bugün
- from gold from dust33
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı9
- evli bir adama aşık oldum sözlük17
- şampuan yerine saç kremi almak5
- birine aşık olup kafayı yemek9
- senin aklini alirim6
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı15
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- sydney sweeney'in memeleri7
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- fiziği güzel sözlük kızları56
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk2
- memeleri kafam kadar kız24
- fatma betül sayan kaya70
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- belçika attı6
- kadının en öpülesi yeri11
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- uğurcan çakır8
- yeniden dünyaya gelsen olunacak meslek2
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- gece döner bıçaklı şirinler tarafından kovalanmak5
- kevin de bruyne3
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- areola estetiği2
- görsel yükleme problemi5
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- kuran da namazın olmaması12
- sırılsıklam2
- uefa uluslar ligi10
- yağmuru kim döküyor4
- odyssey2
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz3
- sözlükteki kız yazarları deşifre ediyorum4
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- arda güler4
- lukaku'nun kovacana döşediği boru2
- diamond tema2
- traveler vs iock4
- lukaku'nun apo kerim'e tur bindirmesi2
- ben geldim lazanyalar3
murat ince'nin 2. Albümü Ben Senin En Çok Çocuk Yanlarını Sevdim Albümünden bir şiir.
Sabah ezanı kulaklarımda
Birazdan güneş doğacak
Bırakıp giderken hiç düşündün mü benim halim ne ;olur?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Terminalde son kez yüzünü gördüğümde,
Yanağın otobüs camına yapışmış,
O bakmaya kıyamadığım zerdali gözlerinden,
Deniz gözlerinden sel gibi yaşlar süzülüyor,
Hıçkırığın her yanda yankılanıyordu.
Bir gün döneceğin ümidiyle yola koymuştum,
Bir gün iki satır yazarsın diye razı olmuştum.
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım, papatyam, ay çekirdeğim, yazım, yazgım
Sıladan bir daha dönmemecesine mi gittin?
Özlemediğim doğru değil,
Kan kustuğum yalan değil.
Yokluğunda yoksulun teki,
Ne yapacağını şaşırmış,
Kelimelerini sinmiş,
isimsiz kaldırımların yetimi...
Şimdi Ezan-ı Muhammed;in seher vakti
Güneş ufuktan gelecek ;Merhaba; diyecek
Leylim ley...
Hava soğuk, sisli ve karanlık
Bir farın ışığı kadar aydınlığım ancak
Biliyorum ısıtmasa da seherde doğacak güneş,
Yine umut, umutlar var...
Sabaha doğacak güneş...
Bu şehirde kapısını çalabileceğim bir ışığım,
Dertlerimin kayıklarını yüzdürebileceğim,
Sığınabileceğim bir limanım yok!
Yazdıklarımı, anlattıklarımı taşıyabilecek,
Omzuna başımı koyup ağlayabileceğim,
Gözyaşlarımı silebilecek kimsem kalmadı!
O; gül beyaz pırıl pırıl gelinliğinde elimde kaldı.
Yine ışıkları söndürdüm
Bugünün ihanetlerini, geleceğin acılarını duvarlara karalıyorum.
Canımın içi,
Ümitlerimi tek tek sorguluyor;
Sana beklentileri olanları idam ediyorum.
Bilmelisin: içimdeki seni zorla öldürüyorum!
Allah aşkına...
Kapı aralığından sızan fersiz ışık
Bir kerede gün ışığı olsa göz aldanmalarına inat!
Oy gülüm sebebim sen
Duvarlarla konuşan ben
Oy gülüm kederim sen
Kederlerle boğulan ben
Sen beni gamsız mı sandın?
Her derde çare mi sandın?
Bilmem sen beni ne sandın?
Laf götürür susar mı sandın?
Çok özledim...
Gözlerim benden habersiz,
Sihirli kutuya kayıtsız teslim olmuş.
Şu darmadağın halimi görmüyorlar.
Kulaklarım sadece sana kesilmiş
Yüreğimin yangınına aldırış etmiyorlar.
iyi hissetmiyorum kendimi bir tuhafım.
Ben üşümem bilirsin...
Peki, neden tutmuyor ellerim, ayaklarım?
Gözlerim neden mat ve donuk?
Neden kilitlendi kör bakışlarım boşluğa?
Neden konuşmuyor aynalar?
Neden cevap vermiyor duvarlar?
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım...
Çok özledim...
Gittiğin yeri mesken mi tuttun?
Dön, dön ;olursun dön artık!
Umutlarım siyaha çalmakta kar beyazım...
Yüreğim, beynim, bütün bedenim karaya vurdu vuracak...
Karayazım!
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Bak şu halime uzat artık ellerini...
Un ufak oluyorum görmüyor musun?
Görmüyor musun?
Çıldırmaktayım gül beyazım...
Sabah ezanı kulaklarımda
Birazdan güneş doğacak
Bırakıp giderken hiç düşündün mü benim halim ne ;olur?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Terminalde son kez yüzünü gördüğümde,
Yanağın otobüs camına yapışmış,
O bakmaya kıyamadığım zerdali gözlerinden,
Deniz gözlerinden sel gibi yaşlar süzülüyor,
Hıçkırığın her yanda yankılanıyordu.
Bir gün döneceğin ümidiyle yola koymuştum,
Bir gün iki satır yazarsın diye razı olmuştum.
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım, papatyam, ay çekirdeğim, yazım, yazgım
Sıladan bir daha dönmemecesine mi gittin?
Özlemediğim doğru değil,
Kan kustuğum yalan değil.
Yokluğunda yoksulun teki,
Ne yapacağını şaşırmış,
Kelimelerini sinmiş,
isimsiz kaldırımların yetimi...
Şimdi Ezan-ı Muhammed;in seher vakti
Güneş ufuktan gelecek ;Merhaba; diyecek
Leylim ley...
Hava soğuk, sisli ve karanlık
Bir farın ışığı kadar aydınlığım ancak
Biliyorum ısıtmasa da seherde doğacak güneş,
Yine umut, umutlar var...
Sabaha doğacak güneş...
Bu şehirde kapısını çalabileceğim bir ışığım,
Dertlerimin kayıklarını yüzdürebileceğim,
Sığınabileceğim bir limanım yok!
Yazdıklarımı, anlattıklarımı taşıyabilecek,
Omzuna başımı koyup ağlayabileceğim,
Gözyaşlarımı silebilecek kimsem kalmadı!
O; gül beyaz pırıl pırıl gelinliğinde elimde kaldı.
Yine ışıkları söndürdüm
Bugünün ihanetlerini, geleceğin acılarını duvarlara karalıyorum.
Canımın içi,
Ümitlerimi tek tek sorguluyor;
Sana beklentileri olanları idam ediyorum.
Bilmelisin: içimdeki seni zorla öldürüyorum!
Allah aşkına...
Kapı aralığından sızan fersiz ışık
Bir kerede gün ışığı olsa göz aldanmalarına inat!
Oy gülüm sebebim sen
Duvarlarla konuşan ben
Oy gülüm kederim sen
Kederlerle boğulan ben
Sen beni gamsız mı sandın?
Her derde çare mi sandın?
Bilmem sen beni ne sandın?
Laf götürür susar mı sandın?
Çok özledim...
Gözlerim benden habersiz,
Sihirli kutuya kayıtsız teslim olmuş.
Şu darmadağın halimi görmüyorlar.
Kulaklarım sadece sana kesilmiş
Yüreğimin yangınına aldırış etmiyorlar.
iyi hissetmiyorum kendimi bir tuhafım.
Ben üşümem bilirsin...
Peki, neden tutmuyor ellerim, ayaklarım?
Gözlerim neden mat ve donuk?
Neden kilitlendi kör bakışlarım boşluğa?
Neden konuşmuyor aynalar?
Neden cevap vermiyor duvarlar?
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım...
Çok özledim...
Gittiğin yeri mesken mi tuttun?
Dön, dön ;olursun dön artık!
Umutlarım siyaha çalmakta kar beyazım...
Yüreğim, beynim, bütün bedenim karaya vurdu vuracak...
Karayazım!
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Bak şu halime uzat artık ellerini...
Un ufak oluyorum görmüyor musun?
Görmüyor musun?
Çıldırmaktayım gül beyazım...
hak suretidir âlem-i imkân ile âdem
bundan güzeli nerde ki cennet'te mi sandın
her yer ne güzel menba-ı hüsn, insan güzeli
sen de bu cemâli, huri gılmanda mı sandın
her yerde, fakat arifin kalbindedir allah,
yoksa sen onu arz u semâvâtta mı sandın
dünyâ diyerek geçme sakın, burdadır her şey
mîzân ü sırât'ı mutlaka orda mı sandın
cennet ü dûzah, gamm ü sürür, zulmet ile nûr
yaptıklarının gölgesi, hâriçte mi sandın
bilgin sana kıymet, talebin neyse osun sen
insanlığı sâde yiyip içmekte mi sandın
hâlin ne ise müşteri sen oldun o hâle
noksanı meğer adl-i ilâhîde mi sandın
fikrim bu benim, virdim ise her lahzada âh
sen âh-ı ateş-sûzumu beyhude mi sandın
yeniler her âh ile ken'ân ahd-i elest i
ahım acaba nefha-yı hâbîde mi sandın
(bkz: kenan rifai)
bundan güzeli nerde ki cennet'te mi sandın
her yer ne güzel menba-ı hüsn, insan güzeli
sen de bu cemâli, huri gılmanda mı sandın
her yerde, fakat arifin kalbindedir allah,
yoksa sen onu arz u semâvâtta mı sandın
dünyâ diyerek geçme sakın, burdadır her şey
mîzân ü sırât'ı mutlaka orda mı sandın
cennet ü dûzah, gamm ü sürür, zulmet ile nûr
yaptıklarının gölgesi, hâriçte mi sandın
bilgin sana kıymet, talebin neyse osun sen
insanlığı sâde yiyip içmekte mi sandın
hâlin ne ise müşteri sen oldun o hâle
noksanı meğer adl-i ilâhîde mi sandın
fikrim bu benim, virdim ise her lahzada âh
sen âh-ı ateş-sûzumu beyhude mi sandın
yeniler her âh ile ken'ân ahd-i elest i
ahım acaba nefha-yı hâbîde mi sandın
(bkz: kenan rifai)
Gerçekten değeceğini mi
baktığını mı
Düşündüğünü mü
Minik bile olsa bir arzu kırıntısı mi beslediğini
Her şeyi bırak
Hissettiğini mi sandın?
Bu kadar iyi olabileceğinı gerçekten düşündün mü?
Buna cüret ettin mi?
Seni aptal seni budala!
Nerden geliyor bu kendini bilmezliğin?
Nasıl bir dev aynasıdır bu baktığın?
baktığını mı
Düşündüğünü mü
Minik bile olsa bir arzu kırıntısı mi beslediğini
Her şeyi bırak
Hissettiğini mi sandın?
Bu kadar iyi olabileceğinı gerçekten düşündün mü?
Buna cüret ettin mi?
Seni aptal seni budala!
Nerden geliyor bu kendini bilmezliğin?
Nasıl bir dev aynasıdır bu baktığın?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar