bugün
- ağlamak erkeğe yakışır mı10
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- yeni parti36
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi3
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- zaman baba4
- bir kilo patatesin 50 lira olması15
- arda güler3
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- bir gün ölecek olmak3
- alparslan türkeş sonrası mhp4
- zeynep sude oktay6
- yılmaz özdil3
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- massimo dutti2
- güne bir şarkı bırak13
- en güzel sevişme13
- türkçüsüyle kürtçüsüyle akp'ye oy vereceğiz3
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi3
- iştahın kapanması4
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması2
- kitap yerine pdf okumak5
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- sözlükten kimseyle sevişmemiş yazarlar4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- güne bir alıntı bırak2
- yemeğin yarısını yiyen kızlar5
- nervio'ya gizli gizli aşık olan yazarlar4
- barış yarkadaş9
- dişi ruhlu iri yarı adam2
- recep ivedik'teki gay kamyoncu4
- geceleri ne yapılır6
- önce akp'yi seçimle indirelim sonra tartışırız4
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- bu koyden olsam ne olacak18
- nervio35
- enayimiknatisii9
- namazında niyazında erkek10
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- vermio11
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
- hangi manifest kızısın14
- twitter'ın x'in amınakoymuş olması3
- boyumun kaç cm olduğunu itiraf ediyorum4
- düşün ki o bunu okuyor9
- true çaylak olsun kampanyası9
- tai lung9
1999 büyük marmara depreminde dedemin ducato suna yardım malzemesi doldurup iki amcam ve babamı temsilen ben düzceye gitmiştik.
yıkık binalar içinde bir tanesi vardı ki göreni hayretler içinde bırakıyordu. 4 katlı bir binanın 4. katının bitişiğinde bir kat yapılmıştı. bu katın altındaki üç kat depremde yıkılmış binanın sahibinden sonradan öğrendiğimize göre ilk üç katın üstüne daha sonra yapılmış olan dördüncü kat havada sanki asılıymış gibi kalmıştı.
binanın tam karşısında oturup binayı seyreden adam bunu ben yaptırdım diyerek başladı. almanyada yıllarca çalışıp para biriktirmiş ve düzceye 3 katlı bir bina yaptırmış. daha sonra çocuklarından birine bir kat daha olsun diye binanın en üstüne 4. bir kat daha çıkmış, belediyede daha sonra buna ruhsat vermiş.
buraya kadar herşey gayet normal yurdum insanı için...
asıl enteresanlık bundan sonra başlıyor...
kaçak katı çıkmak için 3. katın kolonlarından filiz bırakmadığı için onun ilaç dediği ama bugün benim epoxyi olarak bahsedeceğim beton ile inşaat çeliği arasında tutunmayı sağlayan reçine pahalı olduğundan, depremde yıkılmamış olan 4 katlı binanın 4.katının kiriş lerinden uzanan donatılara kendi yaptığı kaçak katın kirişlerinin donatılarına bağlamış.
buradada bir enteresanlık olduğunu düşünmüyorum...
zira bedeva sirke meselesi, hazır filizler çıkmış kesileceğine bir işe yarasın değil mi?
alamanyalı avrupa görmüş amcamız katını bu şekilde üstün mühendislik bilgisi ile yaptıktan sonra içine girmiş yıllarcada oturmuş...
ve şuna eminim ki yediği haltı dünya gözü ile görsün diye depremin olduğu gece istanbula kızının evine gitmiş. ve gene eminim ki hikayemizin sonunda sadece malıyla derim derim dertlesin diye diğer katlarda kalan evlatlarınıda almanya ya göndermiş. yani uzun lafın kısası bu dört katlı giyotinde depremde ölen olmamış.
adam bunları anlattıktan sonra hıçkırıklara boğuldu. bizide tabii bir hüzün kapladı. amcagil "cana gelecek mala gelsin" diye teselli etmeye çalışırken adamı dahada üzmüşlerdi. alamanyalı amcamız küçük amcamın inşaat mühendisi olduğunu öğrenince hemen sordu.
"ben..."dedi.
"ben... 4.katı çıkmasaydım bina yıkılır mıydı?"
amcam cevap verdi.
"yıkılırdı."
adam sevinir gibi oldu...
amcam ilave etti.
"4.katı yan binaya eklemek yerine epoxyi kullanıp alt kata ekleseydin binan yıkılmazdı!"
adam kıpkırmızı oldu... elleriyle dizine dövdü... çocuklar gibi ağlamaya tekrar başladı...
"vay bana vaylar bana... üç kuruşluk epoxyi için varımdan yoğumdan oldum ha? diye dövünmeye devam etti.
adamı zar zor sakinleştirdik ve oradan ayrıldık.
ankaraya geri dönerken amcagile söylemeden edemedim.
şu dünya ne garip! kaçak kat çıkmayı bile beceremiyoruz!
yıkık binalar içinde bir tanesi vardı ki göreni hayretler içinde bırakıyordu. 4 katlı bir binanın 4. katının bitişiğinde bir kat yapılmıştı. bu katın altındaki üç kat depremde yıkılmış binanın sahibinden sonradan öğrendiğimize göre ilk üç katın üstüne daha sonra yapılmış olan dördüncü kat havada sanki asılıymış gibi kalmıştı.
binanın tam karşısında oturup binayı seyreden adam bunu ben yaptırdım diyerek başladı. almanyada yıllarca çalışıp para biriktirmiş ve düzceye 3 katlı bir bina yaptırmış. daha sonra çocuklarından birine bir kat daha olsun diye binanın en üstüne 4. bir kat daha çıkmış, belediyede daha sonra buna ruhsat vermiş.
buraya kadar herşey gayet normal yurdum insanı için...
asıl enteresanlık bundan sonra başlıyor...
kaçak katı çıkmak için 3. katın kolonlarından filiz bırakmadığı için onun ilaç dediği ama bugün benim epoxyi olarak bahsedeceğim beton ile inşaat çeliği arasında tutunmayı sağlayan reçine pahalı olduğundan, depremde yıkılmamış olan 4 katlı binanın 4.katının kiriş lerinden uzanan donatılara kendi yaptığı kaçak katın kirişlerinin donatılarına bağlamış.
buradada bir enteresanlık olduğunu düşünmüyorum...
zira bedeva sirke meselesi, hazır filizler çıkmış kesileceğine bir işe yarasın değil mi?
alamanyalı avrupa görmüş amcamız katını bu şekilde üstün mühendislik bilgisi ile yaptıktan sonra içine girmiş yıllarcada oturmuş...
ve şuna eminim ki yediği haltı dünya gözü ile görsün diye depremin olduğu gece istanbula kızının evine gitmiş. ve gene eminim ki hikayemizin sonunda sadece malıyla derim derim dertlesin diye diğer katlarda kalan evlatlarınıda almanya ya göndermiş. yani uzun lafın kısası bu dört katlı giyotinde depremde ölen olmamış.
adam bunları anlattıktan sonra hıçkırıklara boğuldu. bizide tabii bir hüzün kapladı. amcagil "cana gelecek mala gelsin" diye teselli etmeye çalışırken adamı dahada üzmüşlerdi. alamanyalı amcamız küçük amcamın inşaat mühendisi olduğunu öğrenince hemen sordu.
"ben..."dedi.
"ben... 4.katı çıkmasaydım bina yıkılır mıydı?"
amcam cevap verdi.
"yıkılırdı."
adam sevinir gibi oldu...
amcam ilave etti.
"4.katı yan binaya eklemek yerine epoxyi kullanıp alt kata ekleseydin binan yıkılmazdı!"
adam kıpkırmızı oldu... elleriyle dizine dövdü... çocuklar gibi ağlamaya tekrar başladı...
"vay bana vaylar bana... üç kuruşluk epoxyi için varımdan yoğumdan oldum ha? diye dövünmeye devam etti.
adamı zar zor sakinleştirdik ve oradan ayrıldık.
ankaraya geri dönerken amcagile söylemeden edemedim.
şu dünya ne garip! kaçak kat çıkmayı bile beceremiyoruz!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar