bugün

ortaokul yıllarımın değişilmez yemeği...
inançlı bir ailenin oğlu olarak ortaokul yaz tatillerinde kuran kurslarına gidilir, çocuklar kurandan çok itiş kakış eğlencesindedir işin ki bu da kursu cazip kılan asıl şeydir. genç abiler gelir birgün hocanın yanında ve öğretmeye onlar devam ederler. sonra birden bilgi yarışmaları işin içine girer, ama zevklidir (mesela dünya kupasını en son kim almıştır gibi erkeklerin ilgisini çeken sorular sorulur). sonra birgün denir ki bu mahalli bölgede camiler arası bir futbol turnuvası yapılacaktır.
turnuvaya heyecanla katılınıp takıma girilir. maç oynanır ama asla küfür veya sinirlenme yoktur, herkes saygı çerçevesinde bir nevi hepimiz kardeşiz * havasındadır.
maç biter ve mercimek pilav ın sürekli mideye gideceği yerle tanışılmış olunur:
"hadi çocuklar gelin, bizde soğuk bişeyler içip dinlenelim"
millet hurra beleş içeceğe yumulur ve evle ilk münasebet yaşanır..
herkesin anlayacağı üzere artık nur cemaatine ilk adımı da atmış olursunuz. sonra bunu diğer maç sonraları izler ve okul açılmaya yakın akıllı uslu çocukları bir nevi ücretsiz ve abi kardeş diyoloğundaki derslere davet ederler.
derslere de gidilir ve isteğe bağlı * namazlara iştirakler olur.
artık labicimi yoktur, abilerin önderliğinde nurcu olunmuştur.
işte bu sıralarda artık mercimek ve pilav da sizin yağverinizdir. nedenini hala anlamadığım şekilde evde sanki kaynağı bitmek bilmeyen mercimek ve pilav çeşmesi vardır. ekonomik açıdan ucuzluk mudur bu kaynak yoksa nurcu esnaflar habire bu iki erzak üzerinden mi yardım yapmaktadır, hatta ve hatta yoksa bu iki yemek insanı nirvanaya ulaştıracak şekilde nefsi mi köreltmektedir hala zannımca tam bilinmemektedir. ama bir gerçek vardır ki sofrada kimse reddetmez. yanına da sirkeli salata eklenir tat verilir.

önceden tedbiri alınmış not: nur cemaatine saygımız herzaman sonsuzdur ama ortaokuldan sonra bize uymamıştır yada biz ona uyamamışızdır..
öylesine not: fen lisesini kazanılmamıştır.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.