bugün
- gocu24
- cimere şikayet eden yazar tipi6
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- başkent istanbul olsun5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- recep tayyip erdoğan3
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- yağmurlu havaları seven insan6
- iş yerindeki orospu çocukları6
- selam verilen kızın siklememesi4
- karton toplarken cin musallat olması2
- tusubasanın türkiye maçında attığı gol2
- mora katliamı3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- ingilizce bilmeyen akademisyenler5
- true nickli yazar22
- claudian clouds43
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek4
- aşk5
- tai gocu kardeştir zall bizi birleştir2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- düşmanın sizi övmesi2
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması3
- asrın soygunu10
- purgatory2
- bahar feyzan3
- çocuk yetiştirmek2
- tai lung vs gocu22
- yazılımcıların flört edememesi6
- manisada okul saldırısı18
- sabahları sevilen şeyler9
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- kader2
- yağmur sabahında2
- habire1227
- sabahları nefret edilen şeyler7
- kürtler asimile edilmelidir11
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- sözlüktekiler kaç yaşında9
- meb'in usule aykırı ücret dağıtması2
- sarı poşet kudurtması13
- bekarlığın avantajları3
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- evliliği ayakta tutan güçler13
- et döner dürüm9
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- kullanıcı adı değişmiyor3
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
eğer matrix serisini türkler çekseydi, olay bu kadar kısa sürecekti işte...
morfeus: hoş geldin memo. tahmin edebileceğin gibi ben morpheusum.
memo: memnun olduuuummm. yenge gelirken bahsetti yolda...
morf: hayır. o şeref bana ait. lütfen. gel, otur. eminim şu anda kendini tavşan deliğinden düşen alice gibi hissediyorsundur.
memo: hocam delik melik... ayıp oluyor ama... zaten sende tavşan fetişi var sanırım... yok beyaz davşanı izle yok davşanın deliği...? kıllanıyorum bak...?
morf: gözlerinden belli. sende gördüklerini kabullenen birinin gözleri var uyanmayı beklediğin için tuhaf ama bunlar gerçekten pek uzak değil. kadere inanır mısın memo?
memo: elhamdürillah.
morf: neden?
memo: eeee... elhamdürillah?
morf: ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. neden burada olduğunu anlatayım. bir şey bildiğin için buradasın. bildiğini açıklayamıyorsun. ama hissediyorsun. hayatın boyunca hissettin. dünyada ters giden bir şeyler var. ne olduğunu bilmiyorsun ama orada. beyninde kıymık gibi seni çıldırtan bir şey. seni bana getiren şey bu duyguydu. neden söz ettiğimi biliyor musun?
memo: nihat doğan mı? ajdar mı? ne?
morf: ne olduğunu öğrenmek ister misin? matrix... her yerde. etrafımızda. şu anda, bu odada. pencereden dışarı baktığında görürsün ya da televizyonu açtığında işe gittiğinde hissedersin ya da kiliseye. vergi öderken. gerçeği görmemen için dünya, bir perde gibi önüne çekilmiş sanki.
memo: sen küçükken ateşli bi hastalık falan mı geçirdin? köle ettin beni burada haa!
morf: köle olduğun gerçeği. herkes gibi bir kalıba doğdun. tadını alamadığın, dokunamadığın, koklayamadığın bir hapse, aklın için bir hapis ne yazık ki, kimseye matrixin ne olduğu anlatılamaz. kendin görmelisin. bu, son fırsatın. buradan sonra dönüş yok. mavi hapı alırsan hikaye biter yatağında uyanır ve istediğin şeye inanırsın. kırmızı hapı alırsan mucize ülkesinde kalırsın ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu gösteririm. unutma sana gerçeği öneriyorum
memo: hala tavşan deliği diyor ya!!! ver lan şu hapı!
morf: hasktr! mavi hapı içti lan!
morfeus: hoş geldin memo. tahmin edebileceğin gibi ben morpheusum.
memo: memnun olduuuummm. yenge gelirken bahsetti yolda...
morf: hayır. o şeref bana ait. lütfen. gel, otur. eminim şu anda kendini tavşan deliğinden düşen alice gibi hissediyorsundur.
memo: hocam delik melik... ayıp oluyor ama... zaten sende tavşan fetişi var sanırım... yok beyaz davşanı izle yok davşanın deliği...? kıllanıyorum bak...?
morf: gözlerinden belli. sende gördüklerini kabullenen birinin gözleri var uyanmayı beklediğin için tuhaf ama bunlar gerçekten pek uzak değil. kadere inanır mısın memo?
memo: elhamdürillah.
morf: neden?
memo: eeee... elhamdürillah?
morf: ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. neden burada olduğunu anlatayım. bir şey bildiğin için buradasın. bildiğini açıklayamıyorsun. ama hissediyorsun. hayatın boyunca hissettin. dünyada ters giden bir şeyler var. ne olduğunu bilmiyorsun ama orada. beyninde kıymık gibi seni çıldırtan bir şey. seni bana getiren şey bu duyguydu. neden söz ettiğimi biliyor musun?
memo: nihat doğan mı? ajdar mı? ne?
morf: ne olduğunu öğrenmek ister misin? matrix... her yerde. etrafımızda. şu anda, bu odada. pencereden dışarı baktığında görürsün ya da televizyonu açtığında işe gittiğinde hissedersin ya da kiliseye. vergi öderken. gerçeği görmemen için dünya, bir perde gibi önüne çekilmiş sanki.
memo: sen küçükken ateşli bi hastalık falan mı geçirdin? köle ettin beni burada haa!
morf: köle olduğun gerçeği. herkes gibi bir kalıba doğdun. tadını alamadığın, dokunamadığın, koklayamadığın bir hapse, aklın için bir hapis ne yazık ki, kimseye matrixin ne olduğu anlatılamaz. kendin görmelisin. bu, son fırsatın. buradan sonra dönüş yok. mavi hapı alırsan hikaye biter yatağında uyanır ve istediğin şeye inanırsın. kırmızı hapı alırsan mucize ülkesinde kalırsın ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu gösteririm. unutma sana gerçeği öneriyorum
memo: hala tavşan deliği diyor ya!!! ver lan şu hapı!
morf: hasktr! mavi hapı içti lan!
(bkz: pıt atmak)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar