bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- ölümden korkuyor musunuz24
- depresyon6
- morkstar3
- her biji amed8
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- turkanime tv3
- habire1219
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- gecenin şarkısı11
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- türk düşmanı piçler9
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- mekke antlaşması2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- konuşmak istemiyorum4
- 0 0 719
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sıfır atık vakfı11
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sözlükteki sinsi köpekler8
- vedat muriqi5
- anın görüntüsü22
- sarışın kızlar4
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- borsa istanbul daki fon krizi7
- ne mutlu türküm diyene3
- 20213
- claudian clouds33
- house of bijan2
- muhteşem yüzyıl3
- incir2
- true ile sevişmek5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- cop318
- meriç keskin3
tanım : çocukluğumuzun vazgeçilmez eğlencesi masalların günümüze uyarlanması çalışmasıdır.
Hepimizin hatırladığı küçük bir kız vardır, hani kırmızı bir başlığı vardı. işte o günümüzde yaşasaydı acaba ne olurdu? beraber görelim...
Kırmızı başlıklı kız - dark forest
Bir zamanlar büyük bir ormanın kıyısında annesiyle birlikte kırmızı başlıklı bir kız yaşarmış. Günlerden bir gün, annesi, kızına büyükannesine götürmesi için bir sepet dolusu taze meyve ve maden suyu vermiş. (Hemen belirtelim ki, bu görev kırmızı başlıklı kıza, kadınların bu tür işlere daha yatkın olduğu gibi erkek egemen inanca uygun olarak, kadınsal kimliğinden ötürü verilmemişti. Görevin toplumsallığı nedeniyle bu iş ona uygun görülmüştü. Ayrıca büyükannesi hasta, düşkün birisi değildi. Fiziki ve ruhsal sağlığı yerinde olgun bir yetişkin olarak kendi kendine bakabilecek konumdaydı.)
Kırmızı başlıklı kız sepetiyle yola koyulmuş. Birçok insan yüksek ağaçları korkutucu bulduğu için ormana adımını atmazmış. Kırmızı başlıklı kız ise cinsel kimliğinden kaynaklanan özgüvenle, ormanın oluşturduğu bariz Freudien imaja aldırmadan sık ağaçların arasına dalmış.
Büyükannesinin evinin yolunu tuttuğunda, Kırmızı başlıklı kızın yanına, sepetinde ne olduğunu soran bir kurt yaklaşmış. Kız 'kendi kendine bakabilecek kadar gelişmiş bir yetişkin olan büyükanneme, sağlıklı yiyecekler götürüyorum' demiş.
Kurt uyarmış: 'Biliyorsun güzelim, küçük ve yalnız bir kız için bu orman çok tehlikeli.'
Kırmızı başlıklı kız ise kendinden emin bir tavırla cevap vermiş: 'senin bu seksist sözlerini fazlasıyla saldırgan buluyorum. Fakat, yine de, toplumdan dışlanmış, marjinal birisi olarak, kendi içinde tutarlı bir dünya görüşü oluşturduğunu göz önüne alarak, sözlerini fazla dikkate almayacağım. Şimdi izin verirsen yoluma devam etmeliyim.'
Kırmızı başlıklı kız ana patikadan yoluna devam etmiş. Kurt ise, toplumdan dışlanmış biri olarak, kendini toplumdaki egemen düz mantıktan kurtarmak gibi bir amacı olmadığından, büyükannenin evine daha kestirme bir yol bulmuş. Eve geldiğinde kapıdan içeri hışımla girmiş ve kendisi gibi etobur bir hayvandan beklenen bir davranışla büyükanneyi bir lokmada midesine indirmiş.
Sonrada, neyin kadına, neyin erkeğe özgü olduğunu dikte ettiren değerlere bağlı kalmaksızın, büyükannenin giysilerini giymiş ve yatağa girmiş.
Biraz sonra kırmızı başlıklı kız çıkagelmiş ve büyükannesine seslenmiş: 'Büyükanneciğim, sana yağsız, kolesterolsüz yiyecekler getirdim.'
Yatakta doğrulan kurt, yumuşak bir tonda konuşmuş: 'Yanıma gel çocuğum, seni daha rahat görebileyim.'
Kırmızı başlıklı kız , 'Aahh, unutmuştum. Sen bir yarasa kadar kördün. Ama ne kadar büyük gözlerin var senin' diyerek şaşkınlığını dile getirmiş.
Kurt cevap vermiş: 'Bu gözler neler neler gördü ve daha neler neler görecek bir tanem.'
Kırmızı başlıklı kız: 'Büyükanne, ne kadar büyük burnun var öyle. Tabii bir açıdan çekici olduğunu yadsımamak gerek.'
Kurt: 'Bu burun neler neler kokladı ve daha neler neler koklayacak bir tanem.'
Kırmızı başlıklı kız: 'Büyükanneciğim dişlerin ne kadar büyük...'
Kurt dayanamayarak yataktan fırlamış ve 'ben kim ve ne olduğumdan çok memnunum'diyerek, kırmızı başlıklı kızı midesine indirmek niyeti ile pençelerinin arasına almış. Kurdun kadın gibi giyinmeye meyilli olmasından değil ama kişisel alanının tecavüze uğraması yüzünden küçük kız çığlığı basmış.
O sırada çevrede bulunan bir ormancı (daha doğrusu kereste teknisyeni) kırmızı başlıklı kızın çığlıklarını duymuş. Eve girince kurda müdahale etmek için baltasını baltasını havaya kaldırdığında, kırmızı başlıklı kız ve kurt bir anda boğuşmayı bırakıp ormancıya dönerek bir ağızdan azarlamışlar: 'Sen ne yaptığını zannediyorsun.' Ormancı şaşırmış, baltası havada cevap vermeye çalışmış ama dudaklarından tek bir sözcük bile çıkmamış.
'Bir mağara adamı gibi odaya dalıp, elindeki baltanın senin yerine düşüncelerini dile getirmesinden medet umuyorsun, haa!' diye bağırmış kırmızı başlıklı kız 'seksist manyak seni. Sen ne hakla, kadınlarla kurtların kendi aralarındaki sorunu bir erkek olmadan çözemeyeceklerini varsayıyorsun.'
Kırmızı başlıklı kızın ateşli konuşmasını kurdun karnında duyan büyükanne, kurdun ağzından dışarı fırladığı gibi, baltayı kapmış ve ormancının kellesini uçurmuş. Bu olaydan sonra, kurt, büyükanne ve kırmızı başlıklı kız, aralarında ortak bir davanın oluştuğunu sezmişler. Karşılıklı saygı ve dayanışmaya dayalı alternatif bir ortam yaratmaya karar verip, ormanda sonsuza kadar mutlu yaşamışlar. *
Hepimizin hatırladığı küçük bir kız vardır, hani kırmızı bir başlığı vardı. işte o günümüzde yaşasaydı acaba ne olurdu? beraber görelim...
Kırmızı başlıklı kız - dark forest
Bir zamanlar büyük bir ormanın kıyısında annesiyle birlikte kırmızı başlıklı bir kız yaşarmış. Günlerden bir gün, annesi, kızına büyükannesine götürmesi için bir sepet dolusu taze meyve ve maden suyu vermiş. (Hemen belirtelim ki, bu görev kırmızı başlıklı kıza, kadınların bu tür işlere daha yatkın olduğu gibi erkek egemen inanca uygun olarak, kadınsal kimliğinden ötürü verilmemişti. Görevin toplumsallığı nedeniyle bu iş ona uygun görülmüştü. Ayrıca büyükannesi hasta, düşkün birisi değildi. Fiziki ve ruhsal sağlığı yerinde olgun bir yetişkin olarak kendi kendine bakabilecek konumdaydı.)
Kırmızı başlıklı kız sepetiyle yola koyulmuş. Birçok insan yüksek ağaçları korkutucu bulduğu için ormana adımını atmazmış. Kırmızı başlıklı kız ise cinsel kimliğinden kaynaklanan özgüvenle, ormanın oluşturduğu bariz Freudien imaja aldırmadan sık ağaçların arasına dalmış.
Büyükannesinin evinin yolunu tuttuğunda, Kırmızı başlıklı kızın yanına, sepetinde ne olduğunu soran bir kurt yaklaşmış. Kız 'kendi kendine bakabilecek kadar gelişmiş bir yetişkin olan büyükanneme, sağlıklı yiyecekler götürüyorum' demiş.
Kurt uyarmış: 'Biliyorsun güzelim, küçük ve yalnız bir kız için bu orman çok tehlikeli.'
Kırmızı başlıklı kız ise kendinden emin bir tavırla cevap vermiş: 'senin bu seksist sözlerini fazlasıyla saldırgan buluyorum. Fakat, yine de, toplumdan dışlanmış, marjinal birisi olarak, kendi içinde tutarlı bir dünya görüşü oluşturduğunu göz önüne alarak, sözlerini fazla dikkate almayacağım. Şimdi izin verirsen yoluma devam etmeliyim.'
Kırmızı başlıklı kız ana patikadan yoluna devam etmiş. Kurt ise, toplumdan dışlanmış biri olarak, kendini toplumdaki egemen düz mantıktan kurtarmak gibi bir amacı olmadığından, büyükannenin evine daha kestirme bir yol bulmuş. Eve geldiğinde kapıdan içeri hışımla girmiş ve kendisi gibi etobur bir hayvandan beklenen bir davranışla büyükanneyi bir lokmada midesine indirmiş.
Sonrada, neyin kadına, neyin erkeğe özgü olduğunu dikte ettiren değerlere bağlı kalmaksızın, büyükannenin giysilerini giymiş ve yatağa girmiş.
Biraz sonra kırmızı başlıklı kız çıkagelmiş ve büyükannesine seslenmiş: 'Büyükanneciğim, sana yağsız, kolesterolsüz yiyecekler getirdim.'
Yatakta doğrulan kurt, yumuşak bir tonda konuşmuş: 'Yanıma gel çocuğum, seni daha rahat görebileyim.'
Kırmızı başlıklı kız , 'Aahh, unutmuştum. Sen bir yarasa kadar kördün. Ama ne kadar büyük gözlerin var senin' diyerek şaşkınlığını dile getirmiş.
Kurt cevap vermiş: 'Bu gözler neler neler gördü ve daha neler neler görecek bir tanem.'
Kırmızı başlıklı kız: 'Büyükanne, ne kadar büyük burnun var öyle. Tabii bir açıdan çekici olduğunu yadsımamak gerek.'
Kurt: 'Bu burun neler neler kokladı ve daha neler neler koklayacak bir tanem.'
Kırmızı başlıklı kız: 'Büyükanneciğim dişlerin ne kadar büyük...'
Kurt dayanamayarak yataktan fırlamış ve 'ben kim ve ne olduğumdan çok memnunum'diyerek, kırmızı başlıklı kızı midesine indirmek niyeti ile pençelerinin arasına almış. Kurdun kadın gibi giyinmeye meyilli olmasından değil ama kişisel alanının tecavüze uğraması yüzünden küçük kız çığlığı basmış.
O sırada çevrede bulunan bir ormancı (daha doğrusu kereste teknisyeni) kırmızı başlıklı kızın çığlıklarını duymuş. Eve girince kurda müdahale etmek için baltasını baltasını havaya kaldırdığında, kırmızı başlıklı kız ve kurt bir anda boğuşmayı bırakıp ormancıya dönerek bir ağızdan azarlamışlar: 'Sen ne yaptığını zannediyorsun.' Ormancı şaşırmış, baltası havada cevap vermeye çalışmış ama dudaklarından tek bir sözcük bile çıkmamış.
'Bir mağara adamı gibi odaya dalıp, elindeki baltanın senin yerine düşüncelerini dile getirmesinden medet umuyorsun, haa!' diye bağırmış kırmızı başlıklı kız 'seksist manyak seni. Sen ne hakla, kadınlarla kurtların kendi aralarındaki sorunu bir erkek olmadan çözemeyeceklerini varsayıyorsun.'
Kırmızı başlıklı kızın ateşli konuşmasını kurdun karnında duyan büyükanne, kurdun ağzından dışarı fırladığı gibi, baltayı kapmış ve ormancının kellesini uçurmuş. Bu olaydan sonra, kurt, büyükanne ve kırmızı başlıklı kız, aralarında ortak bir davanın oluştuğunu sezmişler. Karşılıklı saygı ve dayanışmaya dayalı alternatif bir ortam yaratmaya karar verip, ormanda sonsuza kadar mutlu yaşamışlar. *
Gündemdeki Haberler