bugün
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- sinek as'ın sözlüğe vedası18
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- salçalı makarna9
- çin7
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek11
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- endonezyaya damat gitmek2
- devletin galatasaray a stad yapması5
- artık haberler almanya da 16 30 da başlıyor2
- elektronların içindeki gezegenler2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek3
- filistin4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- taylanda damat gitmek2
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- türk kahvesi2
- hindistana gelin gitmek2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq5
- ismail kartal vs okan buruk4
- balık yanına en yakışan çorba9
- yuzırların yumrukları3
- kol saati12
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- anın görüntüsü20
- uludede ile kafayı çekmek3
- karısını aldatmayan tırcı2
- kramp3
- arap kahvesi3
- kainat neyin içerisinde büyüyor3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek3
- 25 ekim 2026 konyaspor gençlerbirliği maçı2
- arkadaşlar öldünüz mü10
- mekan sınırsız mıdır2
- istanbul havalimanı2
- ulus3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- nemlendirici krem20
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan5
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz5
- şaka maka bir ayda kilo vermek3
- ürdün2
- süleyman soylu3
- berlin2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- askerde özlenen şeyler11
okuyana ve anlayabilene herşey bir kitaptır.
hepsi birer hikayedir boy boy kitapların. aynı hayatta yaşayanlarının bile farklı cümlelerde nefes aldığı beyaz sayfalardır bunlar. bildiklerini, hissettiklerini saklayarak paslanır, yaşlanırken birinin dokunuşuyla bayram eder her bir yaprakları. bildiklerini aktarmanın zevkiyle irkilir eskimiş ciltleri. hepsinin ağzında aynı şiir vardır kulak verenlerin fısıltılarını duyabileceği:
ne çektiysem bir bana her gün sert hamlelerle dokunanlardan
bir de raflarda tozlar içinde yaşlanırken yüzüme bile bakmayanlardan.
ne arkadaşlarımı gördüm okunup ellerde dolaştıktan sonra ateşlerde yakılan,
ne akrabalarım gitti üzerlerine dokunan sivri kalem uçlarıyla, kanamalardan.
ben bir korkarım yırtılmaktan, haşlanmaktan,
bir de korkarım çocukların ellerinde sayfalara ayrılacak yem olmaktan.
soyum gelir ağaç soyundan da, ben fotosentez yapamam;
tüm suçum bu mudur acaba bu kadar kötü hikayelere baş kahraman olmam?
biri çıksa yine alsa beni kucağına, tüketse içimdekileri paylaşımlarıyla;
ama benimle uyuyup ezip yırtmasa tenimi, kolumu, kanadımı acımasızca.
neden kimse yıkamıyor beni kuru bezlerin yumuşaklığında?
ya da neden kimse altın, gümüş madalyalar kadar değer vermiyor bana?
alınan her ödül benim sayemde sanırdım ben de bilmezce,
halbuki ne bir genç ne bir yetişkin gördüm, adımı anan ulaştığı yüksek mertebelerde. *
ne çektiysem bir bana her gün sert hamlelerle dokunanlardan
bir de raflarda tozlar içinde yaşlanırken yüzüme bile bakmayanlardan.
ne arkadaşlarımı gördüm okunup ellerde dolaştıktan sonra ateşlerde yakılan,
ne akrabalarım gitti üzerlerine dokunan sivri kalem uçlarıyla, kanamalardan.
ben bir korkarım yırtılmaktan, haşlanmaktan,
bir de korkarım çocukların ellerinde sayfalara ayrılacak yem olmaktan.
soyum gelir ağaç soyundan da, ben fotosentez yapamam;
tüm suçum bu mudur acaba bu kadar kötü hikayelere baş kahraman olmam?
biri çıksa yine alsa beni kucağına, tüketse içimdekileri paylaşımlarıyla;
ama benimle uyuyup ezip yırtmasa tenimi, kolumu, kanadımı acımasızca.
neden kimse yıkamıyor beni kuru bezlerin yumuşaklığında?
ya da neden kimse altın, gümüş madalyalar kadar değer vermiyor bana?
alınan her ödül benim sayemde sanırdım ben de bilmezce,
halbuki ne bir genç ne bir yetişkin gördüm, adımı anan ulaştığı yüksek mertebelerde. *
insanının hayatının akışını değiştirebilecek değerdir.
kitap öyle bişeydir ki sizi öyle etkileyebilir ki, hayatınız değişebilir. bu iyi yönde bir değişim olabilceği gibi, kötü de olabilir. yani sakata da gelebilirsiniz. zira bir kitabı aldığınızda, ondan etkilenmeyi göze almışınız demektir.
o halde kitap okurken iyi tercih yapılmalı ve bu hayat arkadaşının seçimine özen gösterilmelidir.
kitap öyle bişeydir ki sizi öyle etkileyebilir ki, hayatınız değişebilir. bu iyi yönde bir değişim olabilceği gibi, kötü de olabilir. yani sakata da gelebilirsiniz. zira bir kitabı aldığınızda, ondan etkilenmeyi göze almışınız demektir.
o halde kitap okurken iyi tercih yapılmalı ve bu hayat arkadaşının seçimine özen gösterilmelidir.
öyle bir an gelir ki o kitap için 4 saat oturulan yerden hiç kıpırdanılmaz.500 sayfalık kağıtlar düzinesini 1.5 günde hatim edersiniz... ama öyle bir an gelir ki 2 sayfa okunulan kitabın kapağını kapatıp ertesi gün yeniden açtığınızda kimin hangi karakter neyin ne olduğunu hatırlamazsınız. bazı kitap istatistikleri aslında övünülmemesi gereken durumlarda kendinizi ayrıcalıklı hissetmenize sebebiyet verir KiTAP HERŞEYDiR
Ne kadar çok iyi kitapla tanışırsan, birlikte olmaktan zevk aldığın kişilerin sayısı o kadar azalacaktır.
Ludwig Andreas Feuerbach
Ludwig Andreas Feuerbach
dijital devrim sonrasında artık sadece kokusuna hasret kalacağımız antika.
insanin icindeki gizli gucu beyine ulastirmaya yarayan kutsal arac.
"insanın kanına giren bir virüs,
istediğiniz kadar bilgisayar, televizyon gibi araçlarla kısa yoldan bilgiye ulaşın, kitap denilen selüloz yığınının tadını alamazsınız" *
istediğiniz kadar bilgisayar, televizyon gibi araçlarla kısa yoldan bilgiye ulaşın, kitap denilen selüloz yığınının tadını alamazsınız" *
insanın beyin kimyasini degistiren, kendisiyle gecirilen zamanın abartılmaması gerektigini düsündügüm,insanlari antisosyal birer birey haline getirme kapasitesine sahip, kimine göre vakit öldürgec,kimine göre kutsal bilgi kaynagi, kimine göre dost...
tutkudur. bu tutku damarlarınıza girdiğinde emek ister, okumaktan bahsetmiyorum o işin en zahmetsiz tarafı, yeni çıkan kitapları takip et, sahafları dolaş yeni baskısı olmayan eski kitapları incele, tozlarını yut, kokularını tüm bedenine çek, o kitabı senden önce kimler nerede hangi ruh haliyle okumuş düşün, kitapçı da unuttuğun zaman kavramını için randevularına geç kal, bekleyen dostların seni anlayamadıkları için seni bırakıp gitsinler ve satın aldığın uykusuz gecelerinin arkadaşı ile eve döndüğünde okuyup binlerce kitabının içine koyacağın yeni dostuna odasını göster..
"kitap seyahatten başka birşey olmayan yaşamda en iyi silahtir" (montaigne)
ülkemizde sık kullanılmayan şey.
ayrıca,
bir yılda
japonyada 1 kişi 25 kitap, türkiye'de 6 kişi bir kitap okuyorsa
kaç yılda
aradaki fark kapanmaz???
1 bölü 6 eşittir 0,16
25 bölü 0,16 eşittir 156 yıl.
ayrıca,
bir yılda
japonyada 1 kişi 25 kitap, türkiye'de 6 kişi bir kitap okuyorsa
kaç yılda
aradaki fark kapanmaz???
1 bölü 6 eşittir 0,16
25 bölü 0,16 eşittir 156 yıl.
tek amacı içindeki bilgileri vermek olan ve bunun karşılığında hiçbir şey beklemeyen, ilettiği fikri/fikirleri dikte etsede/etmesede yine tamamen o fikri alıp almayacağımızın bizim elimizde olduğu, bilgi kaynakları.
en iyi dosttur. onunla birlikteyken bu dünyada değilsindir. o seni kendi dünyasına çekmiştir. bütün dertlerini, üzüntülerini unutursun. herşey bu dünyada kalmıştır. orası başka bir yerdir. oraya seni kitap götürür. farklıdır orası. bazen bir polisle takılırsın, bazen savaşa katılırsın, bazen de aşık olursun. işte öyle bir yerdir.bütün bunları bize kitap sağlar. işte bu yüzden en iyi dosttur.
dünyada bizi dinleyen tek dosttumuz.
zamansizliktan*, teknolojinin nimetlerinden ve *dejenerasyondan dolayi elimizden du$en butunluklerdir.
okumanin zevkini cikarttigimiz zamanlari cabuk unutmu$uz gibi geliyor ki, artik okumak ve yazmak duygusal ve nesnel olmaktan cikip tamamiyle sanal ve ruhsuz bir eylem haline geldi. internetin hayatimiza giri$iyle kaliteli yazarlari ve kitaplari okumak "demode" bir nitelige burundu, ya da bu niteligi biz zorla ona verdik. internette unlu olmak adina insanlar kalemleri ve sayfalari unuttu..
arti, bir kitaba uyarlanmi$ bir sinema filmi ortaliklarda gezindiyse, kitabi okumak yerine sadece o filmi izleyen insanlar oldu.
kitap okumak artik eski anlamini ta$imiyormu$ gibi geliyor bana. belki de kendi fikrim uzerinden gidiyorumdur ancak en azindan yapabildigim gozlem bu.
gozlemlerimi bazi yazarlar gibi "olagan ustu tespitler" yaparak desteklemek isterdim* ancak bu kendimle celi$meme yol acacagindan ustu kapali belirtiyorum sadece..
son olarak $unu da eklemek isterim, kitap okumak algi tembelligini onler.
okumanin zevkini cikarttigimiz zamanlari cabuk unutmu$uz gibi geliyor ki, artik okumak ve yazmak duygusal ve nesnel olmaktan cikip tamamiyle sanal ve ruhsuz bir eylem haline geldi. internetin hayatimiza giri$iyle kaliteli yazarlari ve kitaplari okumak "demode" bir nitelige burundu, ya da bu niteligi biz zorla ona verdik. internette unlu olmak adina insanlar kalemleri ve sayfalari unuttu..
arti, bir kitaba uyarlanmi$ bir sinema filmi ortaliklarda gezindiyse, kitabi okumak yerine sadece o filmi izleyen insanlar oldu.
kitap okumak artik eski anlamini ta$imiyormu$ gibi geliyor bana. belki de kendi fikrim uzerinden gidiyorumdur ancak en azindan yapabildigim gozlem bu.
gozlemlerimi bazi yazarlar gibi "olagan ustu tespitler" yaparak desteklemek isterdim* ancak bu kendimle celi$meme yol acacagindan ustu kapali belirtiyorum sadece..
son olarak $unu da eklemek isterim, kitap okumak algi tembelligini onler.
Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız.
cemil meriç
cemil meriç
Okumanın zor olmadığı önemli olanın doğru seçim yapmak olduğu su götürmez bir gerçek ama farkında olan az.işte bu yuzden okunmuyor bu meret.
şöyle bir kıyaslamanın, yurdumdaki halini anlatabileceği nesne;
(bkz: kitap) (22)
(bkz: ajdar anık) (257)
(bkz: kitap) (22)
(bkz: ajdar anık) (257)
w. benjamin demişti: fahişelere benzerlermiş; [birisinin fileli çorapları diğerinin dipnotları vardır. ikisi de arkasını dönerek kendini pazarlar-kitabın fiyatı hep arkasında yazar-]
gecmisten gelip hala var olan, gelecekte de hayatimizdaki yerini koruyacagini dusundugum, yazilar butunu
yaz günü pencerenin kenarında oturmuş kitap okuyorum. dışarısı cıvıl cıvıl. babam "oğlum manyakmısın çık dışarı sokak çocuk dolu" demişti. bende " baba benim manyaklığım birşey değil ne manyaklar var, bir-iki günde okunacak kitabı beş yılda yazıyor demiştim." babam beni anlamamış ve büyükler ile nasıl konuşulacağı hakkında bayağı birşeyler söylemişti.
türkiye' de, herhangi bir insanın markete götürerek sahibine verip karşılığında sigara alacağı obje. avrupa birliği bizi istemiyor diyoruz, itibar görmüyoruz diyoruz, bir yandan da bize çok şey kazandıracak bilgi ve kültür yuvalarına sırtımızı dönüyoruz. gel de çık işin içinden!
bütün kitaplar o tek kitabın daha iyi anlaşılması için okunur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar