bugün
- berna laçin'in gözaltına alınması36
- sizce karizma mıyım13
- ak parti kimsesizlerin kimsesidir9
- burak yılmazdaki taşşağın kimsede olmaması11
- koltukaltı kıllı kezo7
- hıçkırığı anında durduran formül4
- 61 yaşında plank rekoru kırmak4
- montella ile yolların ayrılması4
- seray sever3
- kız olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar6
- arkadaşlar etkileşelim mi6
- erkek olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar7
- selam kızlar hala evlenmedim7
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar9
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek6
- takibe takip beğeniye beğeni diyen sözlük kızı4
- sizi müdüre şikayet eden arkadaş3
- arda turan milli takım teknik direktörü olacak3
- s'i l v'e r m'i s t4
- allah atatürk ten razı olsun2
- muslettin amca6
- sevilmeyen yazara yaprak sarma ısmarlamak3
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- dolmuşta para üstü bekleme gerginliği4
- ne yapıyorsunuz lan kekolar3
- durup durup hickk diye ses cikaran insan2
- yazarların şu an içtiği içecekler3
- arkadaşlar ben neden sözlüğü ciddiye alıyorum2
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe3
- sütte leke var cemil tugay da yok4
- hiç yutup izlememek4
- sözlük ergenlerini sille tokat dövmek2
- arkadaşlar benim günüm neden aymadı3
- all s fair2
- vicdanını kaybetmiş akpliler4
- en toksik kadınlar3
- biraz çalışayım2
- birikimleri yiyemeden ölmek3
- haniy yaaa3
- inci sözlük6
- market ürününü siyasi görüşü2
- internet arama geçmişini temizleyemeden ölmek3
- atsızı sevmeyen türk5
- arabayı fullemek3
- berberin nasıl olmuş sorusuna ağlayarak cevap vrmk3
- sünnilik islam dan ayrı bir dindir3
- yazarların sabahın 6 sında ayakta olma nedenleri6
- sürekli esnemek2
- hiçbir şey bilmeden her konuda haklı olmak3
- aykolik ismet masklavi ne yapıyor şu an5
3-4 gündür oynadığım oyun güzeldir tavsiye edilir
anasini satim henryi öldürdüler çok Üzgünüm sözlük.
anasini satim henryi öldürdüler çok Üzgünüm sözlük.
youtubede muratabigf adlı sunucunun baya güzel yorumladığı oyun link mink atamam ...
beni mafia 1 kadar etkilemeyen ama yine de güzel olan oyun.
Tadı damağımızda kalan oyundur.
serinin 1. oyununa göre her yönü ile daha zayıf bulduğum oyun. bu düşünce muhtemelen mafia 1'in ilk çıktığı zamanlar o zamanlar sahip olduğum bilgisayarın oyunu kaldırdığını ve oynayabileceğimi öğrendiğim zamanki mutluluğum ve mafia 1'e başladığım andan itibaren tamamen oyun hakkında iyi düşünmeye kendimi zorladığımdan kaynaklanıyor.
ancak mafia 2'nin müziklerine laf edemem. the last of us gibi, beyond two souls gibi oyunlardaki zaten duygusal olan sahneye bir de arkaya etkileyici bir müzik koyunca insanın tüyleri diken diken oluyor, mafia 2'de de bu uygulanmış.
ancak mafia 2'nin müziklerine laf edemem. the last of us gibi, beyond two souls gibi oyunlardaki zaten duygusal olan sahneye bir de arkaya etkileyici bir müzik koyunca insanın tüyleri diken diken oluyor, mafia 2'de de bu uygulanmış.
bugün aldığım oyun inşallah güzeldir.
Leyla ile mecnun da sisko adamin arka planidir.
oyunu alanların yorumlarını okumaktan ileri gitmediğim pc oyunudur.
bitirmek için 4 saatinizi (eğer sinematikleri geçerseniz) vermeniz gereken oyundur. Oyunun yüzde 90'ı araba sürmekle geçiyor. Ama hikayesi güzeldir.
çok iyi oyun. asla eskimez.
steam indirimiyle bugün aldığım ve oynamak için sabırsızlıkla beklediğim oyun.yorumları okudukça daha çok heyecan yaptım.
dakikalar önce bitirdiğim oyundur. iyiydi iyi. ayrıca (bkz: gta5 i bitirmek)
harika görseller sunan oyun.
içerisinde gece veya yağmur içeren, kar içeren bölümleri ısrarla tekrar tekrar oynuyorum.
şöyle bir şey de var, oyun cidden çok kısa. 15 chapter var. ilk 5 chapterı giriş tadında işlenmiş, ne olduğunu anlamadan bitiyor.
5 ile 10 arasında bir hareketlenme oluyor ama zirveyi 11'de falan yapıyor oyun. sonra da bitiyor zaten. tadı damakta kalıyor harbiden. free ride koymamışlar bir de. ama sanırım mod gibi eklenebiliyordu.
dlc'ler var. ama aşırı derecede dandik dlcler. görevler tekrar ediyor, en fazla 3 4 tane ara video var. o kadar. sıkıcı yani.
görevler de aşırı kolay. ilk mafia'yı oynamışsanız bilirsiniz görevlerin zorluğunu. şahsen son bölümdeki müzede kafayı yiyordum, hile kullanma raddesine geldim, beceremedim. sonra geçtim ama. gayet de kolay oldu. 79 can mı ne vardı hatta.
neyse.
yani oyun kolay olunca, kendine "bu oyunu yapanın anasını sikeyim" diye küfür ettirmeyince, tadı damakta kalıyor harbiden.
gayet güzel performans alıyorsunuz oyundan. tek sorunu physx. bayağı bir ekran kartını ve işlemciyi zorluyor. bir de aa var, ama o benim pc'nin dandikliğinden.
müzikleri zaten inanılmaz, girişte demiştim harika görsellik sunuyor diye, müzikler de çok güzel destekliyor bu görselleri. empire bay inanılmaz bir şehir zaten. dolaşmaya doyamıyorum ulan!
neyse. 3 farklı radyo istasyonu var. delta, empire classic, empire central.
delta daha çok caz, r&b falan çalıyor oyunun 1945 bölümünde, 1951'de de blues'a, rock'n'roll'a falan dönüyor.
empire central da daha çok grupların şarkılarını falan çalıyor. yine caz ağırlıklı. 1950'lerde o da pop'a, rock'a dönüyor hafif.
empire classic de zaten adından da anlaşılacağı gibi 1920, 1930'lardan çalıyor başlarda. 50'lerde de dönemdeki akımdan o da hafif rock'n'roll'a dönüyor. pop falan çalmaya başlıyor. "bizim zamanımızda böyle miydi?" dedirtmiyor değil bazen. "ulan ne günlerdi" yapmaktan alamıyorsunuz kendinizi.
çatışmalar da çok zevkli. dediğim gibi ilk oyunda cidden aşırı sövdüğünüz noktalar oluyordu. fakat bu oyunda öyle değil. zaten bir köşeye çökünce canınız doluyor. tek kurşun atıp şarjör değiştirebiliyorsunuz ve sadece tek kurşununuz azalıyor. ilk oyunda tek kurşun için bütün şarjörden vazgeçmek lazımdı, ki bu gerçekçiydi. neyse, malum yeni nesil oyuncu tipi falan.
araba sürme oyunun başında kanser ediyor. malum kar falan ortalık, yollar buzlu. azıcık döneyim derken bir bakıyorsunuz drift kralı olmuşsunuz, hey gidi.
diyaloglar en az ilk oyundaki kadar güzel. joe karakteri harika zaten. vito'dan daha çok sevdiriyor kendini. zaten vito'nun amına koyayım. ilk oyunda da paulie vardı bunun gibi. ama o bu kadar öne çıkmıyordu.
şahsen çizgisel bir oynanış sunan bir oyundan, free ride içermeyen bir oyundan, öyle çok aktivite beklemiyorum. sonuçta görevlerde hızlı hareket etmemiz gerekiyor genelde senaryo gereği. durup da bilardo mu oynayacaksın arkadaş? ne bileyim, bowling mi yapacaksın joe ile? film gibi geçiyor işte oyun. gereksiz olurdu bana göre. en fazla bir kere falan oynardım eğer olsaydı da.
oyunun sunduğu "collectible"lar da chapterları tekrar tekrar oynattıracak cinsten. evet, playboy dergilerinden bahsediyorum.
bu oyunu oynayana kadar bir insanın bu kadar güzel olabileceğini bilmiyordum. insanın gerçek hayatta da vintage playboy dergilerinden koleksiyon yapası gelmiyor değil.
neyse. evet onca sene sonra çıkan bir oyun olarak tatmin etmiyor fazla. süresi yetmiyor. tadı damakta kalıyor. aynı gerçekçiliği hissettiremiyor. ama sonuçta 1940'lardan, 1950'lerden bahsediyoruz. bunu vaat eden fazla oyun yok. karakterler de güzel. senaryo da güzel işlenmiş, sonu biraz havada kalmış gibi hissettirse de.
sonuç olarak "o kadar kusur kadı kızında da olur" diyorum. harika oyun lan. 12 kere falan bitirin en az.
içerisinde gece veya yağmur içeren, kar içeren bölümleri ısrarla tekrar tekrar oynuyorum.
şöyle bir şey de var, oyun cidden çok kısa. 15 chapter var. ilk 5 chapterı giriş tadında işlenmiş, ne olduğunu anlamadan bitiyor.
5 ile 10 arasında bir hareketlenme oluyor ama zirveyi 11'de falan yapıyor oyun. sonra da bitiyor zaten. tadı damakta kalıyor harbiden. free ride koymamışlar bir de. ama sanırım mod gibi eklenebiliyordu.
dlc'ler var. ama aşırı derecede dandik dlcler. görevler tekrar ediyor, en fazla 3 4 tane ara video var. o kadar. sıkıcı yani.
görevler de aşırı kolay. ilk mafia'yı oynamışsanız bilirsiniz görevlerin zorluğunu. şahsen son bölümdeki müzede kafayı yiyordum, hile kullanma raddesine geldim, beceremedim. sonra geçtim ama. gayet de kolay oldu. 79 can mı ne vardı hatta.
neyse.
yani oyun kolay olunca, kendine "bu oyunu yapanın anasını sikeyim" diye küfür ettirmeyince, tadı damakta kalıyor harbiden.
gayet güzel performans alıyorsunuz oyundan. tek sorunu physx. bayağı bir ekran kartını ve işlemciyi zorluyor. bir de aa var, ama o benim pc'nin dandikliğinden.
müzikleri zaten inanılmaz, girişte demiştim harika görsellik sunuyor diye, müzikler de çok güzel destekliyor bu görselleri. empire bay inanılmaz bir şehir zaten. dolaşmaya doyamıyorum ulan!
neyse. 3 farklı radyo istasyonu var. delta, empire classic, empire central.
delta daha çok caz, r&b falan çalıyor oyunun 1945 bölümünde, 1951'de de blues'a, rock'n'roll'a falan dönüyor.
empire central da daha çok grupların şarkılarını falan çalıyor. yine caz ağırlıklı. 1950'lerde o da pop'a, rock'a dönüyor hafif.
empire classic de zaten adından da anlaşılacağı gibi 1920, 1930'lardan çalıyor başlarda. 50'lerde de dönemdeki akımdan o da hafif rock'n'roll'a dönüyor. pop falan çalmaya başlıyor. "bizim zamanımızda böyle miydi?" dedirtmiyor değil bazen. "ulan ne günlerdi" yapmaktan alamıyorsunuz kendinizi.
