bugün
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar6
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- yürüyüş partisi3
- gocu abi3
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması3
- lucas luthor2
- ideal sevgilinin en önemli özelliği11
- şemsiyenin ters dönmesi3
- bugün de meme atan olmaması13
- günün sözü2
- oyuncu2
- paris te son tango6
- sözlüğe fotoğraf atmış erkekle evlenir misiniz2
- sözlüğe foto atan erkekler silik yesin2
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı3
- yazma diyince yazmayan erkek4
- 65 şut çekip gol atamamak3
- aylık 299 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- beyaz otomobil satın almak10
- anın görüntüsü15
- 22 27 32 35 yaş kadınlar 50 yaş erkek evliliği2
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it2
- bir bardak birayla saatlerce ağlamak2
- iş kadını yazarlar6
- yaşlılığınız için insan biriktirin11
- meloş nerede sorunsalı5
- gocu bey meh meh bey birader4
- misafir ağırlamak2
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- kadın motorcunun yol kesip sürücüye saldırması4
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- hoşgeldin pazartesi7
- artık ulu sözlüğümüze fotoğraf atılabilmesi4
- 22 haziran 2026 yeni zelanda mısır maçı2
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar6
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı6
- clydeless bonnie3
- ege waw3
- ibrahim hacıosmanoğlu5
- yetersizim diyerek istifa etmek3
- 2026 dünya kupası16
- engellediğim yuzır başlığıma yazmasın3
- ev kredisi çeken asgari ücretli3
- 2026 dünya kupasında tutulan takım5
- sevgiliye en güzel hitap şekli4
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- her başarılı erkeğin altında bir kadın yatıyor2
ing. ölen önemli biri hakkında yazılan yazı.
bu sene çıkan my own grave albümü.
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar