bugün

mutluluk satmak

mutluluk, kendini mutlu hissetmek ve yüzünde oluşan tebessüm. gayet masumane, gayet güzel bir şey. nasıl mutlu olur insan? bir formülü var mıdır? yoktur. mutluluk habersiz çalar kapınızı, durup dururken sırıtırsınız, kendinizle dalga geçersiniz lakin mutlusunuzdur; adeta taşar içinizden mutluluk. sebebi yoktur. ‘bunu yaptım da mutlu oldum’ diyebileceğiniz bir şey yoktur. sadece mutluluk habersizce bir tanrı misafiri silüetinde gelmiştir ve mutlusunuzdur. mutluluk budur, ötesi değil. ve siz ne zaman si bunun farkına varırsınız, ‘mutluyum lan’ gibi şeyler söylersiniz veya bunun sebebini incelemek istersiniz işte o zaman habersizce gelen mutluluk yine habersizce bir anda gider. mutluluğu sadece yaşamak gerekir, incelemek değil. bunun içinde özgür olmak gerekir. ruhunu yani gerçek kişiliğini keşfedip, onun izinden yürümek gerekir. başka hiçbir kuralı, hiçbir geleneği takmamak gerekir özgür olmak için. saf düşünmek gerekir. eğer insanlar özgür olursa, evreni severler ve kötülük mutlak olarak ortadan kalkar zaten ve yine mutlu olursun.

insanlar mutsuz, mutlu olmak için sebepler arayorlar. tutacak bir dal arıyor. kimisi sevgiliyle geçiştiriyor bu özlemi, kimisi müzikle başka birileri başka sevdikleri şeyle oyalanıyor ve bu şekilde tatmin ediyor kendini. mutlu olamıyorlar ve başka şeylere sarılıyorlar; sarılamayanlar intihar bile edebiliyor. peki yaşadığımız sistem mutluluğu nasıl kullanıyor?

dikkat edersek gün geçtikçe insanlar daha mutsuz, daha melankolik bir hal alıyor. ve reklamlarda hep gülen suratlı insanlar hepsi pazarladığı ürün sayesinde mutlu ettiği insanları gösteriyor. yaşadığımız sistem önce insanları mutsuzluğa itiyor, sonra da kendi ürünleriyle mutlu edeceğini iddia ediyor firmalar; mutluluk satıyor. reklamlar varolan sistemin en büyük kalelerinden, ayakta tutan bir dalı. reklamlara bakın sırıtan insanlar firmanın tanıtımını yapıyor veya bir ürünün. reklam da verilen mesaj direk olarak şu: “benim ürünümü kullan ve mutlu ol” bu kadar açıktır söyledikleri. bu reklamlara örnek vermek gerekirse son zamanlarda bir bankanın reklamı var. çizgi film şeklinde. bir aile var ve anne mutfağı büyük bir ev istiyor, baba maddi durumlardan alamıyor. reklam tam olarak aynısını söylemesede şunu anlatmaya çalışlıyor.

-annem daha büyük bir mutfağa sahip olursa mutlu olacak, babam da onu mutlu etmek için xxx bankasından kredi çekti ve anneme mutfağı büyük bir ev aldı. annem mutlu olunca babam da mutlu oldu. onlar mutlu olunca ben de mutlu olucağım. benim 2010’dan dileğim annemin nüyük bir mutfağa sahip olması ve mutlu olmasıdır.

şeklinde dediğim gibi tam olarak bu değildi ama aklımda kaldığınca yazdım. evet bahsi geçen bankamız resmen “benden kredi al, ihtiyacın olan şeyi direk kolayca alarak mutlu ol” der. müşteri “ee.. ben geri nasıl ödeyeceğim” der banka da “orasını düşünme sen bak çocuklar ne kadar mutlu” fikrini aşılar ve borç ödenmez bir aile daha hüsrana uğrar. aynı seride bir tane daha reklamı vardı.

https://www.youtube.com/watch?v=MBYMAXQwEfI

ne güzel çocukların anlayacağı dilde anlatıyor hatta sevimli ve inandırı olsun diye tatlı bir kız seslendiriyor. şimdi abimiz işsiz parası olanlar bankaya parayı yatırsın, banka bu parayı değerlendirerek bunu katlasın. bu arada şirket kurmak isteyen kişi gelip bankamdan kredi çeksin, bir de ondan faiz alayım. sonra o şirkette 300-400 tl’ye çalışır nasıl olsa abin. genel mantık bu. abi mutlu, kardeş mutlu, biz mutluyuz. ve yine mutluluk satın aldık göya.

ilgili olarak birinin yaptığı eleştirel cevap:

https://www.youtube.com/watch?v=jPdL7vXX2JM

mcdonald’s bunu marka haline getirmiştir. ‘happy meal’ isimli menüsü vardır. “alın, yiyin ve mutlu olun” dercesine.

başka bir ülker’in reklamıdır. reklamın ismi ‘mutlu bir an’ mutlu edecekler yine bizi. ne kadar iyiler. bazıları yiyeceklerini paylaşarak mutlu olur, dede gazozunu höpürteterek mutlu olur. ortak payda o firmanın ürünleriyle mutlu olunabiliyor. yani bakın yine mutluluğu satın alabildik.

mutluluk satmanın, ürün pazarlamanın başka bir yolu da sinema ve dizi-film dünyasıdır. karakterlere dikkat edin kullandıkları ürünlerin logoları kocaman olurlar, izleyicinin gözüne sokarlar. arabasının markasından tutta nerde ne yediğine kadar hepsini bilinçaltımıza işerler. bak bu ünlüler bu arabayla bu yemeklerle, bu kıyafetlerle mutlu oluyor. sen de al bunlardan sen de mutlu ol.

işte yaşadığımız düzenin bir düzeni de budur. önce mutsuz ederler sonra bize mutluluk satarlar.
--
bkz. http://uc-noktam.blogspot...0/08/mutluluk-satmak.html
bkz. http://uc-noktam.blogspot.com/
© copyright 2005 - 2026