bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- silik sayınız7
- terhis oluyorum sözlük21
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- gece gelen yemek yapma isteği6
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- fatma betül sayan kaya28
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- online yazarlar nasıl görünür4
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- akıllı telefon kullanan erkek9
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- şemsiye2
- amerika birleşik devletleri3
- camilerdeki ayak kokusu11
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- victor osimhen9
- münafık11
- nasıl açık oylarız4
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- gecenin şarkısı4
- fon vurgunu nedir3
- 20078
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- ihsan oktay anar2
- ne bu fon vurgunu3
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- fatma betülüm yapmaz13
- acıktım ne yesem3
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
bu sene çıkan my own grave albümü.
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz . My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, Unholy EPsi'nden sonra çıkardığı Necrology ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor. Bu uşakların isveçli olduğunu da ekleyelim. isveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda isveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş; onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö'nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum. Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig (http://www.skingravertattoo.com/zighome.aspx) adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden Necrology olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal'e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda. Müziklerinde bariz bir isveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar "melodik death/thrash metal" diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar. Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor. Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar'a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten "global domination" şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). iyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
Necrology, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm oldukça sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, "None Shall See" ve "Exhumed to Be Buried" benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind'ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth'un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast-beatler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal "Mikael Aronsson", albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War'da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Şarkı listesi:
1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10.Carnal Revelations
11.Incineration
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com