bugün
- erkeklerin kadınsılaşması7
- insanların gözlem yapmaması7
- insanların gözleme yapmaması4
- sözlükte altın günü yapmak10
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz4
- şu anda ne yapıyorsun9
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- islam düşmanlarına epstein şoku3
- yarın iş olması4
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- tuborg kırmızı seven kız3
- şeytan5
- ankastre bozukluğu4
- maldivler6
- allah6
- eşek sucuğu16
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- dünyanın en güzel omleti5
- pandela kaşarlığı2
- takıntılı biri olmak3
- 30 lu yaşlar7
- sözlük yazarlarının tanım yapabilme menzili2
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- brusella2
- çocuğunu kocasından daha çok seven kadın3
- üstteki yazar ne yapıyor5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- aşırı sinirli olmak2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- şirinevler8
- aşık yorguni10
- insanın bu hayattaki amacı17
- aleyna tilki4
- flört edinmek7
- beyler kabağı kollayın3
- portekiz maçında ronaldo krizi2
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- kimseyi memnun edememek12
- biraderleri üst üste koymak7
- kızartma yağından sabun yapmak8
- aile hekimi3
- egay sucukcu5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- karateci mi döver kung fucu mu yoksa aikidocu mu3
- işi gücü borsa siyaset olan insan4
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- konuşmaya konuşmaya konuşmayı unutmak2
- metrobüste yer bulmak4
En düşük derecede olan nefsi emmare sonra ikinci sırada olan nefsi levvame sonra üçüncü sırada olan nefsi mülhimeden razı olduğunu gösteren tek bir ayet olmayıp 4. Sırada olan nefsi mutmaine sahip kullarını cennetine, sonsuz kurtuluşa nasib edeceğini dile getiren rabbimizin nefis türüdür.
Fecr suresinin sonlarında çok ilgi çekici ve üzerinde düşündükçe anlamı genişleyen ve insanın kalbine anlattıkça anlatan, dokundukça dokunan, yazmaya kalksanız kelimelerin, cümlelerin ve sayfaların yetmeyeceği müthiş ayetler var.
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Allah’ın cennetine davet etmek üzere hitap ettiği kişiye bir bakın. Ne “ey inananlar” deniyor ne “ey ilim sahipleri” ne de “ey makbul ve güzel işler yapanlar”. “Ey mutmain olan nefis” diye hitap ediliyor. Mutmain olan nefis. Düşünürsek o kadar anlamlı o kadar manidar ki…
Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh | Ey mutmain olan nefis.
Mutmain… Yani gönlü rahat… Yani emin olmuş… Yani müsterih… Yani şüphesi kalmamış… Yani ikna olmuş… Yani ben inandım demekle, kuru kuruya inanmakla kalmamış… Yani bilerek inanmış… Yani araştırıp, kurcalayıp, korkmadan sorgulayıp öğrenmiş… Yani iç huzuruyla O’nu kabullenmiş… Mutmain olmuş…
irciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh | Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön.
Razı olmuş ve razı olunmuş… Daha ne ister bir insan… Daha neyi hedefler. Sen mutmain olmuş bir kalple O’ndan razısın… O da senden… Daha ne ister bir gönül… Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dönmekten başka ne ister…
Fedhulî fî ibâdî | Gir kullarımın arasına.
“Gir” diyor kullarımın arasına. Sana hitap ediyor seni Yaratan. Gel gir kullarımın arasına, diyor… Bir insanı bundan daha fazla sevindirecek ne vardır? Ne olabilir ki!!!
Vedhulî cennetî | Ve gir cennetime.
“Gir cennetime” diyor. Zaten senden razı olmuş, daha büyük hangi cennet sevindirir insanı… O’nun rızasından başka… Gir cennetime, diye bir davet işitseniz bugün O’ndan, O’na nasıl karşılık vereceksek, o sözü işitmeden de aynen öyle karşılık vermemiz gerekmez mi!!!
Mal sahibi, mülk sahibi olup da hatta ilim sahibi olup da nasıl kalbi katılaşır bir insanın!!! Kuran’ı anlar da nasıl duygularını hiçe sayar, nasıl olur da duygusallığa gerek yok der! Nasıl olur da aklın kalple ilişkisini yok sayar! Allah ayetlerinde bu kadar kalbe değen kelimeler kullanırken, nasıl olur da, küfre karşı dik durmakla kibri, ezik olmakla duygusal olmayı, romantizmle Allah sevgisini ve bağlılığını birbirine karıştırır insan!!!
Şu ayetlerin muhatabı olmaktan başka ne isteyebilir bir nefis!!! Para mı, mal mı, ev mi, arazi mi, taraftar mı, destekçi mi!!! Aklınıza gelecek var mı herhangi bir mülk, var mı başka bir debelenen, debelenmeyen şu yeryüzünde, şu gökyüzünde!!! Nasıl aksine dalar da, vazgeçer bir insan şu ayetlere muhatap olmaktan? Kim vazgeçer O’ndan…
Nasıl olur da bir nefis “ben bu Kuran’ı anlayamam” der ve şu ayetlerin muhatabı olmaktan yüz çevirir!!! Ah bir bilebilsek! Mutmain bir kalple bilebilsek keşke… Bugün “keşke” desek bir an önce… O gün “keşke” demeden önce…
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Ya Rabbena! Biz Senden razı olduk. Sen de bizden razı ol. Al bizi kullarının arasına. Al cennetine.
Fecr suresinin sonlarında çok ilgi çekici ve üzerinde düşündükçe anlamı genişleyen ve insanın kalbine anlattıkça anlatan, dokundukça dokunan, yazmaya kalksanız kelimelerin, cümlelerin ve sayfaların yetmeyeceği müthiş ayetler var.
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Allah’ın cennetine davet etmek üzere hitap ettiği kişiye bir bakın. Ne “ey inananlar” deniyor ne “ey ilim sahipleri” ne de “ey makbul ve güzel işler yapanlar”. “Ey mutmain olan nefis” diye hitap ediliyor. Mutmain olan nefis. Düşünürsek o kadar anlamlı o kadar manidar ki…
Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh | Ey mutmain olan nefis.
Mutmain… Yani gönlü rahat… Yani emin olmuş… Yani müsterih… Yani şüphesi kalmamış… Yani ikna olmuş… Yani ben inandım demekle, kuru kuruya inanmakla kalmamış… Yani bilerek inanmış… Yani araştırıp, kurcalayıp, korkmadan sorgulayıp öğrenmiş… Yani iç huzuruyla O’nu kabullenmiş… Mutmain olmuş…
irciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh | Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön.
Razı olmuş ve razı olunmuş… Daha ne ister bir insan… Daha neyi hedefler. Sen mutmain olmuş bir kalple O’ndan razısın… O da senden… Daha ne ister bir gönül… Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dönmekten başka ne ister…
Fedhulî fî ibâdî | Gir kullarımın arasına.
“Gir” diyor kullarımın arasına. Sana hitap ediyor seni Yaratan. Gel gir kullarımın arasına, diyor… Bir insanı bundan daha fazla sevindirecek ne vardır? Ne olabilir ki!!!
Vedhulî cennetî | Ve gir cennetime.
“Gir cennetime” diyor. Zaten senden razı olmuş, daha büyük hangi cennet sevindirir insanı… O’nun rızasından başka… Gir cennetime, diye bir davet işitseniz bugün O’ndan, O’na nasıl karşılık vereceksek, o sözü işitmeden de aynen öyle karşılık vermemiz gerekmez mi!!!
Mal sahibi, mülk sahibi olup da hatta ilim sahibi olup da nasıl kalbi katılaşır bir insanın!!! Kuran’ı anlar da nasıl duygularını hiçe sayar, nasıl olur da duygusallığa gerek yok der! Nasıl olur da aklın kalple ilişkisini yok sayar! Allah ayetlerinde bu kadar kalbe değen kelimeler kullanırken, nasıl olur da, küfre karşı dik durmakla kibri, ezik olmakla duygusal olmayı, romantizmle Allah sevgisini ve bağlılığını birbirine karıştırır insan!!!
Şu ayetlerin muhatabı olmaktan başka ne isteyebilir bir nefis!!! Para mı, mal mı, ev mi, arazi mi, taraftar mı, destekçi mi!!! Aklınıza gelecek var mı herhangi bir mülk, var mı başka bir debelenen, debelenmeyen şu yeryüzünde, şu gökyüzünde!!! Nasıl aksine dalar da, vazgeçer bir insan şu ayetlere muhatap olmaktan? Kim vazgeçer O’ndan…
Nasıl olur da bir nefis “ben bu Kuran’ı anlayamam” der ve şu ayetlerin muhatabı olmaktan yüz çevirir!!! Ah bir bilebilsek! Mutmain bir kalple bilebilsek keşke… Bugün “keşke” desek bir an önce… O gün “keşke” demeden önce…
89 Fecr 27,28,29,30 Ey mutmain olan nefis. Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön. Gir kullarımın arasına. Ve gir cennetime.
Ya Rabbena! Biz Senden razı olduk. Sen de bizden razı ol. Al bizi kullarının arasına. Al cennetine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar