bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- anın görüntüsü15
- blackberry6
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler6
- sebahattin şirin14
- arkadaşlar bana müsaade2
- çerçeve yasa23
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey3
- eksi oy alan tanımları siliyorum2
- kırathanede one more cup of coffee dinlemek2
- ultravesti tiribün liderinin gözaltına alınması3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- hangi film karakteri olmak isterdiniz3
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı5
- apo piçtir piç kalacak12
- kova burcu2
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- romelu lukaku7
- eski türkiye5
- herkes öldüğü hal üzere diriltilecektir2
- kalp krizi7
- bu plak para eder mi3
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın2
- numan kurtulmuş3
- profilini gizli tutma nedeni9
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- ipsala vs kapıkule2
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı6
- türk milletine kurulan pusu7
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- 73 yıllık sigara2
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet6
- kendi doğum gününü unutmak3
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- atilla kaya2
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- en güzel reçel6
* *
Aytekin Yılmaz'ın iletişim yayınlarından çıkan kitabı.
Hapishaneler toplumların zuladaki resimleridir. Hapishaneler, arada sırada ceplerden çıkarıp bakmaya bile cesaret edilemeyen, duvarlar arasına hapsedilmiş dünyalardır. Türkiye'de siyası mahkumların varlığının devam etmesi, hapishanelerin zuladan sık sık çıkarılmasını gerektirir. Özellikle sol/sosyalist hareketlerin tarihlerinde hapishanede geçirilen dönemler üzerine devasa bir güzelleme külliyatı oluşturulmuştur. Ama buna mukabil bilhassa son dönemlerde sol/sosyalist hareketler dışarıdaki seslerini yitirmeye başladıklarında, seslerini içeriden daha gür çıkartmaya, iradelerini ve politik hatlarının doğruluğunu koruduklarını böylece göstermeye yönelirler. Bunun getirdiği sonuç daha fazla içine kapanmak, kapandıkça da o iradeyi yönelmek olur çoğunlukla. Siyasal ayrışmaların daha çok kadroların çoğunun "içeride" olduğu dönemlerde yaşanması herhalde rastlantı değildir. Aytekin Yılmaz, içimizdeki Hapishane: Labirentin Sonu'nda siyasi mahkumluğun ne çetin bir hayat olduğunu anlatırken, "içerdeki" hapishanelerin nasıl yaratıldığını, nasıl işlediğini ve mapusların neler yaşadıklarını ders alınması gereken bir insanılikle anlatıyor.
"içimizdeki Hapishane: Labirentin Sonu, bu derin acılı, ürkütücü trajedeyi, onun en yoğun biçimde yansıdığı "siyasi hapishane"lerde yaşamış, bu noktadan çıkış umudunu yitirmeyerek ve o çıkış yolu için vicdanımıza ve aklımıza çağrı yapan bir insanın tanıklığıdır. Bu sorunun dışımızda değil, içimizde, yüreğimiz ve aklımızın bir sorunu olduğunu, burada çözüleceğini bilen ve inanan bir tanıklıktır bu." *
Aytekin Yılmaz'ın iletişim yayınlarından çıkan kitabı.
Hapishaneler toplumların zuladaki resimleridir. Hapishaneler, arada sırada ceplerden çıkarıp bakmaya bile cesaret edilemeyen, duvarlar arasına hapsedilmiş dünyalardır. Türkiye'de siyası mahkumların varlığının devam etmesi, hapishanelerin zuladan sık sık çıkarılmasını gerektirir. Özellikle sol/sosyalist hareketlerin tarihlerinde hapishanede geçirilen dönemler üzerine devasa bir güzelleme külliyatı oluşturulmuştur. Ama buna mukabil bilhassa son dönemlerde sol/sosyalist hareketler dışarıdaki seslerini yitirmeye başladıklarında, seslerini içeriden daha gür çıkartmaya, iradelerini ve politik hatlarının doğruluğunu koruduklarını böylece göstermeye yönelirler. Bunun getirdiği sonuç daha fazla içine kapanmak, kapandıkça da o iradeyi yönelmek olur çoğunlukla. Siyasal ayrışmaların daha çok kadroların çoğunun "içeride" olduğu dönemlerde yaşanması herhalde rastlantı değildir. Aytekin Yılmaz, içimizdeki Hapishane: Labirentin Sonu'nda siyasi mahkumluğun ne çetin bir hayat olduğunu anlatırken, "içerdeki" hapishanelerin nasıl yaratıldığını, nasıl işlediğini ve mapusların neler yaşadıklarını ders alınması gereken bir insanılikle anlatıyor.
"içimizdeki Hapishane: Labirentin Sonu, bu derin acılı, ürkütücü trajedeyi, onun en yoğun biçimde yansıdığı "siyasi hapishane"lerde yaşamış, bu noktadan çıkış umudunu yitirmeyerek ve o çıkış yolu için vicdanımıza ve aklımıza çağrı yapan bir insanın tanıklığıdır. Bu sorunun dışımızda değil, içimizde, yüreğimiz ve aklımızın bir sorunu olduğunu, burada çözüleceğini bilen ve inanan bir tanıklıktır bu." *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar