bugün
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- fırında tavuk10
- gecenin şarkısı9
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- yüzüklerin efendisi5
- dolapta iki biram var6
- kedilerle uyumak9
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- cumhuriyet bayramı8
- acil durumda aranacak kişi5
- escort taş mı yesin3
- rafine zevkleri olan erkek12
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- sevişmek hüner değil6
- içten içe üşümek5
- nejat işler3
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- salon erkeği10
- giysi fiyatlarının uçması9
- değerli olduğunu hissettirmek6
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- ilker başbuğ7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- yazılımcıların flört algoritması2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- kendinden vazgeçmemek4
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- 2008 ekonomik krizi7
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- beyaz pasta7
- ruffles ketçaplı7
- trabzonspor17
- üniversiteli kızlar6
- şiir yazmak2
- beni anlama2
- bmw vs mercedes2
şarap tanrısı baküs'ün buyruğundaki peri, heyecanla kendinden geçmiş kadın.
ismail Haydar Aksoy tarafından çevrilerek Türkçe'deki sesini kazanmayı bekleyen bir Sylvia Plath şiiridir.
Maenad
by Sylvia Plath
Once I was ordinary:
Sat by my father's bean tree
Eating the fingers of wisdom.
The birds made milk.
When it thundered I hid under a flat stone.
The mother of mouths didn't love me.
The old man shrank to a doll.
O I am too big to go backward:
Birdmilk is feathers,
The bean leaves are dumb as hands.
This month is fit for little.
The dead ripen in the grapeleaves.
A red tongue is among us.
Mother, keep out of my barnyard,
I am becoming another.
Dog-head, devourer:
Feed me the berries of dark.
The lids won't shut. Time
Unwinds from the great umbilicus of the sun
Its endless glitter.
I must swallow it all.
Lady, who are these others in the moon's vat ---
Sleepdrunk, their limbs at odds?
In this light the blood is black.
Tell me my name.
Maenad
by Sylvia Plath
Once I was ordinary:
Sat by my father's bean tree
Eating the fingers of wisdom.
The birds made milk.
When it thundered I hid under a flat stone.
The mother of mouths didn't love me.
The old man shrank to a doll.
O I am too big to go backward:
Birdmilk is feathers,
The bean leaves are dumb as hands.
This month is fit for little.
The dead ripen in the grapeleaves.
A red tongue is among us.
Mother, keep out of my barnyard,
I am becoming another.
Dog-head, devourer:
Feed me the berries of dark.
The lids won't shut. Time
Unwinds from the great umbilicus of the sun
Its endless glitter.
I must swallow it all.
Lady, who are these others in the moon's vat ---
Sleepdrunk, their limbs at odds?
In this light the blood is black.
Tell me my name.
Maenad
Bir zamanlar sıradandım:
Babamın fasulye ağacının yanında otururdum
Bilgeliğin parmaklarını yerdim.
Süt verirdi kuşlar.
Gök gürlediğinde yassı bir taşın altına saklanırdım.
Ağızların annesi sevmezdi beni.
Yaşlı adam büzülüp taşbebek olmuştu.
Ah, ben de çok büyüğüm geri geri gitmek için:
Kuş sütü tüylerdir,
Fasulye yaprakları eller gibi dilsizdir.
Çok az işe yarar bu ay.
Olgunlaşır ölüler asma yapraklarında.
Aramızdadır kırmızı bir dil.
Anne, girme benim arka bahçeme,
Başka biri olmaktayım.
Köpek başlı, pisboğaz:
Karanlığın böğürtlenleriyle besle beni.
Göz kapakları kapanmaz. Zaman
Salıverir güneşin büyük göbeğinden
Sonsuz yakamozunu.
Yutmalıyım hepsini.
Hanımefendi, bu diğerleri de kim, Ay’ın fıçısında –
Bu uyku ayyaşları, ki kolları bacakları birbiriyle savaşta?
Kan siyahtır bu ışıkta.
Adımı söyle bana.
(1959)
Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
Bir zamanlar sıradandım:
Babamın fasulye ağacının yanında otururdum
Bilgeliğin parmaklarını yerdim.
Süt verirdi kuşlar.
Gök gürlediğinde yassı bir taşın altına saklanırdım.
Ağızların annesi sevmezdi beni.
Yaşlı adam büzülüp taşbebek olmuştu.
Ah, ben de çok büyüğüm geri geri gitmek için:
Kuş sütü tüylerdir,
Fasulye yaprakları eller gibi dilsizdir.
Çok az işe yarar bu ay.
Olgunlaşır ölüler asma yapraklarında.
Aramızdadır kırmızı bir dil.
Anne, girme benim arka bahçeme,
Başka biri olmaktayım.
Köpek başlı, pisboğaz:
Karanlığın böğürtlenleriyle besle beni.
Göz kapakları kapanmaz. Zaman
Salıverir güneşin büyük göbeğinden
Sonsuz yakamozunu.
Yutmalıyım hepsini.
Hanımefendi, bu diğerleri de kim, Ay’ın fıçısında –
Bu uyku ayyaşları, ki kolları bacakları birbiriyle savaşta?
Kan siyahtır bu ışıkta.
Adımı söyle bana.
(1959)
Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar