bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- insanlık nasıl geliştirilebilir11
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- fatma betül sayan kaya11
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- muslettin amca23
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- kötüye bir şey olmaz4
- alexander nübel7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- yeraltı varlıkları7
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- uyudunuz mu3
- sigara içmek8
- aşk bir yemek olsaydı8
- gülşen in memeleri14
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- kendimi intihar edeceğim4
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- sözlüğe ne oldu5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- mehmet şimşek5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- hamas denince akla gelenler11
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- nervio43
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- arabayı satıp akülü araba almak3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- ucanpembekoala5
- vincenzo italiano3
- caligula'nın korkusu5
- beşiktaş4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- üniversite yıllarını özlemek4
- gülden karaböcek3
gün geçmiyor ki türkiye'de bir olay olmasın, birileri medyanın ve dolayısyla halkın gündemine düşüp de bomba etkisi yaratacak bir hal yahut davranışta bulunmasın..
popüler ve aktüel gündemi takip eden herkes az çok zannediyorum ki neden bahsedileceğini sezmiş olsa gerek..
even bu günün de en konusu olacak ve günlerdir bir çok kişi gibi benim de canımı sıkan ve yeter dememe sebep olan konu sazıl say'ın ağzından futursuzca ve ne idiğü belirsizce çıkan beyanatıdır..
aslında mesele bilinçli her türk vatandaşı için tamamiyle elim ve talihsizlik unsurudur ve daha kötüsü de '' özrü kaba etinden büyük olmak '' deyimini de aratmayacak şekilde bir yanıt bulmuştur şahsın yanıtında..
koyu günleridir ülkenin gündeminden düşmemekte ve herkesin bu konuda abuk sabuk açıklamalarda bulunması, her olayda olduğu gibi bilgisi olmayanın fikri olması konuyu halk için daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir duruma da sokmuştur..
fakat her şeye rağmen mesele müsebbibi tarafın gerekli ciddiyetle değerdirilmemiş ve yanı sıra laubali ve umursamaz bir anlayışla saçma beyanatları cevap niteliğinde medyada yerini güncellenerek korumuştur..
bizim bir türk vatandaşı olarak en çok üzüldüğümüz ve merak ettiğimiz mesel şudur;
sen kendini bu ülkenin vatandaşı ve ülkesini, vatanını seven, vatanperver, milliyetçi, demokratik, aydın, sanatçı... vs. hangi kimliğe ya da görüşe dayanarak ve hangi iyi niyet unsuru gördüğün şeyleri düşünerek bu ülkenin şeref ve haysiyetini hiçe sayarak, bu ülkenin adli ve siyasi kurumları dururken, gidip almanya'nın bilmem ne adındaki gazetelerine ve kurumlarına dert yanarsın?..
hadi bunları görmedik!... diyelim... ya sonra;
diyelim ki sen şahsın ve sanatçı kimliğin adına bir haksızlığa uğradıysan ya da vatandaşı olduğunu iddia ettiğin ülke'de bir şeylerin yanlış ve uygunsuz gittiğini görüyorsan ve yine sen kendini bir san'atçı ve agah olarak tanımlıyorsan ve ülke'ni sözde sevdiğini ve maddi-manevi değerlerini paylaştığını, mutluluğunu ve sevincini yaşadığını iddia ediyorsan ve samimi ise;
senin görevin ülke'sini ve bayrağını seven bir insan olarak çekip gitmek mi, yoksa kalıp sevdiğin ve mukaddes bulduğun vatan ve vatandaşları için mücadele etmek mi?.. ve terk etmek ve bunun reklamını yapmak ne kadar onurlu bir davranıştır?..
madem ki bu kadar vatan aşkı ile yaşayan ve ülke sorunlarını samimiyetle şiar edinmiş bir insansın o zaman nedir bu hal?.. sen ülke'ni yılın 330 gününü avrupa ülkelerinde sözde sanat yapıyorum diyerek ülke'nin iç işlerini reklam malzemesi yaparak ve ülke'ni hakir görmek ve bu değersiz reklamın siyasetini yapmakla mı mükellefsin ve görevin bu mu?..
biliriz ki baba'sı eski de olsa kimliği olan bir solcu olan adamın oğlu, neden ve nasıl bu hale bürünmüş ve n yapmak gayesindedir?..
utanılması gerken bu hal karşısındaki durumda çankaya'ya davet edilmediği gibi şeyler de zırvalamaktan da geri kalmamış lakin en kesirme makamdan yalanlaması gelmiş ve sükut etmeyi tercih etmiştir..
yoksa çıkış bulamayınca sığındığı yüzde 30 olma sendromu kendisini kurtarmaya yetecek midir?...
velhasıl sözün kısası şu ki; hakkında duyduklarımdan sonra zihnimde kendisi için ilk yanıt adanada'ki provoke edilmiş o çifçiye söylenen söz; anani al git buradan sözü önce pravakatörün arkasında kilere ve yeni versiyonuyla tüm hak edenlere gelsin;
(bkz: kızını da al git burdan)
popüler ve aktüel gündemi takip eden herkes az çok zannediyorum ki neden bahsedileceğini sezmiş olsa gerek..
even bu günün de en konusu olacak ve günlerdir bir çok kişi gibi benim de canımı sıkan ve yeter dememe sebep olan konu sazıl say'ın ağzından futursuzca ve ne idiğü belirsizce çıkan beyanatıdır..
aslında mesele bilinçli her türk vatandaşı için tamamiyle elim ve talihsizlik unsurudur ve daha kötüsü de '' özrü kaba etinden büyük olmak '' deyimini de aratmayacak şekilde bir yanıt bulmuştur şahsın yanıtında..
koyu günleridir ülkenin gündeminden düşmemekte ve herkesin bu konuda abuk sabuk açıklamalarda bulunması, her olayda olduğu gibi bilgisi olmayanın fikri olması konuyu halk için daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir duruma da sokmuştur..
fakat her şeye rağmen mesele müsebbibi tarafın gerekli ciddiyetle değerdirilmemiş ve yanı sıra laubali ve umursamaz bir anlayışla saçma beyanatları cevap niteliğinde medyada yerini güncellenerek korumuştur..
bizim bir türk vatandaşı olarak en çok üzüldüğümüz ve merak ettiğimiz mesel şudur;
sen kendini bu ülkenin vatandaşı ve ülkesini, vatanını seven, vatanperver, milliyetçi, demokratik, aydın, sanatçı... vs. hangi kimliğe ya da görüşe dayanarak ve hangi iyi niyet unsuru gördüğün şeyleri düşünerek bu ülkenin şeref ve haysiyetini hiçe sayarak, bu ülkenin adli ve siyasi kurumları dururken, gidip almanya'nın bilmem ne adındaki gazetelerine ve kurumlarına dert yanarsın?..
hadi bunları görmedik!... diyelim... ya sonra;
diyelim ki sen şahsın ve sanatçı kimliğin adına bir haksızlığa uğradıysan ya da vatandaşı olduğunu iddia ettiğin ülke'de bir şeylerin yanlış ve uygunsuz gittiğini görüyorsan ve yine sen kendini bir san'atçı ve agah olarak tanımlıyorsan ve ülke'ni sözde sevdiğini ve maddi-manevi değerlerini paylaştığını, mutluluğunu ve sevincini yaşadığını iddia ediyorsan ve samimi ise;
senin görevin ülke'sini ve bayrağını seven bir insan olarak çekip gitmek mi, yoksa kalıp sevdiğin ve mukaddes bulduğun vatan ve vatandaşları için mücadele etmek mi?.. ve terk etmek ve bunun reklamını yapmak ne kadar onurlu bir davranıştır?..
madem ki bu kadar vatan aşkı ile yaşayan ve ülke sorunlarını samimiyetle şiar edinmiş bir insansın o zaman nedir bu hal?.. sen ülke'ni yılın 330 gününü avrupa ülkelerinde sözde sanat yapıyorum diyerek ülke'nin iç işlerini reklam malzemesi yaparak ve ülke'ni hakir görmek ve bu değersiz reklamın siyasetini yapmakla mı mükellefsin ve görevin bu mu?..
biliriz ki baba'sı eski de olsa kimliği olan bir solcu olan adamın oğlu, neden ve nasıl bu hale bürünmüş ve n yapmak gayesindedir?..
utanılması gerken bu hal karşısındaki durumda çankaya'ya davet edilmediği gibi şeyler de zırvalamaktan da geri kalmamış lakin en kesirme makamdan yalanlaması gelmiş ve sükut etmeyi tercih etmiştir..
yoksa çıkış bulamayınca sığındığı yüzde 30 olma sendromu kendisini kurtarmaya yetecek midir?...
velhasıl sözün kısası şu ki; hakkında duyduklarımdan sonra zihnimde kendisi için ilk yanıt adanada'ki provoke edilmiş o çifçiye söylenen söz; anani al git buradan sözü önce pravakatörün arkasında kilere ve yeni versiyonuyla tüm hak edenlere gelsin;
(bkz: kızını da al git burdan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar