bugün
- sözlükte bir şeylerin eksik olması8
- seri eksici ezik10
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması6
- koşun koşun havadis var7
- açık oy5
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı21
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- cin görmüş yazarlar9
- dinci mizahı3
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak3
- domates3
- akasya durağı3
- tarık akan3
- anın görüntüsü19
- doğu erkeklerinin oğlancı olması2
- hadsizlik2
- mummy 42
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı3
- engerek yılanı2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- sarapci koala75
- enayimiknatisii ile utah'dan alabama'ya gitmek3
- okan camdan bakıyor2
- tuncel kurtiz2
- kadının erkeği vezir yada rezil etmesi2
- gümrükten beyaz eşya diye sokulan mercedes2
- bostanlı da kahve içip kitap okumak2
- renault 9 broadway6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı10
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- sivaslı ünlüler4
- arif kocabıyık2
- amgot3
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- kürt faşisti5
- simko38
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- sırrı süreyya önder7
- gocu31
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- yeşilyurt3
- yılmaz güney11
- izlediğin bir filmi bir daha izlememe prensibi3
- mesajlaşırken sırıtan erkek3
- yengeç bacağı2
- türk seküler devrimi11
- s'i l v'e r m'i s t13
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- 2026 yazı2
bir carlos gardelsarkisi.
en bilinen tangolardan bir tanesidir..ilk olarak uruguay'da bir okul marşı olarak ortaya çıkmış daha sonra ayrılık acısı yaşayan arjantinli bir besteci* tarafından tekrar düzenlenerek içler acısı bir tango halini almıştır..müziği ve de sözleri itibariyle son derece hüzünlü olan parçanın türkiyede düğün marşı olarak kabul görmesi ise derin bir ironi yaratır**..ayrıca carlos gardelden dinlenmelidir kesinlikle..
astor piazzola yorumu da oldukça güzel olan enfes bir tango.
düğünlerde ki "evet damadı ve gelini sahnee davet ediyoruz" atraksiyonunda mutlaka çalan uruguay kökenli şarkı. türkiyede yasa gibidir bu şarkının ilk 30 sn lik kısmı 5 kez arka arkaya tekrarlanarak çalınmazsa olmaz. piyanist şantörlerimiz şarkının gerisini dışlamışlardır.
tüm zamanların en bilinen tangosudur. ismi bilinmez ama çalındığı an ben bunu biliyorum tepkisi verilir. gerardo matos rodriguez tarafından bestelenmiştir.
https://www.youtube.com/watch?v=Z-rjPYdLCPc
https://www.youtube.com/watch?v=Z-rjPYdLCPc
aydemir akbaş, bu şarkının bir türk tarafından yazıldığına öylesine emindir ki, gerçeği öğrenince edeceği küfürleri tahmin edemiyoruz.
yeni donem dugunlerde, gunluk konularda oldugu gibi hic eskiye donus olmuyor...bu ara patir patir evlenen hicbir arkadas, akraba dugununde la cumparsita duymadim, duyani da gormedim. kendi capimda bir arastirma yaptim elli dugunde sifir. *
simdinin dugunlerinde, ancak gocce di memoria, dance me to the end of love, my all ve benzeri hafif sarkilar.
soyle canli, heyecanli bi seyler yok malesef.*
simdinin dugunlerinde, ancak gocce di memoria, dance me to the end of love, my all ve benzeri hafif sarkilar.
soyle canli, heyecanli bi seyler yok malesef.*
ülkemizde düğün marşı*olarak bilinen fakat sözleri makber den bile hüzünlü olan parça. julio ıglesias pek bir güzel söylemiştir.
sonradan görme entellerin düğün marşıdır.
la cumparsita, uruguaylı besteci ve müzisyen gerardo matos rodríguez (1897-1948) tarafından bestelenmiş bir müzik eseridir. bütün zamanların en çok tanınan tango parçası haline gelmiştir.
ülkemizde düğün marşı olarak bilinen ''la cumparsita'' aslında mutlulukla hiç ilgisi olmayan, sevgilisi ve arkadaşları, hatta köpeği tarafından terkedilmiş bir adamın hikayesini anlatır.. işte hikayesi...
“la cumparsita, 1917 yılında, uruguay’ın başkenti montevideo’da, 17 yaşında bir mimarlik ögrencisi ve amatör piyanist olan gerardo matos rodriguez tarafından, uruguay karnavalında çalınmak amacıyla bir karnaval marşı olarak bestelemiştir. la cumparsita küçük bir sokak topluluğu ya da karnaval gösterisi anlamına gelir.
gerardo matos rodriguez’ in karnaval marşını, arkadaşı manuel barca, orkestra yönetmeni roberto firpo'ya gösterir. roberto firpo, parçaya kendine ait olan la gaucha manuela ve curda completa adlı iki küçük bölüm ekleyip bazı değişiklikler yapar ve bugün bilinen biçimine getirir ve ilk kez “la giralda” isimli kafede, roberto firpo orkestrası tarafından seslendirilir.
la cumparsita'nın ilk plağının 1916'da roberto firpo tarafından mı yoksa 1917'de alonso-minotto orkestrası tarafından mı çıkarılmış olduğu hala tartışmalıdır. uruguaylı besteci miguel villasboas, besteyi yapan rodriquez' in eserinin telif hakkını 1918'de 50 pesoya buenos aires'teki breyer adında bir müzik şirketine sattığını, eline geçen parayı da at yarışlarında kaybettiğini yazmıştır.
tango orta halli bir başarı gösterdikten sonra bir süre unutulmuştur. ancak, enrique maroni ve pascual contursi tarafindan “si supieras” (bilseydin) ismiyle esere söz yazıldıktan sonra parça yeniden tanınır.yedi yil sonra paris’e giden gerardo, tangosunun dünyaca meşhur hale geldiğini görünce, haklarını geri alabilmek için dava açmış ve ömrünün yirmi yılını bu işe harcamıştır.
tango türkiye'ye, cumhuriyet'in kabulünden sonra 78 devirli taş plaklar ile girdi. o dönemlerde istanbul’da taş plak ve gramofon pazarı oldukça hareketli idi. la cumparsita türkiye'de hızla tanınmaya başladı. bugün türkiye'deki birçok düğünde açılış parçası olarak çalınır.
la cumparsita’ nın, söz yazılmış versiyonunu, julio ıglesias’ ta seslendirmiş ve parça sanatçının 1996 yılında çıkardığı , “tango” albümünde yer almıştır.
si supieras,
que aun dentro de mi alma,
conservo aquel cariño
que tuve para ti...
(eger bilseydin,
ruhumun içinde hala
sana olan o sevgimi taşıdiğımı..)
quien sabe si supieras
que nunca te he olvidado,
volviendo a tu pasado
te acordaras de mi...
(kimbilir belki, eger bilseydin
seni asla unutmadigimi,
geçmişine dönüp baktığında beni hatırlardın)
los amigos ya no vienen
ni siquiera a visitarme,
nadie quiere consolarme
en mi afliccion...
(arkadaşlar artık gelmiyorlar,
ziyaret bile etmiyorlar, bu acımın ortasında
kimse teselli etmek istemiyor beni)
desde el dia que te fuiste
siento angustias en mi pecho,
deci, percanta, que has hecho
de mi pobre corazon?
(gittigin günden beri
göğsümde acılar duyuyorum,
söyle bana kadın, ne yaptın şu zavallı kalbime?)
sin embargo,
yo siempre te recuerdo
con el cariño santo
que tuve para ti.
y estas en todas partes
pedazo de mi vida,
y aquellos ojos que fueron mi alegria
los busco por todas partes
y no los puedo hallar.
(yine de seni hep
o sana duyduğum kutsal sevgiyle anacağım.
ve sen her yerdesin,
hayatımın parçası..
o neşem olan gözlerini her tarafta arıyorum
ve bulamıyorum)
al cotorro abandonado
ya ni el sol de la mañana
asoma por la ventana
como cuando estabas vos,
y aquel perrito compañero
que por tu ausencia no comia,
al verme solo el otro dia
tambien me dejo.
(terk edilmiş yatak odasına
artık pencereden sabah güneşi bile girmiyor
beraber olduğumuz zamanlardaki gibi.
ve şu arkadaşımız köpek bile,
ki senin yokluğunda yemek bile yemiyordu,
dün beni yalnız görünce, o da terk etti beni)
ülkemizde düğün marşı olarak bilinen ''la cumparsita'' aslında mutlulukla hiç ilgisi olmayan, sevgilisi ve arkadaşları, hatta köpeği tarafından terkedilmiş bir adamın hikayesini anlatır.. işte hikayesi...
“la cumparsita, 1917 yılında, uruguay’ın başkenti montevideo’da, 17 yaşında bir mimarlik ögrencisi ve amatör piyanist olan gerardo matos rodriguez tarafından, uruguay karnavalında çalınmak amacıyla bir karnaval marşı olarak bestelemiştir. la cumparsita küçük bir sokak topluluğu ya da karnaval gösterisi anlamına gelir.
gerardo matos rodriguez’ in karnaval marşını, arkadaşı manuel barca, orkestra yönetmeni roberto firpo'ya gösterir. roberto firpo, parçaya kendine ait olan la gaucha manuela ve curda completa adlı iki küçük bölüm ekleyip bazı değişiklikler yapar ve bugün bilinen biçimine getirir ve ilk kez “la giralda” isimli kafede, roberto firpo orkestrası tarafından seslendirilir.
la cumparsita'nın ilk plağının 1916'da roberto firpo tarafından mı yoksa 1917'de alonso-minotto orkestrası tarafından mı çıkarılmış olduğu hala tartışmalıdır. uruguaylı besteci miguel villasboas, besteyi yapan rodriquez' in eserinin telif hakkını 1918'de 50 pesoya buenos aires'teki breyer adında bir müzik şirketine sattığını, eline geçen parayı da at yarışlarında kaybettiğini yazmıştır.
tango orta halli bir başarı gösterdikten sonra bir süre unutulmuştur. ancak, enrique maroni ve pascual contursi tarafindan “si supieras” (bilseydin) ismiyle esere söz yazıldıktan sonra parça yeniden tanınır.yedi yil sonra paris’e giden gerardo, tangosunun dünyaca meşhur hale geldiğini görünce, haklarını geri alabilmek için dava açmış ve ömrünün yirmi yılını bu işe harcamıştır.
tango türkiye'ye, cumhuriyet'in kabulünden sonra 78 devirli taş plaklar ile girdi. o dönemlerde istanbul’da taş plak ve gramofon pazarı oldukça hareketli idi. la cumparsita türkiye'de hızla tanınmaya başladı. bugün türkiye'deki birçok düğünde açılış parçası olarak çalınır.
la cumparsita’ nın, söz yazılmış versiyonunu, julio ıglesias’ ta seslendirmiş ve parça sanatçının 1996 yılında çıkardığı , “tango” albümünde yer almıştır.
si supieras,
que aun dentro de mi alma,
conservo aquel cariño
que tuve para ti...
(eger bilseydin,
ruhumun içinde hala
sana olan o sevgimi taşıdiğımı..)
quien sabe si supieras
que nunca te he olvidado,
volviendo a tu pasado
te acordaras de mi...
(kimbilir belki, eger bilseydin
seni asla unutmadigimi,
geçmişine dönüp baktığında beni hatırlardın)
los amigos ya no vienen
ni siquiera a visitarme,
nadie quiere consolarme
en mi afliccion...
(arkadaşlar artık gelmiyorlar,
ziyaret bile etmiyorlar, bu acımın ortasında
kimse teselli etmek istemiyor beni)
desde el dia que te fuiste
siento angustias en mi pecho,
deci, percanta, que has hecho
de mi pobre corazon?
(gittigin günden beri
göğsümde acılar duyuyorum,
söyle bana kadın, ne yaptın şu zavallı kalbime?)
sin embargo,
yo siempre te recuerdo
con el cariño santo
que tuve para ti.
y estas en todas partes
pedazo de mi vida,
y aquellos ojos que fueron mi alegria
los busco por todas partes
y no los puedo hallar.
(yine de seni hep
o sana duyduğum kutsal sevgiyle anacağım.
ve sen her yerdesin,
hayatımın parçası..
o neşem olan gözlerini her tarafta arıyorum
ve bulamıyorum)
al cotorro abandonado
ya ni el sol de la mañana
asoma por la ventana
como cuando estabas vos,
y aquel perrito compañero
que por tu ausencia no comia,
al verme solo el otro dia
tambien me dejo.
(terk edilmiş yatak odasına
artık pencereden sabah güneşi bile girmiyor
beraber olduğumuz zamanlardaki gibi.
ve şu arkadaşımız köpek bile,
ki senin yokluğunda yemek bile yemiyordu,
dün beni yalnız görünce, o da terk etti beni)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar