bugün
- memduh bashgan10
- simko37
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- nihoşun ölümü16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi21
- rambo ariel ortega6
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- gheorghe hagi3
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması10
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık18
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- velvet17
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- emret komutanım tahir yüzbaşı3
- fakirlerin çocuklarına koyduğu sikimsonik isimler3
- ben gürcü yüm eşim arap karşıma türklükle gelmeyin2
- sahilde çok fazla şişman genç kadın olması3
- terliksi vedat2
- alex de souza2
- özgür özel'in tutuklanması9
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- emret komutanım3
- sturm graz2
- yeni parti5
- benim çocuğum yapmaz annesi5
- zorunlu eğitim6
- roberto carlos ile tüpçü fikret'in otopark kavgası2
- akp vs pkk6
- kolonoskopi4
- yerli ve milli muhalefet2
- cafu lucio carlos silva ronaldinho ronaldo rivaldo2
- uysaljakoben biraderin yok olması2
- erdal beşikçioğlu18
- midilli adası7
- bayan yazarların nick altı3
- ülseratif kolit2
- ciguli kral2
- arka kapının gıcırdaması5
- selahattin demirtaş2
- meal kuran değildir26
- hewal ebo19
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- sözlük yazarı dövmek6
- çin hindistan savaşı2
- lore peyniri4
- yazarların sgk borcu4
- dm açsana diyen erkek5
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- ukraynalı gökbilimcilerin ufo raporu2
Kopoylar özellikle tavşan avı için iyidir. Yerde iz sürerek avı bulur. Orta Avrupa ve Balkan menşelidir.
barış andırınlı'nın bu ilk romanı, buradan açıkça iddia ediyorum: facebook iletisi olacak bir cümle dahi içermemesi, çok basit cümlelerle sadece hikayeye odaklanması ve bunu yaparken bayağılık içermeyen bir basitliğe yücelmesi ile, önümüzdeki yılların türk edebiyatına şekil vermede bir dönüm noktası olacak. içinde ağdalı cümleler olmadığı için, çok tutulmayacak, ama fena etkileyecek.
kimi mi?
ortalama okuyucuyu değil, yazarları etkileyecek. ortalama okuyucu, zorlama e.ş. cümlelerine prim verip, basılmadan 100.000 sipariş verecek kadar aptaldır çünkü.
yıllar sonra, "zamanında frj yazmış laaan", diyeceksiniz.
kimi mi?
ortalama okuyucuyu değil, yazarları etkileyecek. ortalama okuyucu, zorlama e.ş. cümlelerine prim verip, basılmadan 100.000 sipariş verecek kadar aptaldır çünkü.
yıllar sonra, "zamanında frj yazmış laaan", diyeceksiniz.
Radikal'ın kitap ekinde tanıtımı yapılıp da aldığım kitaplardan biriydi. Doğrusu çok iyi bir tanıtım yazısıydı. Çok özendirmişti beni. Dün bitirdim kitabı. Önceki entry de de belirtildiği üzere neredeyse bir ilkokul çocuğunun bile kurabileceği cümlelerle kurulu. Ama o kadar gerçek ve o kadar samimi ki. Çünkü birbirimizle konuşurken Orhan pamuk'un 7 satırlık paragraf cümlelerini kullanmayız. Böyle basit cümleler kurarız. Önemli olan kelime israfı yapmadan derdini size en kısa cümlelerle anlatan kitaptır. Bir erkek romanı. Bir kadın okurken ne kadar zevk alır bilemem. Ama erkeklerin düşünce yapısı üzerinde bir kaynak olabilir. Çok entrikalı değil, herşeyin öyle basit sebepleri ve olmamışlıkları var ki gerçek hayatın ta kendisi...
Kitap, yaşadığı taşra kasabasından istanbul'a gelerek bir evin bakımı ve onun kiralanmasından sorumlu Osman'ın hikayesini anlatıyor. iş hanında bulunan dairesinin boya, tamirat gibi işlerini hallederken gün içinde de seslerini duydukça kapının gözetleme deliğinden hanın diğer sakinlerini rontlar. Sonra o sakinlerden biri ve aynı zamanda çocukluk arkadaşının sevgilisi olan Banu ile tanışırlar ve yakınlaşırlar. Çok fazla bir şey beklemeyin ama kırılgan insan öyküleri içeren sevimli, sıcacık bir kitap. Osman aslında o kadar tanıdık ki... Hepimiz olabiliriz. Yapmak isteyip de yapamadıklarımızın, neden yapamadıklarımızın bir sembolü. O olmamışlıklar da öylesi basit nedenlere dayalıdır ki, kitapta bunları okuyunca sizin de başınıza gelen bu tür olaylar geliyor. Okuyun bence, zaten su gibi akıyor kitap.
edebiyatımızın ileri gelenlerinin yere göğe sığdıramadığı, arkasında Selim ileri'nin övgüsünün olduğu bir kitap olduğunu da belirteyim. Üstelik Barış Andırınlı bir finans şirketinde çalışıyor. ileride daha iyi ve daha ünlü bir yazar olacak Barış Andırınlı'nın ilk kitabını okumuş olacaksınız.
Kitap, yaşadığı taşra kasabasından istanbul'a gelerek bir evin bakımı ve onun kiralanmasından sorumlu Osman'ın hikayesini anlatıyor. iş hanında bulunan dairesinin boya, tamirat gibi işlerini hallederken gün içinde de seslerini duydukça kapının gözetleme deliğinden hanın diğer sakinlerini rontlar. Sonra o sakinlerden biri ve aynı zamanda çocukluk arkadaşının sevgilisi olan Banu ile tanışırlar ve yakınlaşırlar. Çok fazla bir şey beklemeyin ama kırılgan insan öyküleri içeren sevimli, sıcacık bir kitap. Osman aslında o kadar tanıdık ki... Hepimiz olabiliriz. Yapmak isteyip de yapamadıklarımızın, neden yapamadıklarımızın bir sembolü. O olmamışlıklar da öylesi basit nedenlere dayalıdır ki, kitapta bunları okuyunca sizin de başınıza gelen bu tür olaylar geliyor. Okuyun bence, zaten su gibi akıyor kitap.
edebiyatımızın ileri gelenlerinin yere göğe sığdıramadığı, arkasında Selim ileri'nin övgüsünün olduğu bir kitap olduğunu da belirteyim. Üstelik Barış Andırınlı bir finans şirketinde çalışıyor. ileride daha iyi ve daha ünlü bir yazar olacak Barış Andırınlı'nın ilk kitabını okumuş olacaksınız.
yazar Barış Andırınlı'nın Kopoy ile ilgili ropörtajı http://soylesigunlugu.blogspot.com/ adresinden okunabilir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar