bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği6
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- sobaları hazırlayın6
- terapi niteliğindeki şeyler13
- tinto brass4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi3
- mika kase3
- eoka'nın amacı2
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- türklerin özellikleri5
- mika raun vardı nerede şimdi2
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir4
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- o 8 0 diyen biri vardı5
- cumali ceber2
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- sandra bullock4
- ilhan irem dinleyen erkek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- votka2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- tulumba tatlısı2
- sözlüğün en şık erkeği12
- fenerbahçeli yazarlar8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- aşk10
- kışın gelmesi2
- arabada sakso4
- iyi menemenin sırrı7
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- soğuk sabah2
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- iyi memenin sırrı7
türkiye şartlarında bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde imha edilen eğitim alanı. genel zannın aksine meslek eğitimi çocuk yaşta başlar. yani henüz birey okul ile tanışmadan, okul çocuğu daha çok körelten bir işlev üstlenir. ülkemiz şartlarında eğitim verilmiş cevapları ezberletir. farklı bakış açılarına izin vermez. bu fizikten tutunda ilahiyata kadar her alanda tabuların varlığı ile alakalıdır.
yani misal kimya derslerinde atomun parçalanamaz bir bütün olarak ezberletilmesi bunun en çarpıcı örneklerinden sadece biridir. ve fakat konumuz meslek edinme..
insan bir alan için yaşamalı, veya bir alanda uzmanlaşmalı gibi insanı hafife alan veya katagorilemeye kolaylık sağlayan bir medeniyetin iğfaline maruz kaldık. bu en başta herşeyi bilen filozofları ortadan kaldır. kimileri alanların çoğalması ile bilginin çoğaldığını ve buna bağlı olarak herşeyi bilmenin imkansız olduğuna değinir. oysa bilinen şeylerdeki malumat fazlalığına sahip olmak o şeyi bilmeye yetmemektedir. ve bu anlayışla çocuklara meslek liseleri yolu ile tek bir alanda yarım yamalak bilgiler verilmektedir.
öğrencilerden yaratıcı olup bir sorun için bir şey icad etmeleri istenmediğinden veya o öğrencinin hayatı ile somut ilişkisi bulunmayan veya maddi bir fayda sağlamayan, zihinsel açılıma neden olmayan pratikler ancak ders geçmeye yarayan bilgi depolar. her şeyden önce bireyin hayatın içerisinde yaşaması ve buna bağlı olarakta kaçınılmaz olarak sorunlarla karşılaşması, ve bu sorunlara mekanik çözümler bulması, o çocuğun meslek edinme veya edindiği mesleği nasıl kullanması gerektiğine dair bir fikir verebilir.
örneği adıyaman üniversitesi gençleri güneş ışığı ile çalışan otomobiller yapmışlar. ve bu sistem ile çalışan bir minibüs, kredi yurtlar ile fakülte arasında ulaşımı sağlamada kullanılıyor. oysa bu adıyaman meslek lisesinde gerçekleştirilse idi, o zaman ülke olarak meslek edinme veya meslek liseleri anlamında bir yerde olurduk.
birde konu ile yakından alakalı öğrencilerin tek tipleşmesine engel olacak bir hususu da yeri gelmişken zikredeyim. at yarışında koşan atlara benzeyen öğrenciler test hızına ve doğru yanlış sayısına göre değerlendiriliyor. ve bu onların önündeki tek seçenek gibi sunuluyor. yani öğrenciler öss'de başarılı oldu oldu. yoksa hapı yuttu şeklinde bir anlayış var. ve fakat peygamberler veya padişahlar mutlaka bir meslek ile iştigal etmişlerdir. iyi veya kötü ama meslek mutlaka vardı. misal 2. abdulhamid marangozdur. yani olur ya bir gün padişahlık elden giderse aç kalmamak için yapabileceği bir iş var. yani hayatın alternatifi var. oysa ülkemizde bu işler böyle yürümüyor. yani önümüze öss haricinde seçenek koyan yok. ve fakat aile veya aklı ermeye başladıktan sonra birey kendisi bunun tedbirini almalıdır. hayatını geçindirmek veya meşgale edinmek adına mutlaka elinde bir alternatif oluşturmalıdır. bu alternatif oluştuktan sonra öss'nin sonucu o kadar da önemli değildir artık. yani hayat memat meselesi olmaktan çıkar bu iş.
işte ülke olarak veya birey olarak bir yerlere gelebilmemizin yollarından biride budur.
yani misal kimya derslerinde atomun parçalanamaz bir bütün olarak ezberletilmesi bunun en çarpıcı örneklerinden sadece biridir. ve fakat konumuz meslek edinme..
insan bir alan için yaşamalı, veya bir alanda uzmanlaşmalı gibi insanı hafife alan veya katagorilemeye kolaylık sağlayan bir medeniyetin iğfaline maruz kaldık. bu en başta herşeyi bilen filozofları ortadan kaldır. kimileri alanların çoğalması ile bilginin çoğaldığını ve buna bağlı olarak herşeyi bilmenin imkansız olduğuna değinir. oysa bilinen şeylerdeki malumat fazlalığına sahip olmak o şeyi bilmeye yetmemektedir. ve bu anlayışla çocuklara meslek liseleri yolu ile tek bir alanda yarım yamalak bilgiler verilmektedir.
öğrencilerden yaratıcı olup bir sorun için bir şey icad etmeleri istenmediğinden veya o öğrencinin hayatı ile somut ilişkisi bulunmayan veya maddi bir fayda sağlamayan, zihinsel açılıma neden olmayan pratikler ancak ders geçmeye yarayan bilgi depolar. her şeyden önce bireyin hayatın içerisinde yaşaması ve buna bağlı olarakta kaçınılmaz olarak sorunlarla karşılaşması, ve bu sorunlara mekanik çözümler bulması, o çocuğun meslek edinme veya edindiği mesleği nasıl kullanması gerektiğine dair bir fikir verebilir.
örneği adıyaman üniversitesi gençleri güneş ışığı ile çalışan otomobiller yapmışlar. ve bu sistem ile çalışan bir minibüs, kredi yurtlar ile fakülte arasında ulaşımı sağlamada kullanılıyor. oysa bu adıyaman meslek lisesinde gerçekleştirilse idi, o zaman ülke olarak meslek edinme veya meslek liseleri anlamında bir yerde olurduk.
birde konu ile yakından alakalı öğrencilerin tek tipleşmesine engel olacak bir hususu da yeri gelmişken zikredeyim. at yarışında koşan atlara benzeyen öğrenciler test hızına ve doğru yanlış sayısına göre değerlendiriliyor. ve bu onların önündeki tek seçenek gibi sunuluyor. yani öğrenciler öss'de başarılı oldu oldu. yoksa hapı yuttu şeklinde bir anlayış var. ve fakat peygamberler veya padişahlar mutlaka bir meslek ile iştigal etmişlerdir. iyi veya kötü ama meslek mutlaka vardı. misal 2. abdulhamid marangozdur. yani olur ya bir gün padişahlık elden giderse aç kalmamak için yapabileceği bir iş var. yani hayatın alternatifi var. oysa ülkemizde bu işler böyle yürümüyor. yani önümüze öss haricinde seçenek koyan yok. ve fakat aile veya aklı ermeye başladıktan sonra birey kendisi bunun tedbirini almalıdır. hayatını geçindirmek veya meşgale edinmek adına mutlaka elinde bir alternatif oluşturmalıdır. bu alternatif oluştuktan sonra öss'nin sonucu o kadar da önemli değildir artık. yani hayat memat meselesi olmaktan çıkar bu iş.
işte ülke olarak veya birey olarak bir yerlere gelebilmemizin yollarından biride budur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar