bugün
- türbede dua etmenin şirk olması13
- yurt dışı çıkış harcı7
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı4
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- dağ evi3
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek3
- sokakta öpüşmek3
- dump atan erkek mi olur aw5
- akıl verme vereceksen huzur ver4
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- çerçeve yasa27
- 23 yaş3
- idg integrated drive generator2
- evde fare görmek6
- uludağ sözlük evreni3
- fare sesi2
- arkadaşlar salam2
- yanma odası2
- g i l d e d l i l y11
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım5
- askeri imam hatip lisesi5
- medet ya ali diyen alevi3
- gece sokakta boynunda iple gezen şeyh görmek4
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi4
- asılmış şeyh4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- terlik2
- hayatında olmuş her şeye iyi ki oldu demek2
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- ispanya daki 100 kişilik köy2
- 22 ağustos ta 32 yaşına girmek2
- benkimki6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- bana onu sormayin6
- stack overflow kopyala yapıştır2
- ölülere kuran okumak3
- sözlüğün dili olsa da konuşsa3
- italya8
- silinen hesap 0145677
- özgür özel14
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek3
- ethem dede2
- turhan çömez3
- john hinckley jr'ın jodie foster'a mesajı2
1300. yy.da türkistan'da yaşamış, kurduğu rasathanede uzayı ve yıldızları incelemiş, bir de yıldız haritası* çıkarmış fars kökenli bilim adamı.
Nasureddin Tusi, 1201 ile 1274 yıllarında yaşamış islam filozofu. Sözkonusu dönem, Moğol istilası sebebiyle Bağdad'da, bir yandan karanlık bir dönem bir yandan da önemli düşünce okullarının kurulduğu ve islam bilim kurumlarının açıldığı bir dönem oldu. Nasîrüddin Tûsî'de bu dönemde yetişmiş Şiî dünyasının tanınmış bir bilgesi olmuştur.
Nasîrüddin Tûsî, babasının ve dayısının etkisiyle erken yaşlardan itibaren kelâm, felsefe ve matematik ile ilgilenmeye başladı. Felsefi gelişmesinin belirli bir evresinde ibn-i Sina'nın işârât'ını okudu ve uzun yıllar bu metinle uğraştı. Bu uğraşmaların ardından en önemli eserlerinden biri sayılan Şerh-i işârât´ı kaleme aldı.
Kemalûddin Hâsip'ten matemetiği ve Burhanüddin Hamedanî'den hadisleri öğrendi. Pek çok bilgi dalıyla ilgilendi ve derinleşmeye çalıştı; tanınmış bilginler yetiştirdi (Allâme Hillî, Kutbüddin Şirvanî gibi).ismaili mezhebinden ve edebiyat, tasavvuf ve felsefe ilgilisi Nasîrüddin Ebu'l-Feth b.Mansûr'nin meclisinde yer aldı. Abbasi halifesi El-Mûtasım'ı öven bir kaside yazdıktan sonra araları açıldı ve sürgüne gönderildi.
Hasan Sabbah 'ın yedinci halefi Khudavend Alaüddin aracılığıyla Alamut kalesi'nde saklandı. Daha sonra, 1247'ye kadar, yarı tutuklu olarak Meymûn Daye kalesinde tutuldu. Moğolların kaleleri ele geçirmesiyle serbest kaldı. Moğol hükümdarı Hülâgu'nun müşaviri olarak görev aldı ve bütün bilimsel ve felsefi çalışmalarında ondan destek aldı. Ünlü Marâgâ Rasathanesini bu sırada kurdu ve bu kurum en büyük islam bilim kurumlarından biri olarak yer aldı. Rasathanenin yanında büyük bir kütüphane kurulması da gerçekleştirildi, burada dört yüz bin kitabın toplandığı sanılmaktadır. Hûlagü han bir yandan Bağdadı yakıp yıkan bir yandan da orada yeniden bilim kurumlarının kurulmasını destekleyen kişi oldu. Daha sonraki hükümdar Abaka Han tarafından da destek gördü ve yaşlılığında bu destek sayesinde önemli eserlerini üretti.
Nasîrüddin Tûsî, islam felsefesinde yeni bir felsefe ekolü ortaya koymamıştır, ancak yine de felsefi çalışmaları derinlik ve kapsamıyla etkili olmuş bir bilge olarak yer almıştır. Daha çok meşşai filozoflarının yolundan gitmiş olduğu söylenebilir, onların felsefi tezlerini Şiiliğin prensiplerine uyarlamaya çalıştı. islam dünyasında ilk defa bir sistematik etik kitabını yazan kişi oldu. Sisteminde Aristoteles'in ahlak ilkeleriyle Gazâli'nin mistik ve tasavufi ahlak düşünceleriyle bir arada değerlendirmeye çalıştı. Bir tür sentez arayışında oldu. Bu ahlak felsefesinin bir bölümünü de eğitim konusundaki düşünceleri oluşturmaktadır. Ona göre çocuğun doğumundan itibaren ona uygun bir ad verilmeli (çünkü adlar kader üzerinde etki yapar), iyi bir sütanneye sahip olmalı ve yetişme döneminde çocuk kötü huy edineceği ortamlardan korunmalıdır. Bu süreçte ona aklını kullanmasını ve akıl yoluyla elde edilen erdemleri sevmesini öğretmek gerekir. Arzularına hakim olmanın ve kendini tutmanın bir erdem olarak öğretilmesi gerekir. Bundan sonra ise çocuk hangi sanata ya da ilgiye yetenekli ise ona yönlendirilmeli ve özendirilmelidir. *
Nasîrüddin Tûsî, babasının ve dayısının etkisiyle erken yaşlardan itibaren kelâm, felsefe ve matematik ile ilgilenmeye başladı. Felsefi gelişmesinin belirli bir evresinde ibn-i Sina'nın işârât'ını okudu ve uzun yıllar bu metinle uğraştı. Bu uğraşmaların ardından en önemli eserlerinden biri sayılan Şerh-i işârât´ı kaleme aldı.
