bugün
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek5
- ben geldim naneler30
- sevilen kızın 1 haftadır giydiği naylon çorap4
- 29 yaşında olmak3
- sinir bozucu şeyler6
- sözlük için ne yapabiliriz10
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar4
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek14
- sigarayı neden seviyoruz5
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları12
- bir insana çirkin demek6
- yurdum muhalifinin sürekli kandırılması3
- pasif içicilik3
- geceye bir şarkı bırak8
- fetiş nedir kime denir4
- sıcak ekmeğin arasına margarin sürmek3
- bizi kandırıyor olabilirler mi4
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- clydeless bonnie8
- zengin kızların güzel olması4
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi3
- meme fetişizmi3
- kahvaltıda kola içmek3
- testere adamın dibidir3
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- kemal kılıçdaroğlu konuşuyor2
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- pilavlı sohbet vs rakı balık6
- ibrahim karagül'ün erdoğan'a fetöcü iması yapması3
- kuranda namaz yok8
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- yahudi mercedesi2
- astrolojiye inanan flörtten anında soğumak4
- bilim kurgu romanı tavsiyesi3
- alt metin okumak2
- alkollüyken düşünülen şeyler2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu6
- babanın sarhoş olması5
- ejderhalar yıkanır mı sorunsalı5
- ayakkabının içine giren minicik taş2
- alkolü neden seviyoruz2
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- memur emeklisinin isyanı3
- the shining te jack neden deliriyor sorunsalı2
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- kışın dondurma yiyen tip2
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- haluk levent'e para emanet etmek23
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
1947 new york doğumlu abd'li akademisyen, filozof, hukukçu.
antik yunan ve roma hukuku ve politik felsefesi uzmanı olan klasisist nussbaum'un aynı zamanda; aristo ve sosyal liberalist john rawls etkisinde kalarak geliştirdiği kendine özgü feminizm kuramı mevcuttur. alanında pek çok eseri bulunan filozofun maalesef dilimize çevrilmiş ''yapabilirlikler yaratmak ve yeni dinsel tahammülsüzlük'' adında sadece iki kitabı var.
sosyal liberal kuramını daha ziyade pozitif haklar üzerinden geliştiren rawls ve "kadınların eksik yaratılmış varlıklar" olduğunu düşünen ve yine köleci toplumu savunan aristo gibi; biri modern diğeri klasik iki filozofun felsefesinden etkilenerek kendine özgü feminizm kuramını geliştiren felsefecinin enteresan kuramına göre ise;
nussbaum, eşit ve özgürlükçü haklar verme konusunda son derece bonkör davranan günümüz liberal devletlerin, bu hakları verdikten sonra mümkün olduğunca küçülerek sahnenin gerisine çekilmesini eleştirir. Toplumda Sosyal ve kültürel anlamda bir cinsiyet eşitliği yoksa hukuk önündeki eşitliğin bir anlamı olmaz. aristo'nun, ''zoon politikon'' (politik hayvan) insan tanımı, bireyin toplum içinde ve topluma rağmen var olabilmesinin en kısa özetidir aslında. sosyal, kültürel ve toplumsal anlamda geri çekilen, cüceleşen bir devletin alt grup bireyleri kendisini var edemez. hukuken eşit haklara sahip olmaları eşit oldukları anlamına gelmez.
''Bangladeşli kadınları ele alırsak, Yasal olarak erkeklerle aynı haklarla sahip olmalarına karşın Bangladeşli işçi kadınların toplumsal yaşamda ve ekonomik hayatta rolleri erkeklerle kıyaslanmayacak derecede düşük durumdadır. Ananevi değerler, toplumsal baskı ve yerleşmiş kültür nedeniyle kadınlar yasal haklarını kullanmaya çekinmekte ve eşitsiz durumlarına rağmen hayatlarından memnuniyet duyduklarını dile getirmektedirler. Oysa Nussbaum’un yaptığı Aristo okumasına göre, doğru olan bireyleri yalnızca yasal olarak değil zihinsel, kültürel, eğitim seviyesi olarak da doğru tercihler yapacak konuma getirmektir.
Nussbaum’a göre, insanların temel bazı ihtiyaçları arasında yaşamak ve eceliyle ölmek, beslenmek, barınmak, seksüel ihtiyaçlarını gidermek, diğer insanlarla etkileşim içerisinde olmak, hareket etmek, gülmek-eğlenmek, bireyselliği için özel bir alan sahibi olmak gibi koşullar vardır. Nussbaum kültürel farklılıkları hiç bir zaman reddetmemesine karşın bu özelliklerin çok temel insani ihtiyaçlar olduğunu ve her toplumda, her insanda gözlemlenebileceğini ifade eder. Bu özellikleri belirlerken Nussbaum, tarih boyunca yazılmış klasik yapıtları, destanları, efsaneleri, kitapları incelediğini belirtir. Herkese özgü olduğunu düşündüğü bu özellikleri koruyacak ve o nedenle insanoğlunu kurtaracak olan sosyal devletin temel prensiplerinin bu ihtiyaçlardan hareketle ortaya çıkarılması gerektiğini savunur. Bu liste oldukça temel ihtiyaçlar üzerine belirlenmiş ve kesin sınırları olmayan bir listedir. Kültürden kültüre, zamandan zamana, ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebileceği gibi kimi toplumlarda farklı eklemeler yapılabilmektedir.''
antik yunan ve roma hukuku ve politik felsefesi uzmanı olan klasisist nussbaum'un aynı zamanda; aristo ve sosyal liberalist john rawls etkisinde kalarak geliştirdiği kendine özgü feminizm kuramı mevcuttur. alanında pek çok eseri bulunan filozofun maalesef dilimize çevrilmiş ''yapabilirlikler yaratmak ve yeni dinsel tahammülsüzlük'' adında sadece iki kitabı var.
sosyal liberal kuramını daha ziyade pozitif haklar üzerinden geliştiren rawls ve "kadınların eksik yaratılmış varlıklar" olduğunu düşünen ve yine köleci toplumu savunan aristo gibi; biri modern diğeri klasik iki filozofun felsefesinden etkilenerek kendine özgü feminizm kuramını geliştiren felsefecinin enteresan kuramına göre ise;
nussbaum, eşit ve özgürlükçü haklar verme konusunda son derece bonkör davranan günümüz liberal devletlerin, bu hakları verdikten sonra mümkün olduğunca küçülerek sahnenin gerisine çekilmesini eleştirir. Toplumda Sosyal ve kültürel anlamda bir cinsiyet eşitliği yoksa hukuk önündeki eşitliğin bir anlamı olmaz. aristo'nun, ''zoon politikon'' (politik hayvan) insan tanımı, bireyin toplum içinde ve topluma rağmen var olabilmesinin en kısa özetidir aslında. sosyal, kültürel ve toplumsal anlamda geri çekilen, cüceleşen bir devletin alt grup bireyleri kendisini var edemez. hukuken eşit haklara sahip olmaları eşit oldukları anlamına gelmez.
''Bangladeşli kadınları ele alırsak, Yasal olarak erkeklerle aynı haklarla sahip olmalarına karşın Bangladeşli işçi kadınların toplumsal yaşamda ve ekonomik hayatta rolleri erkeklerle kıyaslanmayacak derecede düşük durumdadır. Ananevi değerler, toplumsal baskı ve yerleşmiş kültür nedeniyle kadınlar yasal haklarını kullanmaya çekinmekte ve eşitsiz durumlarına rağmen hayatlarından memnuniyet duyduklarını dile getirmektedirler. Oysa Nussbaum’un yaptığı Aristo okumasına göre, doğru olan bireyleri yalnızca yasal olarak değil zihinsel, kültürel, eğitim seviyesi olarak da doğru tercihler yapacak konuma getirmektir.
Nussbaum’a göre, insanların temel bazı ihtiyaçları arasında yaşamak ve eceliyle ölmek, beslenmek, barınmak, seksüel ihtiyaçlarını gidermek, diğer insanlarla etkileşim içerisinde olmak, hareket etmek, gülmek-eğlenmek, bireyselliği için özel bir alan sahibi olmak gibi koşullar vardır. Nussbaum kültürel farklılıkları hiç bir zaman reddetmemesine karşın bu özelliklerin çok temel insani ihtiyaçlar olduğunu ve her toplumda, her insanda gözlemlenebileceğini ifade eder. Bu özellikleri belirlerken Nussbaum, tarih boyunca yazılmış klasik yapıtları, destanları, efsaneleri, kitapları incelediğini belirtir. Herkese özgü olduğunu düşündüğü bu özellikleri koruyacak ve o nedenle insanoğlunu kurtaracak olan sosyal devletin temel prensiplerinin bu ihtiyaçlardan hareketle ortaya çıkarılması gerektiğini savunur. Bu liste oldukça temel ihtiyaçlar üzerine belirlenmiş ve kesin sınırları olmayan bir listedir. Kültürden kültüre, zamandan zamana, ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebileceği gibi kimi toplumlarda farklı eklemeler yapılabilmektedir.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar