bugün
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor8
- üniversitede kızlara para yedirmek4
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar2
- velvet'in elleri nimettir3
- aslan gibi adam3
- bisiklete binmek2
- ai analiz2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı18
- karıya kıza yalakalık yapan tip2
- eskorta para verecek kadar mal olmak2
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması5
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- manifest dinleyen erkek11
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- ona bir şey söyle8
- herkes yatmış görünüyor4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- gulmekicinyaratilmis11
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- mohamed salah ghaly13
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- eyüpsultan da kurabiye dağıtan kız2
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- türkiye7
- yaz yemekleri5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- scooter'a 6 kişi binmek5
- sudekiray3
- taksici muhabbeti5
- borsa4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- stres yönetimi6
- berrak tüzünataç3
- spiderman mi döver batman mi5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- fahriye evcen3
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- doğuda yaşayan yazarlar5
- eğitimde sınav sistemi2
bu sene çıkan my own grave albümü.
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar