bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi6
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- gammaz mesaisi4
- askerde özlenen şeyler5
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler4
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- burun karıştırmak5
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- bir önceki entryi devam ettir4
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey2
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- pazar günü aktiviteleri3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- soğuk havaların resmi içeceği2
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- helin elveren3
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- terhis oluyorum sözlük25
- yazarların işlediği günahlar15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- hayat bilgisi ürperi2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- scream 82
- felsefe öğretmenin ironisi3
- kahvaltı yapmak2
- onur babacan3
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- 7 kasım 2026 aliağa muşspor maçı2
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- cimbom baba2
oyuncuların performansı, olayı gölgede bırakıyor resmen. levent üzümcü' yü zaten oyuncu olarak çok beğenirdim maskelilerden sonra gözümde daha bir büyüdü.
özellikle ve güzellikle levent üzümcü'ye laf atanların, tükürdüklerini yalamamak için çaktırmadan gidip izlemeleri gereken oyundur. Üç oyuncu var üçü de döktürüyor. Seyirci de çok güzel oynuyor, çünkü oyun gerçekten izlenesi. Ayrıca karşınıza öyle bir dekor çıkıyor ki, büyüleniyor insan.
bu lezzetli oyunu şehir tiyatrolarında 7 liraya izlemeniz mümkün. öğrenci ya da öğrenci görünümlüyseniz 5.5 de olabilir bu fiyat.
bu lezzetli oyunu şehir tiyatrolarında 7 liraya izlemeniz mümkün. öğrenci ya da öğrenci görünümlüyseniz 5.5 de olabilir bu fiyat.
oyunculuklar, dekor ve istanbul şehir tiyatrosu'nda oynadığı için fiyat harika. gidip görülesi, ders alınası ödüllü oyun.
geçtiğimiz hafta izleme fırsatı bulduğum, halen çeşitli sahnelerde oynanan tiyatro oyunu.
oyunu izlemeden önce, konusunu okuduğumda beni heyecanladırmıştı açıkçası. oyun kadrosunun üç kişiden oluşması hoşuma gitmişti, çünkü az kişili oyunlarda oyunculuğu ve tiyaro oyunlarında dikkat edilecek detayları görmeniz daha kolaydır.
oyun başladı. tiyatroda giriş önemlidir. hızlı giriş seyirciyi izleme konusunda daha istekli kılar. lakin bu oyun başlangıcı çok sakindi. ilk bir kaç dakika o şekilde devam etti. ikinci oyuncunun sahneye gelmesiyle olayların seyirciye aktarımı başladı. tiyatro izlerken, genel tiyatro izleyicisinin dikkat etmediği detaylar gözüme takılır hep. oyuncuların döneme uygun kıyafetleri olmalı ve konuya göre çeşitli aksesuarlar. bu açıdan iyi olduğunu söyleyemem. kostümler savaş dönemine uygun değildi. evet günlük hayat için sıradan sayılabilirdi, lakin filistinin bir kasabasında geçen hikaye için uygun değildi. kostümle ilgili olarak tek beğendiğim detay, filistin örgütüne katılıp dağa çıkan kardeşin ayakkabılarıydı. dağa çıkan birinin ayağında dağ ayakkabıusı denen botlardan vardı ve botlar çamur içindeydi. mekan ile ilgili olarak detaylardan ise, bir elektrik kutusu dikkatimi çekti. tipteki bu kutu dönem ve hikayenin geçtiği konu için uygundu. keşke diğer detaylar da bunlar gibi olabilseydi.
özellikle, oynayanların düzgün türkçe konuşması beni çok rahatsız etti. evet, anlaşılırlığı kolaylaştırır bu şekilde konuşmak ama böylesine düzgün konuşan adamların filistinli olacağına inanamadım. filistin halkına özgü bazı cümleler kullanılsaydı ve şive buna göre biraz değiştirilseydi, belki o zaman filistinde geçen bir olayı izliyormuş gibi hissedip oyuna konsantre olabilirdim. lakin olmadı. sanki türkiyenin batısında bir kasabada geçiyor gibiydi ve ben bu oyunu izleyince kendimi filistin'de savaşın ortasında kalan bir aileyi nasıl etkilediğini ve savaşın iç hesaplaşmalara sebep yönünü, ailenin dağılışını göremedim. oysa filistini görmek istemiştim.
oyuna tam konsantre olmuşken birden bitişi seyirciyi şaşırtıyor. ışıklar sönüyor, karanlık ve bir ışık. oyuncular seyircileri selamlılar. bi an şaşkınlık, sonrasında "aa devam etmeyecek mi?" diye kendisine soruyor insan. oyun sonundaki ölümü kabullenememeydi bendeki şaşkınlığın, olmaz bitemezin sebebi. ölümün nasıl olduğunu anlatmayacağım elbette. öğrenmek isteyen olursa, haddini aşıp bunca eleştiri yapan birini önemsemeyin ve gidip oyunu mutlaka izleyin derim.
oyunu izlemeden önce, konusunu okuduğumda beni heyecanladırmıştı açıkçası. oyun kadrosunun üç kişiden oluşması hoşuma gitmişti, çünkü az kişili oyunlarda oyunculuğu ve tiyaro oyunlarında dikkat edilecek detayları görmeniz daha kolaydır.
oyun başladı. tiyatroda giriş önemlidir. hızlı giriş seyirciyi izleme konusunda daha istekli kılar. lakin bu oyun başlangıcı çok sakindi. ilk bir kaç dakika o şekilde devam etti. ikinci oyuncunun sahneye gelmesiyle olayların seyirciye aktarımı başladı. tiyatro izlerken, genel tiyatro izleyicisinin dikkat etmediği detaylar gözüme takılır hep. oyuncuların döneme uygun kıyafetleri olmalı ve konuya göre çeşitli aksesuarlar. bu açıdan iyi olduğunu söyleyemem. kostümler savaş dönemine uygun değildi. evet günlük hayat için sıradan sayılabilirdi, lakin filistinin bir kasabasında geçen hikaye için uygun değildi. kostümle ilgili olarak tek beğendiğim detay, filistin örgütüne katılıp dağa çıkan kardeşin ayakkabılarıydı. dağa çıkan birinin ayağında dağ ayakkabıusı denen botlardan vardı ve botlar çamur içindeydi. mekan ile ilgili olarak detaylardan ise, bir elektrik kutusu dikkatimi çekti. tipteki bu kutu dönem ve hikayenin geçtiği konu için uygundu. keşke diğer detaylar da bunlar gibi olabilseydi.
özellikle, oynayanların düzgün türkçe konuşması beni çok rahatsız etti. evet, anlaşılırlığı kolaylaştırır bu şekilde konuşmak ama böylesine düzgün konuşan adamların filistinli olacağına inanamadım. filistin halkına özgü bazı cümleler kullanılsaydı ve şive buna göre biraz değiştirilseydi, belki o zaman filistinde geçen bir olayı izliyormuş gibi hissedip oyuna konsantre olabilirdim. lakin olmadı. sanki türkiyenin batısında bir kasabada geçiyor gibiydi ve ben bu oyunu izleyince kendimi filistin'de savaşın ortasında kalan bir aileyi nasıl etkilediğini ve savaşın iç hesaplaşmalara sebep yönünü, ailenin dağılışını göremedim. oysa filistini görmek istemiştim.
oyuna tam konsantre olmuşken birden bitişi seyirciyi şaşırtıyor. ışıklar sönüyor, karanlık ve bir ışık. oyuncular seyircileri selamlılar. bi an şaşkınlık, sonrasında "aa devam etmeyecek mi?" diye kendisine soruyor insan. oyun sonundaki ölümü kabullenememeydi bendeki şaşkınlığın, olmaz bitemezin sebebi. ölümün nasıl olduğunu anlatmayacağım elbette. öğrenmek isteyen olursa, haddini aşıp bunca eleştiri yapan birini önemsemeyin ve gidip oyunu mutlaka izleyin derim.
2 kez izleme zevki ve şerefine nail olduğum ibb şehir tiyatrolarının muhteşem oyunu!israilli bir yazarın gözünden filistin sorununun izlemek ve bu denli objektif bir bakış açısı görmek oyunun belki de en önemli yanı bunun yanında Mehmet Gürhan levent üzümcü ve serdar orçin in muhteşem oyunculukları da oyunu bir şaheser haline getiriyor.
mehmet gurhan'nın inanılmaz bir performans gösterdiği.izlenmesi gereken gündemle yakından ilgili bir konuya sahip tiyatro oyunu.lakin oyunun sonu etkileyici olmasına karşın 3 kişilik bir oyun olmasından dolayı az da olsa tahmin edilebilir.
muhteşem diyebileceğim nitelikte bir tiyatro oyunu. gazzede sıcak gelişmelerin yaşandığı şu günlerde izlenmesi gerektiğini düşündüğüm, serdar orçin, levent üzümcü ve mehmet gürhan' ın üç kardeşi canlandırdığı bu oyun tek sahnelik ve 70 dakika sürüyor. herkese tavsiye ederim.
gidilmesi gereken tiyatro oyunu. tıklım tıklım olan bir oyun. israil ordusunun filistin halkına verdiği zararı üç kişilik küçük ama derin ekibiyle anlatıyor. üç kardeşin dramını...
dün gece reşat nuri güntekin sahnesinde izlediğim , reşat nuri sahnesinin kasım ayındaki oyunlarına göre biraz kalburüstü sayılabilecek, güzel oyun. lakin oyunun heh ilk perdesi bitti dediğiniz yerde muhteşem üçlünün -mehmet gürhan , levent üzümcü , serdar orçin- ellerini kavuşturmuş halde sizi selamladığını idrak etmeniz biraz geç ve acı oluyor , çünkü gerçekten oyun güzel ve bitmese de oyun arasında ikinci perde için depir depir depreşsek diyor insan.
dekor olarak ilk 5 dakikada, sarı tonun ağırlıkta olduğu hal için harika diyebiliriz ama ne zamanki ışıklar açılıyor ; o zaman tiyatroda olduğunuzu farkediyorsunuz , keşke hiç açmasaydınız be kardeşim.
ayrıca oyundan önce arkamda oturan iki bay arasında geçen şu konuşmaya ;
+kenter, müjdat gezen tiyatrosu falan 20 ytl , biraz pahalı
-oraya elit kesin gidiyor işte , buraya gelenler avam !
ne kadar kızsamda , oyunun içinde geçen bir kaç akıl zorlayıcı nükteyi 2-3 kişiden başka kimsenin anlamayıp tepki vermemesi ; seyircilerin yalnızca leven üzümcü nün 'otospu çocuku' dediği yerlerde gülmesi elektron yüklü arkadaşın (-) ne kadar da haklı olduğunu gösterdi , avamız lan biz.
vel hasıl kelam hülasa to sum up , 23 kasım pazar günününe kadar reşat nuri de , bi gidin görün derim.
bu arada tiyatro eleştirmenliği değil su ürünleri öğrencisiyim lan ben bakmayın yorumlara .
dekor olarak ilk 5 dakikada, sarı tonun ağırlıkta olduğu hal için harika diyebiliriz ama ne zamanki ışıklar açılıyor ; o zaman tiyatroda olduğunuzu farkediyorsunuz , keşke hiç açmasaydınız be kardeşim.
ayrıca oyundan önce arkamda oturan iki bay arasında geçen şu konuşmaya ;
+kenter, müjdat gezen tiyatrosu falan 20 ytl , biraz pahalı
-oraya elit kesin gidiyor işte , buraya gelenler avam !
ne kadar kızsamda , oyunun içinde geçen bir kaç akıl zorlayıcı nükteyi 2-3 kişiden başka kimsenin anlamayıp tepki vermemesi ; seyircilerin yalnızca leven üzümcü nün 'otospu çocuku' dediği yerlerde gülmesi elektron yüklü arkadaşın (-) ne kadar da haklı olduğunu gösterdi , avamız lan biz.
vel hasıl kelam hülasa to sum up , 23 kasım pazar günününe kadar reşat nuri de , bi gidin görün derim.
bu arada tiyatro eleştirmenliği değil su ürünleri öğrencisiyim lan ben bakmayın yorumlara .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com