Kemalûddin Hâsip'ten matemetiği ve Burhanüddin Hamedanî'den hadisleri öğrendi. Pek çok bilgi dalıyla ilgilendi ve derinleşmeye çalıştı; tanınmış bilginler yetiştirdi (Allâme Hillî, Kutbüddin Şirvanî gibi).ismaili mezhebinden ve edebiyat, tasavvuf ve felsefe ilgilisi Nasîrüddin Ebu'l-Feth b.Mansûr'nin meclisinde yer aldı. Abbasi halifesi El-Mûtasım'ı öven bir kaside yazdıktan sonra araları açıldı ve sürgüne gönderildi.
Hasan Sabbah 'ın yedinci halefi Khudavend Alaüddin aracılığıyla Alamut kalesi'nde saklandı. Daha sonra, 1247'ye kadar, yarı tutuklu olarak Meymûn Daye kalesinde tutuldu. Moğolların kaleleri ele geçirmesiyle serbest kaldı. Moğol hükümdarı Hülâgu'nun müşaviri olarak görev aldı ve bütün bilimsel ve felsefi çalışmalarında ondan destek aldı. Ünlü Marâgâ Rasathanesini bu sırada kurdu ve bu kurum en büyük islam bilim kurumlarından biri olarak yer aldı. Rasathanenin yanında büyük bir kütüphane kurulması da gerçekleştirildi, burada dört yüz bin kitabın toplandığı sanılmaktadır. Hûlagü han bir yandan Bağdadı yakıp yıkan bir yandan da orada yeniden bilim kurumlarının kurulmasını destekleyen kişi oldu. Daha sonraki hükümdar Abaka Han tarafından da destek gördü ve yaşlılığında bu destek sayesinde önemli eserlerini üretti.
Nasîrüddin Tûsî, islam felsefesinde yeni bir felsefe ekolü ortaya koymamıştır, ancak yine de felsefi çalışmaları derinlik ve kapsamıyla etkili olmuş bir bilge olarak yer almıştır. Daha çok meşşai filozoflarının yolundan gitmiş olduğu söylenebilir, onların felsefi tezlerini Şiiliğin prensiplerine uyarlamaya çalıştı. islam dünyasında ilk defa bir sistematik etik kitabını yazan kişi oldu. Sisteminde Aristoteles'in ahlak ilkeleriyle Gazâli'nin mistik ve tasavufi ahlak düşünceleriyle bir arada değerlendirmeye çalıştı. Bir tür sentez arayışında oldu. Bu ahlak felsefesinin bir bölümünü de eğitim konusundaki düşünceleri oluşturmaktadır. Ona göre çocuğun doğumundan itibaren ona uygun bir ad verilmeli (çünkü adlar kader üzerinde etki yapar), iyi bir sütanneye sahip olmalı ve yetişme döneminde çocuk kötü huy edineceği ortamlardan korunmalıdır. Bu süreçte ona aklını kullanmasını ve akıl yoluyla elde edilen erdemleri sevmesini öğretmek gerekir. Arzularına hakim olmanın ve kendini tutmanın bir erdem olarak öğretilmesi gerekir. Bundan sonra ise çocuk hangi sanata ya da ilgiye yetenekli ise ona yönlendirilmeli ve özendirilmelidir. *
tusi tasavvurat'ında, ateizmin ve nihai bir ikliğin mantıki imkanını reddettikten sonra; farabi, ibn miskeveyh, ve ibn sina'nın aksine, rasyonel esaslar üzerinde mantık ve metafiziğin allah'ın varlığını ispat etme konusunda çok yetersiz kalacağını öne sürer. allah her ispatın nihai ilkesidir ve bu sebeple bütün mantık ve metafiziğin temeli olarak kendisi mantıki ispattan bağımsızdır. formel mantığın temel yasaları gibi , o ne ispata muhtaçtır ne de ona uygundur. o kozmik mantığın temel, zorunlu ve apaçık ilkesidir ve o'nun varlığı ispat edilmekten çok zorunlu olarak kabul edilir. ahlaki hayatın tetkikinden de benzer bir sonuca ulaşılır ve modern çağda kant'ın yaptığı gibi allah'ın varlığını ahlakın temel bir kaziyesi olarak görür. ispatın ispat olunan şeyin tam kavranmasını ifade ettiğini ve sonlu varlık olarak isanın ezeliyyeti içinde allah'ı kavramasının imkansız olması sebebiyle, o'nun varlığını ispatlamasının da imkansız olduğunu iddia eder..
(bkz: marağa rasathanesi)
hülağü hanın veziri, astronom, matematikçi alim. halifeyi esir alan hülagü hana çok iyi akıl vermesi ile bilinir. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar