bugün

m.s. 2. yüzyılda mezopotamya'nın bataklıkları ve gizemli şehirlerinde kök salmış, elcesaites (bkz: elcesaites) geleneğinden kopup işi çok daha karanlık ve radikal bir boyuta taşımış, tarihin belki de en "hardcore" vaftizci grubudur. bunları sıradan bir dini cemaat sanmak büyük hata olur; zira kendileri dünyanın yaratılışını büyük bir kozmik kaza, maddeyi ise ruhun üzerine atılmış paslı bir zincir olarak gören tam zamanlı sistem muhalifleridir. klasik gnostiklerden farkları, sadece felsefe yapmayıp bu "karanlık gerçekliği" (bkz: morality of a dark age) bizzat kadim babil büyüleri ve obsesif bir su takıntısıyla harmanlamalarıdır. her gün defalarca suya girip çıkmalarının sebebi günah çıkarma fantezisi değil, dış dünyadaki "karanlık parçacıkların" ruhlarına yapışmasını engellemeye çalışmak, yani bir nevi ruhsal bir karantina uygulamaktır. astrolojiye bakışları da elcesaites gibi "yıldızlar bize yol gösterir" naifliğinde değildir; onlar için gezegenler, ruhun ışık evrenine dönmesini engelleyen, satürn'ün başını çektiği azılı gardiyanlardır (bkz: saturn unlock). mani’nin çocukluğunu geçirdiği bu ortam, aslında maniheizm'in o sert iyilik-kötülük savaşının (bkz: dualizm) mutfağıdır. kısacası kentaeans; dünyayı buzdan şekillenmiş bir tanrının (bkz: ice shaped god) yarattığı soğuk bir hapishane olarak gören, ölümlülerin gururunu (bkz: where mortals have no pride) ayaklar altına alan ve bu sisteme "hizmet etmeyeceğim" (bkz: non serviam) diyerek sırtını dönen tarihin ilk büyük ezoterik isyanıdır. bugün mandeizm'in (bkz: mandeizm) köklerinde hala bu adamların o sert ve gizemli parmak izlerini görmek mümkündür.
© copyright 2005 - 2026