir misiniz7
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı7
- unutulmayan duvar yazıları7
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- günün şiiri21
- milyonların temmuz zammı netleşmesi6
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
ing. ölen önemli biri hakkında yazılan yazı.
bu sene çıkan my own grave albümü.
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar