bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- azgın türbanlı10
- dünyanın en kısa fıkrası4
- pandela41
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl4
- yaşlılara moruk demek4
- arkadaşlar ben hapise giriyorum5
- evlenmekten korkmak10
- olgayella2
- cumhurbaşkanlığı sistemi6
- manifest2
- naruto dayıya tavuk döner ısmarlamak4
- normal sozluk3
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- senegal7
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- alttaki yazara aşık ol11
- nato liderler zirvesi nde 56 bin personel3
- günün şiiri12
- pazartesi diyete başlıyorum2
- velvet ile revani yemek7
- istanbul ticaret odası ücretliler geçinme endeksi2
- yeni bir kitaba başlama sorunu3
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor3
- dikkat dikkat tai lung kız11
- sözlüğün kahve olması12
- izlenmiş en kusursuz film5
- gerdek namazı10
- nermin2
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı4
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- deniz göktaş17
- hayat pahalılığının giderek artması3
- amerika israil arası kızışma7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- üstteki yazar kimle evlensin5
- canımın hamburger çekmesi3
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- iskeleden atlarken pişmek2
- 2026 dünya kupası34
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- futbol29
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- sokuk yazarlar2
- kadın bir yazarın entry girmesi5
şarap tanrısı baküs'ün buyruğundaki peri, heyecanla kendinden geçmiş kadın.
ismail Haydar Aksoy tarafından çevrilerek Türkçe'deki sesini kazanmayı bekleyen bir Sylvia Plath şiiridir.
Maenad
by Sylvia Plath
Once I was ordinary:
Sat by my father's bean tree
Eating the fingers of wisdom.
The birds made milk.
When it thundered I hid under a flat stone.
The mother of mouths didn't love me.
The old man shrank to a doll.
O I am too big to go backward:
Birdmilk is feathers,
The bean leaves are dumb as hands.
This month is fit for little.
The dead ripen in the grapeleaves.
A red tongue is among us.
Mother, keep out of my barnyard,
I am becoming another.
Dog-head, devourer:
Feed me the berries of dark.
The lids won't shut. Time
Unwinds from the great umbilicus of the sun
Its endless glitter.
I must swallow it all.
Lady, who are these others in the moon's vat ---
Sleepdrunk, their limbs at odds?
In this light the blood is black.
Tell me my name.
Maenad
by Sylvia Plath
Once I was ordinary:
Sat by my father's bean tree
Eating the fingers of wisdom.
The birds made milk.
When it thundered I hid under a flat stone.
The mother of mouths didn't love me.
The old man shrank to a doll.
O I am too big to go backward:
Birdmilk is feathers,
The bean leaves are dumb as hands.
This month is fit for little.
The dead ripen in the grapeleaves.
A red tongue is among us.
Mother, keep out of my barnyard,
I am becoming another.
Dog-head, devourer:
Feed me the berries of dark.
The lids won't shut. Time
Unwinds from the great umbilicus of the sun
Its endless glitter.
I must swallow it all.
Lady, who are these others in the moon's vat ---
Sleepdrunk, their limbs at odds?
In this light the blood is black.
Tell me my name.
Maenad
Bir zamanlar sıradandım:
Babamın fasulye ağacının yanında otururdum
Bilgeliğin parmaklarını yerdim.
Süt verirdi kuşlar.
Gök gürlediğinde yassı bir taşın altına saklanırdım.
Ağızların annesi sevmezdi beni.
Yaşlı adam büzülüp taşbebek olmuştu.
Ah, ben de çok büyüğüm geri geri gitmek için:
Kuş sütü tüylerdir,
Fasulye yaprakları eller gibi dilsizdir.
Çok az işe yarar bu ay.
Olgunlaşır ölüler asma yapraklarında.
Aramızdadır kırmızı bir dil.
Anne, girme benim arka bahçeme,
Başka biri olmaktayım.
Köpek başlı, pisboğaz:
Karanlığın böğürtlenleriyle besle beni.
Göz kapakları kapanmaz. Zaman
Salıverir güneşin büyük göbeğinden
Sonsuz yakamozunu.
Yutmalıyım hepsini.
Hanımefendi, bu diğerleri de kim, Ay’ın fıçısında –
Bu uyku ayyaşları, ki kolları bacakları birbiriyle savaşta?
Kan siyahtır bu ışıkta.
Adımı söyle bana.
(1959)
Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
Bir zamanlar sıradandım:
Babamın fasulye ağacının yanında otururdum
Bilgeliğin parmaklarını yerdim.
Süt verirdi kuşlar.
Gök gürlediğinde yassı bir taşın altına saklanırdım.
Ağızların annesi sevmezdi beni.
Yaşlı adam büzülüp taşbebek olmuştu.
Ah, ben de çok büyüğüm geri geri gitmek için:
Kuş sütü tüylerdir,
Fasulye yaprakları eller gibi dilsizdir.
Çok az işe yarar bu ay.
Olgunlaşır ölüler asma yapraklarında.
Aramızdadır kırmızı bir dil.
Anne, girme benim arka bahçeme,
Başka biri olmaktayım.
Köpek başlı, pisboğaz:
Karanlığın böğürtlenleriyle besle beni.
Göz kapakları kapanmaz. Zaman
Salıverir güneşin büyük göbeğinden
Sonsuz yakamozunu.
Yutmalıyım hepsini.
Hanımefendi, bu diğerleri de kim, Ay’ın fıçısında –
Bu uyku ayyaşları, ki kolları bacakları birbiriyle savaşta?
Kan siyahtır bu ışıkta.
Adımı söyle bana.
(1959)
Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar