bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe32
- nasıl birisiniz13
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- inanmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın3
- akp bitince ne olacak23
- ekrem imamoğlu11
- fusya semsiyeli yabanci17
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- aselsan satılırsa8
- stackoverflow ta aynı soruyu 17 kere açan adam2
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- abd'nin türkiye'ye yaptırımları kaldırması2
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar6
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması6
- dış görünüşün her şey olduğu gerçeği5
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- ölümün en iyi tanımı17
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir9
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- cd devrinin bitmesi16
- otel odasında ölü bulunmak12
- ciguli kral20
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- gocu8
- bezelye yemeği9
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- kuranı kerim meali7
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- kizlarsoruyor com6
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması6
- çocuk istememe nedenleri6
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek10
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen3
- dağa çıkacaklara tavsiyeler3
- erdoğan meloni aşkı3
- ctrlx nasıl bu kadar hızlı entry giriyor sorunsalı3
- tatar kızları3
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- futbol20
- defineci köy çomarı3
- çinli kadınla evlenmek3
- herzevekil6
- ilkim sensin diyen kız3
iyi yazardır.
ey güneş! ey yüzü tanrısallığın!
vahşi çiçekleri sel yatağının!
mağaralar! seslerin duyulduğu
yaban böğürtlenleri ormanların!
otların altından duyulan koku!
örnek yükseklikte kutsal tepeler,
bir tapınağın ak süsü gibiler.
yaşlı kaya, yılları yenen meşe,
sizi izlerken duyumsuyorum da
dağınık bir ruh giriyor kalbime!
ey kızoğlankız orman, duru kaynak!
karanlığın çivitlediği gül berrak!
göğün ışığı pırıl pırıl su
ne diyorsunuz bu haydut hakkında?
ey doğanın bilinci, sağduyusu! .
victor hugo .
ey güneş! ey yüzü tanrısallığın!
vahşi çiçekleri sel yatağının!
mağaralar! seslerin duyulduğu
yaban böğürtlenleri ormanların!
otların altından duyulan koku!
örnek yükseklikte kutsal tepeler,
bir tapınağın ak süsü gibiler.
yaşlı kaya, yılları yenen meşe,
sizi izlerken duyumsuyorum da
dağınık bir ruh giriyor kalbime!
ey kızoğlankız orman, duru kaynak!
karanlığın çivitlediği gül berrak!
göğün ışığı pırıl pırıl su
ne diyorsunuz bu haydut hakkında?
ey doğanın bilinci, sağduyusu! .
victor hugo .
en iyisi..
bu son gelmeliydi...
o koyu, gizli ve karanlık gözlü genç adama ne mi oldu? o meleğinden uzaklaştı ve gitti.
peki o saf, güzel ve mavi gözlü genç kadına ne mi oldu? o da meleğinden uzaklaştı ve gitti.
gerilerinde yarım hayallerini bıraktılar ve büyük gözyaşlarını, şimdi acı çekiyorlar. onlar artık tek başlarına hayatta durmaya çalışıyorlar. ama ölüm denen o çılgın olay onları bekliyor...
ve şimdi karanlık bir sokağın ortasındalar yol ikiye ayrılıyor. bu iki melek bu şehirde ölümü tadıyorlar ve ayrılıyorlar...
o mavi gözlü genç kadının ağzından her zaman söylediği o dua dökülüyor, yine ve son kez:
'' melekler peşimizde olsun, allah seni hep ama hep korusun.''
o karanlık gözlü genç adamın ağzından ise şu sözler dökülüyor:
'?...'
bilmiyorum bunu o yazacak ama asla yazmayacak çünkü insanlar, insanların düşünceleri... (dediği gibi neyse boşver...)
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
(victor hugo)
o koyu, gizli ve karanlık gözlü genç adama ne mi oldu? o meleğinden uzaklaştı ve gitti.
peki o saf, güzel ve mavi gözlü genç kadına ne mi oldu? o da meleğinden uzaklaştı ve gitti.
gerilerinde yarım hayallerini bıraktılar ve büyük gözyaşlarını, şimdi acı çekiyorlar. onlar artık tek başlarına hayatta durmaya çalışıyorlar. ama ölüm denen o çılgın olay onları bekliyor...
ve şimdi karanlık bir sokağın ortasındalar yol ikiye ayrılıyor. bu iki melek bu şehirde ölümü tadıyorlar ve ayrılıyorlar...
o mavi gözlü genç kadının ağzından her zaman söylediği o dua dökülüyor, yine ve son kez:
'' melekler peşimizde olsun, allah seni hep ama hep korusun.''
o karanlık gözlü genç adamın ağzından ise şu sözler dökülüyor:
'?...'
bilmiyorum bunu o yazacak ama asla yazmayacak çünkü insanlar, insanların düşünceleri... (dediği gibi neyse boşver...)
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
(victor hugo)
haklıydı 'o'
yanlış zamandı belki de yanlış kişiydi de...
bekliyordu; umarsız, yaralı ve o'nsuz..
sadece tek bir renk görüyordu; o da siyah, o olmadığı zamanlardaki gibi...
şimdi de yok, yanında değil..
ağlamak tek çareydi o da onu yapıyordu; ağlıyordu, sessizce o varken ki gibi.
tek farkı vardı dayayabileceği bir omuz yoktu.
siyah ve soğuk sokakların arasından evine gitti, yağmuru hisseden, karanlığı yaşayabilen o eve..
her zaman ki gibi yalnızdı,
her zaman ki gibi yazıyordu;
o'nu, o'nu ve o'nu...
ama yanlış zaman değildi..
yanlış zamandı belki de yanlış kişiydi de...
bekliyordu; umarsız, yaralı ve o'nsuz..
sadece tek bir renk görüyordu; o da siyah, o olmadığı zamanlardaki gibi...
şimdi de yok, yanında değil..
ağlamak tek çareydi o da onu yapıyordu; ağlıyordu, sessizce o varken ki gibi.
tek farkı vardı dayayabileceği bir omuz yoktu.
siyah ve soğuk sokakların arasından evine gitti, yağmuru hisseden, karanlığı yaşayabilen o eve..
her zaman ki gibi yalnızdı,
her zaman ki gibi yazıyordu;
o'nu, o'nu ve o'nu...
ama yanlış zaman değildi..
ilk şiirdir.
pia
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia'nın
ölsem eksiksiz ölürdüm
attila ilhan şiiri.
pia
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia'nın
ölsem eksiksiz ölürdüm
attila ilhan şiiri.
dünya senin bana baktığın kadar var en yakın dostum. iyi ki varsın.
iyi yazar.
yine gece, yine hüzün
ve yine içimde sen
ve yine biliyor musun?
içimde sen olunca hüzün de güzel...
abdülhak hamit tarhan.
yine gece, yine hüzün
ve yine içimde sen
ve yine biliyor musun?
içimde sen olunca hüzün de güzel...
abdülhak hamit tarhan.
Neden öyle sessiz duruyorsun öyle?
Şarkın mı tükendi dersin, biten günle,
Yoksa gün mü bitti şarkınla beraber?
Çığlıklar, içinde can verdiği bu an,
N'olur, gözlerine geceler dolmadan,
Bana altın gibi bakışlarını ver...
cahit sıtkı tarancı.
Şarkın mı tükendi dersin, biten günle,
Yoksa gün mü bitti şarkınla beraber?
Çığlıklar, içinde can verdiği bu an,
N'olur, gözlerine geceler dolmadan,
Bana altın gibi bakışlarını ver...
cahit sıtkı tarancı.
Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
Derdim ki: 'Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yasin okuyanım,
Baharda kabrime menekşe getirenim de.'
Fakat bütün bunlar da olur,
Yine tasa etmem,
Yine kırılmam kimseye.
Ben aşk adamıyım,
Sevmeye geldim insanları,
Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;
Hesapsız, karşılıksız,
Ayrılık gayrilik gözetmeden.
Gün gelip gidersem şayet,
Öyle severekten gideceğim ki,
Karanlık kıyılardan bile olsa,
Candan selamlarım,
Civarımdan geçecek gemileri;
Güneşli gemileri;
Şarkılı gemileri;
içlerinde kendim varmışım gibi!
cahit sıtkı tarancı.
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
Derdim ki: 'Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yasin okuyanım,
Baharda kabrime menekşe getirenim de.'
Fakat bütün bunlar da olur,
Yine tasa etmem,
Yine kırılmam kimseye.
Ben aşk adamıyım,
Sevmeye geldim insanları,
Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;
Hesapsız, karşılıksız,
Ayrılık gayrilik gözetmeden.
Gün gelip gidersem şayet,
Öyle severekten gideceğim ki,
Karanlık kıyılardan bile olsa,
Candan selamlarım,
Civarımdan geçecek gemileri;
Güneşli gemileri;
Şarkılı gemileri;
içlerinde kendim varmışım gibi!
cahit sıtkı tarancı.
Nerde ne zaman bu hava çalınsa
Hoş geldi geçmişteki güzel günler
Nereye gidersen git günlük tasa
Bırak biraz da şad olsun gönüller
Beşiktaş'ta gün görmüş bir bahçede
Nisan akşamlarının en tatlısı
Sevdiceğim on dördünü sürmede
Bende gönüllerin en kanatlısı
Ben delikanlıyım o kız ve dilber
Bahar kokan o yanıp tutuşan ben
Şakadan derken dalmışız beraber
Aşk bahçesine çıkılmaz içinden
Ölüyorum senin için güzelim
Nasıl gülüp sokuluyor sahi mi
Saçlarını okşayan hangi elim
Kollarımda o yarin kendisi mi
Çöl olsa aşar dağ olsa yıkarım
Bizi ayıran kalın duvarları
Bu acı gerçeğe sonradan vardım
Gök çoktan yeşildir,dal çoktan sarı
Bir define var gitsem bulur muyum
Öpüştüğümüz ağaçlar altında
Sevmek devam eden en güzel huyum
insan bir kere sever hayatında
Ben değilim söz açan gelecekten
Var mı yok mu alemde bir o akşam
Hiçbir şey istemiyorum felekten
Bir daha seninle beraber olsam
cahit sıtkı tarancı.
Hoş geldi geçmişteki güzel günler
Nereye gidersen git günlük tasa
Bırak biraz da şad olsun gönüller
Beşiktaş'ta gün görmüş bir bahçede
Nisan akşamlarının en tatlısı
Sevdiceğim on dördünü sürmede
Bende gönüllerin en kanatlısı
Ben delikanlıyım o kız ve dilber
Bahar kokan o yanıp tutuşan ben
Şakadan derken dalmışız beraber
Aşk bahçesine çıkılmaz içinden
Ölüyorum senin için güzelim
Nasıl gülüp sokuluyor sahi mi
Saçlarını okşayan hangi elim
Kollarımda o yarin kendisi mi
Çöl olsa aşar dağ olsa yıkarım
Bizi ayıran kalın duvarları
Bu acı gerçeğe sonradan vardım
Gök çoktan yeşildir,dal çoktan sarı
Bir define var gitsem bulur muyum
Öpüştüğümüz ağaçlar altında
Sevmek devam eden en güzel huyum
insan bir kere sever hayatında
Ben değilim söz açan gelecekten
Var mı yok mu alemde bir o akşam
Hiçbir şey istemiyorum felekten
Bir daha seninle beraber olsam
cahit sıtkı tarancı.
aşk ile
Baktım ki gökyüzü baştan başa bulut
Unut diyor o güzel günleri unut
Baktım ki deniz her dalgasıyla düşman
Kuşlar av peşinde balıklar pusuda
Çok gerilerde kalmış çıktığım liman
Yok görünürde sığınacak bir ada
Baktım ki musibet gün gelip çatmış
Yolcusunda tayfasında şafak atmış
Ne yelken kâr eder ne kürek ne istim
Dayandım aşk ile yürüttüm gemiyi
Aşk ile koskoca dağları düz ettim
Avladım sonunda o civân kekliği
cahit sıtkı tarancı.
Baktım ki gökyüzü baştan başa bulut
Unut diyor o güzel günleri unut
Baktım ki deniz her dalgasıyla düşman
Kuşlar av peşinde balıklar pusuda
Çok gerilerde kalmış çıktığım liman
Yok görünürde sığınacak bir ada
Baktım ki musibet gün gelip çatmış
Yolcusunda tayfasında şafak atmış
Ne yelken kâr eder ne kürek ne istim
Dayandım aşk ile yürüttüm gemiyi
Aşk ile koskoca dağları düz ettim
Avladım sonunda o civân kekliği
cahit sıtkı tarancı.
aşk!
Açınca baharın dişi gülleri
Bir başka rüzgar eser bahçelerde
Dinle çılgınca öten bülbülleri
Sorma niçin düştüğünü bu derde
De ki: -Aşktır şadeden gönülleri
Perişan, berbat eden gönülleri
Aşk söyletir en yanık türküleri
Ay buluta girdiği gecelerde
cahit sıtkı tarancı.
Açınca baharın dişi gülleri
Bir başka rüzgar eser bahçelerde
Dinle çılgınca öten bülbülleri
Sorma niçin düştüğünü bu derde
De ki: -Aşktır şadeden gönülleri
Perişan, berbat eden gönülleri
Aşk söyletir en yanık türküleri
Ay buluta girdiği gecelerde
cahit sıtkı tarancı.
ilk sevgilimin gülüşüne benzer
Bir Nisan havası değil mi esen?
Zincirlere, kelepçelere inat,
Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Allahaısmarladık kaldırımlar.
Giyenler düşünsün dar elbiseyi;
Ölçülü sözü, hesaplı adımı
Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
Saltanat sürer gibi uçuyorum,
Erk ağacı gelin olduğu gün.
Hayranım bu şehrin bacalarına.
irili ufaklı, hep bir ağızdan,
Nasıl derinden gökyüzüne doğru
Bir türkü söylüyorar öyle sessiz!
Dmanı daim olsun güzel baca!
Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Yuvası dallara emanet serçe.
Derken camiler üstünde güvercin,
Minareler katında geçiyorum,
Gökyüzü mahallesi istanbul'un.
Süt beyaz bir martıyım açıklarda.
Gemilere ben yol gösteriyorum,
Buğday ve ilaç yüklü gemilere.
Bir kanat vuruşta bulutlardayım;
Bir süzülüşte vatanım dalgalar!
cahit sıtkı tarancı.
Bir Nisan havası değil mi esen?
Zincirlere, kelepçelere inat,
Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Allahaısmarladık kaldırımlar.
Giyenler düşünsün dar elbiseyi;
Ölçülü sözü, hesaplı adımı
Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
Saltanat sürer gibi uçuyorum,
Erk ağacı gelin olduğu gün.
Hayranım bu şehrin bacalarına.
irili ufaklı, hep bir ağızdan,
Nasıl derinden gökyüzüne doğru
Bir türkü söylüyorar öyle sessiz!
Dmanı daim olsun güzel baca!
Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Yuvası dallara emanet serçe.
Derken camiler üstünde güvercin,
Minareler katında geçiyorum,
Gökyüzü mahallesi istanbul'un.
Süt beyaz bir martıyım açıklarda.
Gemilere ben yol gösteriyorum,
Buğday ve ilaç yüklü gemilere.
Bir kanat vuruşta bulutlardayım;
Bir süzülüşte vatanım dalgalar!
cahit sıtkı tarancı.
Nihayet damlarda leylekler göründü
Upuzun gagalarını takırdatan
Vefasız sandığımız turnalar döndü
Geçen yıl gittikleri meçhul diyardan
Çiçek açmış ağaçlara bak ne güzel
Gel bizim olsun serçelerin neşesi
Gel seninle kırlara açılalım gel
Neler vadetmiyor akar suyun sesi
Şu yeşilliğin ta sonuna gideriz
Ne olduğumuzu unutuncaya dek
istersen havadan sudan bahsederiz
Yalnız adımlarımızla sevişerek
Uzamaya başladı günler sahiden
Güneşin batmak istemediği belli
Eteğini havalandırarak esen
Kış boyunca düşündüğüm bahar yeli
cahit sıtkı tarancı.
Upuzun gagalarını takırdatan
Vefasız sandığımız turnalar döndü
Geçen yıl gittikleri meçhul diyardan
Çiçek açmış ağaçlara bak ne güzel
Gel bizim olsun serçelerin neşesi
Gel seninle kırlara açılalım gel
Neler vadetmiyor akar suyun sesi
Şu yeşilliğin ta sonuna gideriz
Ne olduğumuzu unutuncaya dek
istersen havadan sudan bahsederiz
Yalnız adımlarımızla sevişerek
Uzamaya başladı günler sahiden
Güneşin batmak istemediği belli
Eteğini havalandırarak esen
Kış boyunca düşündüğüm bahar yeli
cahit sıtkı tarancı.
Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.
Alıştım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Sıkılırım,
Kuşlar cıvıldamasa dallarında,
Yemişlerine doymadığım ağaçların,
Yağmur mu yağıyor,
Güneş mi var,
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten olamam doğrusu,
Nimet bildiğim;
Sudan geçemem,
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde,
Öyle upuzun yatmış,
iki elim yanıma getirilmiş,
Hareketsiz,
Sükûta râmolmuş;
Sanki devrilmiş bir heykel?
Ellerim ne der sonra bana?
Soğumuş kalbime ne cevap veririm?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?
Kalkmalıyım,
Dolaşmalıyım,
Sokaklarda, parklarda.
El sallamalıyım
Giden trenlere,
Kalkan vapurlara.
Bilmeliyim,
Gölgelerin boyundan,
Saatin kaç olduğunu...
Islık çalmalıyım.
Türkü söylemeliyim
Yol boyunca,
Keyfimden ya hüznümden.
Geçmiş günleri hatırlamalıyım,
Dalıp dalıp akarsuya,
Hayaller kurmalıyım,
Güzel geleceğe dair.
Yanımdan geçenler olmalı,
Selâm almalıyım;
Robenson'u düşünmeliyim,
Garipliğini:
Şükretmeliyim
insanlar arasında olduğuma.
Nedir ki eninde sonunda ölüm?
Ayrı düşmek değil mi aşinalardan?
Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.
cahit sıtkı tarancı.
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.
Alıştım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Sıkılırım,
Kuşlar cıvıldamasa dallarında,
Yemişlerine doymadığım ağaçların,
Yağmur mu yağıyor,
Güneş mi var,
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten olamam doğrusu,
Nimet bildiğim;
Sudan geçemem,
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde,
Öyle upuzun yatmış,
iki elim yanıma getirilmiş,
Hareketsiz,
Sükûta râmolmuş;
Sanki devrilmiş bir heykel?
Ellerim ne der sonra bana?
Soğumuş kalbime ne cevap veririm?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?
Kalkmalıyım,
Dolaşmalıyım,
Sokaklarda, parklarda.
El sallamalıyım
Giden trenlere,
Kalkan vapurlara.
Bilmeliyim,
Gölgelerin boyundan,
Saatin kaç olduğunu...
Islık çalmalıyım.
Türkü söylemeliyim
Yol boyunca,
Keyfimden ya hüznümden.
Geçmiş günleri hatırlamalıyım,
Dalıp dalıp akarsuya,
Hayaller kurmalıyım,
Güzel geleceğe dair.
Yanımdan geçenler olmalı,
Selâm almalıyım;
Robenson'u düşünmeliyim,
Garipliğini:
Şükretmeliyim
insanlar arasında olduğuma.
Nedir ki eninde sonunda ölüm?
Ayrı düşmek değil mi aşinalardan?
Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.
cahit sıtkı tarancı.
iyi yazar.
bir de bakmışım ki ölmüşüm
Bir de bakmışım ki ölmüşüm
Dünya sönmüş başucumda
Bir türlü gözümden gitmez
Ne gurbetlere düşmüşüm
isterdim ki avuçlarımda...
Kimse halim sual etmez
Sorma nelerden olmuşum
Nelere etmişim veda
Böceklere gücüm yetmez.
cahit sıtkı tarancı.
bir de bakmışım ki ölmüşüm
Bir de bakmışım ki ölmüşüm
Dünya sönmüş başucumda
Bir türlü gözümden gitmez
Ne gurbetlere düşmüşüm
isterdim ki avuçlarımda...
Kimse halim sual etmez
Sorma nelerden olmuşum
Nelere etmişim veda
Böceklere gücüm yetmez.
cahit sıtkı tarancı.
Ben bu dünyaya yanlış gelmiş olacağım ben
Ben öyle her insandan, o kadar uzağım ben
Yine bu gözlerimdir okşanacak şey arar
Yoksa içimde başka bir dünya hasreti var
Uyanır gibi birden bir korkulu rüyadan
O içimden sevdiğim, benim olan dünyadan
Bir ses bana: 'Gel! ' dese, ben o sesi işitsem
Kimsecikler duymadan bir kapı açıp gitsem
cahit sıtkı tarancı.
Ben öyle her insandan, o kadar uzağım ben
Yine bu gözlerimdir okşanacak şey arar
Yoksa içimde başka bir dünya hasreti var
Uyanır gibi birden bir korkulu rüyadan
O içimden sevdiğim, benim olan dünyadan
Bir ses bana: 'Gel! ' dese, ben o sesi işitsem
Kimsecikler duymadan bir kapı açıp gitsem
cahit sıtkı tarancı.
Gecesi benden, mehtabı senden
Bir bahçesi var ki aşkımızın,
Mevsimlerdir dolaşırız, bitmez.
Kim demiş ki zamanla gül solar?
Bülbül hiç yorulur mu türküden?
Dilbersin işte, delikanlıyım.
Ne hikmettir bu Yarab, ne güzel!
Herhalde yeryüzünde değiliz;
Sahiden biz nerdeyiz sevgilim?
cahit sıtkı tarancı.
Bir bahçesi var ki aşkımızın,
Mevsimlerdir dolaşırız, bitmez.
Kim demiş ki zamanla gül solar?
Bülbül hiç yorulur mu türküden?
Dilbersin işte, delikanlıyım.
Ne hikmettir bu Yarab, ne güzel!
Herhalde yeryüzünde değiliz;
Sahiden biz nerdeyiz sevgilim?
cahit sıtkı tarancı.
Bugün hava güzel,
Bugün içim içime sığmıyor.
Annemden mektup aldım,
Memlekette gibiyim.
Allaha çok şükür karnım tok;
Elimi uzatsam kahve fincanı dudaklarımdadır.
Kuşlar kaçmıyor benden;
Bir güvercin kanadında okşuyorum
Göklerin maviliğini.
Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime
Ağaçların yeşilliği.
Bulutların ipek gölgesi
Çocukların yüzünde hışırdıyor.
Çember çeviriyorum çocuklarla beraber
Elime çember almadan.
Düşüncelerimi nura garkeden güneşe sor,
Bu Nisan rüzgarı da şahadet eder,
Bütün insanları kardeş biliyorum,
Cümlenin sağlığına duacıyım.
Şayet ölürsem,
Helallaşmaya vakit kalmadan,
Hatırdan çıkarmayın beni;
Dünyaya benden selam olsun,
Her nefes alıp verişiniz.
cahit sıtkı tarancı.
Bugün içim içime sığmıyor.
Annemden mektup aldım,
Memlekette gibiyim.
Allaha çok şükür karnım tok;
Elimi uzatsam kahve fincanı dudaklarımdadır.
Kuşlar kaçmıyor benden;
Bir güvercin kanadında okşuyorum
Göklerin maviliğini.
Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime
Ağaçların yeşilliği.
Bulutların ipek gölgesi
Çocukların yüzünde hışırdıyor.
Çember çeviriyorum çocuklarla beraber
Elime çember almadan.
Düşüncelerimi nura garkeden güneşe sor,
Bu Nisan rüzgarı da şahadet eder,
Bütün insanları kardeş biliyorum,
Cümlenin sağlığına duacıyım.
Şayet ölürsem,
Helallaşmaya vakit kalmadan,
Hatırdan çıkarmayın beni;
Dünyaya benden selam olsun,
Her nefes alıp verişiniz.
cahit sıtkı tarancı.
Can yoldaşın olmazsa olmasın
Yalnızım diye hayıflanmayasın,
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
Bir anne şefkatine musavi.
Üç adım ötede deniz
Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
Ağac yaprak verir, sır vermez rüzgara
Ve kış yaz,
Dalda kuş eksik olmaz
Dağ başında duman
Yalnızlık nedir göreceksin
olduğun zaman.
cahit sıtkı tarancı.
Yalnızım diye hayıflanmayasın,
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
Bir anne şefkatine musavi.
Üç adım ötede deniz
Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
Ağac yaprak verir, sır vermez rüzgara
Ve kış yaz,
Dalda kuş eksik olmaz
Dağ başında duman
Yalnızlık nedir göreceksin
olduğun zaman.
cahit sıtkı tarancı.
muhterem el manana. az çok muhterem, pek çok söz veren.binlerce entry giren yazar.
Affan dedeye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
cahit sıtkı tarancı.
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
cahit sıtkı tarancı.
Saltanat sürmektedir içimde bir hükümdar,
Hırsının pençesinde,şehvetinin esiri;
Etrafını almıştır dalkavuk ve riyakar;
Korkulu bir sarayım doğduğum günden beri.
Ne gizli cinayetler,neler neler oluyor,
Denize her gün körpe cesetler döküyorum.
Ne baharlar soluyor,ne baharlar soluyor,
Azamet ve ihtişam içinde çöküyorum!
cahit sıtkı tarancı.
Hırsının pençesinde,şehvetinin esiri;
Etrafını almıştır dalkavuk ve riyakar;
Korkulu bir sarayım doğduğum günden beri.
Ne gizli cinayetler,neler neler oluyor,
Denize her gün körpe cesetler döküyorum.
Ne baharlar soluyor,ne baharlar soluyor,
Azamet ve ihtişam içinde çöküyorum!
cahit sıtkı tarancı.
insanlar içinden kurtulup, ne zaman
Aynamla baş başa, yapayalnız kalsam,
Akislerle susup, nihayet bir insan
Olduğumu bana hatırlatır aynam.
Aynam, aynam bana bir devle bir cüce
Halinde gösterir içimle dışımı.
Bu müthiş tezadı duyup düşündükçe.
Nasıl zaptedeyim ben haykırışımı!
cahit sıtkı tarancı.
Aynamla baş başa, yapayalnız kalsam,
Akislerle susup, nihayet bir insan
Olduğumu bana hatırlatır aynam.
Aynam, aynam bana bir devle bir cüce
Halinde gösterir içimle dışımı.
Bu müthiş tezadı duyup düşündükçe.
Nasıl zaptedeyim ben haykırışımı!
cahit sıtkı tarancı.
kendisi ile röpörtajlar yapılan yazardır.
la paz kardeşimizin röportajı efenim; [http://www.dunyadenklemi.com/news.php?readmore=58]
harika bir anlatımla; hem kendini, hem uludağ sözlüğü çok güzel ifade etmiştir.
tebrikler.
la paz kardeşimizin röportajı efenim; [http://www.dunyadenklemi.com/news.php?readmore=58]
harika bir anlatımla; hem kendini, hem uludağ sözlüğü çok güzel ifade etmiştir.
tebrikler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar