bugün
- kemalistler yunanistan'a defolsun7
- çerçeve yasa7
- trabzon büyükşehir belediyesi22
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- sinem dedetaş6
- velvet hanım ile kahve içmek8
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- en sevdiğiniz çiçek3
- şaka maka 40'a yaklaşmak2
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- yoran insanların ortak özellikleri5
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- 15 temmuz tiyatro mu7
- kısa boylu olmak6
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- vatan hainliğinden sıyrılmaya çalışmak2
- arkadaşlar çok acıktım3
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- ona bir şey söyle7
- hapisteki pkklıları affedilmesi2
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- arkadaşlar naber ya7
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- bursa2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sevgiliye hitap şekilleri6
- zarok tv2
- renault 9 broadway12
- batıl inançlar5
- bakın solcular2
- nickaltı perileri2
- kaç cm diye soran kuzen2
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- mason greenwood10
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- hanbelilik2
- futbol5
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- ezel2
- zara3
- öğretmenlerin nöbeti5
Konfüçyus, Konfüçyusçuluğun kurucusudur. 2 bin yıldan fazla bir süreç içinde Konfüçyusçuluk Çin'i, yalnızca siyaset, ekonomi ve kültür alanlarında değil, davranış ve düşünce tarzında da etkilemiştir. Bazı yabancı akademisyenler, Konfüçyus okulunun düşüncesine, Çin'deki din düşüncesi gözüyle bakmışlardır. Gerçekte ancak Çin'in eski çağlarında hüküm sürmüş kültür okullarından biri olan Konfüçyusçuluk, bir din değil, bir nevi felsefe ideolojisidir. Çin'in 2 binden fazla yıl sürmüş feodal toplumunda tek felsefe düşünce sayılan Konfüçyusçuluk, uzun zaman yasal konumunu korumuştur. Konfüçyusçuluk, Çin kültürüne derin etki bırakmanın yanı sıra, bazı Asya ülkelerini de etkilemiştir. Günümüzde Çinli ve Çin kökenli göçmenlerin dünya çapında yayılmaları nedeniyle Konfüçyusçuluğun etkileri artık Çin ve Asya dışına taşınmıştır.
M.Ö 551'de dünyaya gelmiş ve M.Ö 479'da ölmüş olan Konfüçyus, meşhur eski Yunan filozofu Aristo'dan yaklaşık 100 yıl önce yaşamıştır. Üç yaşında babasını kaybeden Konfüçyus, annesiyle beraber Çin'in doğusundaki Shandong eyaletine yerleşmiştir. Asıl adı Kongçiu'dur, Konfüçyus ise halk tarafından verilen saygılı bir unvandır.
Konfüçyus'un yaşadığı çağ, Çin tarihindeki ilkbahar ve Sonbahar dönemine rastladı. Bu dönemde birleşmiş devlet sistemi parçalanmış, sayısız küçük krallıklar kurulmuştur. Konfüçyus, işte bu krallık ülkelerinden Lu Krallığı'nda yaşamıştır. Lu Krallığı kültür açısından zamanının en gelişmiş ülkesiydi.
Çok okumuş olan Konfüçyus, hayatında hemen hemen hiçbir zaman önemli bir memuriyete girmemiştir. Çin'in eski zamanlarında eğitim görmek, yalnız aristokratların imtiyazıydı. imtiyazı kabul etmeyen Konfüçyus, açtığı okuluna çeşitli tabakalardan gelen öğrencileri kabul ederek ve onlardan ancak az bir bedel alarak eğitim veriyordu. Konfüçyus, öğrencilerine siyasi görüş ve ahlâki düşüncesini yayıyordu.
Konfüçyus'un 3 bin öğrencisi vardı. Bunlardan bazıları, sonra kendisi gibi büyük bilgin olmuş, Konfüçyusçuluğu devam ettirerek geliştirmiş ve yaymıştır. Konfüçyus'un doktrininin, Çin'in feodal döneminde hakim duruma gelebilmesinin nedeni nedir? Birkaç sözle hemen açıklanması kolay olmayan bu sorunun yanıtı, Konfüçyus'un hakim sınıfın çıkarlarının yanı sıra, o dönemdeki sosyal istikrarın korunmasına ve gelişmelerin hızlandırılmasına uygun sınıf ve siyasi ıslâh düşünceleridir. Ahlâki kurallarla düzen üzerinde vurgu yapan Konfüçyus, alttakilerin üsttekilere, oğulların babalarına itaat etmemelerine ciddi suç gözüyle bakmıştır. Onun kavramına göre, kral güzel bir şekilde devleti yönetmeli, siviller ise hükümdarlara bağlı kalmalıdır. Kendisinde oğul, baba, memur gibi değişik sıfatları taşıyabilen herkes, farklı durumlarda saygınlık ve sınıf sınırına uymalıdır. Ancak o takdirde devlet barış, halk ise istikrarlı yaşam içinde kalabilir.
Konfüçyus'un düşüncesi, başlangıçta ana ideolojik bir akım haline gelmemiştir. M.Ö 2. yüzyıla girildiğinde Çin, merkeziyetçi bir yönetime oturtulmuş güçlü ve birleşik bir ülke haline gelmiştir. Konfüçyus'un kuramının, feodal toplumun istikrarı için çok yararlı olduğunun farkına varan hükümdarlar, Konfüçyusçuluğa devletin yasal öğreti ideolojisi konumunu tanımıştır.
Konfüçyus'un düşüncesi ve konuşmaları ''Lunyu'' adlı ince bir kitapta derlenmiştir. Kitaba, Konfüçyus'un konuşmalarından alıntılar ve öğrencileriyle yaptığı diyaloglar alındı. Eski zamanlarda Batı'da 'incil', Çin'de ise bu kitap kutsal kitap olarak kabul ediliyordu. Sivillerin olsun, memur olup siyaset yapmak isteyenlerin olsun, bu kitaptaki düşünce kurallarını öğrenerek ona göre davranmaları gerekiyordu. Çin tarihinde 'Lunyu kitabının yarısıyla devlet yönetilir' şeklinde bir söz yaygındı.
Gerçekte Lunyu kitabı, sadece ahlâk öğütleriyle dolu bir kitap değil, tam tersine, zengin içerikli, canlı dilde anlatılan ve baştan sona kadar zekâ ve akıl parıltılarıyla parlayan bir kitaptır. Konfüçyus'un bu kitabında derlenen söz ve konuşmaları, kitap okuma, müzik, seyahat, dost edinme vb. her konuyu kapsıyor. Kitapta şöyle bir hikâye anlatılıyor: Zigong adlı bir öğrenci, Konfüçyus'a devlet yönetimine ilişkin bir soru soruyor. Ordu, gıda ve halk; bu üç şeyden birisinin atılması gerektiği zaman, hangisi atılacak? Konfüçyus, hiç tereddüt etmeden 'ordu atılacaktır' yanıtını vermiştir.
Konfüçyus öğretisi, çok zengin kapsamlıdır. Bunlardan birçoğu, günümüz için hâlâ son derece yüksek bir değer taşımaktadır. Konfüçyus'un, Lunyu kitabında söylediği birçok söz, bugün Çinlilerin sık sık kullandıkları atasözü ve deyim haline geldi. Örneğin, 'Üç kişiden birisi örneğim olur'. Yani, herkesin başarabildiği bir şey olur. Dolayısıyla insanlar, birbirinden öğrenerek, birbirlerini örnek almalıdırlar.
M.Ö 551'de dünyaya gelmiş ve M.Ö 479'da ölmüş olan Konfüçyus, meşhur eski Yunan filozofu Aristo'dan yaklaşık 100 yıl önce yaşamıştır. Üç yaşında babasını kaybeden Konfüçyus, annesiyle beraber Çin'in doğusundaki Shandong eyaletine yerleşmiştir. Asıl adı Kongçiu'dur, Konfüçyus ise halk tarafından verilen saygılı bir unvandır.
Konfüçyus'un yaşadığı çağ, Çin tarihindeki ilkbahar ve Sonbahar dönemine rastladı. Bu dönemde birleşmiş devlet sistemi parçalanmış, sayısız küçük krallıklar kurulmuştur. Konfüçyus, işte bu krallık ülkelerinden Lu Krallığı'nda yaşamıştır. Lu Krallığı kültür açısından zamanının en gelişmiş ülkesiydi.
Çok okumuş olan Konfüçyus, hayatında hemen hemen hiçbir zaman önemli bir memuriyete girmemiştir. Çin'in eski zamanlarında eğitim görmek, yalnız aristokratların imtiyazıydı. imtiyazı kabul etmeyen Konfüçyus, açtığı okuluna çeşitli tabakalardan gelen öğrencileri kabul ederek ve onlardan ancak az bir bedel alarak eğitim veriyordu. Konfüçyus, öğrencilerine siyasi görüş ve ahlâki düşüncesini yayıyordu.
Konfüçyus'un 3 bin öğrencisi vardı. Bunlardan bazıları, sonra kendisi gibi büyük bilgin olmuş, Konfüçyusçuluğu devam ettirerek geliştirmiş ve yaymıştır. Konfüçyus'un doktrininin, Çin'in feodal döneminde hakim duruma gelebilmesinin nedeni nedir? Birkaç sözle hemen açıklanması kolay olmayan bu sorunun yanıtı, Konfüçyus'un hakim sınıfın çıkarlarının yanı sıra, o dönemdeki sosyal istikrarın korunmasına ve gelişmelerin hızlandırılmasına uygun sınıf ve siyasi ıslâh düşünceleridir. Ahlâki kurallarla düzen üzerinde vurgu yapan Konfüçyus, alttakilerin üsttekilere, oğulların babalarına itaat etmemelerine ciddi suç gözüyle bakmıştır. Onun kavramına göre, kral güzel bir şekilde devleti yönetmeli, siviller ise hükümdarlara bağlı kalmalıdır. Kendisinde oğul, baba, memur gibi değişik sıfatları taşıyabilen herkes, farklı durumlarda saygınlık ve sınıf sınırına uymalıdır. Ancak o takdirde devlet barış, halk ise istikrarlı yaşam içinde kalabilir.
Konfüçyus'un düşüncesi, başlangıçta ana ideolojik bir akım haline gelmemiştir. M.Ö 2. yüzyıla girildiğinde Çin, merkeziyetçi bir yönetime oturtulmuş güçlü ve birleşik bir ülke haline gelmiştir. Konfüçyus'un kuramının, feodal toplumun istikrarı için çok yararlı olduğunun farkına varan hükümdarlar, Konfüçyusçuluğa devletin yasal öğreti ideolojisi konumunu tanımıştır.
Konfüçyus'un düşüncesi ve konuşmaları ''Lunyu'' adlı ince bir kitapta derlenmiştir. Kitaba, Konfüçyus'un konuşmalarından alıntılar ve öğrencileriyle yaptığı diyaloglar alındı. Eski zamanlarda Batı'da 'incil', Çin'de ise bu kitap kutsal kitap olarak kabul ediliyordu. Sivillerin olsun, memur olup siyaset yapmak isteyenlerin olsun, bu kitaptaki düşünce kurallarını öğrenerek ona göre davranmaları gerekiyordu. Çin tarihinde 'Lunyu kitabının yarısıyla devlet yönetilir' şeklinde bir söz yaygındı.
Gerçekte Lunyu kitabı, sadece ahlâk öğütleriyle dolu bir kitap değil, tam tersine, zengin içerikli, canlı dilde anlatılan ve baştan sona kadar zekâ ve akıl parıltılarıyla parlayan bir kitaptır. Konfüçyus'un bu kitabında derlenen söz ve konuşmaları, kitap okuma, müzik, seyahat, dost edinme vb. her konuyu kapsıyor. Kitapta şöyle bir hikâye anlatılıyor: Zigong adlı bir öğrenci, Konfüçyus'a devlet yönetimine ilişkin bir soru soruyor. Ordu, gıda ve halk; bu üç şeyden birisinin atılması gerektiği zaman, hangisi atılacak? Konfüçyus, hiç tereddüt etmeden 'ordu atılacaktır' yanıtını vermiştir.
Konfüçyus öğretisi, çok zengin kapsamlıdır. Bunlardan birçoğu, günümüz için hâlâ son derece yüksek bir değer taşımaktadır. Konfüçyus'un, Lunyu kitabında söylediği birçok söz, bugün Çinlilerin sık sık kullandıkları atasözü ve deyim haline geldi. Örneğin, 'Üç kişiden birisi örneğim olur'. Yani, herkesin başarabildiği bir şey olur. Dolayısıyla insanlar, birbirinden öğrenerek, birbirlerini örnek almalıdırlar.
son zamanlarda batının nlp kültürüne çok fazla katkı yapan felsefe sistemi.
Gündemdeki Haberler