bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak12
- 3 kere üst üste 31 çekmek11
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı7
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak3
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- uludede'nin cenaze eventi8
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi6
- devlet3
- recep tahrik erdoğan3
- göz kanlanması6
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- yunan adalarına gitmek20
- ekmeğe çikolata sürmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- dinci ahlaksızlığı19
- fatma betül sayan kaya64
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- pick me girl5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- eyeliner çekme yöntemleri7
- ciğer yiyen midesizler10
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- yunan aşığı tip15
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- sürekli özür dileyen insan5
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak2
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- gunluklerim aylik olmus4
- tv lerde sadece dizi ve reality show olması2
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- ciğer vs kokoreç8
- fiziği güzel sözlük kızları47
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- uludede nim mirası4
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
murat ince'nin 2. Albümü Ben Senin En Çok Çocuk Yanlarını Sevdim Albümünden bir şiir.
Sabah ezanı kulaklarımda
Birazdan güneş doğacak
Bırakıp giderken hiç düşündün mü benim halim ne ;olur?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Terminalde son kez yüzünü gördüğümde,
Yanağın otobüs camına yapışmış,
O bakmaya kıyamadığım zerdali gözlerinden,
Deniz gözlerinden sel gibi yaşlar süzülüyor,
Hıçkırığın her yanda yankılanıyordu.
Bir gün döneceğin ümidiyle yola koymuştum,
Bir gün iki satır yazarsın diye razı olmuştum.
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım, papatyam, ay çekirdeğim, yazım, yazgım
Sıladan bir daha dönmemecesine mi gittin?
Özlemediğim doğru değil,
Kan kustuğum yalan değil.
Yokluğunda yoksulun teki,
Ne yapacağını şaşırmış,
Kelimelerini sinmiş,
isimsiz kaldırımların yetimi...
Şimdi Ezan-ı Muhammed;in seher vakti
Güneş ufuktan gelecek ;Merhaba; diyecek
Leylim ley...
Hava soğuk, sisli ve karanlık
Bir farın ışığı kadar aydınlığım ancak
Biliyorum ısıtmasa da seherde doğacak güneş,
Yine umut, umutlar var...
Sabaha doğacak güneş...
Bu şehirde kapısını çalabileceğim bir ışığım,
Dertlerimin kayıklarını yüzdürebileceğim,
Sığınabileceğim bir limanım yok!
Yazdıklarımı, anlattıklarımı taşıyabilecek,
Omzuna başımı koyup ağlayabileceğim,
Gözyaşlarımı silebilecek kimsem kalmadı!
O; gül beyaz pırıl pırıl gelinliğinde elimde kaldı.
Yine ışıkları söndürdüm
Bugünün ihanetlerini, geleceğin acılarını duvarlara karalıyorum.
Canımın içi,
Ümitlerimi tek tek sorguluyor;
Sana beklentileri olanları idam ediyorum.
Bilmelisin: içimdeki seni zorla öldürüyorum!
Allah aşkına...
Kapı aralığından sızan fersiz ışık
Bir kerede gün ışığı olsa göz aldanmalarına inat!
Oy gülüm sebebim sen
Duvarlarla konuşan ben
Oy gülüm kederim sen
Kederlerle boğulan ben
Sen beni gamsız mı sandın?
Her derde çare mi sandın?
Bilmem sen beni ne sandın?
Laf götürür susar mı sandın?
Çok özledim...
Gözlerim benden habersiz,
Sihirli kutuya kayıtsız teslim olmuş.
Şu darmadağın halimi görmüyorlar.
Kulaklarım sadece sana kesilmiş
Yüreğimin yangınına aldırış etmiyorlar.
iyi hissetmiyorum kendimi bir tuhafım.
Ben üşümem bilirsin...
Peki, neden tutmuyor ellerim, ayaklarım?
Gözlerim neden mat ve donuk?
Neden kilitlendi kör bakışlarım boşluğa?
Neden konuşmuyor aynalar?
Neden cevap vermiyor duvarlar?
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım...
Çok özledim...
Gittiğin yeri mesken mi tuttun?
Dön, dön ;olursun dön artık!
Umutlarım siyaha çalmakta kar beyazım...
Yüreğim, beynim, bütün bedenim karaya vurdu vuracak...
Karayazım!
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Bak şu halime uzat artık ellerini...
Un ufak oluyorum görmüyor musun?
Görmüyor musun?
Çıldırmaktayım gül beyazım...
Sabah ezanı kulaklarımda
Birazdan güneş doğacak
Bırakıp giderken hiç düşündün mü benim halim ne ;olur?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Terminalde son kez yüzünü gördüğümde,
Yanağın otobüs camına yapışmış,
O bakmaya kıyamadığım zerdali gözlerinden,
Deniz gözlerinden sel gibi yaşlar süzülüyor,
Hıçkırığın her yanda yankılanıyordu.
Bir gün döneceğin ümidiyle yola koymuştum,
Bir gün iki satır yazarsın diye razı olmuştum.
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım, papatyam, ay çekirdeğim, yazım, yazgım
Sıladan bir daha dönmemecesine mi gittin?
Özlemediğim doğru değil,
Kan kustuğum yalan değil.
Yokluğunda yoksulun teki,
Ne yapacağını şaşırmış,
Kelimelerini sinmiş,
isimsiz kaldırımların yetimi...
Şimdi Ezan-ı Muhammed;in seher vakti
Güneş ufuktan gelecek ;Merhaba; diyecek
Leylim ley...
Hava soğuk, sisli ve karanlık
Bir farın ışığı kadar aydınlığım ancak
Biliyorum ısıtmasa da seherde doğacak güneş,
Yine umut, umutlar var...
Sabaha doğacak güneş...
Bu şehirde kapısını çalabileceğim bir ışığım,
Dertlerimin kayıklarını yüzdürebileceğim,
Sığınabileceğim bir limanım yok!
Yazdıklarımı, anlattıklarımı taşıyabilecek,
Omzuna başımı koyup ağlayabileceğim,
Gözyaşlarımı silebilecek kimsem kalmadı!
O; gül beyaz pırıl pırıl gelinliğinde elimde kaldı.
Yine ışıkları söndürdüm
Bugünün ihanetlerini, geleceğin acılarını duvarlara karalıyorum.
Canımın içi,
Ümitlerimi tek tek sorguluyor;
Sana beklentileri olanları idam ediyorum.
Bilmelisin: içimdeki seni zorla öldürüyorum!
Allah aşkına...
Kapı aralığından sızan fersiz ışık
Bir kerede gün ışığı olsa göz aldanmalarına inat!
Oy gülüm sebebim sen
Duvarlarla konuşan ben
Oy gülüm kederim sen
Kederlerle boğulan ben
Sen beni gamsız mı sandın?
Her derde çare mi sandın?
Bilmem sen beni ne sandın?
Laf götürür susar mı sandın?
Çok özledim...
Gözlerim benden habersiz,
Sihirli kutuya kayıtsız teslim olmuş.
Şu darmadağın halimi görmüyorlar.
Kulaklarım sadece sana kesilmiş
Yüreğimin yangınına aldırış etmiyorlar.
iyi hissetmiyorum kendimi bir tuhafım.
Ben üşümem bilirsin...
Peki, neden tutmuyor ellerim, ayaklarım?
Gözlerim neden mat ve donuk?
Neden kilitlendi kör bakışlarım boşluğa?
Neden konuşmuyor aynalar?
Neden cevap vermiyor duvarlar?
Ey sevgili!
En güzel sevgili!
Gül beyazım...
Çok özledim...
Gittiğin yeri mesken mi tuttun?
Dön, dön ;olursun dön artık!
Umutlarım siyaha çalmakta kar beyazım...
Yüreğim, beynim, bütün bedenim karaya vurdu vuracak...
Karayazım!
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Taş mı sandın beni?
Bak şu halime uzat artık ellerini...
Un ufak oluyorum görmüyor musun?
Görmüyor musun?
Çıldırmaktayım gül beyazım...
hak suretidir âlem-i imkân ile âdem
bundan güzeli nerde ki cennet'te mi sandın
her yer ne güzel menba-ı hüsn, insan güzeli
sen de bu cemâli, huri gılmanda mı sandın
her yerde, fakat arifin kalbindedir allah,
yoksa sen onu arz u semâvâtta mı sandın
dünyâ diyerek geçme sakın, burdadır her şey
mîzân ü sırât'ı mutlaka orda mı sandın
cennet ü dûzah, gamm ü sürür, zulmet ile nûr
yaptıklarının gölgesi, hâriçte mi sandın
bilgin sana kıymet, talebin neyse osun sen
insanlığı sâde yiyip içmekte mi sandın
hâlin ne ise müşteri sen oldun o hâle
noksanı meğer adl-i ilâhîde mi sandın
fikrim bu benim, virdim ise her lahzada âh
sen âh-ı ateş-sûzumu beyhude mi sandın
yeniler her âh ile ken'ân ahd-i elest i
ahım acaba nefha-yı hâbîde mi sandın
(bkz: kenan rifai)
bundan güzeli nerde ki cennet'te mi sandın
her yer ne güzel menba-ı hüsn, insan güzeli
sen de bu cemâli, huri gılmanda mı sandın
her yerde, fakat arifin kalbindedir allah,
yoksa sen onu arz u semâvâtta mı sandın
dünyâ diyerek geçme sakın, burdadır her şey
mîzân ü sırât'ı mutlaka orda mı sandın
cennet ü dûzah, gamm ü sürür, zulmet ile nûr
yaptıklarının gölgesi, hâriçte mi sandın
bilgin sana kıymet, talebin neyse osun sen
insanlığı sâde yiyip içmekte mi sandın
hâlin ne ise müşteri sen oldun o hâle
noksanı meğer adl-i ilâhîde mi sandın
fikrim bu benim, virdim ise her lahzada âh
sen âh-ı ateş-sûzumu beyhude mi sandın
yeniler her âh ile ken'ân ahd-i elest i
ahım acaba nefha-yı hâbîde mi sandın
(bkz: kenan rifai)
Gerçekten değeceğini mi
baktığını mı
Düşündüğünü mü
Minik bile olsa bir arzu kırıntısı mi beslediğini
Her şeyi bırak
Hissettiğini mi sandın?
Bu kadar iyi olabileceğinı gerçekten düşündün mü?
Buna cüret ettin mi?
Seni aptal seni budala!
Nerden geliyor bu kendini bilmezliğin?
Nasıl bir dev aynasıdır bu baktığın?
baktığını mı
Düşündüğünü mü
Minik bile olsa bir arzu kırıntısı mi beslediğini
Her şeyi bırak
Hissettiğini mi sandın?
Bu kadar iyi olabileceğinı gerçekten düşündün mü?
Buna cüret ettin mi?
Seni aptal seni budala!
Nerden geliyor bu kendini bilmezliğin?
Nasıl bir dev aynasıdır bu baktığın?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar