bugün
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar8
- yunusların sapık olması3
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni5
- 40 yaşına gelmiş çocuksuz insan4
- yemek yapmayı bilmeyen kadın10
- iremga32
- günaydın çocuklar2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi2
- modern çağın mutsuzluk nedenleri3
- akp4
- anın görüntüsü28
- afrika sömürülmese gelişmiş olur muydu5
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır3
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- haftanın gammazları listesi25
- parcalandim toparlanamiyorum3
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- ilk göktürk2
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi8
- nick vermeden bir yazara seslen12
- süleymancılar10
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- narsist birine aşık olmak5
- bir şey söyle2
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- velvet8
- en sevdiğiniz hayvan4
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- eğitimde devlet tekeli2
- şükredilecek şeyler9
- dayanamayıp kitap almak7
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- kocu7
- anne ile seks yapmak5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- hindistan'a atom bombası atmak7
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması11
- zurna dürüm4
- geceye bir şarkı bırak3
- sözlükte meme ayrımcılığı5
McCarthycilik; ingilizce McCarthyizm'in Türkçe'deki karşılığıdır ve adını, Amerikalı senatör Joseph McCarthy'den alır.
farklı düşüncelerde olsa bile kitleler üzerinde muhteşem bir algı yönetimi uygulayarak istediği amaçlar doğrultusunda toplumu yönlendirme şeysidir *, efenim.
türkiye'de 1944 ırkçılık turancılık davası ve ergenekon davası olarak su yüzüne çıkmış; hiçbir insani değerle bağdaşmayan şerefsizlik örneği.
1950'lerde j.r.mccarthy adlı bir a.b.d senatörünün "a.b.d dışişleri bakanlığı'nda 205 komünist var" demeciyle ortaya çıkan ve bir anda tüm dünyaya yayılan bir nevi komünist avı. ismini sonraki yıllarda almıştır.
aslında bu demeç öyle şov amacıyla ya da haybeye söylenmiş bir söz değildi. ikinci dünya savaşı'nın bitişiyle beraber a.b.d, sovyetler birliği ile çıkarlarının dünyanın her yerinde çatıştığının farkına vardı. dünya yavaş yavaş iki kutuba ayrılıyordu ve bir tarafın başını a.b.d, diğer tarafın başını sovyetler birliği çekiyordu. tarafsız olmak, bertaraf olmak demekti.
iki kutup arasındaki savaşın en büyük boyutu ideolojik boyutudur. a.b.d dünyanın her yerinde komünizme savaş açacaktı ve bunun için önce bir psikolojik hazırlık gerekiyordu. öncelikle a.b.d halkına komünizmi bir öcü gibi göstermek lazımdı. işte bu noktada senatör mccarthy ortaya çıktı ve meşhur demecini verdi. isim vermediği için de hemen komünist avı başladı. insanlara komünistlik suçlamasıyla soruşturmalar açılıyor, kimi işinden oluyor kimi ise hapis cezası alıyordu. bu durum a.b.d'de olduğu gibi a.b.d'nin müttefiklerinde de aynen devam etti.
bu durum türkiye'de belki de a.b.d'deki uygulamalardan daha şiddetli bir biçimde yaşanmıştır. üniversitelerdeki sol akımların engellenmesi, yurtdışındaki solcu öğrencilerin burslarının kesilmesi, köy enstitülerinin kurucusu hasan ali yücel'e komünist olduğu gerekçesiyle açılan soruşturma, 1950 mayısında komünist tutuklamalarının başlaması ve o günlerden bugünlere kadar süren sol düşünceye öcü gibi bakma durumu*, türkiye'nin düştüğü politik açmazların sebeplerinin belki de en büyüğüdür. demokrat parti de bu uygulamaların en büyük destekçisi olmuş ve a.b.d hükümetinin bir nevi türkiye şubesi görevi görmüştür.
aslında bu demeç öyle şov amacıyla ya da haybeye söylenmiş bir söz değildi. ikinci dünya savaşı'nın bitişiyle beraber a.b.d, sovyetler birliği ile çıkarlarının dünyanın her yerinde çatıştığının farkına vardı. dünya yavaş yavaş iki kutuba ayrılıyordu ve bir tarafın başını a.b.d, diğer tarafın başını sovyetler birliği çekiyordu. tarafsız olmak, bertaraf olmak demekti.
iki kutup arasındaki savaşın en büyük boyutu ideolojik boyutudur. a.b.d dünyanın her yerinde komünizme savaş açacaktı ve bunun için önce bir psikolojik hazırlık gerekiyordu. öncelikle a.b.d halkına komünizmi bir öcü gibi göstermek lazımdı. işte bu noktada senatör mccarthy ortaya çıktı ve meşhur demecini verdi. isim vermediği için de hemen komünist avı başladı. insanlara komünistlik suçlamasıyla soruşturmalar açılıyor, kimi işinden oluyor kimi ise hapis cezası alıyordu. bu durum a.b.d'de olduğu gibi a.b.d'nin müttefiklerinde de aynen devam etti.
bu durum türkiye'de belki de a.b.d'deki uygulamalardan daha şiddetli bir biçimde yaşanmıştır. üniversitelerdeki sol akımların engellenmesi, yurtdışındaki solcu öğrencilerin burslarının kesilmesi, köy enstitülerinin kurucusu hasan ali yücel'e komünist olduğu gerekçesiyle açılan soruşturma, 1950 mayısında komünist tutuklamalarının başlaması ve o günlerden bugünlere kadar süren sol düşünceye öcü gibi bakma durumu*, türkiye'nin düştüğü politik açmazların sebeplerinin belki de en büyüğüdür. demokrat parti de bu uygulamaların en büyük destekçisi olmuş ve a.b.d hükümetinin bir nevi türkiye şubesi görevi görmüştür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar