bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- yandaş basını okumak7
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi9
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz21
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- kız kıza sevişmek4
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak9
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- kadıköy de kara gece3
- sude sendromu10
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- dindarların çoğunun fakir olması12
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- yagmurcu6
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- rams parkta kara gece2
- mutlu bey mutlu olsun kampanyası2
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- adana demirspor3
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- erecto don don bey3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kürt kızlarının güzel olması5
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- en sevdiğiniz ayı3
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- melih gökçek13
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- silver ile evlenecek erkek52
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- akrostişli şiir7
- kızları en güzel olan şehir13
- 30 yaşına girmek6
- don don bey birader2
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
Claude Chabrol'un 2003 yapımı yanılmıyorsam son çektiği filmdir. bu filminde de diğer filmlerinde olduğu gibi birçok ortak nokta görürüz chabrol de.
filmin esas konusu, bir bildiri üzerinde yoğunlaşır. bu bildiri aslına bakılırsa tüm olayların da başlangıcını işaret etmektedir ve karakterlere de kişiliklerini bağışlayan budur. bu bildiri ile aile ve aile içersindeki bireyler geçmişleri ile yüzleşirler. line hala özellikle bundan en fazla acıyı çekecek olandır. çünkü seneler boyu suçluluk duygusu ile yaşamış ve bunu içersinde bir zehir gibi taşımıştır. zaman belki de ona en fazla acıyı çektiren bir fenomen olduğundan dolayı, artık ana sığınmış ve anın''bir sonsuzluk'' olduğunu kabullenmiştir. michele'nin üvey babasını öldürmesi ve line hala'nın bunu üzeirne alması filmin sonucunda onun için belki de en büyük fırsattır. filmin esas sorunsalı da bu zaman çevresinde dolaşmaktadır.(ölüyü merdivenlerden çıkarırken gülmeleri insanın kanını dondurmaktadır)
film taşplaktan çalan bir müzik ile başlar ve kameranın hafif salınımları ile devam eder. merdivenlerden yukarı çıkar kamera görüntüsü ve bir kapıdan içeri gireriz(tahmin ederiz ki bu ''line hala''(Suzanne Flon)'dır. filmin kült bir kişiliğidir ''line hala'') umutsuz bir şekilde oturmaktadır. daha sonra kamera salınımlı ilerlemelerine müzik eşliğinde devam eder.ve başından kan sızan bir adam görürüz ve ölmüştür bu adam. bu sahne filmin son sahnelerinde de yaşanacaktır. realitenin bir tekrarı olacaktır. chabrol'un son dönem filmlerinin tipik özelliklerinin barındırır. michele de aynı sorunları yaşıyacak ve üveybabasının tacizlerine karşı elindeki lamba ile onun başına vurup istemeden de olsa onu öldürecektir.(bir önceki line halanın sahnesinin hemen hemen aynısıdır)
filmde aile ilişkilerindeki karmaşa dikkat çekicidir. daha doğrusu anne ve baba kimlikleri ile oğul ana kimlikleri arasında bir belirsizlik vardır. françois de michele ile olan ilişkisi ise biraz da bu tip bir soruna odaklıdır. yani hem kız kardeşidir hem de değildir ki françois(Benoît Magimel) michele(Mélanie Doutey)'ye sevgisi hakkında şöyle demiştir
''seni hem seviyorum hem de nefret ediyorum''
sevgisi bir noktada geleneğin baskısından kaynaklandığı için bu zorunluluk françois'de nefret uyandırmıştır. kaçışı(aslında bakılırsa babasının bunda büyük payı vardır) biraz da bu soruna dayalıdır. ama bir diğer anlamda da sevmektedir onu. kesinliğin felaket getirdiği daha önce chabrol tarafından söylenmişti, chabrol seyirciyi de böyle bir karmaşanın içersine atıyor.
kamera hareketleri ise bu filmde oldukça dikkat çekici; karakterleri bazen yakalamak zordur bu çekimlerde çünkü sürekli gidip gelirler. daha doğrusu kamera her zaman onların üzeirne odaklanmaz, karakterler de buna bağlı olarak uzaklaşıp geri gelirler. kamera onları pek takmaz, chabrol'e göre
''filmin akışı, karakterlerin hareketlerinden daha önemlidir''
bu aynı zamanda filmi canlı tutmanın bir yoludur. ama bir diğer nokta da karakterlerin belirli bir zamana kadar pasif olmaları. döngü yeniden dönüp etkisini sürdürmeye başlıyor bu canlılığı sağlayan ise Amerika'dan dönen François. François'in Amerika'ya gidişi bir nevi kaçıştır. neden? tekrarlardan. çünkü dönemler boyu(filmden izlediğimiz kadarıyla) ailenin uğradığı felaketler ve aynı şeylerin gerçekleşmesi onu korkutmaktadır.
filmdeki karakterlerimiz aile bağlarındaki çifte bağlılıktan dolayı(Charpin-Vasseur çifte soyadlı) çifte anlam ifade ederler. bunların yanında gerçekliği abartmadan ya da bayağılaştırmadan gerçekçi ve istihzalı bir yapıyla vermeye çalışır chabrol. yani bir çok şeyi çifte anlam üzerine kurmuştur.
son olarak bu filmde ve diğer filmlerinde olduğu gibi dikkat çekici bir yan görürüz. başrol genel anlamda kadınlarındır. ''les biches'' ya da ''innocents with dirty hands'' isimli filmlerde de başrolde kadın oyuncular bulunur. çünkü chabrol bir röportajında der ki:
''kadınlar güçlü kişiliklere sahiptirler ve itici olmadan güçlü olurlar''
filmin esas konusu, bir bildiri üzerinde yoğunlaşır. bu bildiri aslına bakılırsa tüm olayların da başlangıcını işaret etmektedir ve karakterlere de kişiliklerini bağışlayan budur. bu bildiri ile aile ve aile içersindeki bireyler geçmişleri ile yüzleşirler. line hala özellikle bundan en fazla acıyı çekecek olandır. çünkü seneler boyu suçluluk duygusu ile yaşamış ve bunu içersinde bir zehir gibi taşımıştır. zaman belki de ona en fazla acıyı çektiren bir fenomen olduğundan dolayı, artık ana sığınmış ve anın''bir sonsuzluk'' olduğunu kabullenmiştir. michele'nin üvey babasını öldürmesi ve line hala'nın bunu üzeirne alması filmin sonucunda onun için belki de en büyük fırsattır. filmin esas sorunsalı da bu zaman çevresinde dolaşmaktadır.(ölüyü merdivenlerden çıkarırken gülmeleri insanın kanını dondurmaktadır)
film taşplaktan çalan bir müzik ile başlar ve kameranın hafif salınımları ile devam eder. merdivenlerden yukarı çıkar kamera görüntüsü ve bir kapıdan içeri gireriz(tahmin ederiz ki bu ''line hala''(Suzanne Flon)'dır. filmin kült bir kişiliğidir ''line hala'') umutsuz bir şekilde oturmaktadır. daha sonra kamera salınımlı ilerlemelerine müzik eşliğinde devam eder.ve başından kan sızan bir adam görürüz ve ölmüştür bu adam. bu sahne filmin son sahnelerinde de yaşanacaktır. realitenin bir tekrarı olacaktır. chabrol'un son dönem filmlerinin tipik özelliklerinin barındırır. michele de aynı sorunları yaşıyacak ve üveybabasının tacizlerine karşı elindeki lamba ile onun başına vurup istemeden de olsa onu öldürecektir.(bir önceki line halanın sahnesinin hemen hemen aynısıdır)
filmde aile ilişkilerindeki karmaşa dikkat çekicidir. daha doğrusu anne ve baba kimlikleri ile oğul ana kimlikleri arasında bir belirsizlik vardır. françois de michele ile olan ilişkisi ise biraz da bu tip bir soruna odaklıdır. yani hem kız kardeşidir hem de değildir ki françois(Benoît Magimel) michele(Mélanie Doutey)'ye sevgisi hakkında şöyle demiştir
''seni hem seviyorum hem de nefret ediyorum''
sevgisi bir noktada geleneğin baskısından kaynaklandığı için bu zorunluluk françois'de nefret uyandırmıştır. kaçışı(aslında bakılırsa babasının bunda büyük payı vardır) biraz da bu soruna dayalıdır. ama bir diğer anlamda da sevmektedir onu. kesinliğin felaket getirdiği daha önce chabrol tarafından söylenmişti, chabrol seyirciyi de böyle bir karmaşanın içersine atıyor.
kamera hareketleri ise bu filmde oldukça dikkat çekici; karakterleri bazen yakalamak zordur bu çekimlerde çünkü sürekli gidip gelirler. daha doğrusu kamera her zaman onların üzeirne odaklanmaz, karakterler de buna bağlı olarak uzaklaşıp geri gelirler. kamera onları pek takmaz, chabrol'e göre
''filmin akışı, karakterlerin hareketlerinden daha önemlidir''
bu aynı zamanda filmi canlı tutmanın bir yoludur. ama bir diğer nokta da karakterlerin belirli bir zamana kadar pasif olmaları. döngü yeniden dönüp etkisini sürdürmeye başlıyor bu canlılığı sağlayan ise Amerika'dan dönen François. François'in Amerika'ya gidişi bir nevi kaçıştır. neden? tekrarlardan. çünkü dönemler boyu(filmden izlediğimiz kadarıyla) ailenin uğradığı felaketler ve aynı şeylerin gerçekleşmesi onu korkutmaktadır.
filmdeki karakterlerimiz aile bağlarındaki çifte bağlılıktan dolayı(Charpin-Vasseur çifte soyadlı) çifte anlam ifade ederler. bunların yanında gerçekliği abartmadan ya da bayağılaştırmadan gerçekçi ve istihzalı bir yapıyla vermeye çalışır chabrol. yani bir çok şeyi çifte anlam üzerine kurmuştur.
son olarak bu filmde ve diğer filmlerinde olduğu gibi dikkat çekici bir yan görürüz. başrol genel anlamda kadınlarındır. ''les biches'' ya da ''innocents with dirty hands'' isimli filmlerde de başrolde kadın oyuncular bulunur. çünkü chabrol bir röportajında der ki:
''kadınlar güçlü kişiliklere sahiptirler ve itici olmadan güçlü olurlar''
baudelaire'nin baudelaire olmasını, sanatçı olarak yücelirten, insan olarak dibe batmasına yol açan kadın olan jeanne duval'in için yazdığı şiirden ilham almıştır.
edit:uzun bir şiirdir. bölümleri de ayrı ayrı adlandırılmıştır. aynı anda söz konusu şiirleri içeren kitabın da adıdır.
edit:uzun bir şiirdir. bölümleri de ayrı ayrı adlandırılmıştır. aynı anda söz konusu şiirleri içeren kitabın da adıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar