bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- özgüven4
- şeffaf ayakkabı9
- sinek as6
- hayattan beklentiler7
- 81 ilde sığınak yapılması7
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- insanı yoran duygular6
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- patso3
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- spora başladım4
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- at eti yemek3
- pandela 310
- adana dürüm vs adana porsiyon2
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- taliban7
- sözlüğün en masum yazarları18
- izmir yanıyor5
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- s'i l v'e r m'i s t35
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- uludağ sözlük size ne kattı27
- gocu34
- uludağ sözlük deli istilası4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- sonbahar depresyonu4
- queen ravennadan mesaj var11
- kız düşürmenin kısa yolu19
- kulaklık6
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- kaşarlı sucuklu menemen8
Harlem Rönesansı'nın en önemli şairlerinden Langston Hughes 1902'de Missouri Joplin 'de doğdu. Küçük yaşta annesi ve babası ayrıldığından onu büyükannesi yetiştirdi. Büyükannesinin Frederick Douglas ve Sojourner Truth hakkında anlattığı hikayelerden etkilendi. Onu "Crisis" dergisinin yöneticisi Web Du Bois ile tanıştıran da büyükannesiydi.
"Crisis" dergisi NAACP 'nin (Siyahların ilerlemesi için Ulusal Örgüt) yasal yayın organı idi. 1921-1922 yılları arasında Hughes Colombia Üniversitesi'nde okudugu Maden Mühendisliğini bıraktı. Harlem müziği, dansı ve entellektüel yaşamı onun için herşey olmuştu. "Crisis" dergisine daha çok şiir yollamaya başladı. 1926 yılında ilk şiir kitabı "The Weary Blues" Harlem'i anlatıyordu.
Hughes, şiirlerinde Harlem'deki blues barlardan etkilendiğini söylemişti. Caz'ın, blues'un ve sprituals'un ritmi yansıyor şiirlerine. 1927'de Zora Neale Hurston ve başka yazarlarla birlikte çıkardığı "Fire", Afro-Amerikan kültürünü konu alan bir dergiydi.
1920'lerde Harlem Rönasansı ile yaratıcı bir dönem başlamıştı. Harlem "siyahlar için kendileri olabilecek bir yer olarak" simgesel nitelik kazanmıştı. Bu dönemin yazarları, siyah kültürü ile insanının güzel olduğunu göstermeye çalıştılar.
Arna Bontemps, Hughes için "özgün caz ozanı" diyor. 1967 yılında yaşama veda eden Hughes son yıllarında şiirlerini caz eşliğinde okumuştu. Cenaze töreni caz grubuyla yapıldı.
Her zaman şiirin orijinalini okumayı tercih ederim. Hele Hughes'ın şiirlerindeki ritmi yakalayabilmek için ingilizcesini okumak daha hoş, ama Türkçe'ye
çevrilmiş olması da tabii bircok insana okuma şansı veriyor.
Ben de söylüyorum Amerika'nın türküsünü.
Ben, karaderili kardeş.
Mutfağa yollarlar beni
Sofrada konuklar olunca.
Ama güler geçerim
Ve güçlenmek için çok yerim.
Yarın
Masada oturacağım
Konuklar gelince.
Yeltenemeyecek kimse
'Mutfakta ye'
Demeye
Görecekler
Ne denli güzel olduğumu.
Utanacaklar.
Amerika'yım ben de.
http://www.birikinti.com/kitap/hughes.htm
"Crisis" dergisi NAACP 'nin (Siyahların ilerlemesi için Ulusal Örgüt) yasal yayın organı idi. 1921-1922 yılları arasında Hughes Colombia Üniversitesi'nde okudugu Maden Mühendisliğini bıraktı. Harlem müziği, dansı ve entellektüel yaşamı onun için herşey olmuştu. "Crisis" dergisine daha çok şiir yollamaya başladı. 1926 yılında ilk şiir kitabı "The Weary Blues" Harlem'i anlatıyordu.
Hughes, şiirlerinde Harlem'deki blues barlardan etkilendiğini söylemişti. Caz'ın, blues'un ve sprituals'un ritmi yansıyor şiirlerine. 1927'de Zora Neale Hurston ve başka yazarlarla birlikte çıkardığı "Fire", Afro-Amerikan kültürünü konu alan bir dergiydi.
1920'lerde Harlem Rönasansı ile yaratıcı bir dönem başlamıştı. Harlem "siyahlar için kendileri olabilecek bir yer olarak" simgesel nitelik kazanmıştı. Bu dönemin yazarları, siyah kültürü ile insanının güzel olduğunu göstermeye çalıştılar.
Arna Bontemps, Hughes için "özgün caz ozanı" diyor. 1967 yılında yaşama veda eden Hughes son yıllarında şiirlerini caz eşliğinde okumuştu. Cenaze töreni caz grubuyla yapıldı.
Her zaman şiirin orijinalini okumayı tercih ederim. Hele Hughes'ın şiirlerindeki ritmi yakalayabilmek için ingilizcesini okumak daha hoş, ama Türkçe'ye
çevrilmiş olması da tabii bircok insana okuma şansı veriyor.
Ben de söylüyorum Amerika'nın türküsünü.
Ben, karaderili kardeş.
Mutfağa yollarlar beni
Sofrada konuklar olunca.
Ama güler geçerim
Ve güçlenmek için çok yerim.
Yarın
Masada oturacağım
Konuklar gelince.
Yeltenemeyecek kimse
'Mutfakta ye'
Demeye
Görecekler
Ne denli güzel olduğumu.
Utanacaklar.
Amerika'yım ben de.
http://www.birikinti.com/kitap/hughes.htm
Harlem Rönesansı ya da Kara Edebiyat Rönesansı denilen deviniminin etkin önderi ABD'li siyah şair ve yazar.
Ben bir Zenciyim:
Kara gece nasıl karaysa,
Afrika'mın derinlikleri gibi kara..
Ben bir Zenciyim:
Kara gece nasıl karaysa,
Afrika'mın derinlikleri gibi kara..
"Doğduğumda Siyahtım
doğduğumda siyahtım.
büyürken siyahtım.
güneşe çıktığımda siyahtım.
korkunca siyahtım.
hastayken siyahtım..
öldüğümde hala siyahım.
ve sen beyaz çocuk...
doğduğunda pembesin.
büyürken beyazsın.
güneşe çıktığında kırmızı.
üşüdüğünde mor.
korktuğunda sarı.
hastayken yeşil.
öldüğünde de gri'sin
sen şimdi bana renklimi diyorsun?"
doğduğumda siyahtım.
büyürken siyahtım.
güneşe çıktığımda siyahtım.
korkunca siyahtım.
hastayken siyahtım..
öldüğümde hala siyahım.
ve sen beyaz çocuk...
doğduğunda pembesin.
büyürken beyazsın.
güneşe çıktığında kırmızı.
üşüdüğünde mor.
korktuğunda sarı.
hastayken yeşil.
öldüğünde de gri'sin
sen şimdi bana renklimi diyorsun?"
1902-1967 yılları arasında yaşayan siyah olmanın getirdiği mazlumluğu şiirlerine yansıtan siyahi amerikalı şair.
"Hold fast to dreams
For if dreams die
Life is a broken-winged bird
That cannot fly."
let america be america again adlı şiirini can yücel türkçemize kazandırılmıştır.
"Hold fast to dreams
For if dreams die
Life is a broken-winged bird
That cannot fly."
let america be america again adlı şiirini can yücel türkçemize kazandırılmıştır.
(d. 1 Şubat 1902 - ö. 22 Mayıs 1967) Amerikalı şair ve yazar.
Yaşadığı dönemin önde gelen siyahi şairlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Harlem Rönesansı'nın en önemli şairlerinden Langston Hughes 1902'de Missouri Joplin 'de doğdu. Küçük yaşta annesi ve babası ayrıldığından onu büyükannesi yetiştirdi. Büyükannesinin Frederick Douglas ve Sojourner Truth hakkında anlattığı hikâyelerden etkilendi. Onu "Crisis" dergisinin yöneticisi Web Du Bois ile tanıştıran da büyükannesiydi.
"Crisis" dergisi NAACP 'nin (Siyahların ilerlemesi için Ulusal Örgüt) yasal yayın organı idi. 1921-1922 yılları arasında Hughes Colombia Üniversitesi'nde okudugu Maden Mühendisliğini bıraktı. Harlem müziği, dansı ve entelektüel yaşamı onun için her şey olmuştu. "Crisis" dergisine daha çok şiir yollamaya başladı. 1926 yılında ilk şiir kitabı "The Weary Blues" Harlem'i anlatıyordu.
Hughes, şiirlerinde Harlem'deki blues barlardan etkilendiğini söylemişti. Caz'ın, blues'un ve sprituals'un ritmi yansıyor şiirlerine. 1927'de Zora Neale Hurston ve başka yazarlarla birlikte çıkardığı "Fire", Afro-Amerikan kültürünü konu alan bir dergiydi.
1920'lerde Harlem Rönasansı ile yaratıcı bir dönem başlamıştı. Harlem "siyahlar için kendileri olabilecek bir yer olarak" simgesel nitelik kazanmıştı. Bu dönemin yazarları, siyah kültürü ile insanının güzel olduğunu göstermeye çalıştılar.
Arna Bontemps, Hughes için "özgün caz ozanı" diyor. 1967 yılında yaşama veda eden Hughes son yıllarında şiirlerini caz eşliğinde okumuştu. Cenaze töreni caz grubuyla yapıldı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Langston_Hughes
Yaşadığı dönemin önde gelen siyahi şairlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Harlem Rönesansı'nın en önemli şairlerinden Langston Hughes 1902'de Missouri Joplin 'de doğdu. Küçük yaşta annesi ve babası ayrıldığından onu büyükannesi yetiştirdi. Büyükannesinin Frederick Douglas ve Sojourner Truth hakkında anlattığı hikâyelerden etkilendi. Onu "Crisis" dergisinin yöneticisi Web Du Bois ile tanıştıran da büyükannesiydi.
"Crisis" dergisi NAACP 'nin (Siyahların ilerlemesi için Ulusal Örgüt) yasal yayın organı idi. 1921-1922 yılları arasında Hughes Colombia Üniversitesi'nde okudugu Maden Mühendisliğini bıraktı. Harlem müziği, dansı ve entelektüel yaşamı onun için her şey olmuştu. "Crisis" dergisine daha çok şiir yollamaya başladı. 1926 yılında ilk şiir kitabı "The Weary Blues" Harlem'i anlatıyordu.
Hughes, şiirlerinde Harlem'deki blues barlardan etkilendiğini söylemişti. Caz'ın, blues'un ve sprituals'un ritmi yansıyor şiirlerine. 1927'de Zora Neale Hurston ve başka yazarlarla birlikte çıkardığı "Fire", Afro-Amerikan kültürünü konu alan bir dergiydi.
1920'lerde Harlem Rönasansı ile yaratıcı bir dönem başlamıştı. Harlem "siyahlar için kendileri olabilecek bir yer olarak" simgesel nitelik kazanmıştı. Bu dönemin yazarları, siyah kültürü ile insanının güzel olduğunu göstermeye çalıştılar.
Arna Bontemps, Hughes için "özgün caz ozanı" diyor. 1967 yılında yaşama veda eden Hughes son yıllarında şiirlerini caz eşliğinde okumuştu. Cenaze töreni caz grubuyla yapıldı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Langston_Hughes
Soyle guzel bir siiri de var:
Mother to Son
BY LANGSTON HUGHES
Well, son, I’ll tell you:
Life for me ain’t been no crystal stair.
It’s had tacks in it,
And splinters,
And boards torn up,
And places with no carpet on the floor—
Bare.
But all the time
I’se been a-climbin’ on,
And reachin’ landin’s,
And turnin’ corners,
And sometimes goin’ in the dark
Where there ain’t been no light.
So boy, don’t you turn back.
Don’t you set down on the steps
’Cause you finds it’s kinder hard.
Don’t you fall now—
For I’se still goin’, honey,
I’se still climbin’,
And life for me ain’t been no crystal stair.
Mother to Son
BY LANGSTON HUGHES
Well, son, I’ll tell you:
Life for me ain’t been no crystal stair.
It’s had tacks in it,
And splinters,
And boards torn up,
And places with no carpet on the floor—
Bare.
But all the time
I’se been a-climbin’ on,
And reachin’ landin’s,
And turnin’ corners,
And sometimes goin’ in the dark
Where there ain’t been no light.
So boy, don’t you turn back.
Don’t you set down on the steps
’Cause you finds it’s kinder hard.
Don’t you fall now—
For I’se still goin’, honey,
I’se still climbin’,
And life for me ain’t been no crystal stair.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar