bugün
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- alttaki yazara bir şey söyle16
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- ibrahim erkal saçı3
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- g i l d e d l i l y6
- nefret edilen hitap şekilleri12
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak8
- maltepe'deki bina faciasında tutuklamalar3
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- cuma akşamı etkinlikleri8
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- nejat uygur3
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- gece gelen cop arabasi2
- sözlük çeteleri11
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı7
- parcalandim toparlanamiyorum318
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- hilafetin türklere faydası18
- dünya nın en güzel kadını4
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- moda faciası olan şeyler7
- siyah giyen erkeğin asıl amacı3
- atalar arap harflerini ne zaman aldı5
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- karton toplayan meric8
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- bana onu sormayin23
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- hangi yazarla çift olursunuz28
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- kibarhergele14
- ağrı bandı4
- insan olmaya ceyrek kala6
- arka kapı gıcırtısı2
- ucan tekme atan hipopotam45
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
"
Kerim Erim (d. 1 Şubat 1894, istanbul - ö. 28 Aralık 1952), Türk matematikçi.
ilk doktoralı Türk matematikçidir. Doktora derecesini 1919'da Almanya’nın Erlangen kentindeki Frederich-Alexanders Üniversitesi’nden aldı. Türkiye'de yüksek matematik öğretiminin yaygınlaşmasında ve çağdaş matematiğin yerleşmesinde etkin rol oynadı; mekaniğin matematik esaslara dayandırılmasına öncülük etti. Türkiye'de bir matematik doktorası yöneten ilk bilim adamı oldu.
Yaşamı:
1894 yılında istanbul’da dünyaya geldi. Asıl adı Abdülkerim'dir. Babası, Buharalı Molla Ahmed Zade Mirliva Arif Paşa; annesi, Kazan Şeyhül Müderrisi Kerim Hazretzade Ferik Abdürrahman Paşa’nın kızı Naciye Hanım'dır.[2][2]
ilköğrenimini Halep’te tamamladıktan sonra[2] kısmen evde, kısmen Hendese-i Mülkiye’nin ilk sınıflarında ders görerek ortaöğrenimini tamamladı; yükseköğrenimine istanbul’daki Yüksek Mühendis Mektebi’nde devam etti.
Yüksek Mühendis Mektebi’ni 1914 yılında tamamladıktan sonra matematiğe duyduğu büyük ilgi nedeniyle Berlin Üniversitesi’nde daha ileri matematik öğrenimi görmek üzere Almanya’ya gitti. 1919’da Frederich-Alexanders Üniversitesi’nde cebir konusunda doktora derecesini alarak istanbul’a döndü[3]. Mezunu olduğu Yüksek Mühendis Mektebi’nde matematik, analitik geometri, mekanik, kozmoğrafya dersleri verdi. 1929’da doçentliğe yükseldi.
Meslek hayatı:
Kerim Bey, 1933’teki Üniversite reformunu hazırlayan kurulda yer aldı. Yüksek Mühendis Mektebi'nde ders vermeye devam ederken yeni kurulan istanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde analiz profesörü ve dekan olarak görev yaptı. Ancak kısa bir süre sonra dekanlıktan ayrıldı. Uzun zaman her iki kurumda dersler vererek eğitim faaliyetlerini sürdürdü.Fakülteden ayrılan Richard von Mises’in yerine 1940 yılında istanbul Üniversitesi Matematik Enstitüsü başkanlığına getirildi ve 1952’deki ölümüne kadar başkanlığı sürdürdü.
1946 yılında TBMM'de kabul edilen bir kanunla bir öğretim üyesinin aynı anda iki üniversitede çalışması sona erdirilmiştir. Kerim Erim bu kanuna uymak için iTÜ'deki görevinden ayrılmış, istanbul Üniversitesi'ndeki görevine ise devam etmiştir; 1948’de yeniden dekan seçildi ve 2 yıl boyunca Fen Fakültesi dekanlığı yaptı.
Hayatı boyunca Türkiye'de yüksek matematik öğretiminin yaygınlaşmasında ve çağdaş matematiğin yerleşmesinde etkin rol oynadı. Mekaniğin matematik esaslara dayandırılmasına da öncülük etti. Matematik ve fizik bilimlerinin felsefe ile olan ilişkileri üzerinde de çalışmalarda bulundu; Almanca ve Türkçe eserler yayınladı. Türkiye'de bir matematik doktorası yöneten ilk bilim adamı oldu. Diferansiyel geometri, fonksiyonlar teorisi, elastisite ve plastisite konularında birçok öğrenci yetiştirdi[4]. Öğrencileri arasında mekanik alanında önde gelen bilim insanlarından Mustafa inan da vardır.
Mekanik Kongresi ve Ölümü:
Kerim Erim, dünyada mekanikle ilgili bilim adamlarını bir araya getirmek üzere dört sene bir düzenlenen Uluslararası Sırfi ve Tatbiki Mekanik Kongresi’nin sekizincisinin 1952’de istanbul’da gerçekleşmesi için büyük emek verdi. Ne var ki bu çalışma sırasında tutulduğu hastalık nedeniyle kongrenin açılışına katılamadı; ancak son celsede kapanış nutkunu okuyabildi[5]. Nekahat için Avrupa’ya gidip döndükten sonra 29 Aralık 1952’de hayatını kaybetti.
Mezarı Edirnekapı Şehitliği’ndedir.
Fatma Zehra Hanım ile evliliğinden Arif ve Gülen adında iki çocuk sahibi olan Kerim Erim, devlet sanatçısı piyanist Gülsin Onay’ın dedesidir.
Kitapları:
Nazari Hesap (1931)
Mihanik (1926)
Sümer Riyaziyesinin Esas ve Mahiyetine Ait Rapor (1937)
Dış Alem Meselesi (Matematik Bakımından) (1940)
Tanzimat ve Müspet ilimler: Riyaziye (1940)
Matematik ve Realite (1942)
Analiz Dersleri, Diferansiyel ve integral Hesap (1940)
"
kaynak: wikipedia
Kerim Erim (d. 1 Şubat 1894, istanbul - ö. 28 Aralık 1952), Türk matematikçi.
ilk doktoralı Türk matematikçidir. Doktora derecesini 1919'da Almanya’nın Erlangen kentindeki Frederich-Alexanders Üniversitesi’nden aldı. Türkiye'de yüksek matematik öğretiminin yaygınlaşmasında ve çağdaş matematiğin yerleşmesinde etkin rol oynadı; mekaniğin matematik esaslara dayandırılmasına öncülük etti. Türkiye'de bir matematik doktorası yöneten ilk bilim adamı oldu.
Yaşamı:
1894 yılında istanbul’da dünyaya geldi. Asıl adı Abdülkerim'dir. Babası, Buharalı Molla Ahmed Zade Mirliva Arif Paşa; annesi, Kazan Şeyhül Müderrisi Kerim Hazretzade Ferik Abdürrahman Paşa’nın kızı Naciye Hanım'dır.[2][2]
ilköğrenimini Halep’te tamamladıktan sonra[2] kısmen evde, kısmen Hendese-i Mülkiye’nin ilk sınıflarında ders görerek ortaöğrenimini tamamladı; yükseköğrenimine istanbul’daki Yüksek Mühendis Mektebi’nde devam etti.
Yüksek Mühendis Mektebi’ni 1914 yılında tamamladıktan sonra matematiğe duyduğu büyük ilgi nedeniyle Berlin Üniversitesi’nde daha ileri matematik öğrenimi görmek üzere Almanya’ya gitti. 1919’da Frederich-Alexanders Üniversitesi’nde cebir konusunda doktora derecesini alarak istanbul’a döndü[3]. Mezunu olduğu Yüksek Mühendis Mektebi’nde matematik, analitik geometri, mekanik, kozmoğrafya dersleri verdi. 1929’da doçentliğe yükseldi.
Meslek hayatı:
Kerim Bey, 1933’teki Üniversite reformunu hazırlayan kurulda yer aldı. Yüksek Mühendis Mektebi'nde ders vermeye devam ederken yeni kurulan istanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde analiz profesörü ve dekan olarak görev yaptı. Ancak kısa bir süre sonra dekanlıktan ayrıldı. Uzun zaman her iki kurumda dersler vererek eğitim faaliyetlerini sürdürdü.Fakülteden ayrılan Richard von Mises’in yerine 1940 yılında istanbul Üniversitesi Matematik Enstitüsü başkanlığına getirildi ve 1952’deki ölümüne kadar başkanlığı sürdürdü.
1946 yılında TBMM'de kabul edilen bir kanunla bir öğretim üyesinin aynı anda iki üniversitede çalışması sona erdirilmiştir. Kerim Erim bu kanuna uymak için iTÜ'deki görevinden ayrılmış, istanbul Üniversitesi'ndeki görevine ise devam etmiştir; 1948’de yeniden dekan seçildi ve 2 yıl boyunca Fen Fakültesi dekanlığı yaptı.
Hayatı boyunca Türkiye'de yüksek matematik öğretiminin yaygınlaşmasında ve çağdaş matematiğin yerleşmesinde etkin rol oynadı. Mekaniğin matematik esaslara dayandırılmasına da öncülük etti. Matematik ve fizik bilimlerinin felsefe ile olan ilişkileri üzerinde de çalışmalarda bulundu; Almanca ve Türkçe eserler yayınladı. Türkiye'de bir matematik doktorası yöneten ilk bilim adamı oldu. Diferansiyel geometri, fonksiyonlar teorisi, elastisite ve plastisite konularında birçok öğrenci yetiştirdi[4]. Öğrencileri arasında mekanik alanında önde gelen bilim insanlarından Mustafa inan da vardır.
Mekanik Kongresi ve Ölümü:
Kerim Erim, dünyada mekanikle ilgili bilim adamlarını bir araya getirmek üzere dört sene bir düzenlenen Uluslararası Sırfi ve Tatbiki Mekanik Kongresi’nin sekizincisinin 1952’de istanbul’da gerçekleşmesi için büyük emek verdi. Ne var ki bu çalışma sırasında tutulduğu hastalık nedeniyle kongrenin açılışına katılamadı; ancak son celsede kapanış nutkunu okuyabildi[5]. Nekahat için Avrupa’ya gidip döndükten sonra 29 Aralık 1952’de hayatını kaybetti.
Mezarı Edirnekapı Şehitliği’ndedir.
Fatma Zehra Hanım ile evliliğinden Arif ve Gülen adında iki çocuk sahibi olan Kerim Erim, devlet sanatçısı piyanist Gülsin Onay’ın dedesidir.
Kitapları:
Nazari Hesap (1931)
Mihanik (1926)
Sümer Riyaziyesinin Esas ve Mahiyetine Ait Rapor (1937)
Dış Alem Meselesi (Matematik Bakımından) (1940)
Tanzimat ve Müspet ilimler: Riyaziye (1940)
Matematik ve Realite (1942)
Analiz Dersleri, Diferansiyel ve integral Hesap (1940)
"
kaynak: wikipedia
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar