bugün

Bütün siyasal iktidarın sınırsız bir biçimde tek merkezde, öncelikle de bir hükümdarda toplanmasını öngören feodal siyasal öğreti ve uygulamadır. Hiç bir denetleyici organla kısıtlanmaması en temel özelliğidir.
Vatandaşlık kavramını anlamak için anlamanız olmazsa olmazdır hocam.

En tipik örneklerine 1650-1750 yılları arasında fransa rusya ve prusya'da görülür.

Rejimin ortaya çıkmasının en büyük nedenleri arasında, önceki yüzyılda olan savaşlar(Katolik-Protestan), devletlerin artık merkezi bir ordu sistemine sahip olmaya başlaması ve rejimi destekleyen filozoflardır.( En önemlileri Thomas Hobbes, Jean Bodin ve Bossuet)

Bu devletlerde, herhangi bir denetleyeci unsur yoktur, devletin tanımı şudur: ''L'etat c'est Moi''(14. Louis amca) yani kralın kendisi devlettir. Buradan çıkarılacak sonuç, mutlakiyetçi rejimlerde modern anlamda vatandaşlık kavramı yoktur, özneler vardır,bunlar krala bağlı insanlardır, herhangi bir politik hakları yoktur.

Halkın çoğunluğu vergi vermeye mecbur köylülerdir,

bundan başka burjuvalar, ruhban sınıfı ve asiller vardır.(bunların içinde sadece burjuva vergi vermektedir, ruhban sınıfı ve asiller vergiye bağlanamaz, zira Louis amca bunu denemiştir ve sonuç olarak süreç taa Fransız Devrimi'ne kadar uzamıştır, Olaylar olaylar yani anlayacağınız.)

Not: Yukarıdaki entri'ye cevap olarak, mutlakiyetçi rejimler feodal sistemi bitiren rejimlerdir, çünkü bu yerel prenslerin kontların vs., mutlakiyetçi rejimde asker yetiştirme olayı yoktur, zira onlar kral tarafından çeşitli görevlere atanan adam konumuna düşmüşlerdir, yazık lan onlara.
© copyright 2005 - 2026