bugün
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması11
- markette çalışmak7
- sözlüğün son hali4
- üstteki yazarı öv15
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi6
- truenun online olması4
- uysaljakobene burç baktırmak6
- placeboyu hayatinda hic dinlememek3
- 35 yaşında ergen gibi bisiklete binen erkek3
- alkol içinde testisler4
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- zaman baba bey birader bey4
- 12 temmuz 2026 j sinner'a zverev maçı2
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi5
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- ne olacak bu erkeklerin hali5
- gina'yı içemeye götürmek3
- 7 24 sözlükte takılan yazar3
- tk2
- hayaldeki erkek6
- 40 yaşından sonra iş bulunamaması5
- kaliteli insanı belli eden detaylar10
- israil'in olası türkiye saldırısı5
- kendini suçlamak vs başkasını suçlamak5
- tom barrack2
- manifest grubu vs pkk4
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması16
- bir şeyler söyle4
- kullanılmış tuvalet kağıdıyla popo temizlemek3
- feodor dostoyevski2
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- ona bir şey söyle14
- instagram'dan kız takip etmek4
- haluk levent4
- trakya'nın çok süper bir yer olması2
- uludağ sözlüğü ayağa kaldırıyoruz kampanyası3
- uysaljakoben12
- züber3
- tutuklanmış yazarlar2
- özgürlük ile sorumluluk arasındaki ince çizgi2
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
- bu hesap gizlidir2
- osuruşmak2
- pazar gününü sözlükte geçiren ezik insan9
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması9
- geniş omuzlu kadınlar10
- creedence clearwater revival2
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı5
- karısının ayaklarını sözlükte paylaşan yazar4
1947 new york doğumlu abd'li akademisyen, filozof, hukukçu.
antik yunan ve roma hukuku ve politik felsefesi uzmanı olan klasisist nussbaum'un aynı zamanda; aristo ve sosyal liberalist john rawls etkisinde kalarak geliştirdiği kendine özgü feminizm kuramı mevcuttur. alanında pek çok eseri bulunan filozofun maalesef dilimize çevrilmiş ''yapabilirlikler yaratmak ve yeni dinsel tahammülsüzlük'' adında sadece iki kitabı var.
sosyal liberal kuramını daha ziyade pozitif haklar üzerinden geliştiren rawls ve "kadınların eksik yaratılmış varlıklar" olduğunu düşünen ve yine köleci toplumu savunan aristo gibi; biri modern diğeri klasik iki filozofun felsefesinden etkilenerek kendine özgü feminizm kuramını geliştiren felsefecinin enteresan kuramına göre ise;
nussbaum, eşit ve özgürlükçü haklar verme konusunda son derece bonkör davranan günümüz liberal devletlerin, bu hakları verdikten sonra mümkün olduğunca küçülerek sahnenin gerisine çekilmesini eleştirir. Toplumda Sosyal ve kültürel anlamda bir cinsiyet eşitliği yoksa hukuk önündeki eşitliğin bir anlamı olmaz. aristo'nun, ''zoon politikon'' (politik hayvan) insan tanımı, bireyin toplum içinde ve topluma rağmen var olabilmesinin en kısa özetidir aslında. sosyal, kültürel ve toplumsal anlamda geri çekilen, cüceleşen bir devletin alt grup bireyleri kendisini var edemez. hukuken eşit haklara sahip olmaları eşit oldukları anlamına gelmez.
''Bangladeşli kadınları ele alırsak, Yasal olarak erkeklerle aynı haklarla sahip olmalarına karşın Bangladeşli işçi kadınların toplumsal yaşamda ve ekonomik hayatta rolleri erkeklerle kıyaslanmayacak derecede düşük durumdadır. Ananevi değerler, toplumsal baskı ve yerleşmiş kültür nedeniyle kadınlar yasal haklarını kullanmaya çekinmekte ve eşitsiz durumlarına rağmen hayatlarından memnuniyet duyduklarını dile getirmektedirler. Oysa Nussbaum’un yaptığı Aristo okumasına göre, doğru olan bireyleri yalnızca yasal olarak değil zihinsel, kültürel, eğitim seviyesi olarak da doğru tercihler yapacak konuma getirmektir.
Nussbaum’a göre, insanların temel bazı ihtiyaçları arasında yaşamak ve eceliyle ölmek, beslenmek, barınmak, seksüel ihtiyaçlarını gidermek, diğer insanlarla etkileşim içerisinde olmak, hareket etmek, gülmek-eğlenmek, bireyselliği için özel bir alan sahibi olmak gibi koşullar vardır. Nussbaum kültürel farklılıkları hiç bir zaman reddetmemesine karşın bu özelliklerin çok temel insani ihtiyaçlar olduğunu ve her toplumda, her insanda gözlemlenebileceğini ifade eder. Bu özellikleri belirlerken Nussbaum, tarih boyunca yazılmış klasik yapıtları, destanları, efsaneleri, kitapları incelediğini belirtir. Herkese özgü olduğunu düşündüğü bu özellikleri koruyacak ve o nedenle insanoğlunu kurtaracak olan sosyal devletin temel prensiplerinin bu ihtiyaçlardan hareketle ortaya çıkarılması gerektiğini savunur. Bu liste oldukça temel ihtiyaçlar üzerine belirlenmiş ve kesin sınırları olmayan bir listedir. Kültürden kültüre, zamandan zamana, ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebileceği gibi kimi toplumlarda farklı eklemeler yapılabilmektedir.''
antik yunan ve roma hukuku ve politik felsefesi uzmanı olan klasisist nussbaum'un aynı zamanda; aristo ve sosyal liberalist john rawls etkisinde kalarak geliştirdiği kendine özgü feminizm kuramı mevcuttur. alanında pek çok eseri bulunan filozofun maalesef dilimize çevrilmiş ''yapabilirlikler yaratmak ve yeni dinsel tahammülsüzlük'' adında sadece iki kitabı var.
sosyal liberal kuramını daha ziyade pozitif haklar üzerinden geliştiren rawls ve "kadınların eksik yaratılmış varlıklar" olduğunu düşünen ve yine köleci toplumu savunan aristo gibi; biri modern diğeri klasik iki filozofun felsefesinden etkilenerek kendine özgü feminizm kuramını geliştiren felsefecinin enteresan kuramına göre ise;
nussbaum, eşit ve özgürlükçü haklar verme konusunda son derece bonkör davranan günümüz liberal devletlerin, bu hakları verdikten sonra mümkün olduğunca küçülerek sahnenin gerisine çekilmesini eleştirir. Toplumda Sosyal ve kültürel anlamda bir cinsiyet eşitliği yoksa hukuk önündeki eşitliğin bir anlamı olmaz. aristo'nun, ''zoon politikon'' (politik hayvan) insan tanımı, bireyin toplum içinde ve topluma rağmen var olabilmesinin en kısa özetidir aslında. sosyal, kültürel ve toplumsal anlamda geri çekilen, cüceleşen bir devletin alt grup bireyleri kendisini var edemez. hukuken eşit haklara sahip olmaları eşit oldukları anlamına gelmez.
''Bangladeşli kadınları ele alırsak, Yasal olarak erkeklerle aynı haklarla sahip olmalarına karşın Bangladeşli işçi kadınların toplumsal yaşamda ve ekonomik hayatta rolleri erkeklerle kıyaslanmayacak derecede düşük durumdadır. Ananevi değerler, toplumsal baskı ve yerleşmiş kültür nedeniyle kadınlar yasal haklarını kullanmaya çekinmekte ve eşitsiz durumlarına rağmen hayatlarından memnuniyet duyduklarını dile getirmektedirler. Oysa Nussbaum’un yaptığı Aristo okumasına göre, doğru olan bireyleri yalnızca yasal olarak değil zihinsel, kültürel, eğitim seviyesi olarak da doğru tercihler yapacak konuma getirmektir.
Nussbaum’a göre, insanların temel bazı ihtiyaçları arasında yaşamak ve eceliyle ölmek, beslenmek, barınmak, seksüel ihtiyaçlarını gidermek, diğer insanlarla etkileşim içerisinde olmak, hareket etmek, gülmek-eğlenmek, bireyselliği için özel bir alan sahibi olmak gibi koşullar vardır. Nussbaum kültürel farklılıkları hiç bir zaman reddetmemesine karşın bu özelliklerin çok temel insani ihtiyaçlar olduğunu ve her toplumda, her insanda gözlemlenebileceğini ifade eder. Bu özellikleri belirlerken Nussbaum, tarih boyunca yazılmış klasik yapıtları, destanları, efsaneleri, kitapları incelediğini belirtir. Herkese özgü olduğunu düşündüğü bu özellikleri koruyacak ve o nedenle insanoğlunu kurtaracak olan sosyal devletin temel prensiplerinin bu ihtiyaçlardan hareketle ortaya çıkarılması gerektiğini savunur. Bu liste oldukça temel ihtiyaçlar üzerine belirlenmiş ve kesin sınırları olmayan bir listedir. Kültürden kültüre, zamandan zamana, ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebileceği gibi kimi toplumlarda farklı eklemeler yapılabilmektedir.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar