bugün
- iyi menemenin sırrı17
- sözlüğün yeni tasarımı13
- muslettin amca23
- sigara içmek7
- gece gelen açlık4
- insanlık nasıl geliştirilebilir5
- fatma betül sayan kaya8
- sözlüğe ne oldu5
- yeraltı varlıkları7
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- mehmet şimşek5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- pankek8
- michael myers3
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- aşk bir yemek olsaydı8
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- memeliler kaça ayrılır2
- üniversite yıllarını özlemek4
- hangi yemek nerede yenir4
- ucanpembekoala4
- 5 kasım 2026 mehmet şimşek açıklaması2
- kendimi intihar edeceğim2
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- karpuzcu libos panda2
- caligula'nın korkusu5
- mısır ekmeği2
- recep tayyip erdoğan2
- kum dökmek4
- gece yolculuğu2
- hayatın anlamı ne3
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi2
- gülşen in memeleri14
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- olmayınca olmaması4
- yahudiye3
- bira ile aspirin icmek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
türkiye şartlarında bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde imha edilen eğitim alanı. genel zannın aksine meslek eğitimi çocuk yaşta başlar. yani henüz birey okul ile tanışmadan, okul çocuğu daha çok körelten bir işlev üstlenir. ülkemiz şartlarında eğitim verilmiş cevapları ezberletir. farklı bakış açılarına izin vermez. bu fizikten tutunda ilahiyata kadar her alanda tabuların varlığı ile alakalıdır.
yani misal kimya derslerinde atomun parçalanamaz bir bütün olarak ezberletilmesi bunun en çarpıcı örneklerinden sadece biridir. ve fakat konumuz meslek edinme..
insan bir alan için yaşamalı, veya bir alanda uzmanlaşmalı gibi insanı hafife alan veya katagorilemeye kolaylık sağlayan bir medeniyetin iğfaline maruz kaldık. bu en başta herşeyi bilen filozofları ortadan kaldır. kimileri alanların çoğalması ile bilginin çoğaldığını ve buna bağlı olarak herşeyi bilmenin imkansız olduğuna değinir. oysa bilinen şeylerdeki malumat fazlalığına sahip olmak o şeyi bilmeye yetmemektedir. ve bu anlayışla çocuklara meslek liseleri yolu ile tek bir alanda yarım yamalak bilgiler verilmektedir.
öğrencilerden yaratıcı olup bir sorun için bir şey icad etmeleri istenmediğinden veya o öğrencinin hayatı ile somut ilişkisi bulunmayan veya maddi bir fayda sağlamayan, zihinsel açılıma neden olmayan pratikler ancak ders geçmeye yarayan bilgi depolar. her şeyden önce bireyin hayatın içerisinde yaşaması ve buna bağlı olarakta kaçınılmaz olarak sorunlarla karşılaşması, ve bu sorunlara mekanik çözümler bulması, o çocuğun meslek edinme veya edindiği mesleği nasıl kullanması gerektiğine dair bir fikir verebilir.
örneği adıyaman üniversitesi gençleri güneş ışığı ile çalışan otomobiller yapmışlar. ve bu sistem ile çalışan bir minibüs, kredi yurtlar ile fakülte arasında ulaşımı sağlamada kullanılıyor. oysa bu adıyaman meslek lisesinde gerçekleştirilse idi, o zaman ülke olarak meslek edinme veya meslek liseleri anlamında bir yerde olurduk.
birde konu ile yakından alakalı öğrencilerin tek tipleşmesine engel olacak bir hususu da yeri gelmişken zikredeyim. at yarışında koşan atlara benzeyen öğrenciler test hızına ve doğru yanlış sayısına göre değerlendiriliyor. ve bu onların önündeki tek seçenek gibi sunuluyor. yani öğrenciler öss'de başarılı oldu oldu. yoksa hapı yuttu şeklinde bir anlayış var. ve fakat peygamberler veya padişahlar mutlaka bir meslek ile iştigal etmişlerdir. iyi veya kötü ama meslek mutlaka vardı. misal 2. abdulhamid marangozdur. yani olur ya bir gün padişahlık elden giderse aç kalmamak için yapabileceği bir iş var. yani hayatın alternatifi var. oysa ülkemizde bu işler böyle yürümüyor. yani önümüze öss haricinde seçenek koyan yok. ve fakat aile veya aklı ermeye başladıktan sonra birey kendisi bunun tedbirini almalıdır. hayatını geçindirmek veya meşgale edinmek adına mutlaka elinde bir alternatif oluşturmalıdır. bu alternatif oluştuktan sonra öss'nin sonucu o kadar da önemli değildir artık. yani hayat memat meselesi olmaktan çıkar bu iş.
işte ülke olarak veya birey olarak bir yerlere gelebilmemizin yollarından biride budur.
yani misal kimya derslerinde atomun parçalanamaz bir bütün olarak ezberletilmesi bunun en çarpıcı örneklerinden sadece biridir. ve fakat konumuz meslek edinme..
insan bir alan için yaşamalı, veya bir alanda uzmanlaşmalı gibi insanı hafife alan veya katagorilemeye kolaylık sağlayan bir medeniyetin iğfaline maruz kaldık. bu en başta herşeyi bilen filozofları ortadan kaldır. kimileri alanların çoğalması ile bilginin çoğaldığını ve buna bağlı olarak herşeyi bilmenin imkansız olduğuna değinir. oysa bilinen şeylerdeki malumat fazlalığına sahip olmak o şeyi bilmeye yetmemektedir. ve bu anlayışla çocuklara meslek liseleri yolu ile tek bir alanda yarım yamalak bilgiler verilmektedir.
öğrencilerden yaratıcı olup bir sorun için bir şey icad etmeleri istenmediğinden veya o öğrencinin hayatı ile somut ilişkisi bulunmayan veya maddi bir fayda sağlamayan, zihinsel açılıma neden olmayan pratikler ancak ders geçmeye yarayan bilgi depolar. her şeyden önce bireyin hayatın içerisinde yaşaması ve buna bağlı olarakta kaçınılmaz olarak sorunlarla karşılaşması, ve bu sorunlara mekanik çözümler bulması, o çocuğun meslek edinme veya edindiği mesleği nasıl kullanması gerektiğine dair bir fikir verebilir.
örneği adıyaman üniversitesi gençleri güneş ışığı ile çalışan otomobiller yapmışlar. ve bu sistem ile çalışan bir minibüs, kredi yurtlar ile fakülte arasında ulaşımı sağlamada kullanılıyor. oysa bu adıyaman meslek lisesinde gerçekleştirilse idi, o zaman ülke olarak meslek edinme veya meslek liseleri anlamında bir yerde olurduk.
birde konu ile yakından alakalı öğrencilerin tek tipleşmesine engel olacak bir hususu da yeri gelmişken zikredeyim. at yarışında koşan atlara benzeyen öğrenciler test hızına ve doğru yanlış sayısına göre değerlendiriliyor. ve bu onların önündeki tek seçenek gibi sunuluyor. yani öğrenciler öss'de başarılı oldu oldu. yoksa hapı yuttu şeklinde bir anlayış var. ve fakat peygamberler veya padişahlar mutlaka bir meslek ile iştigal etmişlerdir. iyi veya kötü ama meslek mutlaka vardı. misal 2. abdulhamid marangozdur. yani olur ya bir gün padişahlık elden giderse aç kalmamak için yapabileceği bir iş var. yani hayatın alternatifi var. oysa ülkemizde bu işler böyle yürümüyor. yani önümüze öss haricinde seçenek koyan yok. ve fakat aile veya aklı ermeye başladıktan sonra birey kendisi bunun tedbirini almalıdır. hayatını geçindirmek veya meşgale edinmek adına mutlaka elinde bir alternatif oluşturmalıdır. bu alternatif oluştuktan sonra öss'nin sonucu o kadar da önemli değildir artık. yani hayat memat meselesi olmaktan çıkar bu iş.
işte ülke olarak veya birey olarak bir yerlere gelebilmemizin yollarından biride budur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar