bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- nat rothschild4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- kabak tatlısını sevenler8
- göksel in memeleri4
- erecto kral reyiz3
- taksim delisi cenk3
- ismet gurbuz 20244
- 20043
- 1 doların 50 tl olması3
- elektrik2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- elmas bey birader dönsün2
- kafanın çok büyük olması8
- nervio'nun gerçek yüzü5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- halef dizisinin final yapması2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- sarı teker ve avaneleri2
- nervio34
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek2
- barış alper yılmaz4
- kaan girgin'in son hali2
- bafra pidesi3
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anın görüntüsü23
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- 2019 tasarımı4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- duygu özaslan6
- nerdesiniz3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali4
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- tarcanlar oto ekspertiz2
- ali koç3
- fenerbahçe10
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- emre aydın dinlemek2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- askerde özlenen şeyler9
- ya şeytan haklıysa5
En düşük derecede olan nefsi emmare sonra ikinci sırada olan nefsi levvame sonra üçüncü sırada olan nefsi mülhimeden razı olduğunu gösteren tek bir ayet olmayıp 4. Sırada olan nefsi mutmaine sahip kullarını cennetine, sonsuz kurtuluşa nasib edeceğini dile getiren rabbimizin nefis türüdür.
Fecr suresinin sonlarında çok ilgi çekici ve üzerinde düşündükçe anlamı genişleyen ve insanın kalbine anlattıkça anlatan, dokundukça dokunan, yazmaya kalksanız kelimelerin, cümlelerin ve sayfaların yetmeyeceği müthiş ayetler var.
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Allah’ın cennetine davet etmek üzere hitap ettiği kişiye bir bakın. Ne “ey inananlar” deniyor ne “ey ilim sahipleri” ne de “ey makbul ve güzel işler yapanlar”. “Ey mutmain olan nefis” diye hitap ediliyor. Mutmain olan nefis. Düşünürsek o kadar anlamlı o kadar manidar ki…
Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh | Ey mutmain olan nefis.
Mutmain… Yani gönlü rahat… Yani emin olmuş… Yani müsterih… Yani şüphesi kalmamış… Yani ikna olmuş… Yani ben inandım demekle, kuru kuruya inanmakla kalmamış… Yani bilerek inanmış… Yani araştırıp, kurcalayıp, korkmadan sorgulayıp öğrenmiş… Yani iç huzuruyla O’nu kabullenmiş… Mutmain olmuş…
irciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh | Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön.
Razı olmuş ve razı olunmuş… Daha ne ister bir insan… Daha neyi hedefler. Sen mutmain olmuş bir kalple O’ndan razısın… O da senden… Daha ne ister bir gönül… Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dönmekten başka ne ister…
Fedhulî fî ibâdî | Gir kullarımın arasına.
“Gir” diyor kullarımın arasına. Sana hitap ediyor seni Yaratan. Gel gir kullarımın arasına, diyor… Bir insanı bundan daha fazla sevindirecek ne vardır? Ne olabilir ki!!!
Vedhulî cennetî | Ve gir cennetime.
“Gir cennetime” diyor. Zaten senden razı olmuş, daha büyük hangi cennet sevindirir insanı… O’nun rızasından başka… Gir cennetime, diye bir davet işitseniz bugün O’ndan, O’na nasıl karşılık vereceksek, o sözü işitmeden de aynen öyle karşılık vermemiz gerekmez mi!!!
Mal sahibi, mülk sahibi olup da hatta ilim sahibi olup da nasıl kalbi katılaşır bir insanın!!! Kuran’ı anlar da nasıl duygularını hiçe sayar, nasıl olur da duygusallığa gerek yok der! Nasıl olur da aklın kalple ilişkisini yok sayar! Allah ayetlerinde bu kadar kalbe değen kelimeler kullanırken, nasıl olur da, küfre karşı dik durmakla kibri, ezik olmakla duygusal olmayı, romantizmle Allah sevgisini ve bağlılığını birbirine karıştırır insan!!!
Şu ayetlerin muhatabı olmaktan başka ne isteyebilir bir nefis!!! Para mı, mal mı, ev mi, arazi mi, taraftar mı, destekçi mi!!! Aklınıza gelecek var mı herhangi bir mülk, var mı başka bir debelenen, debelenmeyen şu yeryüzünde, şu gökyüzünde!!! Nasıl aksine dalar da, vazgeçer bir insan şu ayetlere muhatap olmaktan? Kim vazgeçer O’ndan…
Nasıl olur da bir nefis “ben bu Kuran’ı anlayamam” der ve şu ayetlerin muhatabı olmaktan yüz çevirir!!! Ah bir bilebilsek! Mutmain bir kalple bilebilsek keşke… Bugün “keşke” desek bir an önce… O gün “keşke” demeden önce…
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Ya Rabbena! Biz Senden razı olduk. Sen de bizden razı ol. Al bizi kullarının arasına. Al cennetine.
Fecr suresinin sonlarında çok ilgi çekici ve üzerinde düşündükçe anlamı genişleyen ve insanın kalbine anlattıkça anlatan, dokundukça dokunan, yazmaya kalksanız kelimelerin, cümlelerin ve sayfaların yetmeyeceği müthiş ayetler var.
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Allah’ın cennetine davet etmek üzere hitap ettiği kişiye bir bakın. Ne “ey inananlar” deniyor ne “ey ilim sahipleri” ne de “ey makbul ve güzel işler yapanlar”. “Ey mutmain olan nefis” diye hitap ediliyor. Mutmain olan nefis. Düşünürsek o kadar anlamlı o kadar manidar ki…
Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh | Ey mutmain olan nefis.
Mutmain… Yani gönlü rahat… Yani emin olmuş… Yani müsterih… Yani şüphesi kalmamış… Yani ikna olmuş… Yani ben inandım demekle, kuru kuruya inanmakla kalmamış… Yani bilerek inanmış… Yani araştırıp, kurcalayıp, korkmadan sorgulayıp öğrenmiş… Yani iç huzuruyla O’nu kabullenmiş… Mutmain olmuş…
irciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh | Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön.
Razı olmuş ve razı olunmuş… Daha ne ister bir insan… Daha neyi hedefler. Sen mutmain olmuş bir kalple O’ndan razısın… O da senden… Daha ne ister bir gönül… Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dönmekten başka ne ister…
Fedhulî fî ibâdî | Gir kullarımın arasına.
“Gir” diyor kullarımın arasına. Sana hitap ediyor seni Yaratan. Gel gir kullarımın arasına, diyor… Bir insanı bundan daha fazla sevindirecek ne vardır? Ne olabilir ki!!!
Vedhulî cennetî | Ve gir cennetime.
“Gir cennetime” diyor. Zaten senden razı olmuş, daha büyük hangi cennet sevindirir insanı… O’nun rızasından başka… Gir cennetime, diye bir davet işitseniz bugün O’ndan, O’na nasıl karşılık vereceksek, o sözü işitmeden de aynen öyle karşılık vermemiz gerekmez mi!!!
Mal sahibi, mülk sahibi olup da hatta ilim sahibi olup da nasıl kalbi katılaşır bir insanın!!! Kuran’ı anlar da nasıl duygularını hiçe sayar, nasıl olur da duygusallığa gerek yok der! Nasıl olur da aklın kalple ilişkisini yok sayar! Allah ayetlerinde bu kadar kalbe değen kelimeler kullanırken, nasıl olur da, küfre karşı dik durmakla kibri, ezik olmakla duygusal olmayı, romantizmle Allah sevgisini ve bağlılığını birbirine karıştırır insan!!!
Şu ayetlerin muhatabı olmaktan başka ne isteyebilir bir nefis!!! Para mı, mal mı, ev mi, arazi mi, taraftar mı, destekçi mi!!! Aklınıza gelecek var mı herhangi bir mülk, var mı başka bir debelenen, debelenmeyen şu yeryüzünde, şu gökyüzünde!!! Nasıl aksine dalar da, vazgeçer bir insan şu ayetlere muhatap olmaktan? Kim vazgeçer O’ndan…
Nasıl olur da bir nefis “ben bu Kuran’ı anlayamam” der ve şu ayetlerin muhatabı olmaktan yüz çevirir!!! Ah bir bilebilsek! Mutmain bir kalple bilebilsek keşke… Bugün “keşke” desek bir an önce… O gün “keşke” demeden önce…
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Ya Rabbena! Biz Senden razı olduk. Sen de bizden razı ol. Al bizi kullarının arasına. Al cennetine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com