bugün
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- beni özleyenler elime mum diksin15
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı6
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- hırvatistan8
- sümer dili6
- ılımlı islam4
- anın görüntüsü14
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- şanssız bir insan olmak4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- diyetteyken kitap okumak3
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- ak parti2
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- yunanistan29
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- arkadaşlar naber ya4
- türk ateisti7
- almanya11
- inşaat gürültüsü4
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- belçika4
- slip mayo giyen erkek4
- en köylü özelliğiniz4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- en son aldığınız iltifat14
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek2
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- nervio ile travertenlere gitmek4
- beynin dopamin salgılamaması3
- volvo v702
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- zorunlu eğitim7
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sidretü l münteha4
- sevişirken video çekmek10
- sözlük çok bozdu3
- ali vefa7
- çomar müzikleri3
- fransa5
eğer matrix serisini türkler çekseydi, olay bu kadar kısa sürecekti işte...
morfeus: hoş geldin memo. tahmin edebileceğin gibi ben morpheusum.
memo: memnun olduuuummm. yenge gelirken bahsetti yolda...
morf: hayır. o şeref bana ait. lütfen. gel, otur. eminim şu anda kendini tavşan deliğinden düşen alice gibi hissediyorsundur.
memo: hocam delik melik... ayıp oluyor ama... zaten sende tavşan fetişi var sanırım... yok beyaz davşanı izle yok davşanın deliği...? kıllanıyorum bak...?
morf: gözlerinden belli. sende gördüklerini kabullenen birinin gözleri var uyanmayı beklediğin için tuhaf ama bunlar gerçekten pek uzak değil. kadere inanır mısın memo?
memo: elhamdürillah.
morf: neden?
memo: eeee... elhamdürillah?
morf: ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. neden burada olduğunu anlatayım. bir şey bildiğin için buradasın. bildiğini açıklayamıyorsun. ama hissediyorsun. hayatın boyunca hissettin. dünyada ters giden bir şeyler var. ne olduğunu bilmiyorsun ama orada. beyninde kıymık gibi seni çıldırtan bir şey. seni bana getiren şey bu duyguydu. neden söz ettiğimi biliyor musun?
memo: nihat doğan mı? ajdar mı? ne?
morf: ne olduğunu öğrenmek ister misin? matrix... her yerde. etrafımızda. şu anda, bu odada. pencereden dışarı baktığında görürsün ya da televizyonu açtığında işe gittiğinde hissedersin ya da kiliseye. vergi öderken. gerçeği görmemen için dünya, bir perde gibi önüne çekilmiş sanki.
memo: sen küçükken ateşli bi hastalık falan mı geçirdin? köle ettin beni burada haa!
morf: köle olduğun gerçeği. herkes gibi bir kalıba doğdun. tadını alamadığın, dokunamadığın, koklayamadığın bir hapse, aklın için bir hapis ne yazık ki, kimseye matrixin ne olduğu anlatılamaz. kendin görmelisin. bu, son fırsatın. buradan sonra dönüş yok. mavi hapı alırsan hikaye biter yatağında uyanır ve istediğin şeye inanırsın. kırmızı hapı alırsan mucize ülkesinde kalırsın ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu gösteririm. unutma sana gerçeği öneriyorum
memo: hala tavşan deliği diyor ya!!! ver lan şu hapı!
morf: hasktr! mavi hapı içti lan!
morfeus: hoş geldin memo. tahmin edebileceğin gibi ben morpheusum.
memo: memnun olduuuummm. yenge gelirken bahsetti yolda...
morf: hayır. o şeref bana ait. lütfen. gel, otur. eminim şu anda kendini tavşan deliğinden düşen alice gibi hissediyorsundur.
memo: hocam delik melik... ayıp oluyor ama... zaten sende tavşan fetişi var sanırım... yok beyaz davşanı izle yok davşanın deliği...? kıllanıyorum bak...?
morf: gözlerinden belli. sende gördüklerini kabullenen birinin gözleri var uyanmayı beklediğin için tuhaf ama bunlar gerçekten pek uzak değil. kadere inanır mısın memo?
memo: elhamdürillah.
morf: neden?
memo: eeee... elhamdürillah?
morf: ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. neden burada olduğunu anlatayım. bir şey bildiğin için buradasın. bildiğini açıklayamıyorsun. ama hissediyorsun. hayatın boyunca hissettin. dünyada ters giden bir şeyler var. ne olduğunu bilmiyorsun ama orada. beyninde kıymık gibi seni çıldırtan bir şey. seni bana getiren şey bu duyguydu. neden söz ettiğimi biliyor musun?
memo: nihat doğan mı? ajdar mı? ne?
morf: ne olduğunu öğrenmek ister misin? matrix... her yerde. etrafımızda. şu anda, bu odada. pencereden dışarı baktığında görürsün ya da televizyonu açtığında işe gittiğinde hissedersin ya da kiliseye. vergi öderken. gerçeği görmemen için dünya, bir perde gibi önüne çekilmiş sanki.
memo: sen küçükken ateşli bi hastalık falan mı geçirdin? köle ettin beni burada haa!
morf: köle olduğun gerçeği. herkes gibi bir kalıba doğdun. tadını alamadığın, dokunamadığın, koklayamadığın bir hapse, aklın için bir hapis ne yazık ki, kimseye matrixin ne olduğu anlatılamaz. kendin görmelisin. bu, son fırsatın. buradan sonra dönüş yok. mavi hapı alırsan hikaye biter yatağında uyanır ve istediğin şeye inanırsın. kırmızı hapı alırsan mucize ülkesinde kalırsın ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu gösteririm. unutma sana gerçeği öneriyorum
memo: hala tavşan deliği diyor ya!!! ver lan şu hapı!
morf: hasktr! mavi hapı içti lan!
(bkz: pıt atmak)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar