bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin9
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- gece yarısı çalan telefon7
- geceye bir söz bırak3
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uysaljakoben21
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- gammaz olmuşum13
- eski dizileri izlemek3
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aquila bicipite8
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- reha muhtar25
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- death2
- kemal kılıçdaroğlu35
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- bizim delilere bakayım4
- elit olmak için gerekenler13
- gecenin şarkısı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- ses yakışıklılığı2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- pazarda su satmak2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- gazlamak2
- ona bir cümle bırak4
- semum3
- sevgiliyle kavga etmek2
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
Can dündar'ın 14 şubat 2012 tarihli yazısıdır. son paragrafında bir bölümü beğenmediğim için kalanını paylaşıyorum;
Vatanın Sevgililer Günü anketinden ilginç bir sonuç çıktı:
14 Şubatta kadınların çoğu sevgilisinden tek taş kolye bekliyormuş.
Erkeklerin çoğu ise sevgilisine çiçek götürmeye hazırlanıyormuş.
Bu akşam maç da olduğu düşünülürse, birçok ilişkide bolca hayal ve kalp kırılacağını tahmin etmek zor değil.
Ankete katılanların yarısı severek evlenmiş. Lakin yarısının evliliği boşanmayla bitmiş.
Boşanma oranının yüksekliği, beklentiyle gerçeklik arasındaki (yani tek taşla çiçek arasındaki) derin farklılıktan kaynaklanıyor olsa gerek...
* * *
Tek taş kolye hediyeli romantik bir yemek beklerken kapısında bir buket çiçekle; Seni seviyorum. Maça gidiyorum; notu bulmuş bir kadının önünde iki seçenek vardır:
Ya beklentiyi ya da sevgiliyi değiştirmek...
Çoğu kadın, çiçeğe razı olmak veya adamdan caymaktansa üçüncü bir seçenekle uğraşır:
Adamın kişiliğini değiştirmeye çalışır. Ama ne yazık ki, (3 yaşından gün almış hiçbir) erkek değişmez.
Öte yandan, erkeğin;değişmesin; beklentisine karşın çoğu kadın zamanla değişir.
ilişkilerde hayaller ve kalpler, biraz da bu yüzden kırılır.
* * *
Huyu değişmeyen erkek, Sevgililer Günü maça gidince kadın sorular sormaya başlar:
Ne oldu bize, Artık beni sevmiyor musun, Başka biri mi var?
Cevapsız kalan sorular, zamanla aynaya döner:
Gözden düştüm mü, Eskisi kadar güzel değil miyim, Fazla mı kilo aldım?
Erkekse soru sormaz; kendisine sorulmasından da hoşlanmaz.
Çok sıkıştığında Nerden çıkarıyorsun bunları der, fazla konuşmaz.
Sevgililer Gününü hatırlayıp çiçek aldığı, hatta maça gitmeyip yemeğe kaldığı halde niye hâlâ bunların sorulduğunu da anlamaz.
Bunca fedakârlığa rağmen yine de karşısındaki tabağa gözyaşları damlıyorsa, o da kendine sorular sormaya başlar. Ama onunkiler hayli farklıdır:
Yanlış kız mı? Başkasını mı bulmalı?
Önünde iki seçenek vardır:
Tek taş için para biriktirmek ya da sevgiliyi değiştirmek...
Pek azı para biriktirir.
* * *
Sanırım asıl sorun, piyasa işi şablonların bizi esir alması...
Reklamların tek taşı, yegâne sevgi alâmeti diye sunması...
ilişki guruları”nın kadınları, erkeğin gözünde maçtan daha cazip, golden daha heyecan verici olmaya zorlaması...
Tek taş alamayanların sevgisiz, erkeğini maça kaptıranların cazibesiz diye damgalanması...
Sevgililer Gününde hayal kırıklığı yaşayanların, suçu kendinde, mesela tek taşa yetmeyen gelirinde veya deforme olan bedeninde araması...
* * *
Boşverin bunları!
Güzelim bir günü, kadınınızın gözüne girmek için tek taş alışverişinde ya da erkeğinizin diğer heyecanlarıyla yarışmak uğruna maç tribününde geçirmeyin.
Kendinizden taviz vererek mutlu olmaya çalışmayın.
son paragrafta "Erkekseniz sevginizi hediyenizle tartmayacak, kadınsanız sizi maçla kıyaslamayacak sevdalılara koşun." demiş can dundar, "kadınsanız sizi maçla kıyaslamayacak sevdalılara koşun" derken kendi yazısının içeriği ile çelişmiş gibi. kadınlara tavsiyesi madem 3 yaşından gün almış adam değişmez kabullen kendini maçla kıyaslama o heyecanın yerini almaya çalışma alamadığında kendini suçlama şeklindeyse, anlayış ve saygı tavsiye etmesi daha makul olabilirdi.
Vatanın Sevgililer Günü anketinden ilginç bir sonuç çıktı:
14 Şubatta kadınların çoğu sevgilisinden tek taş kolye bekliyormuş.
Erkeklerin çoğu ise sevgilisine çiçek götürmeye hazırlanıyormuş.
Bu akşam maç da olduğu düşünülürse, birçok ilişkide bolca hayal ve kalp kırılacağını tahmin etmek zor değil.
Ankete katılanların yarısı severek evlenmiş. Lakin yarısının evliliği boşanmayla bitmiş.
Boşanma oranının yüksekliği, beklentiyle gerçeklik arasındaki (yani tek taşla çiçek arasındaki) derin farklılıktan kaynaklanıyor olsa gerek...
* * *
Tek taş kolye hediyeli romantik bir yemek beklerken kapısında bir buket çiçekle; Seni seviyorum. Maça gidiyorum; notu bulmuş bir kadının önünde iki seçenek vardır:
Ya beklentiyi ya da sevgiliyi değiştirmek...
Çoğu kadın, çiçeğe razı olmak veya adamdan caymaktansa üçüncü bir seçenekle uğraşır:
Adamın kişiliğini değiştirmeye çalışır. Ama ne yazık ki, (3 yaşından gün almış hiçbir) erkek değişmez.
Öte yandan, erkeğin;değişmesin; beklentisine karşın çoğu kadın zamanla değişir.
ilişkilerde hayaller ve kalpler, biraz da bu yüzden kırılır.
* * *
Huyu değişmeyen erkek, Sevgililer Günü maça gidince kadın sorular sormaya başlar:
Ne oldu bize, Artık beni sevmiyor musun, Başka biri mi var?
Cevapsız kalan sorular, zamanla aynaya döner:
Gözden düştüm mü, Eskisi kadar güzel değil miyim, Fazla mı kilo aldım?
Erkekse soru sormaz; kendisine sorulmasından da hoşlanmaz.
Çok sıkıştığında Nerden çıkarıyorsun bunları der, fazla konuşmaz.
Sevgililer Gününü hatırlayıp çiçek aldığı, hatta maça gitmeyip yemeğe kaldığı halde niye hâlâ bunların sorulduğunu da anlamaz.
Bunca fedakârlığa rağmen yine de karşısındaki tabağa gözyaşları damlıyorsa, o da kendine sorular sormaya başlar. Ama onunkiler hayli farklıdır:
Yanlış kız mı? Başkasını mı bulmalı?
Önünde iki seçenek vardır:
Tek taş için para biriktirmek ya da sevgiliyi değiştirmek...
Pek azı para biriktirir.
* * *
Sanırım asıl sorun, piyasa işi şablonların bizi esir alması...
Reklamların tek taşı, yegâne sevgi alâmeti diye sunması...
ilişki guruları”nın kadınları, erkeğin gözünde maçtan daha cazip, golden daha heyecan verici olmaya zorlaması...
Tek taş alamayanların sevgisiz, erkeğini maça kaptıranların cazibesiz diye damgalanması...
Sevgililer Gününde hayal kırıklığı yaşayanların, suçu kendinde, mesela tek taşa yetmeyen gelirinde veya deforme olan bedeninde araması...
* * *
Boşverin bunları!
Güzelim bir günü, kadınınızın gözüne girmek için tek taş alışverişinde ya da erkeğinizin diğer heyecanlarıyla yarışmak uğruna maç tribününde geçirmeyin.
Kendinizden taviz vererek mutlu olmaya çalışmayın.
son paragrafta "Erkekseniz sevginizi hediyenizle tartmayacak, kadınsanız sizi maçla kıyaslamayacak sevdalılara koşun." demiş can dundar, "kadınsanız sizi maçla kıyaslamayacak sevdalılara koşun" derken kendi yazısının içeriği ile çelişmiş gibi. kadınlara tavsiyesi madem 3 yaşından gün almış adam değişmez kabullen kendini maçla kıyaslama o heyecanın yerini almaya çalışma alamadığında kendini suçlama şeklindeyse, anlayış ve saygı tavsiye etmesi daha makul olabilirdi.
maçın olduğu gün sevgililer günü de varsa böyle koreografiler de karşımıza çıkabilir.
http://www.facebook.com/p...87&type=1&theater
http://www.facebook.com/p...87&type=1&theater
geçen sene barcelona-arsenal, bu sene ise leverkusen-barcelona maçlarıyla çakışmıştır. Yani şimdi başlatmayın...
güncel Önemli Başlıklar