çatışmalar da çok zevkli. dediğim gibi ilk oyunda cidden aşırı sövdüğünüz noktalar oluyordu. fakat bu oyunda öyle değil. zaten bir köşeye çökünce canınız doluyor. tek kurşun atıp şarjör değiştirebiliyorsunuz ve sadece tek kurşununuz azalıyor. ilk oyunda tek kurşun için bütün şarjörden vazgeçmek lazımdı, ki bu gerçekçiydi. neyse, malum yeni nesil oyuncu tipi falan.
araba sürme oyunun başında kanser ediyor. malum kar falan ortalık, yollar buzlu. azıcık döneyim derken bir bakıyorsunuz drift kralı olmuşsunuz, hey gidi.
diyaloglar en az ilk oyundaki kadar güzel. joe karakteri harika zaten. vito'dan daha çok sevdiriyor kendini. zaten vito'nun amına koyayım. ilk oyunda da paulie vardı bunun gibi. ama o bu kadar öne çıkmıyordu.
şahsen çizgisel bir oynanış sunan bir oyundan, free ride içermeyen bir oyundan, öyle çok aktivite beklemiyorum. sonuçta görevlerde hızlı hareket etmemiz gerekiyor genelde senaryo gereği. durup da bilardo mu oynayacaksın arkadaş? ne bileyim, bowling mi yapacaksın joe ile? film gibi geçiyor işte oyun. gereksiz olurdu bana göre. en fazla bir kere falan oynardım eğer olsaydı da.
oyunun sunduğu "collectible"lar da chapterları tekrar tekrar oynattıracak cinsten. evet, playboy dergilerinden bahsediyorum.
bu oyunu oynayana kadar bir insanın bu kadar güzel olabileceğini bilmiyordum. insanın gerçek hayatta da vintage playboy dergilerinden koleksiyon yapası gelmiyor değil.
neyse. evet onca sene sonra çıkan bir oyun olarak tatmin etmiyor fazla. süresi yetmiyor. tadı damakta kalıyor. aynı gerçekçiliği hissettiremiyor. ama sonuçta 1940'lardan, 1950'lerden bahsediyoruz. bunu vaat eden fazla oyun yok. karakterler de güzel. senaryo da güzel işlenmiş, sonu biraz havada kalmış gibi hissettirse de.
sonuç olarak "o kadar kusur kadı kızında da olur" diyorum. harika oyun lan. 12 kere falan bitirin en az.
ilk trailer'ı çıkmış oyun. eğer tanıtımlarının hakkını verirse, birincisi kadar güzel konulu ve sürükleyici olacağı kesin gibi.
Oynadığım en iyi oyunlardan biri. Çatışmalar, araba sürme, senaryo üst düzey ama cok çabuk bitti.
oğlum insan oyunun sonunu merak eder mi lan? film mi bu amk dizi mi la ne yani altı üstü oyun. değil işte amk öyle bi oyun. otur ağla acaba nolcak diye.
Oyun bitince hay ...ayım şeklinde tepki verilmesi olağandır.Oyun zevkten çok bağımlılık yapar yani kahvenizi çayınızı alıp aralıksız 1-2 saat oynarsınız her modda bitirdiğimden mütevellit 5 yıldızlı bir oyundur.
10 numara 5 yıldız oyundur. hikayesi, grafikleri, araba sürmesi hepsi ayrı bir zevk verir.
Muhteşem zevkli bir oyun. Hem sade ve pratik bir oynanış hem grafiklerinin kaliteli olması hem de film gibi oyun olmasından dolayı oynamayana çok şey kaybettirir. Tek kusuru kısa bir oyun olması, tabiri caizse tadı tamağınızda kalıyor. Başladığınız gün bitirirsiniz.
benzerleri arasında hikayesi en iyi olan oyun. ayrıca dünya savaşı vb. detayları içermesi arabaların, çevrenin değişimi gibi güzel dinamikleri içerir. bitişi mafia 3'ün yolunu yapmış gibi olsa da şimdilik güncel bir haber yoktur.
gerek senaryo gerekse grafikleri açısından çok başarılı oyundur.
her türlü zorluk seviyesinde beş altı kez bitirdiğimi oyundur.
finaller biter bitmez beni bilgisayara bağlı yaşamaya başlatan oyundur. eskidir meskidir ama gerek kurgusu gerek gerçekliğiyle son dönem çıkan oyunlardan aşağı kalır yanı yoktur.
tayyip ve yeni kabine.
Nedense bir türlü ısınamadığım, sevmediğim oyun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar