bugün
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan aşığı tip15
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- yunan adalarına gitmek20
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- arjantinli erkekler5
- korkulan ölüm şekli4
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi7
- rüyada nervio yu görmek6
- ucu nereye giderse gitsin5
- ruj sürmüş kadının dudaklarını yiyip bitirmek3
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- gönlü götü geniş sözlük yazarı2
- filozofların yunanların delileri olması3
- kalbin cız ettiği anlar3
- bekir2
- elisa2
- sözlük erkeklerini cimere şikayet etmek2
- haram yerken besmele çekenler2
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- ingiliz erkekleri2
- rujlu erkekle öpüşmek14
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- panda2
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak2
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- en lezzetli balık4
- sağlıklı yaşama katkı payı3
- zamanın gerçekliği meselesi2
- zencefil2
- yeraltı dizisi2
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- çinli erkek2
- hobi olarak açlık grevi yapan tuzu kuru solcu2
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- centaur sırtına binip topraklar fethetmek3
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
- mustafa sabri efendi2
- 3 ayda bir duş almak5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- mini sosis2
- mevlana celaleddin rumi'nin yunan olması2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
1999 büyük marmara depreminde dedemin ducato suna yardım malzemesi doldurup iki amcam ve babamı temsilen ben düzceye gitmiştik.
yıkık binalar içinde bir tanesi vardı ki göreni hayretler içinde bırakıyordu. 4 katlı bir binanın 4. katının bitişiğinde bir kat yapılmıştı. bu katın altındaki üç kat depremde yıkılmış binanın sahibinden sonradan öğrendiğimize göre ilk üç katın üstüne daha sonra yapılmış olan dördüncü kat havada sanki asılıymış gibi kalmıştı.
binanın tam karşısında oturup binayı seyreden adam bunu ben yaptırdım diyerek başladı. almanyada yıllarca çalışıp para biriktirmiş ve düzceye 3 katlı bir bina yaptırmış. daha sonra çocuklarından birine bir kat daha olsun diye binanın en üstüne 4. bir kat daha çıkmış, belediyede daha sonra buna ruhsat vermiş.
buraya kadar herşey gayet normal yurdum insanı için...
asıl enteresanlık bundan sonra başlıyor...
kaçak katı çıkmak için 3. katın kolonlarından filiz bırakmadığı için onun ilaç dediği ama bugün benim epoxyi olarak bahsedeceğim beton ile inşaat çeliği arasında tutunmayı sağlayan reçine pahalı olduğundan, depremde yıkılmamış olan 4 katlı binanın 4.katının kiriş lerinden uzanan donatılara kendi yaptığı kaçak katın kirişlerinin donatılarına bağlamış.
buradada bir enteresanlık olduğunu düşünmüyorum...
zira bedeva sirke meselesi, hazır filizler çıkmış kesileceğine bir işe yarasın değil mi?
alamanyalı avrupa görmüş amcamız katını bu şekilde üstün mühendislik bilgisi ile yaptıktan sonra içine girmiş yıllarcada oturmuş...
ve şuna eminim ki yediği haltı dünya gözü ile görsün diye depremin olduğu gece istanbula kızının evine gitmiş. ve gene eminim ki hikayemizin sonunda sadece malıyla derim derim dertlesin diye diğer katlarda kalan evlatlarınıda almanya ya göndermiş. yani uzun lafın kısası bu dört katlı giyotinde depremde ölen olmamış.
adam bunları anlattıktan sonra hıçkırıklara boğuldu. bizide tabii bir hüzün kapladı. amcagil "cana gelecek mala gelsin" diye teselli etmeye çalışırken adamı dahada üzmüşlerdi. alamanyalı amcamız küçük amcamın inşaat mühendisi olduğunu öğrenince hemen sordu.
"ben..."dedi.
"ben... 4.katı çıkmasaydım bina yıkılır mıydı?"
amcam cevap verdi.
"yıkılırdı."
adam sevinir gibi oldu...
amcam ilave etti.
"4.katı yan binaya eklemek yerine epoxyi kullanıp alt kata ekleseydin binan yıkılmazdı!"
adam kıpkırmızı oldu... elleriyle dizine dövdü... çocuklar gibi ağlamaya tekrar başladı...
"vay bana vaylar bana... üç kuruşluk epoxyi için varımdan yoğumdan oldum ha? diye dövünmeye devam etti.
adamı zar zor sakinleştirdik ve oradan ayrıldık.
ankaraya geri dönerken amcagile söylemeden edemedim.
şu dünya ne garip! kaçak kat çıkmayı bile beceremiyoruz!
yıkık binalar içinde bir tanesi vardı ki göreni hayretler içinde bırakıyordu. 4 katlı bir binanın 4. katının bitişiğinde bir kat yapılmıştı. bu katın altındaki üç kat depremde yıkılmış binanın sahibinden sonradan öğrendiğimize göre ilk üç katın üstüne daha sonra yapılmış olan dördüncü kat havada sanki asılıymış gibi kalmıştı.
binanın tam karşısında oturup binayı seyreden adam bunu ben yaptırdım diyerek başladı. almanyada yıllarca çalışıp para biriktirmiş ve düzceye 3 katlı bir bina yaptırmış. daha sonra çocuklarından birine bir kat daha olsun diye binanın en üstüne 4. bir kat daha çıkmış, belediyede daha sonra buna ruhsat vermiş.
buraya kadar herşey gayet normal yurdum insanı için...
asıl enteresanlık bundan sonra başlıyor...
kaçak katı çıkmak için 3. katın kolonlarından filiz bırakmadığı için onun ilaç dediği ama bugün benim epoxyi olarak bahsedeceğim beton ile inşaat çeliği arasında tutunmayı sağlayan reçine pahalı olduğundan, depremde yıkılmamış olan 4 katlı binanın 4.katının kiriş lerinden uzanan donatılara kendi yaptığı kaçak katın kirişlerinin donatılarına bağlamış.
buradada bir enteresanlık olduğunu düşünmüyorum...
zira bedeva sirke meselesi, hazır filizler çıkmış kesileceğine bir işe yarasın değil mi?
alamanyalı avrupa görmüş amcamız katını bu şekilde üstün mühendislik bilgisi ile yaptıktan sonra içine girmiş yıllarcada oturmuş...
ve şuna eminim ki yediği haltı dünya gözü ile görsün diye depremin olduğu gece istanbula kızının evine gitmiş. ve gene eminim ki hikayemizin sonunda sadece malıyla derim derim dertlesin diye diğer katlarda kalan evlatlarınıda almanya ya göndermiş. yani uzun lafın kısası bu dört katlı giyotinde depremde ölen olmamış.
adam bunları anlattıktan sonra hıçkırıklara boğuldu. bizide tabii bir hüzün kapladı. amcagil "cana gelecek mala gelsin" diye teselli etmeye çalışırken adamı dahada üzmüşlerdi. alamanyalı amcamız küçük amcamın inşaat mühendisi olduğunu öğrenince hemen sordu.
"ben..."dedi.
"ben... 4.katı çıkmasaydım bina yıkılır mıydı?"
amcam cevap verdi.
"yıkılırdı."
adam sevinir gibi oldu...
amcam ilave etti.
"4.katı yan binaya eklemek yerine epoxyi kullanıp alt kata ekleseydin binan yıkılmazdı!"
adam kıpkırmızı oldu... elleriyle dizine dövdü... çocuklar gibi ağlamaya tekrar başladı...
"vay bana vaylar bana... üç kuruşluk epoxyi için varımdan yoğumdan oldum ha? diye dövünmeye devam etti.
adamı zar zor sakinleştirdik ve oradan ayrıldık.
ankaraya geri dönerken amcagile söylemeden edemedim.
şu dünya ne garip! kaçak kat çıkmayı bile beceremiyoruz!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar